+ Konu Cevaplama Paneli
1. Sayfa - Toplam 2 Sayfa var 1 2 SonuncuSonuncu
Gösterilen sonuçlar: 1 ile 10 ve 14

Konu: Namazı Terkin Dini Cezası

  1. #1
    Ehil Üye Ebu Hasan - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    Jul 2006
    Bulunduğu yer
    Ankara
    Yaş
    37
    Mesajlar
    3.049

    Standart Namazı Terkin Dini Cezası

    Alıntı nefis Nickli Üyeden Alıntı

    Namazı Terkin Dini Cezası
    Osman ERSAN Namazı inkar eden kafir olur. Çünkü kat'i delille sabittir. Umursamayarak yani tembelliğinden dolayı kasten namazı terk eden fasık olur. (İbni Abidin, Reddü'l Muhtar, c. 2, s.7).

    Farz olduğunu inkar etmemekle birlikte beraber tembellikle namazı kılmaya uygulanacak dünyevi cezanın ne olacağı mezhepler arasında mezhepler arasında itilaflıdır.
    Hanefîlere Göre; namazı kılmayan fasıktır. Namaz kılıncaya veya ölünceye kadar hapsedilir ve dövülür.
    Mâlikîlere Göre; vaktin sonuna kadar beklenir, bu müddet zarfında kılarsa serbest bırakılır, kılmazsa ceza olarak (kafir sayarak) öldürülür. Şâfiîlere Göre; vaktin sonuna kadar beklenir, sonra tövbeye davet edilir. Tövbe edip namazını kılarsa, serbest bırakılır. Aksi halde ceza olarak öldürülür. Öğleyi ve ikindiyi terkten dolayı güneş batıncaya kadar, akşam ve yatsıyı terkten fecir, sabahı terkten dolayı da güneş doğuncaya kadar ceza tatbik edilmez. Ancak kendisinden namazı vaktinde eda etmesini istemek şarttır. Hanbelîler Göre; namazı tembellik göstererek terk eden kimseyi devlet başkanı veya naibi namazı kılmaya davet eder. Eğer sonra ki namazın vakti daralıncaya kadar kılmazsa katli vaciptir. Fakat üç gün kendisi tövbeye davet edilmedikçe ceza infaz edilmez. Mezheplerin her birinin görüşlerini dayandırdıkları akli nakli deliller vardır. Ancak sözü uzatmamak için bu kadarıyla yetindik. (Necati Yeni el, Hüseyin Kayapınar, Sünen-i Ebû Davud Terceme ve Şerhi c. 2, s. 112)
    Kaynak: Osman ERSAN, Gözümün Nûru Namaz, Erkam Yayınları.
    http://www.namazzamani.net/turkce/namazi_terk.htm
    !!!!!!!!!!
    Konu Meyvenin Zeyli tarafından (30.05.07 Saat 19:51 ) değiştirilmiştir.
    Vücudunu mucidine feda et.Mukabilinde büyük bir fiyat alacaksın.Mesnevi-i Nuriye sahife 101


  2. #2
    Ehil Üye ademyakup - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    Nov 2006
    Mesajlar
    8.211

    Standart

    dinde zorlama yoktur.sözüyle yukarda yazılanları nasıl yorumlayacağız.

    efendim.izah edermisiniz.

    namazı kılmayanlara zorlama yapılarak kılın derse,oda korkudan kılsa munafık olmaz mı.

    şimdilik izah bekliyorum.acizane
    Konu Meyvenin Zeyli tarafından (30.05.07 Saat 19:51 ) değiştirilmiştir.
    iman insanı insan eder, belki sultan eder..

  3. #3
    Pürheves arayis_ - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    Sep 2006
    Mesajlar
    162

    Standart

    zaten dini kabul ettikten sonra bir sürü zorluklara (dini yönden) katlanman gereklidir.Mükafatı ahiret deyip o ümitle sarılmak lazım.

  4. #4
    Ehil Üye Ehl-i telvin - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    Nov 2006
    Bulunduğu yer
    İstanbul
    Mesajlar
    2.269

    Standart

    Alıntı yunusum Nickli Üyeden Alıntı
    dinde zorlama yoktur.sözüyle yukarda yazılanları nasıl yorumlayacağız.

    efendim.izah edermisiniz.

    namazı kılmayanlara zorlama yapılarak kılın derse,oda korkudan kılsa munafık olmaz mı.

    şimdilik izah bekliyorum.acizane
    le ikrahe fiddin ayeti kerimesi tebliğ için bahis mevzudur yani inanmayan bi insanı zorla imana getiremezsiniz...yoksa irşad mevzusunda zorlama vardır buna en güzel örnekte şeriatın hakim olduğu dönemlerde tarıkussalalara hapis veya ölüm cezası verilmesidir....hadisi şerifte de geçmiyormu büluğ çağına erdiği zaman namaz kılmayan evladınız varsa dövünüz gerekirse evden kovunuz....sizce bunlar münafıklığa mı iter...siz gerekenleri izah eder hikmetini anlatır ondan sonra da yapmıyorsa zorlarsınız bu irşadda bahis mevzudur ama dediğim gibi kafiri küfründen döndürmek için zorlayamazsınız........
    Konu Meyvenin Zeyli tarafından (30.05.07 Saat 19:52 ) değiştirilmiştir.


  5. #5
    Ehil Üye Selim Akif - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    Jul 2007
    Bulunduğu yer
    istanbul
    Mesajlar
    2.965

    Standart

    namaz olmazsa olmaz?m?z
    nas?lki hava olmazsa olmaz?m?z ise Namazda olmazsa olmaz?m?z...ama nefis çok ac?mas?z..pür dikkat olmak gerek..

    Bismillahirrahmanirrahim


    Elif, Lâm, Mîm.
    İnsanlar, imtihandan geçirilmeden,
    sadece "İman ettik" demeleriyle bırakılıvereceklerini mi sandılar?


    Do men think that they will be left alone on saying,
    "We believe", and that they will not be tested?


  6. #6
    Yasaklı Üye halenur - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    Jan 2008
    Mesajlar
    2.932

    Standart

    Ilk defa okuyorum!

    Hic böyle birsey duymamistim!

    Inanamiyorum...

