+ Konu Cevaplama Paneli
1. Sayfa - Toplam 2 Sayfa var 1 2 SonuncuSonuncu
Gösterilen sonuçlar: 1 ile 10 ve 14
Like Tree1Beğeni

Konu: anlayamadım

  1. #1
    Dost 29umeray - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    May 2012
    Mesajlar
    5

    Standart anlayamadım

    Selamun aleyküm .Şöyle bir sorum var arkadaşlar :Şuara suresini okurken 3 . ayette bişey takıldı kafama. ayetin anlamında"... inanmıyorlar diye neredeyse kendini intihar edeceksin " deniyor. İntihar etmek gibi büyük bir günahı peygamber efendimiz nasıl aklına getirmiştir veya Allah (cc) onun intihar edebileceğini mi biliyor , bu nasıl yakışık kalabilir peygambere . Eğer "...kendini mahvedeceksin " şeklinde anlam çıkarılabilirse neden"... neredeyse intihar edeceksin." şeklinde çevirenler de var. Aklıma takıldı cevap verebilirseniz memnun olurum Allah razı olsun.

  2. #2
    Ehil Üye seyyah_salih - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    Dec 2007
    Bulunduğu yer
    Şan(S)lıUrfa'DaN
    Yaş
    51
    Mesajlar
    15.435

    Standart

    İmam İskender Ali Mihr : Onlar mü'min olmuyorlar diye, neredeyse kendini helâk edeceksin.
    Diyanet İşleri : Ey Muhammed! Mü’min olmuyorlar diye âdeta kendini helâk edeceksin!
    Abdulbaki Gölpınarlı : Kendine kıyacaksın inanmıyorlar diye âdetâ.
    Adem Uğur : (Resûlüm!) Onlar iman etmiyorlar diye neredeyse kendine kıyacaksın!
    Ahmed Hulusi : İman etmiyorlar diye neredeyse kendini helâk edeceksin?
    Ahmet Tekin : Rasûlüm, onlar iman etmiyorlar diye neredeyse kendini helâk edeceksin!
    Ahmet Varol : Mü'min olmuyorlar diye neredeyse kendini kahredeceksin.
    Ali Bulaç : Onlar mü'min olmayacaklar diye neredeyse kendini kahredeceksin (öyle mi?)
    Ali Fikri Yavuz : Ey Rasûlüm, Kureyş halkı) iman etmiyecekler diye, kederden nerde ise, nefsine kıyacaksın.
    Bekir Sadak : Inanmiyorlar diye nerdeyse kendini mahvedeceksin.
    Celal Yıldırım : (Ey Peygamber!) Onlar dosdoğru imân etmiyeoekler diye neredeyse kendine yazık edip kıyacaksın.
    Diyanet İşleri (eski) : İnanmıyorlar diye nerdeyse kendini mahvedeceksin.
    Diyanet Vakfi : (Resûlüm!) Onlar iman etmiyorlar diye neredeyse kendine kıyacaksın!
    Edip Yüksel : İnanmıyorlar diye kendini kahrediyor olabilirsin
    Elmalılı Hamdi Yazır : Sen âdetâ kendine kıyacaksın mü'min olmıyacaklar diye
    Elmalılı (sadeleştirilmiş) : Onlar iman etmeyecekler diye, neredeyse sen kendine kıyacaksın.
    Elmalılı (sadeleştirilmiş - 2) : (Resulüm!) Onlar iman etmiyorlar diye adeta kendine kıyacaksın!
    Fizilal-il Kuran : Ey Muhammed, onlar mü'min olmuyorlar diye neredeyse canına kıyacaksın.
    Gültekin Onan : Onlar inançlı olmayacaklar diye neredeyse kendini kahredeceksin (öyle mi?)
    Hasan Basri Çantay : (Habîbim) Onlar mü'min olmayacaklar diye aadetâ kendine kıyacaksın!
    Hayrat Neşriyat : (Ey Resûlüm!) Sen (onlar) mü’min kimseler olmayacaklar diye, neredeyse kendi nefsini helâk edicisin!
    İbni Kesir : Mü'min olmuyorlar diye nerede ise kendini mahvedeceksin.
    Muhammed Esed : (İnsanların bir kısmı, ulaştırdığın mesaja) inanmıyorlar diye (üzüntüden) neredeyse kendini tüketeceksin!
    Ömer Nasuhi Bilmen : Sen, (onlar) mü'min olmayacaklar diye ihtimal ki, kendi nefsini helâk edeceksin!
    Ömer Öngüt : İman etmiyorlar diye neredeyse kendini tüketeceksin Resulüm!
    Şaban Piriş : Mümin olmuyorlar diye neredeyse kendini mahvedeceksin.
    Suat Yıldırım : Onlar iman etmiyor diye üzüntüden nerdeyse kendini yiyip tüketeceksin.
    Süleyman Ateş : Herhalde sen, inanmıyorlar diye neredeyse kendini helâk edeceksin!
    Tefhim-ul Kuran : Onlar mü'min olmayacaklar diye neredeyse kendini kahredeceksin (öyle mi?)
    Ümit Şimşek : Onlar iman etmiyor diye, neredeyse kendini tüketeceksin.
    Yaşar Nuri Öztürk : Onlar iman etmiyorlar diye kendini üzüntüden tüketir gibisin.
    Marifet ufku....

