+ Konu Cevaplama Paneli
Gösterilen sonuçlar: 1 ile 10 ve 10

Konu: Gazoz, Meyve Suyu ve Alkol Meselesi

  1. #1
    Ehil Üye Meyvenin Zeyli - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    Jul 2006
    Bulunduğu yer
    Ankara
    Mesajlar
    3.341

    Standart Gazoz, Meyve Suyu ve Alkol Meselesi

    Birçok yerden arayan okuyucularımız: “Son günlerde gazozlarda ve meyve sularında var olduğu söylenen alkolün durumu nedir? Gazoz ve meyve suyu içmek haram mıdır?”


    Bizim ülkemizde bazen olağan haberler inananlara vesvese verecek ölçüde abartılarak sansasyon niteliğinde çıkıyor ve tabiî ki yer yerinden oynuyor. Geçtiğimiz günlerde inananlar Ramazan-ı Şerifin yüksek hazzını ibadetleriyle idrak ediyorlarken, bir haber ki, ne haber, herkesin iftar sofrasını süsleyen gazozların ve meyve sularının alkollü içecek olduğu haberi bomba gibi ortaya düşüveriyor. Ben bir oyun var yine demiştim. İbadet edenlerin ibadetlerine vesvese vermeye yarayan bir oyun. Başka bir işe yaramıyor çünkü bu tür sansasyonlar. Çünkü bu millet alkollü içecekleri biliyor. Sarhoş edici olup haram olan nesneleri biliyor. Bunu şimdi öğreniyor değil. Ama iş vesvese arttırmak olsun, ibadet bulandırmak olsun yeter ki. Ortaya atılıyor ve su bulandırılıyor. Bulanık suda balık avlamak isteyenlere gün doğuyor.

    Evet, bizim şaşmaz bir ölçümüz var, vesvese verici haberlere kulak vermeyiz biz: Peygamber Efendimiz (asm) buyuruyor ki: “Çoğu sarhoş eden şeyin azı da haramdır.” Keza Peygamber Efendimiz (asm), “Her sarhoş edici şey haramdır. Bir küp içildiği takdirde sarhoşluk veren bir şeyin tek avucu da, tek yudumu da haramdır.” Ölçümüz budur. Şimdi soralım: Gazozların ve meyve sularının çoğu sarhoş ediyor mu, bir küpü sarhoş ediyor mu? Eğer etmiyorsa vesvese içine girmeye hiç gerek yoktur; içilebilir, caizdir.
    Diğer yandan, alkolün tabiatta var olduğu zaten bilinen bir gerçektir. Yediğimiz kimi meyve ve yiyeceklerde bize zarar vermeyecek oranlarda etil alkol (ethanol) vardır. Nitekim Peygamber Efendimiz (asm): “Üzümden içki yapılır, hurmadan içki yapılır, baldan içki yapılır, buğdaydan içki yapılır, arpadan içki yapılır. Ben sizi bütün sarhoş edicilerden yasaklıyorum” buyurmakla bu meyve ve yiyeceklerde fıtrî olarak bulunan alkol oranlarına işaret buyurduktan sonra, bu alkol oranlarını özel işlemlerden geçirip mayalandırmak sûretiyle fazlalaştırarak sarhoş edici bir düzeye getirip bunu içmeyi yasakladığını bildiriyor. Dikkat edelim: haram kılınan, alkolü arttırılmış içecektir, sarhoşluk veren içkidir. İçinde bin gramda 1,90 gr. etil alkol bulunan hurma yasaklanmış değildir. Fakat bu binde 2 oranındaki alkolü mayalandırıp arttırarak hurmadan yüksek alkol oranlı içki yapıp içmek haram kılınmıştır.

