+ Konu Cevaplama Paneli
Gösterilen sonuçlar: 1 ile 8 ve 8

Konu: Dinimizde Burçların Yeri Var mıdır?

  1. #1
    Ehil Üye elff - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    Jul 2006
    Bulunduğu yer
    Kocaeli
    Mesajlar
    4.016

    Standart Dinimizde Burçların Yeri Var mıdır?

    Dinimizde Burçların Yeri Var mıdır?Doğum Tarihimizle Karakterimizin Alakası Var mı?

    Sözlükte kale, kule, hisar mânâlarına gelen “burç” kelimesi, astronomi dilinde, güneş sisteminde yer alan on iki takım yıldızının her birisine verilen addan ibârettir. Çoğulu burûctur.
    Buruc, aynı zamanda Kur’ân’ın 85. sûresinin de adıdır. Bu sûre, gökyüzünün burçlarına yeminle başladığı için Burûc Sûresi adını almıştır. İfâde ilk âyette geçer. Mânâsı şöyledir: “Yemin olsun burçlarla dolu gökyüzüne.”1
    Dînimizde burçların yeri, astronomi ilminin konusunu teşkil edecek derecede vardır. Astronomi ilmi bu konuda derinleşebilir. Araştırmalarını ilerletebilir ve bu yıldızlarla ilgili bir çok bilinmeyeni ortaya çıkarabilir. Teleskop ve sâir uzay inceleme araçlarından istifade edebilir. Bu yollar açıktır. Nitekim, NASA’nın ve sâir uzay merkezlerinin yaptığı iş bundan ibârettir. Netice olarak, konu genel itibarıyla pozitif bilimlerin, özel olarak da astronomi ilminin konusu oldukça İslâmiyet’e ters düşmez.
    Fakat konuyla astroloji denilen, gök bilgilerini fal alanına çekerek kullanan fal-bilim (!) de ilgileniyor. Her ne kadar insanoğlu astrolojiye, yani yıldız falıyla ilgilenen bu özel alana bilim süsü vermeye çalışsa da, bunun pozitif bilimlerden uzak, yıldız ve galaksi hareketlerine dayalı olarak yapılan muhtelif kişilik ve karakter yorumlamalarından ibâret bir dal olduğu açıktır. Bu yorum dalı (bilgi dalı veya bilim dalı değil), yıldızların, galaksilerin, takım yıldızlarının veya gezegenlerin hareketleriyle insan kişiliği, insan karakteri ve insan davranışları arasında ilişki kuruyor, insanın doğumunun veya önemli olayların meydana geliş tarihine göre insanları gruplara ayırıyor. İnsanların karakter yapılarını doğum tarihlerine göre çözmeye çalışıyor. Bu yorum dalına eskiler yıldız falcılığı mânâsında “müneccimlik” diyorlardı.
    Böyle ispattan, delilden ve burhandan, yani pozitiflikten uzak yorumlamaları İslâmiyet’in onaylamasını “beklemek bile” doğru değildir. Yapılan yorumlar sadece yapanları bağlar. Yorumun yanlışlığının sorumlusu kişinin kendisidir. Nitekim kişinin karakter yapısını doğrudan Allah’a vermek gibi bir Tevhid inancı dururken; bu yapıyı Allah’ın elinden alıp yıldızların bir takım hareketleriyle ilişkilendirilecek biçimde doğum tarihlerine vermek, Tevhid inancıyla da, pozitif gerçeklerle de bağdaşmaz.
    Tevhid inancına göre kişiyi karakteriyle birlikte yaratan Allah’tır. Kişinin, sahip olduğu karakteri çerçevesinde terbiye edicisi de Allah’tır. Allah kullarını doğrudan terbiye ettiği gibi, din göndererek kullarının irâdesine kapı açmak sûretiyle de terbiye eder. İnsan davranışlarını sahip oldukları karakterler içinde eğiterek dizginleyen müessese dindir. Neticede kul, karakteri nasıl olursa olsun, terbiye edilmeye hazır bir potansiyel hüviyetindedir.
    Oysa yıldız falcılığında doğum tarihine göre kişiye sabitlenen karakter, eğitilir olmaktan uzaktır. Kişiye doğum tarihine göre bir karakter biçeceksiniz ve onu bu biçilmiş karaktere göre yargılayacaksınız, ona buna göre davranacaksınız. Meselâ, eğer müneccim (yıldız falcısı) hesabına göre kişiye çok alıngan olduğu söylenmişse, artık kişiye alıngan nazarıyla bakılacak, artık ona bu yaklaşımla davranılacaktır. Alıngan olmasının sebepleri araştırılmayacak. Kişi eğitime alınmayacak. Alıngan değilse bile, bu ithamla kişinin kendisini alıngan bilmesi gibi bir ucube ortaya çıkacaktır. Oysa alınganlık belirli ölçülerde herkeste vardır. Eğer birisinde fazla miktarda alınganlık varsa da, bu, doğum tarihiyle ilgili bir olay olmadığı gibi, olumlu yaklaşımlarla ve eğitimle kişinin bu yanını düzeltmesi zor değildir. Oysa yıldız falcılığı anlayışında bu çabaya yer yoktur.
    Kaldı ki, kişinin karakterini doğum tarihine göre tespit etmenin pozitif bir değeri de yoktur. Konu pozitif bilimle ispatlanmış değildir. Binlerce yıldır insanoğlu boş yere yıldız falcılığıyla uğraşıyor. Konu hâlâ burhana, delile ve ispata muhtaçtır. Konu hâlâ zanna dayalı yorumlamalardan ibârettir.
    Risâle-i Nûr Kur’ân’a bağlı olarak ayı, güneşi, yıldızları, gök cisimlerini ve semâvâtı bolca tefekkür sâhâsına çekiyor; ama hiçbir zaman astroloji malzemelerini kullanarak ve burçlara dayanarak gelecekle ilgili veya gaybî yorumlara yer vermiyor. Hiç şüphesiz, bu mânâda burçlarla ilgili yorumlara inanılmasını da onaylamıyor. On Dördüncü Lem’a’da değinilen burçlar, İlm-i Nücumun teşbîhâtı arasında yer alan burçlardan başka bir şey değildir.2
    Netice olarak, eskiden “ilm-i nücum” olarak bilinen astronomi, bir ilimdir. Kur’ân’dan destek alır. Fakat, astronomi bilgilerini burçlara dayalı bir takım gaybî haberler üretmekte ve gelecek hesapları yapmakta kullanmanın, yani “astroloji” olarak bilinen falcılığın gerçekliği yoktur. Bu açıdan, Tevhîd inancı da böyle fiillere değer vermiyor.
    Dipnotlar:
    1- Buruc Sûresi: 1
    2- Lem’alar, s. 96
    www.Fikih.info
    Konu Meyvenin Zeyli tarafından (29.05.07 Saat 19:11 ) değiştirilmiştir.
    İmân, insanı insan eder; belki, insanı sultan eder. Öyle ise, insanın vazife-i asliyesi İmân ve duâdır.