  7. #7
    Pürheves eyyubi - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    Sep 2007
    Mesajlar
    222

    Standart

    hukmu yazmissiniz, hikmetini yazmamissiniz... hikmetini belirtmeden ve izahatini yapmadan direkt hukmu yazmaniz bazen zarar verebilir...
    "Mü'minin feraseti karşısında titreyin; zira o bakarken Allah'ın nuruyla bakar." (Tirmizî, Tefsirü'l-Kur'an 15)

  8. #8
    Pürheves eyyubi - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    Sep 2007
    Mesajlar
    222

    Standart

    Soru
    Imami azam ve diger mezhep imamlari namazi kasten geciren müminlere hapis veyahut ölüm cezasini münasip görmüsler fakat Peygamberefendimiz(s.a.v) zamaninda kasten gecirilen namaza Allah resulu(a.s.m) böyle bir cezayi vermemistir. yani mezhep imamlarinin bu fetvada hikmeti nedir?

    Cevab?m?z

    Değerli Kardeşimiz;

    ?slâm Hukukunda had cezalar?, bir tak?m suçlar karş?l?ğ?nda bizzat Allah ve Allah Resûlü (asm) taraf?ndan tesbit edilmiş cezâlard?r. Ta’zîr cezâlar? ise, vahiy taraf?ndan netlikle belirtilmeyen; hâkimin takdirine ve âlimlerin içtihad?na b?rak?lm?ş olan cezâlard?r.

    Namaz k?lmayanlarla ilgili, Allah ve Allah Resûlü’nün (asm) telaffuz buyurduğu her hangi bir had cezâs? söz konusu değildir. Şüphesiz, âyet ve hadislerde namaza çok büyük emir ve teşvik vard?r. Dünya saadetinin de, âhiret saadetinin de zembereğinin namaz olduğu söylenmiştir. Namaz k?lmaman?n sonucunun da tehlikeli olacağ? konusunda ciddî uyar?lar mevcuttur. Nitekim, Büreyde’nin (ra) rivâyet ettiği bir hadîs-i şerifte Allah Resûlü (asm) namaz k?lmamakla ilgili şöyle buyurmuştur: “Kâfirlerle aram?z? ay?ran fark, k?lmay? taahhüt ettiğimiz namazd?r. Kim namaz? terk ederse, kâfir olur.”1

    Bu hadîs-i şerîfte yer alan “kâfir olur” hükmü ile; doğrudan namaz k?lmayan?n m? kast edildiği, namaz? önemsemeyenin mi kastedildiği, namaz? inkâr ederek terk edenin mi anlat?lmak istendiği konusu âlimler aras?nda tart?ş?lm?şt?r. Hâf?z, “Namaz? önemsememek küfür sebebi olur” derken; Nihâye’de, namaz? “inkâr” ederek terk edenin kâfir olacağ? hükmü yer alm?şt?r. Bu hadisin zâhirine bakan ?mam Ahmed bin Hanbel, namaz k?lmayan?n küfre girdiği görüşündedir. Mâlikîler, Şâfiîler ve Hanefîler ise, “inkâr” olmad?kça, namaz k?lmayan?n küfrüne hükmetmemişler, ancak namaz k?lmayan?n hemen tevbe etmesini teklif etmişlerdir. Tevbe etmediği takdirde, her üç mezhepte de tevbe edene kadar ta’zir cezâs? gündeme getirilmiştir. Ta’zîr cezâs? ise, yukar?da beyan ettiğimiz gibi, hâkimin ve ulu’l-emrin takdirine göre verilebilen bir cezâ türüdür.

    Diğer yandan ?slâm Tarihi boyunca irfan ve irşad müesseselerinin beyaz sayfalar?, namaz konusunda teşviki, kolaylaşt?rmay? ve sevdirmeyi birinci plâna alan say?s?z irşâd örnekleriyle doludur.

    Şu halde günümüzde de namaz hususunda gözüken tek çözüm yolu, ayd?nlatmak, irşad etmek, bilgilendirmek, kolaylaşt?rmak, sevdirmek, teşvik etmek ve müjdelemekten geçmektedir. Korkutmak, kabir azab?yla veya Cehennem ateşiyle tehdit etmek, zor kullanmak, küfürle itham etmek, k?namak, küçümsemek, d?şlamak; Peygamber Efendimizin (asm) “Müjdeleyiniz; nefret ettirmeyiniz! Kolaylaşt?r?n?z; zorlaşt?rmay?n?z!”2 emrine ayk?r? fiiller olur. Ki, gâyet nâzik ve nezih bir ibâdet olan namaz için aslâ tasvip edilmez! Bilhassa namaz?n, kul ile Rabb’i aras?ndaki en s?cak ve tam huzuru içeren bir iletişim bağ? olduğu düşünülürse; çok ehemmiyetli olan bu ibâdetin, insanlara behemehal sevdirilmesi gerektiği daha iyi anlaş?lm?ş olur. Namaz hususunda, vahye dayanmayan bir takdîrî cezây? telaffuz etmenin bile, bilhassa günümüzde, büyük sanc?lar? ve sak?ncalar? berâberinde getireceği aç?kt?r. ?nsanlar? namazdan, daha da tehlikelisi dinden soğutmaktan başka bir işe yaramayacakt?r.

    “Namaz iyidir. Fakat her gün her gün beşer defa k?lmak çoktur. Bitmediğinden usanç veriyor!” diyen bir adama Üstad Bedîüzzaman Saîd Nursî, nefsi susturan, kalbi tatmin eden, rûha ümit vaad eden, akla yol gösteren, evhamlar? yok eden, gafleti dağ?tan ve günlük hayat?m?za çeki düzen getiren beş îkazla cevap vererek, kolaylaşt?rmak, müjdelemek ve sevdirmek yolunu seçmiş; diğer yolun, yani zor kullanma ve cezâ verme yolunun kapal? olduğunu bilfiil göstermiştir.3

    Risâle-i Nûr baştan başa namaz ve ibâdete dâir teşvik örnekleriyle doludur. Bedîüzzaman’a göre, bilhassa günümüzde îmân ve ibâdetle ilgili sevdirici, bilgilendirici ve kucaklay?c? olmal?, irşâda muhakkak öncelik verilmelidir.

    Dipnot:
    1- Nesâî, Salât, 8;
    2- R. Sâlihîn, 635;
    3- Sözler, s. 243.
    Selam ve dua ile...
    Sorularla ?slamiyet Editör
    "Mü'minin feraseti karşısında titreyin; zira o bakarken Allah'ın nuruyla bakar." (Tirmizî, Tefsirü'l-Kur'an 15)

  9. #9
    Dost opera450 - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    Mar 2008
    Mesajlar
    25

    Standart Namaz kılmamanın zararı...