    Nitekim geçtiğimiz günlerde Sentezhaberde, Uludağ A.Ş.’nin TÜBİTAK’ın Bursa Test ve Analiz Laboratuvarında yaptırdığı bir test ve analiz sonucu yayınlandı. Habere göre günlük tükettiğimiz tabiî besinlerin bazılarında bulunan etil alkol oranları şöyledir: Patateste bin gramda 4,47 gram; yoğurtta bin gramda 2,48 gram; bozada bin gramda 2,26 gram; portakalda bin gramda 2,13 gram; hurmada bin gramda 1,90 gram; sirkede bin gramda 1,69 gram; greyfurtta bin gramda 0,95 gram etil alkol (ethanol) bulunmaktadır. Haberde meyve suları ve gazozlardaki alkol oranları ise şöyle yer alıyor: Meyve suyunda bin gramda 0,48 gram; kolada, gazozda ve portakallı gazozda bin gramda 0,2 gram alkol bulunmaktadır. Söz konusu gazlı içeceklerde ve meyve sularında ölçülen alkol de, bu ürünlerin içeriğindeki meyve aromaları ve konsantrelerden gelmektedir.
    Takdir edilir ki, bu oranlardaki alkol, tabiî besinlerde bulunan alkol oranlarının yarısından da az bulunmaktadır ve sarhoş edici özellik taşımamaktadır. Bu yüzden Tarım ve Köyişleri Bakanlığının ‘’Alkolsüz İçecekler Tebliği’’nde de bu oranlarla (temel gıda maddelerindeki tabiî oranı geçmeyen—binde 5—oranlarla) hazırlanan içecekler alkolsüz içecek olarak kayda geçmiştir.


    25.10.2006-Süleyman Kösmene

    Konu Meyvenin Zeyli tarafından (30.05.07 Saat 12:53 ) değiştirilmiştir.

    Ve sen yine denendiğinde.. Ve yine kalbin daraldığında.. Ve yine bütün kapılar kapandığında.. Ve yine ne yapman gerektiğini bilemediğinde.. Uzun uzun düşün.. Ve hatırla yaratanını!.. "ALLAH kuluna kafi değil mi?" [Zümer Suresi - 36]


  2. #2
    Pürheves arayis_ - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    Sep 2006
    Mesajlar
    162

    Standart

    peki kardeş binde 5 oranı bizim için bir ölçümü olacak.Veya Binde 5 oranı geçence ''caiz değil mi?'' anlayacağız.

  3. #3
    1kul
    Guest 1kul - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)

    Standart

    Süleyman KÖSMENE
    Kim bir kavme benzerse...




    Ahmet Bey: “Kim bir kavme benzerse, o onlardandır” hadisini açıklar mısınız?