    ***


    ....Sevgili Üstâdım, evvelce arz ettiğim vech ile, ben artık birşey için yaşadığımı zannediyorum.


    O da, üstâdım olan dellâl-ı Kur'ân'ın vazife-i memuriye-i mânevîsini îfâ etmekle kendilerine pek cüz'î bir yardım ve Kur'ân hesâbına cüz'î bir hizmetkârlıktan ibârettir....



    ***


  2. #2
    Ehil Üye Ehl-i telvin - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    Nov 2006
    Bulunduğu yer
    İstanbul
    Mesajlar
    2.269

    Standart

    güzel kardeşim hoş demişsin de arada yanlışlıklar var ibrahim hakkı hazretlerinin marifetnamesinde misal zühre yıldızı dünyaya yakınken dopğan insanlar şöyle şöyle özelliklere sahip olur diyor karakter kesinnlikle bunlardan bağımsız addedilemez ama dediğin şu ise gaybi haberler verilmez ondan hem fikiriz ama ben bu mesele ile ilgili biraz araştırma yaptım ve tasdik ettim tecrübe ve gözlem ile sabittir ki karakter üzerindek etkisi barizdir....

  3. #3
    Ehil Üye elff - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    Jul 2006
    Bulunduğu yer
    Kocaeli
    Mesajlar
    4.016

    Standart

    Burçlar vardır,karaktere etkisi de vardır ancak günümüzde yayıla geldiği gibi değil.Bu konuyla ilgili ciddi bir belgesel izlemiştim.Benim burcumun bulunması için doğduğum yılın,ayın ,günün yıldızlarının haritasına bakılması gerekiyor.Yani bugün inanılagelen şu tarihler arasında doğduysanız şu burçtansınız gibi genellemeler bilimsel değil,yıldızların yeri devamlı değişiyor ama yanlış da olsa yayıldığı için benimsenmiş.