    Muhabbet denizinde çalan bir melodi gibidir

  3. #3
    Ehil Üye seyyah_salih - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    Dec 2007
    Bulunduğu yer
    Şan(S)lıUrfa'DaN
    Yaş
    51
    Mesajlar
    15.435

    Standart

    Alıntı 29umeray Nickli Üyeden Alıntı Mesajı göster
    Selamun aleyküm .Şöyle bir sorum var arkadaşlar :Şuara suresini okurken 3 . ayette bişey takıldı kafama. ayetin anlamında"... inanmıyorlar diye neredeyse kendini intihar edeceksin " deniyor. İntihar etmek gibi büyük bir günahı peygamber efendimiz nasıl aklına getirmiştir veya Allah (cc) onun intihar edebileceğini mi biliyor , bu nasıl yakışık kalabilir peygambere . Eğer "...kendini mahvedeceksin " şeklinde anlam çıkarılabilirse neden"... neredeyse intihar edeceksin." şeklinde çevirenler de var. Aklıma takıldı cevap verebilirseniz memnun olurum Allah razı olsun.
    sayın 29umeray....
    ilgili ayetin farklı meallerini ekledim..
    sizin ifade ettiğiniz gibi bir meal göremedim..
    bu ayette Efendimizin (a.s.m) insanların iman etmesi...
    cehenneme gitmemesi için gösterdiği hamiyeti ve gayreti ifade ediyor..
    Marifet ufku....

    Muhabbet denizinde çalan bir melodi gibidir

  4. #4
    Ehil Üye seyyah_salih - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    Dec 2007
    Bulunduğu yer
    Şan(S)lıUrfa'DaN
    Yaş
    51
    Mesajlar
    15.435

    Standart

    Ayet, Efendimiz(a.s.m) insanların islama girmesi için gösterdiği şefkati gösterir..
    Marifet ufku....

    Muhabbet denizinde çalan bir melodi gibidir

  5. #5
    Ehil Üye seyyah_salih - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    Dec 2007
    Bulunduğu yer
    Şan(S)lıUrfa'DaN
    Yaş
    51
    Mesajlar
    15.435

    Standart

    başka bir ayette..
    "Ey İnsanlar, "Size kendi içinizden öyle bir peygamber geldi ki, sizin sıkıntıya uğramanız ona pek ağır gelir. O size çok düşkün, mü'minlere çok şefkatli, çok merhametlidir."Tevbe Sûresi:
    Marifet ufku....

    Muhabbet denizinde çalan bir melodi gibidir

  6. #6
    Ehil Üye seyyah_salih - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    Dec 2007
    Bulunduğu yer
    Şan(S)lıUrfa'DaN
    Yaş
    51
    Mesajlar
    15.435

    Standart

    Alıntı seyyah_salih Nickli Üyeden Alıntı Mesajı göster
    başka bir ayette..
    "Ey İnsanlar, "Size kendi içinizden öyle bir peygamber geldi ki, sizin sıkıntıya uğramanız ona pek ağır gelir. O size çok düşkün, mü'minlere çok şefkatli, çok merhametlidir."Tevbe Sûresi:
    Resul-i Ekrem Aleyhissalâtü Vesselâmın ümmetine karşı kemâl-i şefkat ve merhametini ifade ediyor.
    Evet, rivayet-i sahiha ile, mahşerin dehşetinden herkes, hattâ enbiya dahi "nefsî, nefsî" dedikleri zaman, Resul-i Ekrem Aleyhissalâtü Vesselâm "ümmetî, ümmetî" diye re'fet ve şefkatini göstereceği gibi, yeni dünyaya geldiği zaman, ehl-i keşfin tasdikiyle, validesi onun münâcâtından "ümmetî, ümmetî" işitmiş. Hem bütün tarih-i hayatı ve neşrettiği şefkatkârâne mekârim-i ahlâk, kemâl-i şefkat ve refetini gösterdiği gibi, ümmetinin hadsiz salâvatına hadsiz ihtiyaç göstermekle, ümmetinin bütün saadetleriyle kemâl-i şefkatinden alâkadar olduğunu göstermekle hadsiz bir şefkatini göstermiş.
    risale-i nur dan...
    Marifet ufku....