    Sual: Namaz kılmak büyük bir ibadet olduğu için terk edilmesi de çok büyük günah değil midir?
    CEVAP
    Elbette çok büyük günahtır. Hadis-i şeriflerde buyuruldu ki:
    (Kasten [mazeretsiz] namaz kılmayanın diğer amellerini Allahü teâlâ kabul etmez. Tevbe edinceye kadar da Allah’ın himayesinden uzak olur.) [İsfehani]

    (Beş vakit namazı terk eden, Allahü teâlânın hıfz ve emanından mahrum olur.)
    [İbni Mace]

    (Namaz kılmayanın Müslümanlığı, abdest almayanın namazı yoktur.) [Bezzar]

    (İman ile küfür arasındaki fark, namazı kılıp kılmamaktır.)
    [Tirmizi]

    (Namaz kılmayanın dini yoktur.) [İbni Nasr]

    (Bizimle kâfirlik arasındaki fark namazdır. Namazı terk eden kâfir olur.)
    [Nesai]

    (Namaz, imanın başı ve Cehennemden kurtarıcıdır.)
    [Miftah-ul-Cennet]

    Ehl-i sünnet âlimleri buyuruyor ki:
    En büyük günahı işleyen de kâfir olmaz. Tembellikle namaz kılmayana kâfir denmez. Fakat namaz, çok önemli olduğu için, namaz kılmayanın imanla ölmesi kolay değildir. Namaz kılmayanın kalbi kararır, diğer günahları işlemesi kolaylaşır. Günahlar da insanı küfre sürükler.

    Sual:
    Namaz kılmamanın zararı nedir?
    CEVAP Birçok zararı vardır. Seyyid Abdülhakim efendi hazretleri buyurdu ki:
    Namaz kılmayan, her şeyden önce bütün müminlere zulmetmiş olur. Çünkü her namazda (Esselamü aleyna ve ala ibadillahissalihin) demekle bütün müminlere dua ediliyor. Namaz kılmayan, her gün beş vakit namazda sünnetlerle beraber 21 kere tekrarlanan bu duadan Müslümanları mahrum bırakıyor. Kıyamette bütün müminler bu haklarını namaz kılmayanlardan alacaktır.

    Namaza gevşeklik gösteren, kıymetini bilmeyip hafif tutan birçok cezaya uğrar:
    Ömründen hayır ve menfaat görmez. Çeşitli hastalık, aşağılık, hakaret ve zilletler içerisinde hayat sürer. Salihlerden saygı görmediği gibi, çeşitli mahrumiyet ve sıkıntılara maruz kalır. Sıhhatinden hayır ve menfaat görmez. Genelde kötü yerlerde çalışanlar, namaz kılmayan veya namaza gevşeklik gösterenlerdir. Zahmetli, yorucu ve ağır işlerde çalışanlar da çoğunlukla bunlardır. Namazı doğru kılan, hem salihlerin yanında, hem de, arkadaşları ve akrabaları arasında saygı ve itibar sahibidir.

    Namaz kılanda yaratılışındaki güzellikten başka bir güzellik ve cemal vardır ki, namaz kılmayan ne kadar güzelleşmeye, süslenmeye çalışsa da, her gün yıkansa da, yeni elbiseler giyse de, yine bu güzellik ve cemale kavuşamaz. Güzel kokular sürünse de, kendisinde hasıl olan tiksindirici kokuyu, hissedenlerden gizleyemez.

    Namaz kılanın yüzü güzel olur
    , uzun zaman yıkanmasa da, günlerce çamaşır değiştirmese de, vücut, elbise ve çamaşırları pis kokmaz. Namaz kılmayan, sık sık yıkanıp çamaşır değiştirse de, o nezafete, o zarafete sahip olamaz. Günde defalarca sadaka verse, yetimleri sevindirse, yedirip giydirse, günlerce Kur'an okusa, her yıl hacca gitse, buna benzer ibadet ve iyilik yapsa da sevap alamaz. Allahü teâlâ, o vakitleri namaza mahsus kıldığından bu vakitleri namazda geçirmek gerekir. Bu vakitleri Allahü teâlânın tayin ettiği şekilden çıkarmak yani bozmak zulmünde bulunduğu için namaz kılmayanın her işinden, hayır ve bereket kalkar, duası da makbul olmaz.

    Namaz kılan Ya Rabbi dediği zaman, Allahü teâlâ, (Lebbeyk = söyle yapılsın) buyurur. Namaz kılmayana lebbeyk, işittim demez. Ancak namazı doğru kılan hayır ve berekete ve rahmete vesile olur. Namazda, Hazret-i Âdem’den itibaren bütün müminlerin ve bütün mahlukatın hakları vardır. Namaz terk edilince, Hakkın rahmeti, örtülü kalır. Rahmetin gelmesine kesilmesine sebep olduğundan bütün mahlukat namazı terk edene buğzeder. Müslümanların dualarının bereketinden mahrum kalır. Ölse, mezarı yanından geçen bir müslümanın okuduğu Fatihadan gerektiği kadar faydalanamaz. Allahü teâlâ böylelerini, uluhiyet makamında özel hizmet sayılan namaza almadığından, bu önemli hizmetten kovulmuş olur. Bu hizmet için verilecek olan faydalardan mahrum kalır.

    Namaz kılmayan, görünüşü bozularak yatağa düşer. Üstünü başını, yatağını, yorganını ve diğer şeylerini pisleterek berbat eder. Öyle olur ki, en yakınları, çocukları, hanımı, ana ve babası da ölümünden nefret eder. Hiç kimseden saygı göremez.. Bu kimse büyük bir padişah da olsa, yine ölüm zamanında nefret edilen bir şekilde ölür.

    Namaz kılmayanın ölümünde
    , gözlerinde korku alametleri, telaş ve hüzün eserleri, gözünü göğe dikme işaretleri görünür. Gözlerinin rengi değişir. Yukarıya veya aşağıya doğru dikilir ki, bakmak mümkün değildir. Burun delikleri kurur. Kuş tüyü yatakta, süslü odada ve sarayda bin bir ihtişam ve debdebe içerisinde bulunsa da, yine zelil ve aşağı olur.