    Ve burç konusu çok sapıttırılıyor,olumsuz bir özellikte benim burcum bu,ben böyleyim,değiştiremem deniyor.Sanki karakterlerimizi burçlar sabitlemiş gibi..Geçen bir plan yapıyoruz diyorum kardeşe kesin birşey söyle o na göre plan yapalım,o diyor yok ben ikizler burcuyum ne yapacağım belli olmaz..Burç meselesi çok saptırıldı ne yazık ki..Ya da suyu çıkartıldı..

    Karakterimizdeki olumsuzlukları burcumuz yerine nefsimize versek en azından düzeltme yoluna gideriz.
    Konu Meyvenin Zeyli tarafından (29.05.07 Saat 19:12 ) değiştirilmiştir.
    İmân, insanı insan eder; belki, insanı sultan eder. Öyle ise, insanın vazife-i asliyesi İmân ve duâdır.

    ***


    ....Sevgili Üstâdım, evvelce arz ettiğim vech ile, ben artık birşey için yaşadığımı zannediyorum.


    O da, üstâdım olan dellâl-ı Kur'ân'ın vazife-i memuriye-i mânevîsini îfâ etmekle kendilerine pek cüz'î bir yardım ve Kur'ân hesâbına cüz'î bir hizmetkârlıktan ibârettir....



    ***


  4. #4
    Ehil Üye Ehl-i telvin - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    Nov 2006
    Bulunduğu yer
    İstanbul
    Mesajlar
    2.269

    Standart

    ne demek istediğinizi şimdi daha iyi anlıyorum.tabi dediğiniz gibi meseleyi nefsani boyuta kalkan yapmamak gerekiyor diğer cevabınızda sanki bi nevi bütünüyle inkar sezmiştim o nedenle yazdım ALLAH ebeden razı olsun hürmetler...

  5. #5
    Vefakar Üye ışıkadam - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    Apr 2008
    Bulunduğu yer
    KONYA
    Yaş
    32
    Mesajlar
    462

    Standart

    Soru
    ?nsanlar?n duygular?ndaki değişiklikler burçlarla alakal? birşey midir? Mesela, bazen kendisini çok ak?ll? bazen çok duygulu, bazen de işe yaramaz biri gibi hissediyor. Sadece merak?mdan soruyorum.


    Cevab?m?z

    Değerli Kardeşimiz;

    Meşhur bir Nasreddin Hoca hikayesi vard?r. Hoca ve arkadaşlar? aş?r? soğuklar?n hüküm sürdüğü günlerde bir iddiaya tutuşmuşlar. Arkadaşlar? o soğuklarda kimsenin tüm bir geceyi d?şar?da hiçbir ateş veya ?s? kaynağ? olmadan geçiremeyeceğini söylerken Hoca kendisinin bunu yapabileceğini söylemektedir.

    Olur, olmaz derken Hoca bir geceyi d?şar?da geçireceğini ve bunun karş?l?ğ?nda ise arkadaşlar?ndan bir ziyafet istediğini, yapamad?ğ? takdirde kendisinin ziyafet vereceğini söyler. Bir zaman sonra Hoca hakikaten soğuk bir geceyi dağ baş?nda yaln?z geçirir.

    Hocan?n sağ salim bu işi bitirdiğini gören arkadaşlar?, gerçekten hiç ateş yakmadan bunu nas?l yapt?ğ?n? sorarlar. Hoca da karş? dağda bir kulübede yanan bir mum gördüğünü onu düşünüp içinin ?s?nd?ğ?n? söyler. Bunun üzerine arkadaşlar? itiraz eder ve hocan?n karş? dağdaki bir mumla ?s?nd?ğ?n? ve iddiay? kaybettiğini söyleyerek ziyafet isterler. Hoca bask? karş?s?nda mecburen kabul eder.