    Müslüman toplumlar davranış biçimlerini ve geleneklerini yüz yıllar boyunca îmânlarıyla yoğurmuşlar, sünnet-i seniyye hassasiyeti ile oluşturmuşlar ve olgunlaştırmışlardır. Başka toplumlarda ise bu hassasiyete—tabiî olarak—rastlamak mümkün değildir.
    Her inanç sistemi, toplumlarda kendi kültürünü doğurur, kendi yaşayış biçimini oluşturur. Doğru inançlarından aldıkları güçle yanlış göreneklerinden vazgeçen toplumlar, bunun yerine zamanla inançlarıyla izah edebilecekleri doğru davranış biçimlerini kabul ederler ve bunları örf haline getirirler. İnançlardan beslenen örf ve gelenekler zamanla inançlara birer zarf olur, inançların koruyucusu makâmına yükselir. Gelenekler bir yandan inançları korur; diğer yandan kendileri de inançlardan beslenir, gelişir ve kökleşirler.
    Geleneklerle inançların sebep-sonuç ilişkisine benzer bir ilişki ile birbirine böylesine yakın duruşlarının, inançta “taklidi” kolaylaştırması ve “tahkîkî îmâna” ihtiyaç hissettirmemesi gibi bir dezavantaj da vardır aslında. Bununla berâber, örf ve geleneklerine bağlı toplumlarda halkın îmânını—taklide de dayansa—sarsmak mümkün değildir.
    Oysa birbirine temas halinde bulunan açık toplumlarda mahallî geleneklerin dışlanıp, daha üstün ve daha güçlü görünen diğer toplumun gelenekleri taklit edilebilmektedir. Tahkîkî olmayan bir îmân ise bu yaşayış taklitçiliğini önlemekte başarısız kalmakta, bu taklit seline karşı kendisi de zaafiyete uğramaktadır. Nitekim karşı toplumdan önceleri sadece gelenek ve yaşayış biçimi alınmaya başlanıyor; sonraları ise aynı toplumun yanlış anlayışları, yanlış düşünce sistemleri, batıl fikirleri, helâl olmayan davranış biçimleri sökün edip geliyor. Tahkikî derecede olmayan toplum inancı ise bundan zarar görüyor. Halkın yüzde sekseninin tahkîk ehli olmadığını dikkate aldığımızda, bu gelenek ve yaşayış taklitçiliğinin ve bu görenek erozyonunun, halkın îmânını da, haram ve helâl anlayışını ve hassasiyetini de ve neticede huzur ve mutluluğunu da olumsuz etkilediğini görmekte gecikmeyiz.
    Meselâ, geleneklerine bağlı bulunduğu yıllarda îmânî hassasiyetine bağlı olarak “haremlik-selâmlık” gibi bir yaşayış biçimini geliştiren toplumumuz, gelişmiş Batı toplumlarının gelenek ve göreneklerini taklide heveslendiği son asırda haremlik ve selâmlığı tarihe gömmüş, fakat îmânına uygun yeni bir yaşayış biçimi de geliştirememiş; neticede kadın erkek ilişkilerinde birçok harama maalesef, üstelik “helâl” diyerek geçit vermiştir. Bunun sonucu olarak, nâmûs anlayışından âile kurumuna bir çok kavram ve kurum, sünnete uymayan olumsuz değişiklikler yaşamıştır. Bundandır ki, doğru inancımızdan aldığımız ve sünnet-i seniyye ile besleyip yoğurduğumuz örfümüzü yaşamamız, benimsememiz, çocuklarımıza öğretmemiz ve yaşatmamız da sünnet bulunmaktadır.
    İşte Peygamber Efendimiz (asm) bahse konu yaptığınız hadisinde ümmetini kendi inançlarının kültürlerini yapmaya, doğru îmânlarının örf ve geleneklerini oluşturmaya, bunun için sünnet-i seniyyeye uymaya, güçlü olmaya, güçlü kalmaya, dâimâ yükselmeye, başka kavimlere ne örfte, ne yaşayış biçiminde, ne anlayışta, ne fikirde muhtaç olmamaya, altta kalmamaya, onları taklit etmemeye ve onlara benzememeye çağırmış; kendi yürüyüşünü bırakıp başkasını taklit etmeye ve başkasına benze- meye çalışmanın, karanlık bir uçuruma doğru gerek fertlerin îmânları bakımından, gerekse toplumsal değerler bakımından hızlı bir düşüş getireceğini vecîz ifâdesiyle bildirmiştir. En basit ve en sıradan davranışlarda ve yaşayış biçimlerinde bile kendimize has olanı, yani sünnet-i seniyyeyi yaşamamızı önemle istemiştir.
    Peygamber Efendimiz’in (asm) başka kavimlere benzemeyi yasakladığı hadislerinden bir kaçı şöyledir:
    * Abdullah bin Amr bin As (ra) der ki: “Resûlullah (asm) benim üzerimde usfur bitkisi ile sarıya boyanmış iki elbise gördü ve: ‘Bu küffâr elbiselerindendir. Bunu giyme’ buyurdu.”1
    * Peygamber Efendimiz (asm) buyurdu ki: “Müşriklere (her hâl ve hareketinizle) muhalefet ediniz ve benzemeyiniz. Sakallarınızı bırakınız ve bıyıklarınızı kısaltınız.”2
    * Peygamber Efendimiz (asm) buyurdu ki: “Yahûdî ve Hıristiyanlar saç ve sakallarını boya- mazlar. Siz onlara muhalefet ediniz. (Kına ile bo- yayınız.)”3


    Dipnotlar:


    1- Müslim, Libas, 27
    2- Buhârî, 12/1955 3- Müslim, Libas, 80; Buhârî, 12/1956

    11.04.2009

    E-Posta: fikihgunlugu@yeniasya.com.tr



  4. #4
    Gayyur çiço77 - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    Oct 2008
    Mesajlar
    58

    Standart

    bu mevzunun tartışması önceleri yapılmış.
    lütfen dikkatle okuyalım.fetvayıda vicdanımızdan alalım.