    Namaz kılmamakla iman zayıflar
    . Bu kimsenin namaza saygısı olmadığından melekler, ölüler ve diğer yaratıklar da ona saygı göstermez.

    Namaz kılmayan
    ölürken saçı sakalı karışır. Namaz kılanın ise ölümünde de hayattaki durumu bozulmaz, canlı gibi kalır. Onun ölümünü gören, ölümünden haberdar değilse, uyuduğunu zanneder.

    Namaz kılmayan ne kadar çok yemek yese de, yine açlık ızdırabı dinmez. Gittikçe şiddetlenir, dayanılmaz bir hâl alır. Ne kadar fazla ve iyi yemekler yedirilse, bu acı, bu ağrı, bu sızı dindirilemez. Bu ızdırap teskin olunamaz. Hep açlıkla acı çeker. Açlık bir orantı halinde yükselir, artar. Nihayet kıvrana kıvrana can verir. Çünkü namazı terk etmek büyük günahtır. Cezası da o nispette büyük olur.

    Namaz kılan, güler yüzlü, parlak venurani yüzlü olur. Sevinç ve neşe alametleri yüzünde ve gözlerinde aşikâr olur. Kendi kusurlarını ve Hak teâlânın lütuf ve ihsanını görür de, alnından terler dökülür, burnunun delikleri sulanır. Kulak altları ve burun delikleri hafif bir şekilde terler. Güzel bir şekilde kokar. Renginde latif bir güzellik olur. Etrafa güzel kokular yayılır. En lezzetli ve en nefis yemekler yemiş gibi tok ve kanmış olarak vefat eder.

    İbadetler imandan parça değildir.
    Yani inandığı halde bir ibadeti yapmayan veya bir haramı işleyen kâfir olmaz. Ancak namazda sözbirliği olmadı. Hanbeli’de bir namazı özürsüz terk eden kâfir olduğundan öldürülür. Yıkanmaz, kefene sarılmaz, namazı kılınmaz ve müslümanların kabristanına konulmaz. Ayağına ip bağlanır, murdar bir it gibi, bir çukur kazıp içine konur. Üzerine toprak atılır. Üzerine kabir alameti de yapılmaz. Şafii ve Maliki’de büyük günah işlediği için ceza olarak öldürülür. Hanefi’de namaza başlayıncaya kadar dövülüp hapse atılır. Namaz kılmamak imansız ölmeye, namaz kılmak ise iki cihan saadetine sebep olur.

    Vazife elbette mukaddestir
    Sual:
    Bazı kimseler,(Ben namaz kılmam ama, fakirlere yardım ederim, hayvanlara acırım. Bunlar da ibadettir. Sadece namaz kılmakla olmaz. Vazife mukaddestir. Önce iş, sonra namaz) diyorlar. Namaz kılmayanın yaptığı iyi işler kabul olur mu?
    CEVAP
    (Sadece namazla olmaz) demek, namazı hafife almak olur. Namaz sanki iman gibidir. Nasıl ki, imanı olmayanın hiçbir ibadetine, iyiliğine sevap verilmiyorsa, namaz kılmayanın da hiçbir ibadetine sevap verilmez. Peygamber efendimiz buyuruyor ki: (Kıyamet günü kulun ilk sorguya çekileceği ibadet namazdır. Namaz düzgün ise, diğer amelleri kabul edilir. Namaz düzgün değilse, hiçbir ameli kabul edilmez.) [Taberani]

    (Namaz kılmayanın ibadetleri kabul olmaz.)
    [Ebu Nuaym] (Namaz dinin direğidir, namazı terk eden dinini yıkmış olur.) [Beyheki]

    (Vazife mukaddestir. Önce iş, sonra namaz) diyerek namaz kıldırmamak doğru değildir. Namaz kılmakla işverenin hakkı geçmiş olmaz. Yani işverenin namaza mani olma hakkı olmaz.

    Vazife ne demektir? Vazife, âmir tarafından emredileni yapmak, yasak edileni yapmamak demektir. Birkaç âmirin verdiği emir, birbirine benzemiyorsa, daha üstün olan âmirin emri yapılır. Memuriyette ve askerlikte de, birinci vazife büyük âmirin emrini yapmaktır. En büyük âmir kimdir? Vazife elbette mukaddestir. Çünkü hadis-i şerifte, (İnsanların en iyisi, insanlara faydalı olandır) buyuruldu. (Kudai)

    İnsanlara ne yapılırsa faydalı olacağını da, en büyük âmir olan Allahü teâlâ bildirmiştir. Birinci vazife, en büyük âmirin emrini yapmak olduğuna göre, en büyük âmir ne diyor? (İmandan sonra en büyük vazife namaz kılmaktır) buyuruyor. Namaz kılmayanın ibadetleri, iyi işleri kabul olmadığı gibi, kazancı da bereketsiz olur.

    Namaz kılmak, işi aksatmaz. Hatta namaz kılan, işini daha canla başla yapmaya gayret eder. Namaz kılan, kul hakkından, haramdan korkar, vazifesini ihmal etmez. (Namaz kılmaya vaktim yok) demek veya başka bahane uydurmak, beynamaz mazeretidir, namazın önemini bilmemektir. Hadis-i şerifte, (Bir kimse, namazını kasten, mazeretsiz kılmazsa, Allahü teâlâ onun diğer ibadetlerini faydasız kılar) buyuruldu. (İ. Gazali)

    Allahü teâlâ, namaz kılmayanın iyiliklerine sevap vermez. (Sefer-i ahiret)

    Kasten yapanın suçu çok ağır olur
    Sual:
    Bazıları; bir namazı, uyuyarak, unutarak veya meşru bir mazeretle kazaya bırakmakla, tembellikle veya kasten terk etmeyi aynı kefeye koyuyorlar. Kasıtlı ve kasıtsız kılmamak arasında fark yok mudur?
    CEVAP
    Namazı kasten terk etmekle, meşru bir özürle terk etmenin cezası ve kazası aynı değildir. Sadece namaz değil, her işi, kasıtlı veya kasıtsız yapmak arasında çok fark vardır. Kasıtlı ve kasıtsız yapmak konusunda Kur’an-ı kerimden ve hadis-i şeriflerden örnekler verelim:

    Bir işi kasten yapmak, taammüden, planlayarak, isteyerek yapmak demektir. Dinimizde adam öldürmek en büyük günahlardandır. Bunu taammüden, yani planlayarak öldürmek daha şiddetlidir. Bekara suresinin 178. âyet-i kerimesinde, kasten adam öldürenin, mahkemece, aynı cezaya çarptırılması bildirilmektedir. Bir mümini öldürmek büyük günah olduğu gibi, mümini mümin olduğu için öldürmek daha büyük günahtır. Bu konuda Kur’an-ı kerimde mealen buyuruluyor ki:
    (Bir mümini [mümin olduğu için] kasten öldürenin cezası, Cehennemde sonsuz kalmaktır.) [Nisa 93]

    Fakat bir mümini kasten değil de, yanlışlıkla, kasıtsız öldürürse, cezası hafiftir. Varsa bir köle azat eder ve diyet verir. Kur’an-ı kerimde mealen buyuruluyor ki:
    (Bir mümini yanlışlıkla öldürenin, bir mümin köleyi azat etmesi ve öldürülenin ailesi bağışlamadıkça, diyet ödemesi gerekir.) [Nisa 92]

    Bir insan doğru zannederek yalan yere yemin edebilir. Bunu kasıtlı yapmadığı için günah olmaz. Fakat bir şeyi yapmayacağım diye yemin edip de, yaparsa yemin kefareti ödemesi gerekir. Bu konuda Kur’an-ı kerimde mealen buyuruluyor ki:
    (Allah, kasıtsız yeminlerinizden dolayı sizi sorumlu tutmaz. Ama kasıtlı yeminlerinizden dolayı sizi sorumlu tutar.) [Bekara 225]

    Hadis-i şeriflerden de birkaç örnek verelim. Besmelesiz kesilen hayvan yenmez. Ama besmele unutulmuşsa yenir. Bir hadis-i şerifte buyuruluyor ki:
    (Besmele unutularak kesilen hayvan helaldir, Besmeleyi kasten terk etmedikçe tutulan av da yenir.) [Abd bin Hamid]

    Ramazan orucunu kasten bozmanın cezası, kefareti ağırdır. Ama unutarak yiyip içmenin cezası yoktur. Bir hadis-i şerifte buyuruluyor ki:
    (Oruçlu, unutarak bir şey yiyip içerse, kaza gerekmez.) [Dare Kutni]

    Kasten hadis uydurmanın cezası da büyüktür. Bir hadis-i şerifte buyuruluyor ki:
    (Kasten bana izafeten yalan söyleyen [hadis uyduran] Cehennemdeki yerine hazırlansın.) [Buhari]

    Kasıtlı ve kasıtsız yapmakla ilgili fıkıhta çok konu vardır. Mesela İbni Âbidin hazretleri diyor ki, (Özürsüz, çocuk almak haramdır. Ananın veya süt emen diğer çocuğun ölümüne sebep olan bir özür varsa, uzuvları teşekkül etmeden almak caiz olur.)

    Namazı kasten kılmamak çok büyük günahtır. Hadis-i şeriflerde buyuruluyor ki:
    (Namazı kasten terk eden, Allahü teâlânın zimmetinden [korumasından] çıkar.) [İ. Ahmed]

    (Namazı kasten kılmayanın diğer amellerini Allahü teâlâ kabul etmez.)
    [İsfehani]

    (Namazı kasten terk eden kâfir olur.)
    [Taberani]

    Bu kadar önemli bir ibadeti kasten terk etmekle, uyuyarak, unutarak kılmamak arasında çok fark vardır, mukayese bile kabul etmez, ikisi aynı kefeye konamaz. Uyumak, unutmak veya başka meşru bir mazeretle kazaya kalan namaz varken, sünnet veya nafile namaz kılmakta mahzur yoktur. Ama kasten terk edilmiş namazları varken, bunları kaza etmeden nafile kılamaz.

    İçki ve namaz
    Sual:
    Kocam içkili iken namaz kılıyor. Namazı kabul olur mu? Oruç da tutuyor. İçkiyle orucunu açtığı da oluyor. Namazı da orucu da boşa mı gidiyor?
    CEVAP
    Günah ayrı, ibadet ayrıdır. Yani günah işleyen kimsenin de ibadetleri sahih olur. Namaz borcundan, oruç borcundan kurtulur. Ahirette niçin namaz kılmadın, oruç tutmadın diye sorguya çekilmez. Niye içki içtin diye sorguya çekilir. İçki içenin kıldığı namazlar sahih olur; fakat kabul olmaz. Kabul olmaz demek, sahih olmaz demek değildir. Sahih ve ihlaslı olan her ibadetin sevabı olur. Namaz borcundan kurtulur, fakat namazdan hasıl olan büyük sevapların hepsine kavuşamaz demektir.

    Açık gezen kadının namazı da böyledir. Namaz borcundan kurtulur, namaz kılmakla hasıl olacak büyük sevapların hepsine kavuşamaz, yani sevabı az olur. Bu sadece içki içen, açık gezen için değil, her çeşit günahı işleyen için de böyledir. Yalan söyleyen, gıybet eden, laf taşıyan kimsenin de namazlarının sevapları azalır.

    Namazı kaçırmamak için
    Sual:
    Namazları kaçırmamak için ne yapmak gerekir?
    CEVAP
    Namaza mâni olan işte, hayır yoktur. Şu üç şeye mâni olan her şeyi terk etmek ve bu üç şeye sarılmak lâzımdır:
    1- Namazları vaktinde kılmak,
    2- Haramlardan sakınmak,
    3- Helâl kazanmak.

    Namaz kılmayan
    Sual:
    Mecusi’nin biri Ramazan ayında çocuğuna dışarıda yemek yedirtmiyor, Müslümanlara saygılı davranıyor ve son nefeste imanla ölüyor. Dini yazılarda ise namaz kılmayan Müslümanın imanla ölmesinin zor olduğu, yani imanının tehlikede olduğu yazıyor. O Müslümanken bile kâfir ölebiliyor da, kâfir nasıl Müslüman ölebilir?
    CEVAP
    İslamiyet insanlardan iki şey ister. Birincisi ne bildirilmişse hepsine olduğu gibi iman etmek. İkincisi bu iman ettiklerine hürmet edip, saygı göstermek, hepsini beğenmek. Bunlar imanla ilgilidir. Yapıp yapmamak ise günah ve sevab ile ilgilidir. Bahsettiğiniz örnekte üstelik bir mecusinin yani ateşe tapanın oruca, Müslümanların ibadetine hürmeti, saygısı, onun Müslüman olmasına vesile olabilir ki olmuştur da. Buna benzer olaylar çok olmuştur.