    Ziyafet günü geldiğinde Hocan?n evinde toplanan arkadaşlar? yemeği beklemeye başlarlar fakat hoca sürekli yemeğin pişmekte olduğunu söylediği halde yemek bir türlü gelmez. Sonunda “Şu yemeği bir görelim” deyip kalk?p mutfağa giderler ki, Hoca yemeğin bahçede piştiğini söyleyerek onlar? ağaca ast?ğ? koca bir kazan?n yan?na götürür. Kazan?n metrelerce aşağ?s?nda bir mum yanmaktad?r. Bunu gören arkadaşlar?. “Yahu Hoca koca kazan bu soğukta mumla kaynar m??“ deyince. Hoca “?nsan ayn? soğukta karş? dağdaki mumla ?s?nabiliyorsa kazan da elbet kaynar” diyerek onlara derslerini verir.

    Yaz?m?n baş?nda bunu anlatmam?n sebebi son zamanlarda popülarite kazanan astroloji konusuna girecek olmam. Asl?nda güzel düşünülüp güzel sebeplere bağland?ğ?nda hiç de kötü bir şey değil astroloji. Ama son zamanlarda bu konunun materyalist felsefeye malzeme yap?l?yor olmas? oldukça üzücüdür. Rabbimizin elbette herşeyi bir sebebe bağlamas? gibi, y?ld?z ve gezegen hareketleri de birşeyler anlat?yor mutlaka bizlere.

    Ancak ilk anlatt?ğ? gerçek, kainattaki bu muhteşem nizam?n bir yarat?c?s?n?n mevcudiyeti olmal?. Yani Allah’?n var ve bir olduğunun. Fakat herşey bunu gösterirken, insanlar y?ld?z ve gezegenlere tapar konuma sürüklenebilmekte, halis niyetlerle işe başlansa bile bir zaman sonra bu şuursuz varl?klara uluhiyet yüklenebilmektedir fark?nda olmadan.

    ?nsan?n, yarat?ld?ğ? ilk günden 21. yüzy?l?n şu yaşad?ğ?m?z günlerine kadar sürmüş olan en büyük meşguliyeti kendini tan?ma çabas? olmuştur. Baz? insanlar doğduğunuz gün ve saate göre sizin hayat?n?z?n k?sa bir özetini ve karakter özelliklerinizi verebildiklerini iddia ediyorlar. Böylece de bu “ezelden gelen” merak?m?z sayesinde epey iyi para kazan?yorlar.

    Buna sebep olarak da doğduğumuz anda, esas olarak güneşin bulunduğu burç ve diğer baz? burçlar?n ve gezegenlerin konumlar?na göre ilgili y?ld?zlardan baz? ?ş?nlar?n bizi etkilediğini ve özelliklerimizi şekillendirdiğini söylüyorlar. Oldukça da enteresan yaklaş?mlar? var konuya. Meselâ oğlak burcunda olanlar?n keçi gibi inatç? olduğunu ya da yengeç burcundakilerin ayn? bu böceğin yürümesi gibi hafifçe yan yürüdüğünü iddia ediyorlar. Bu dediklerimi hemen her astroloji kitab?nda görebilirsiniz.

    Hadi insanlar? y?ld?z konumlar?na göre tahlil etmek tamam da bu y?ld?zlar?n oluşturduğu ve sadece bizim aç?m?zdan bak?ld?ğ?nda baz? hayvan vb. şekillere benzetilen tak?my?ld?zlar?n insanlara da bu benzedikleri hayvan?n karakterini vermeleri doğrusu pes dedirtiyor. Eğer y?ld?zlar bizi ?ş?nlar?yla etkiliyorsa, hepimizde en yak?n y?ld?z olan güneşin verdiği karakteristik özelliklerin bulunmas? gerekiyor. Çünkü eğer güneş ile dünya aras?ndaki uzakl?ğ? gözünüz ile şu anda okuduğunuz dergi aras?ndaki mesafe olarak küçültürsek.

    En yak?n y?ld?z (Proxima Centauri ) Newyork’ta olacakt?r. 40 cm. ötenizde yanan bir ateş varken birilerinin Newyork’ta yakt?ğ? ateşin sizi etkilediğini söyleyebilir misiniz? Kald? ki 12 burcu oluşturan y?ld?zlar bahsedilen y?ld?zdan çok daha uzaktad?r. Örneğin yukar?da değindiğimiz en yak?n y?ld?z olan proxima centauri yaklaş?k 4 ?ş?k y?l? uzaktayken, Başak tak?m y?ld?z?n?n en parlak üyesi Spica (alpha virginis) 281 ?ş?k y?l? uzakl?ktad?r. Yani Newyork örneğinden yaklaş?k 70 kat daha uzak.! Bunu ayn? ölçeğe koymaya kalksak mesafeler yetmiyor ve yine dünyan?n d?ş?na, uzaya ç?kmak zorunda kal?yoruz... Bu yine de iyi bir örnek.