    Muhabbet denizinde çalan bir melodi gibidir

  7. #7
    Ehil Üye seyyah_salih - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    Dec 2007
    Bulunduğu yer
    Şan(S)lıUrfa'DaN
    Yaş
    51
    Mesajlar
    15.435

    Standart

    ayrıca ayette geçen bahiun kelimesinin meali şöyle verilmeli..
    bâhıun: üzüntüden kendini helâk eden kimse....
    insanların iman etmemelerinden dolayı duyduğu üzüntünün derecesini ifade eder..
    Marifet ufku....

    Muhabbet denizinde çalan bir melodi gibidir

  8. #8
    Ehil Üye seyyah_salih - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    Dec 2007
    Bulunduğu yer
    Şan(S)lıUrfa'DaN
    Yaş
    51
    Mesajlar
    15.435

    Standart

    Kur'an-ı Keñm'in yirmi altıncı sûresi. İkiyüz yirmiyedi âyet, bin iki yüz doksan dokuz kelime ve dörtbin beşyüz kırkiki harften ibarettir. Fasılası nun, lam ve mim harfleridir. Mekke döneminin ortalarında "Vakıa" sûresinden sonra nâzil olmuştur. Son dört âyetin Medine'de nâzil olduğu bildirilmektedir. Mukatil, İsrailoğulları alimlerinden bahseden yüzdoksanyedinci ayetin de Medine'de nâzil olduğunu söylemiştir (Alûs, Ruhu'lMe'an, Kahire (t.y), XIX, 58; Kurtub, el-Cami'li Ahkami'l-Kur'an, Beyrut (t.y), XIII, 87). Adını ikiyüz yirmidördüncü âyetinde geçen "Şuara" (Şairler) kelimesinden almıştır. İmâm Mâlik'in tefsirinde bu sûre, el-Camia (toplayıcı) adıyla adlandırılmıştır (Alûs, aynı yer).

    Sûrede, diğer Mekki sûrelerde olduğu gibi, Hz. Peygamber (s.a.s)'in getirdiği âyetlere karşı müşriklerin takındıkları tavrın tutarsızlığı ve bu inkârcı tutumlarından dolayı başlarına gelecek felaketler zikredilerek, deliller çerçevesinde Kur'an âyetlerinin insanları kurtuluşa erdirecek birer rehber olduğu bildirilmektedir.

    Müşrikler, Peygamber (s.a.s)'in getirdiği ve her türlü eziyete katlanarak tebliğ etmeye devam ettiği Kur'an âyetleri karşısında inadla direnmişler ve çeşitli sebepler ileri sürerek iman etmekten kaçınmışlardı. Bazan ondan, iddia ettiği şeylerin gerçek olduğunu ispatlayacak mucizeler (âyet) istiyorlar, bazan da ona şair veya kahin diyerek diğer insanların zihinlerini bulandırmaya çalışıyorlardı. Öte taraftan ona bağlı olanların köleler ve dünyevi bakımından güçsüz olan kimseler olmalarını söz konusu ederek, onu eğlenceye alıyor, değişik vesilelerle istihza konusu ediyorlardı. Getirdiği ilahî mesajın gerçekliği açık bir şekilde ortada olduğu ve bu gerçeği akıl sahiplerinin ikna olacakları açık delillerle ispatladığı halde, insanların körü körüne inanmamakta direnmeleri Hz. Peygamber (s.a.s)'e büyük bir üzüntü veriyordu. Halbuki o, davet ettiği şeye karşılık onlardan hiç bir menfaat talep etmiyordu. Onu üzen ve kadere boğan şey, Allah'ın dinine düşmanlık eden kavminin, geçmiş zalim kavimler gibi helak edilerek ebedî Cehennem azabına müstahak olacakları korkusuydu.

    Allah Kur'an âyetlerinin apaçık gerçekleri ifade ettiğini ve içinde akıl sahibi kimseleri şüpheye düşürecek hiçbir şeyin bulunmadığını belirttikten sonra, inkarcıların tutumu karşısında üzülen Hz. Peygamber (s.a.s)'e hitap ederek, onlar için üzülmemesi gerektiğini bildirmekte ve onların iman etmelerinin, onun mükellefiyetleri arasında olmadığını açıklayarak, görevini yerine getirdiğinden dolayı huzur içinde olması gerektiğini vahyetmektedir. Bu Allah'ın Resulüne ve onun yolunu takip eden sonraki nesillere olan merhametinin bir tezahürüdür. Sûrenin ilk âyetleri bu konuyu ele almaktadır:

    "Tâ Sin Mim. Bu âyetler, hak ile batılı ayırdeden, Kur'an'ın âyetleridir. (Ey Muhammed) İman etmiyorlar diye nerdeyse kendini mahvedeceksin! Eğer dilersek Biz, o inkâr edenlerin başına gökten bir mucize indiririz de ona boyun eğmekten başka çareleri kalmaz" (1-4).