    Fakat bir Müslümanın senelerce namaz kılmaması, diğer haramları işlemesi, bunları yaptığı veya yapmadığı için değil, iman ettiği hususlara saygıyı, hürmeti azaltacağı, hatta yok edebileceği için küfre düşme tehlikesi çok fazladır. Namaz dinin direğidir buyuruluyor. Namaz insanı elbette kötülüklerden alıkoyar buyuruluyor. Kendisini koruyucu namazı niyazı yok. Üstelik laf olsun diye, gevezelikle saygıyı hürmeti kaybedenler ise çoktur. Bu yüzden, ikisi çok farklıdır. Birbirine karıştırmamak lazımdır.

    Kâfir bir kelime-i şahadet söylerse hemen Müslüman olur, bütün günahları affolur, fakat namaz kılmayan Müslüman, yukarıda açıklamaya çalıştığımız sebepler yüzünden tehlikededir.

  10. #10
    Dost opera450 - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    Mar 2008
    Mesajlar
    25

    Standart Namaz dinin direğidir...

    Sual: Namazın dindeki yeri nedir?
    CEVAP
    Namazın önemi çok büyüktür. Hadis-i şeriflerde buyuruldu ki:
    (Namazın dindeki yeri, başın vücuttaki yeri gibidir.) [Taberani]

    (Kıyamette kulun ilk sorguya çekileceği ibadet, namazdır. Namazı düzgün ise, diğer amelleri kabul edilir. Namazı düzgün değilse, hiçbir ameli kabul edilmez.) [Taberani]

    (Namazı doğru kılanın, ağaçtan yaprakların döküldüğü gibi günahları dökülür.) [İ. Ahmed]

    (Allahü teâlâ buyuruyor ki, "Söz veriyorum ki, namazlarını vaktinde, doğru olarak kılana azap etmem, onu sorgu-suale çekmeden Cennete koyarım") [Hakim]

    (Her Peygamberin ümmetine son nefeste vasiyeti namazdır.) [Gunye]

    Namaz kılmak böyle büyük bir ibadet olduğu için terk edilmesi de çok büyük günahtır. Hanbeli’de namazı terk eden küfre düştüğü için, Şafii ve Maliki’de büyük günah işlediği için ceza olarak katli gerektiği fıkıh kitaplarında yazılıdır. Hadis-i şeriflerde buyuruldu ki:
    (Namaz dinin direğidir, terk eden dinini yıkmış olur.) [Beyheki]

    (Namaz kılmayanın dini yoktur.) [İbni Nasr]

    (Namaz kılan, kıyamette kurtulacak, kılmayan perişan olur.) [Taberani]

    (Namaz kılmayan, kıyamette, Allahü teâlâyı kızgın olarak bulur.) [Bezzar]

    (Namazı kasten bırakanın ibadetleri kabul olmaz ve namaza başlayana kadar Allahü teâlânın himayesinden uzak kalır.) [Ebu Nuaym]

    (Beş vakit namazı kasten, mazeretsiz terk eden, Allah’ın hıfz ve emanından mahrum olur.) [İbni Mace]

    (Bizimle kâfir arasındaki fark namazdır. Namazı terk eden kâfir olur.) [Nesai]

    Yukarıdaki hadis-i şerifleri, Ehl-i sünnet âlimleri şöyle açıklamışlardır:
    Dinimizde en büyük günahı işleyen kâfir olmaz. Bunun için namaz kılmayana kâfir denmez. Fakat namaz, çok önemli bir ibadet olduğu için, namaz kılmayanın imanla ölmesi çok zayıf bir ihtimaldir. Namaz kılmayanın kalbi kararır, diğer günahları işlemekten çekinmez. Bazı âlimler, namaz kılmayanın kâfir olacağını bildirmişlerdir. Bu bakımdan her ne şart altında olursa olsun muhakkak namazı kılmalı!

    İmam-ı Rabbani hazretleri buyuruyor ki:
    (Namaz kılmak ve diğer ibadetleri yapmak ancak müminlere kolay gelir. Kur'an-ı kerimde, (İman ve ibadet etmek, müşriklere güç gelir) ve (Namaz kılmak müminlere kolay gelir) buyurulmaktadır. Namaz kılmamak, iman zayıflığından ileri gelir. İmanın kuvvetli olmasının alameti, dinimizin emirlerine severek kolaylıkla uymaktır.) [C.1.m.191, 289]

    Namaz kılmamanın ne kadar büyük günah olduğunu bilen, ayakta duramayacak kadar hasta olsa bile, mutlaka namaz kılar. Ateşin yaktığını bilen kimse, kendini nasıl ateşe atar? Cehennemden kaçan, Cenneti isteyen namaz kılmaz mı? Hadis-i şerifte, (Cenneti isteyip de, Allah’ın yasakladıklarından kaçınmayan, isteğinde yalancıdır) ve (Cenneti isteyen, hayırlı işlere koşar, Cehennemden korkan, haramlardan kaçar) buyuruluyor. (Beyheki)

    Tadil-i erkana riayet etmek vaciptir. Namazın vaciplerinden biri bilerek terk edilirse, o namazı tekrar kılmak vacip olur. Hadis-i şeriflerde buyuruluyor ki:
    (Hırsızların en büyüğü, namazından çalandır. Yani namazın erkanına riayet etmez, rüku ve secdelerini hakkiyle yerine getirmez.) [Vesilet-ün Necat]

    (Herkesin namazında, kalbin hazır olduğu kısımlar yazılır. Kalbin hazır olmadığı namaza, Allahü teâlâ nazar etmez.) [Vesilet-ün Necat]

    Cemaatle namaz kılmak erkeklere Sünnet-i hüdadır. Yani dinimizin şiarı, alameti olan sünnettir. Özürsüz terk etmek asla caiz değildir. Bilhassa yatsı ve sabah namazını cemaatle kılmak çok önemlidir. Hadis-i şeriflerde buyuruldu ki:
    (Yatsı namazını cemaatle kılan, gecenin yarısını, sabahı da cemaatle kılan, gecenin tamamını ibadetle geçirmiş sayılır.) [Müslim]

    (Münafıklara en ağır gelen namaz, yatsı ile sabah namazını cemaatle kılmaktır. Bunlardaki ecri bilen, sürünerek de olsa, cemaate gelir.) [Buhari]