    Baz? burçlar? oluşturan y?ld?zlar?n içinde dünyadan binlerce ?ş?k y?l? uzakta olanlar bile var. Mesela Kova tak?my?ld?z?n?n en parlak iki üyesi alfa ve beta aquarius (Sadalmelik ve Sadalsuud) s?ras?yla 1359 ve 2174 ?ş?ky?l? uzakl?ktalar. Bu durumu az önceki örneğe aktar?rsak, Newyork’taki ateşi ay?n da ötesine taş?mak gerekiyor. Şimdi yaz?ya niçin Nasreddin Hocan?n mum hikayesi ile başlad?ğ?m? anlatabildim mi? Kald? ki bu hikayedeki kazan-mum ilişkisi y?ld?z uzakl?klar? ele al?nd?ğ?nda çok insafl? kal?yor. Uzakl?klar konusunda bu bilgilerden sonra, şimdi bu konudaki başka yanl?şl?klara dikkat çekmek istiyorum.

    ?nsanlar?n burçlar? doğum gününde güneşin dünyaya göre bulunduğu veya geçmekte olduğu tak?my?ld?za göre belirleniyor. Örneğin her y?l Kas?m ay?n?n ilk yar?s?nda güneş Akrep tak?my?ld?z?nda bulunur ve bu günlerde doğanlar akrep burcuna dahil olarak kabul edilirler. Bu kişilerin özelliklerinin bu tak?my?ld?z?n etkisinde olduğu kabul edilir. Ancak büyük bir gerçek vard?r. Güneşin bir burçta bulunduğu an asl?nda o burcun dünyaya en uzak olduğu and?r. Çünkü söz konusu burcun dünyaya olan ortalama uzakl?ğ?na bir güneş dünya mesafesi daha eklenmiş olur.

    Tabii eğer bir de gece doğduysan?z güneşin o anda bulunduğu burçtan gelen ?ş?nlar?n dünyan?n tüm toprak kaya ve magma tabakas?n? delerek size ulaşmas? lâz?md?r. Çünkü güneşin bulunduğu burç güneşle birlikte batar ve gece dünyan?n öteki taraf?nda kal?r.! Neyse bu duruma da yükselen burç kavram?yla bir çare bulunmuş. Fakat burçlar? oluşturan y?ld?zlar aras?ndaki mesafe çoğu zaman bizim onlara olan uzakl?klar?m?zdan daha fazla. Bunu şöyle de ifade edebiliriz.

    ?stanbuldan doğuya bakan bir kişi en yak?ndaki ?zmit ile en uzaktaki Kars ilimiz aras?nda iki boyutlu ölçekte sadece birkaç metre varm?ş gibi bir izlenime kap?l?r ancak arada bin kilometreden fazla mesafe vard?r. Biz de uzaya bakt?ğ?m?zda derinliği alg?layam?yoruz. Yanyana duran iki y?ld?z? birbirinin kap? komşusu zannediyoruz. Ancak aralar?nda binlerce ?ş?ky?l? mesafe olabiliyor.

    Belki de biz yak?n olan y?ld?za komşu zannettiğimiz diğerinden çok daha az uzakl?kta yer al?yoruz. Örneğin Akrep tak?my?ld?z?nda birbirine çok yak?n görünen Antares (Alpha Scorpii) ve Sigma scorpii y?ld?zlar? aras?nda en az 1277 ?ş?k y?l? mesafe vard?r. Ama bunlardan bize yak?n olan? Antares dünyaya 276 ?ş?k y?l? uzakl?ktad?r. Ayn? tak?my?ld?za dahil edilen bu iki y?ld?z?n aralar?ndaki mesafe bizim yak?n olan? ile aram?zdaki uzakl?ktan 4 kat fazlad?r. Tabi bunu yeni öğreniyoruz. Daha önce bunlar?n uzakl?klar?n? hesaplama şans?m?z yoktu. Ama insanlar binlerce y?ld?r bunlar? komşu zannediyordu.