    Bütün kâfirlerin teslim olacağı bir âyet (mucize) göndermesi Allah için hiçte zor bir şey değildir. Ancak zorla kabul edilen bir inancın Allah katında bir değeri yoktur. Onun içindir ki Allah âyetlerini bütün şüpheleri giderici bir şekilde gerek vahiy yoluyla ve gerekse kainatın her zerresinde bütün açıklığı ile gözler önüne sererek, insanları hür iradeleriyle baş başa bırakmakta ve hiç bir baskıya maruz kalmadan seçimlerini yapmaları için serbest bırakmaktadır. İman eden kimse, kendi yararına iman etmiş olacaktır. İnkârda direnenler ise, kendi nefislerine zulmetmiş olarak, haber verilen büyük azaba müstahak olacaklardır. Allah'ın insanları, seçim yaparken serbest bırakması, dünya hayatının bir imtihan yeri olması hikmetine dayanmaktadır. Bir zorlama söz konusu olsaydı, imtihan olayı ortadan kalkardı.
    ŞUARA SÛRESİ | Sorularla İslamiyet
    Marifet ufku....

    Muhabbet denizinde çalan bir melodi gibidir

  9. #9
    Dost 29umeray - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    May 2012
    Mesajlar
    5

    Standart

    evet sizin verdiginiz meallerde intihar edeceksin neredeyse seklinde yok ama google a yazarsaniz gorursunuz o sekilde cevirenler oldugunu bir sohbette abi ayetin mealini aciklarken helak edeceksin nerdeyse , bazi yerlerde de intihar edeceksin nerdeyse aciklaniyor seklinde soyleyince google a yazdim baktim gercekten intihar edeceksin seklinde ceviren alimler de var o yuzden kafama takildi.

  10. #10
    Ehil Üye seyyah_salih - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    Dec 2007
    Bulunduğu yer
    Şan(S)lıUrfa'DaN
    Yaş
    51
    Mesajlar
    15.435

    Standart

    Alıntı seyyah_salih Nickli Üyeden Alıntı Mesajı göster
    ayrıca ayette geçen bahiun kelimesinin meali şöyle verilmeli..
    bâhıun: üzüntüden kendini helâk eden kimse....
    insanların iman etmemelerinden dolayı duyduğu üzüntünün derecesini ifade eder..
    sayın 29umerAY...
    Malumunuz Allahın kelamı arapça nazil olmuştur...
    Arapça bahıun nun meali eklediğim şekildedir..
    eğer dediğiniz gibi olsaydı Allahın kelamında helak anlamına gelen halıkun ifadesi kulanılırdı...
    böyle olmadığını göre intihar manasında meal verenler tabiri yerindeyse sallıyorlar...
    hem ayette mana meal verenlerin muradı değil..
    Allah(c.c) nın muradı önemlidir...
    Asıl olanda ALLAHın muradıdır..
    Rabbimiz burda Efendimizin (a.s.m) insanların kurtulması için gösterdiği cehd ve gayreti nazara veriyor...
    Efendimiz insanlar inanmadıkları ve cehenneme doğru gittikleri için kendini o kadar üzüyor ki...
    üzüntüden bitap düşüyor...
    Bu da onun rahmetenlilalemin oluşunun delidir...
    ayrıca dediğiniz manada googlede bir şeye rastlamadım...
    istirham etsem link verirmisiniz...
    Marifet ufku....

    Muhabbet denizinde çalan bir melodi gibidir

+ Konu Cevaplama Paneli

Konu Bilgileri

Users Browsing this Thread

Şu an 1 kullanıcı var. (0 üye ve 1 konuk)

     

Benzer Konular

  1. 30.Lem'a dan Bir Kısmı Anlayamadım
    By mana_iharfi in forum Açıklamalı Risale-i Nur Dersleri
    Cevaplar: 4
    Son Mesaj: 22.12.06, 08:51

Yetkileriniz

  • Konu Acma Yetkiniz Yok
  • Cevap Yazma Yetkiniz Yok
  • Eklenti Yükleme Yetkiniz Yok
  • Mesajınızı Değiştirme Yetkiniz Yok
Yemek Tarifleri ListeNur.de - islami siteler listesi
Google Grupları
RisaleForum grubuna abone ol
E-posta:
Bu grubu ziyaret et

Search Engine Friendly URLs by vBSEO 3.6.0