    En faziletli ibadet
    Sual: İbadetler içinde en faziletlisi hangisidir?
    CEVAP
    İbadetler içinde en faziletlisi namazdır. Hadis-i şeriflerde buyuruldu ki:
    (Namaz, Allahü teâlânın hoşnut olduğu bütün amellerin en faziletlisidir. Rızkın bereketi, duanın kabulüdür. Kabirde ışıktır. Sıratı yıldırım gibi geçiricidir. Cennette başa taçtır. İmanın başı, gözün nuru ve Cehennemden kurtarıcıdır.) [Miftah-ul-Cenne]

    (Cennetin anahtarı namazdır.) [Darimi]

    (En faziletli amel, vaktinde kılınan namazdır.) [Ebu Davud]

    (Kalk namaz kıl, namaz elbette şifadır.) [İ. Ahmed, İbni Mace]

    (Namazın farz olduğuna inanıp, eksiksiz kılan, Cennete gider.) [Hakim]

    (Ümmetimin fesadı zamanında sünnetime yapışan, [yani Ehl-i sünnet olan] ve beş vakit namazı cemaatle kılanın amel defterine her gün yüz şehid sevabı yazılır.) [İ. Nâsiruddin]

    Namaza dikkat edin
    Sual: Vaizler, hatipler, hep İslam’ın sosyal strüktüründen, sosyo-ekonomik, sosyo-politik yönlerinden bahsediyorlar da neden, namazın öneminden, sünnetlerinden, secde-i sehvden bahsetmiyorlar? Kabirde, ahirette neler sorulacak, iyi müslüman olmak için neler yapmak gerekir? Dini gazete denilen bazı yayın organları da böyle. Acaba namazdan bahsetmeyi aşağılık mı kabul ediyorlar?
    CEVAP
    Böyle sualleri sahiplerine sormak gerekir. Fakat namazın önemi söz konusu olduğu için, (Namaz kılmaz ama dayımın oğlunun imanı çok kuvvetlidir. Teyzem de açık saçık gezer ama imanı çok sağlam) diyen bir okuyucumuza bu vesile ile cevap vermek istiyorum. Namaz kılmayanın, pervasızca günah işleyenin imanı kuvvetli olmaz. Bir kimse, namazı ne kadar doğru kılıyorsa, imanı o ölçüde kuvvetlidir, parlaktır. Namaz kılmayanın ve kılmadığı için üzülmeyenin imanı çok sönüktür, belki de çoğunun imanı yoktur. Peygamber efendimiz, (İman namaz demektir. Namaz dinin direğidir) buyuruyor. Direksiz din olur mu?

    Hadis-i şeriflerde buyuruluyor ki:
    (Namaz dinin direğidir, terk eden dinini yıkmış olur.) [Beyheki]

    (İman, namaz demektir. Namazı itina ile, vaktine, sünnetine ve diğer şartlarına riayet ederek kılan, mümindir.) [İbni Neccar]
    Peygamber efendimizin son sözlerinden biri, (Namaza dikkat edin) idi. (İbni Mace)

    Namaz her iyiliğin anahtarıdır
    Sual: Ben namaz kılmıyorum. Fakat hiç günah işlemiyorum. İçki içmem, kumar oynamam, hırsızlık etmem ve başka günahları da işlemem. Bunlar yetmez mi?
    CEVAP
    Namaz kılmamak çok büyük günahtır. Hırsızlık etmekten, kumar oynamaktan, içki içmekten daha büyük günahtır. Birçok hadis-i şerifte, kasten namaz kılmamanın küfür olduğu bildirilmiştir. Amel imandan parça olmadığı halde, namaz konusunda ittifak hasıl olmamıştır. Namazın imandan olduğunu bildiren âlimler de olmuştur. Bu bakımdan namaz kılmamak, çok büyük tehlikedir.

    Bir insan her türlü kötülüğü işlese, namaz kılmaya devam etse, namazı doğru olarak kılsa, kötülüklerin çoğunu, hatta tamamını terk eder. Çünkü Kur’an-ı kerimde mealen buyuruluyor ki:
    (Namaz, münker ve fahşadan [edepsizlikten, akla ve dine uymayan her türlü kötülükten, her türlü günahtan] alıkoyar.) [Ankebut 45]

    Namaz kılmanın fazileti çok büyüktür. Hadis-i şeriflerde buyuruldu ki:
    (Namaz, her hayrın, her iyiliğin anahtarıdır.) [Taberani]

    (Namaz kılan kıyamette kurtulacak, kılmayan perişan olacaktır.) [Taberani]

    Bu hadis-i şerifleri okuduktan sonra, namaz kılmayan müslümana hayret etmemek imkansızdır.

    Namaz dinin direğidir
    Sual: İşlerimin yoğunluğu sebebiyle namazları vaktinde kılamıyorum. Bir arkadaş, dinde kolaylık vardır, namazların hepsini birleştirip kılmamı söyledi. Gece eve gidince hepsini kıl dedi. İşlerimi aksatmadan namazımı nasıl kılabilirim?
    CEVAP
    Namazlarınızı aksatmadan işlerinizi yapmalısınız. Müslüman için en önemli ibadet namazdır. İş aksayabilir, ama namaz asla aksamaz. Namazı aksatanın işinde hayır olmaz.

    İşlerin arasında namazı da hallederim zihniyeti salih müslümana yakışmaz. Onun maksadı namazdır, onun en zevkli anı namazdadır. Namazı gaye bilenin, diğer işleri kolaylaşır.

    Dünya ve ahiret saadetimiz için, işlerimizin hayrını görmek için, namazı öne almalı, namaz kılmadan işe başlamamalı. Namaza mani olan işte hayır olmaz.

    İşlerin yoğunluğu sebebiyle namaz cem edilmez. Herhangi bir sebeple namaz kazaya kalma tehlikesi varsa, kazaya bırakmamak için cem edilir. Sonra gündüz kılmayıp gece cem edilmez. Öğle ile ikindi, akşam ile yatsı zaruret olunca birleştirilerek kılınır. Namaz her işten önemlidir. Ayakta kılınamazsa, oturarak kılınır, oturarak da kılamayan yatarak kılar. Su bulunmazsa veya suyu kullanmakta sakınca varsa, teyemmüm edilir. Bütün bunlar namazın önemini göstermektedir. Peygamber efendimiz, (Namaz dinin direğidir) buyuruyor. (Taberani, Beyheki)

    Direksiz bina olmadığı gibi, namazsız Müslümanlık da olmaz. Başka bir hadis-i şerifte de, (Başın vücuttaki yeri ne ise, namazın da dindeki yeri odur) buyuruluyor. (Taberani)

    İş arasında namaz kılanlardan olma sen
    Mahşer günü saçını yolanlardan olma sen.