    Bir büyük yanl?şl?k ise geçmişteki şahsiyetlerin burçlar?n?n hesaplanmas?nda yap?lmaktad?r. Dünyan?n 26000 (yirmi alt? bin) y?lda bir tamamlad?ğ? bir spin (dönme) hareketi vard?r ki bu yaklaş?k her 2300 (iki bin üç yüz) y?lda bir burçlar?n bir kademe ileri kaymas?na sebep olur. Yani 1 Ocak 2000 tarihinde doğan bir kişi oğlak burcundad?r ama 1 Ocak M.Ö. 300 y?l?nda doğmuş olan başka bir kişi kova burcunda olmak durumundad?r. Yani Hz. ?sa 25 Aral?k M.Ö 1. y?l?nda doğduğunda Güneş Kova burcundayd?. Fakat bu günkü gökyüzünde 25 Aral?k 2000 tarihi Oğlak burcuna denk gelmektedir. Siz bu günkü duruma göre hesap yaparsan?z geçmiştekilerin burçlar? yanl?ş ç?kar ve bu konudaki çoğu istatistik bilgi birikimi yanl?şlarla dolu olur.


    Gezegenlere gelince Güneş yörüngesinde bugüne kadar keşfedilmiş 9 gezegenin en büyüğü olan Jüpiteri ele al?rsak bu gezegenin dünyaya ortalama uzakl?ğ? Güneşinkinin yaklaş?k 5 kat?d?r. Güneş dünyadan hacim olarak 1 milyon 300 bin kat daha büyükken Jüpiter, sadece 1300 (bin üçyüz) kat büyüktür. Ay?ca Güneş bir y?ld?z özelliği gösterirken Jüpiter dev bir gaz topudur. Güneşle Jüpiter aras?ndaki bu 1000 (bin) katl?k farka bir de mesafeyi eklememiz gerekiyor. Fizikte ?ş?k ve kütleçekim etkileri uzakl?ğ?n karesiyle ters orant?l? olarak azal?r. Yani Güneşe göre bize 5 kat daha uzak olan Jüpiter boyut fark?yla birlikte eğer bir y?ld?z dahi olsayd? 25 000 (yirmibeşbin) kat daha az etkili olacakt? üzerimizde. Böylece gezegenlerin en büyüğünün dahi ne kadar önemsiz kald?ğ? ortaya ç?km?ş oluyor Güneşin yan?nda.

    Zaten bilimsel olarak kendini ispatlam?ş olan NASA veya ESA gibi büyük merkezlere bakarsan?z ki, buralarda astroloji değil astronomi ilmiyle ilgili binlerce çal?şma yürütülüyor; kesinlikle y?ld?zlar?n veya Güneş sisteminin astrolojik özellikleriyle ilgili birilerini bulamazs?n?z. Çünkü bahsettiğimiz mesafeler ve özellikler oradaki bilim adamlar?nca çok iyi bilindiğinden kimse müspet bilimin üzerinde kavramlarla vakit kaybetmez.

    Sonuçta hayat?m?z üzerinde Rabbimizden başka bir tesir sebebi aramak boşunad?r. Gayb? Allah’tan başka bilen olmad?ğ? gibi onun kullar?n? yarat?rken verdiği karakter ve diğer özellikleri de y?ld?zlardan gelen ?ş?nlara bağlamak da yanl?şt?r. Dünyada birbirinin eşi iki insan yoktur. Ayn? gün, ayn? saat, ayn? yer ve ayn? anneden doğan eş yumurta ikizleri bile çok farkl? karakterlere sahip olmaktad?r. Kardeşliğin ötesinde bu ikizleri bağlayan genetik yap? da dahil olmak üzere binlerce sebep varken bu ayr?l?k niye? Eğer karakter ve kaderimize y?ld?zlar yön verseydi en az?ndan bunun gibi ikizlerin her özelliğinin ayn? olmas? gerekirdi. Ayr?ca insana gerçek mânâda karakter ve diğer hissî özelliklerini veren varl?k ruhtur. Ruhlar?m?z ise y?ld?zlardan önce yarat?lm?şt?r.

    Semada gördüğümüz harikulade düzen Yarat?c?s?n? göstermenin yan?nda baz? olaylara gerçekten işaret ediyor olabilir. Fakat bu bizim maddi manevî özelliklerimizin kaynağ? değil ama olsa olsa göstergesidir
    Selam ve dua ile...
    Sorularla ?slamiyet Editör
    Güzel değil batmakla gâib olan bir mahbub.. Çünkü zevâle mahkûm, hakiki güzel olamaz; aşk-ı ebedî için yaratılan ve âyine-i Samed olan kalb ile sevilmez ve sevilmemeli!..

  6. #6
    Vefakar Üye ışıkadam - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    Apr 2008
    Bulunduğu yer
    KONYA
    Yaş
    32
    Mesajlar
    462

    Standart

    ben akrep veya başak burcu olmam laz?m.birisi güneş,diğeri yükselendi ama...bi aralar bakm?şt?m.

    sanki o burçlarda yazanlar benimle örtüşüyordu.

    acaba sizin gözlemleriniz hangi yöndedir?ben burçlardan çok anlamamakla beraber burçlarda belirtilen özelliklerin kişilerle örtüştüğünü san?yorum.

    ama yukar?daki sorularlaislamiyetin editörünün yazd?klar? da yaln?ş değil.

    bu konuda kardeşlerimin düşüncelerini öğrenmek isterim...
    Güzel değil batmakla gâib olan bir mahbub.. Çünkü zevâle mahkûm, hakiki güzel olamaz; aşk-ı ebedî için yaratılan ve âyine-i Samed olan kalb ile sevilmez ve sevilmemeli!..

  7. #7
    Pürheves Noor - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    Apr 2008
    Bulunduğu yer
    Çok uzaklardan!
    Yaş
    30
    Mesajlar
    253

    Standart

    Alıntı ışıkadam Nickli Üyeden Alıntı Mesajı göster
    burçlarda belirtilen özelliklerin kişilerle örtüştüğünü sanıyorum.
    evet bende öyle Düşünüyorum

    "Bu Kâinattaki Görünen Bütün Güzellikler Öyle Bir Güzelden Geliyor ki;

    Bu Mütemadiyen Değişen ve Tazelenen Kâinat, Bütün Mevcudatıyla Ayinedarlık Dilleriyle,

    O Güzelin Cemalini Tavsif ve Tarif Eder!"

    {Şualar - 4.Şua}


  8. #8
    Ehil Üye Ararad - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    May 2013
    Bulunduğu yer
    İstanbul
    Mesajlar
    2.192

    Standart

    Burcumuzu unutturmalı borcumuz...
    Hak ile iştigal etmezsen
    batıl seni istila eder...

    İ. Şafii.

+ Konu Cevaplama Paneli

Konu Bilgileri

Users Browsing this Thread

Şu an 1 kullanıcı var. (0 üye ve 1 konuk)

     

Benzer Konular

  1. Dinimizde Noel Diye Bir Bayram Yoktur,Noel Kutlamak Dinimizde Yasaktır
    By vertyucek in forum İslami Konular ve İman Hakikatleri
    Cevaplar: 0
    Son Mesaj: 26.12.12, 03:00
  2. Burçların Hakikatı Var mıdır?
    By tazarru in forum Serbest Kürsü
    Cevaplar: 4
    Son Mesaj: 24.01.09, 22:33
  3. Dinimizde Burçlarin Yeri Var Midir?
    By ayseguL in forum İslami Konular ve İman Hakikatleri
    Cevaplar: 0
    Son Mesaj: 01.08.08, 16:13
  4. Burçların Arapçası
    By SeHZaDe in forum Mizah
    Cevaplar: 13
    Son Mesaj: 17.12.07, 18:37
  5. Burçların Yorumu
    By kedimsi in forum Mizah
    Cevaplar: 11
    Son Mesaj: 10.10.07, 14:29

Bu Konudaki Etiketler

Yetkileriniz

  • Konu Acma Yetkiniz Yok
  • Cevap Yazma Yetkiniz Yok
  • Eklenti Yükleme Yetkiniz Yok
  • Mesajınızı Değiştirme Yetkiniz Yok
Yemek Tarifleri ListeNur.de - islami siteler listesi
Google Grupları
RisaleForum grubuna abone ol
E-posta:
Bu grubu ziyaret et

Search Engine Friendly URLs by vBSEO 3.6.0