    Allah’ın her emrini öne almalı kişi
    Önce namazı kılıp sonra yapmalı işi.

    İş önce gelir diye namazları aksatma
    Önce namazını kıl, dini dünyaya satma.

    Direksiz bina olmaz, direk varsa yıkılmaz
    Namaz dinde direktir, namazsız İslam olmaz.

    Vücutta baş ne ise, öyledir dinde namaz
    Başsız vücut olmazsa, namazsız da din olmaz.

    Başsız beden yürüse korku kaplar insanı
    Başsız görür evliya da namaz kılmayanı.

    İbadet ve ihtiyaç
    Sual: Nefsime yenik düşerek, namaz kılmayı terk ettim. Şimdi bir bunalım içindeyim. Arkadaşlar, (Bu zamanda namaz kılmak daha önemlidir) dediler. Peki şimdi başlarsam, Allah, bu kulum sadece, bana ihtiyacı varken, bunalımdayken namaz kılıyor demez mi?
    CEVAP
    Öyle düşünmek doğru değildir. Var olabilmek, varlıkta ve hayatta kalabilmek için, zaten her an Allahü teâlâya muhtacız. Gözümüzün görmesi, kulağımızın duyması, konuşmamız, nefes almamız, yürümemiz, oturmamız, kalkmamız için hep Allah’a muhtacız. Muhtaç olmadığımız bir an düşünülemez. Allahü teâlâya, sadece sıkıntıda olduğumuz zaman değil, her an muhtacız. Yaptığımız ibadetlerin ise, bununla hiçbir ilgisi yoktur. Onlar zaten bizim kulluk vazifelerimizdir. Rabbimizin emridir. İmandan sonra en büyük vazifemiz, beş vakit namaz kılmaktır. Bunun için hemen namaza başlamalı. Dualarımızın kabulü için de, sadece sıkıntılı zamanlarda değil, her zaman dua etmeli, Allahü teâlâdan af ve afiyet istemelidir. Bir hadis-i şerif meali şöyledir:

    (Sıkıntıda duasının kabul edilmesini isteyen, rahat zamanında çok dua etsin!) [Tirmizi]

    Sual: Namaz kılmadan da, dindar olmak mümkün değil midir?
    CEVAP
    Sermayesi olmadan kâr etmek, nasıl mümkün değilse, namaz kılmadan da dindar olmak mümkün değildir. Çünkü namaz, dinin direğidir. Namaz kılan, dinini doğrultmuş olur. Namaz kılmayanın, dini yıkılır. Namazları, müstehab zamanlarında ve şartlarına ve edeplerine uygun olarak, mümkünse cemaat ile kılmalı. Muhammed Masum hazretleri, (Bunlardan biri yapılmazsa, yas tutulsa yeridir) buyuruyor. Bir hadis-i şerif meali şöyledir:

    (Bir mümin, namaz kılmaya başlayınca, Cennet kapıları açılır. Rabbi ile arasındaki perdeler kalkar. Bu hâl, namaz bitinceye kadar devam eder.) [Taberani]

    Orta namaz
    Sual: Kur’anda, (Namazları ve orta namazını kılın) deniyor. Namazları kılın denince bütün namazlar anlaşılmaz mı? Niye orta namaz denmiştir?
    CEVAP
    Orta namaz ikindi namazıdır. Genelde bu vakitte insanlar gâfil olurlar. Bunun için geciktirip de mekruh vakte bırakılmamasına dikkat edilmesi için ikaz ediliyor.

    Namazın önemi
    Sual: Bir arkadaş, (Namaz kılmakla Cennete girilemez) derken, başka bir arkadaş da, (Namaz kılmadan Cennete hiç girilmez) dedi. Hangisi doğru?
    CEVAP
    İki sözde de, doğruluk ve yanlışlık var. Cennete girmek için, namaz kılmak yeterli değildir. Namaz kılan, ehl-i sünnet itikadında değilse, mutlaka Cehenneme girecek, imanını kurtarabildi ise, sonunda Cennete girecektir. Fakat itikadı doğru olmayanın, iman ile ölmesi çok zordur. İtikadının bozukluğu küfre sebep olmuşsa, o zaman Cehennemde ebedi kalır.

    Namaz kılmayan da, imanını kurtarabilirse, günahlarının cezasını çektikten sonra Cennete girebilir. Fakat namaz kılmayanın da iman ile ölmesi çok zordur. İmam-ı Rabbani hazretleri buyuruyor ki:

    Kıyamette önce, namazdan sorulacaktır. Namaz doğru ise, diğerlerinin hesabı, Allahü teâlânın yardımı ile kolay geçecektir. (2/67)

+ Konu Cevaplama Paneli

Konu Bilgileri

Users Browsing this Thread

Şu an 1 kullanıcı var. (0 üye ve 1 konuk)

     

Benzer Konular

  1. Cuma Namazı ve O Günkü Öğle Namazı
    By tevhit06 in forum Fıkıh
    Cevaplar: 10
    Son Mesaj: 18.02.09, 21:46
  2. Trafik Cezası
    By slim in forum Mizah
    Cevaplar: 4
    Son Mesaj: 05.12.08, 18:00
  3. İslam'da Hapis Cezası
    By ahmetmustafa in forum İslami Konular ve İman Hakikatleri
    Cevaplar: 0
    Son Mesaj: 12.09.07, 09:31
  4. Saddam'a İdam Cezası
    By mardynli in forum Gündem
    Cevaplar: 1
    Son Mesaj: 05.11.06, 16:32

Bu Konudaki Etiketler

Yetkileriniz

  • Konu Acma Yetkiniz Yok
  • Cevap Yazma Yetkiniz Yok
  • Eklenti Yükleme Yetkiniz Yok
  • Mesajınızı Değiştirme Yetkiniz Yok
Yemek Tarifleri ListeNur.de - islami siteler listesi
Google Grupları
RisaleForum grubuna abone ol
E-posta:
Bu grubu ziyaret et

Search Engine Friendly URLs by vBSEO 3.6.0