    İDRİS FERİDDEN HAYRETTİN KARAMANA... II08.11.2006 - 17:01:51
    İdris Ferid’den yeni bir dosya geldi. Daha önce burada yayınladığımız gazozlarla ilgili dosyasını gelen teklifler neticesinde güncellemiş, biraz daha genişletmiş, biz de aynen bir kez daha yayınlıyor kendisine teşekkür ediyoruz.
    ***
    Sayın Hayrettin Karaman’a cevap
    Gazlı İçeceklere Karıştırılan Alkol Onları Haram Hale Getirir.
    Fetva vermekte en cür’etli olanınız, ateşe düşmekte en cür’etli olanınızdır.
    Darimi
    ***
    Öteden beri alkolsüz olarak bildiğimiz gazozlar hakkında Tüketiciler Birliği’nin Tübitak’a yaptırdığı analizde, tüm gazozlarda binde üzerinden farklı oranlarda alkol çıktı.
    Bu konuda tartışmalar başladı ve gazoz satışlarında azalmalar oldu. Gazoz satışlarındaki azalma halkımızın bu konuda hassasiyetini gösteriyor.
    Gazoz üreten firmalar –bilhassa Müslüman geçinenler- halkımızdan özür dilemesi gerekirken hala suskunluklarını muhafaza ediyorlar.
    Sayın prof Hayrettin Karaman Yeni Şafakta yazdığı makaleleriyle bizleri şaşırttı. Zira bu gazozlarda alkol olsa bile içilmelerinde hiçbir mahzur olmadığını onaylar mahiyette idi.
    Kanaatimizce sayın Karaman’ın vermiş olduğu fetva araştırılmadan acele verilmiş YANLIŞ bir fetva niteliğindedir. Burada bu fetvanın niçin YANLIŞ olduğuna dair bazı delilleri ele alacağız.
    Alkolun necisliği:
    Bilindiği gibi içki (alkol) tedrici olarak kaldırılmış, nihai olarak Maide suresinin şu ayetiyle yasaklanmıştır “Ey iman edenler! Şarap, kumar, dikili taşlar (putlar) ve fal okları, ancak şeytan işi birer pisliktir; ondan kaçının ki felaha eresiniz.” Maide: 90
    Bu ayette dikkat edilirse içki (rics) pislik olarak nitelendirilmiştir. İslam alimleri bu ayetten yola çıkarak içkinin “sidik ve kan gibi necaseti galiza” olduğuna hükmetmişlerdir. Azı da çoğu da haram kılınmıştır. (Fetavayı Hindiye.c.12.s.279)
    Suya Karıştırılan Alkol:
    Sayın Hayrettin Karaman 20 Ekim 2006 Cuma tarihli yazısında şöyle diyordu:
    15 Eylül'deki yazımda, fıkhın muteber kaynaklarından şu bilgileri nakletmiştim: Necis olan veya yenmesi, içilmesi haram kılınan bir nesnenin azı da, çoğu da yenmez ve içilmez, ama bu nesne, temiz olan bir başka nesneye karışır, karıştırılırsa, keza yanma vb. şeklinde değişime uğrarsa hüküm değişir; yani o nesne haram ve necis (dince pis) olmaktan çıkar.
    Gerçi sayın Karaman bu yazının devamında suları “az su” ve “çok su” olarak iki kısma ayırmıştır, fakat yüzeysel bir bakış açısıyla bakıldığında “pis olan alkol, temiz su ile karıştırılırsa haram olmaktan çıkar” tarzında da anlaşılabilecek niteliktedir. (Bilhassa “Bir sıvının içine alkol karışınca hemen "bu sıvı haramdır" denemez” cümlesi böyle bir intibaı verecek cinstendir.) Bu yüzden bu konuya açıklık getirilmesi gerekiyor.
    Pis olan alkol temiz su ile karıştığında haram olmaktan çıkmaz. Bu hususta Sayın Karaman’ın kaynak olarak gösterdiği İbn Abidin’in “Şürb Haddi” bölümünde şöyle deniliyor:
    “Eğer (şarap) suyla karıştırılır ve şarap çok olursa (onu içene) had (içki cezası) tatbik edilir. Eğer su çoksa had tatbik edilmez ancak sarhoş olursa başka. İbn Abidin c.4.s.38. CENTER>
    Burada “su çok olursa had tatbik edilmez” ifadesi “o helaldir” manasına da gelmiyor. Haram olmaya yine haramdır.
    Vehbe Zuhayli “İslam Fıkhı Ansiklopedisi” adıyla tercüme edilmiş kitabında şöyle diyor:
    Şarap ile karıştırılmış suyun içilmesi ittifakla haramdır. Çünkü o suyun arasında şarap zerrecikleri vardır. Böyle içki içen kişi tazir edilir. Eğer şarap sudan daha fazla ise had vacip olur. Çünkü bu durumda şarabın ismi de manası da değişmeksizin kalmaktadır. (İslam Fıkhı Ansiklopedisi. Vehbe Zuhayli. c.4.s.345. Muğnil Muhtac ve Muğniden naklen)
    Bir kimse su ile karışık şarap içse bakılır; eğer çoğu şarap ise had vurulur. Çoğu şarabın tat ve kokusu gidecek şekilde sudan ibaretse had uygulanmaz. Ancak şarap ile karışık suyu içmek, içinde gerçek olarak şarap parçaları bulunduğundan haramdır. (İslam Fıkhı Ansiklopedisi. c.7.s.442)
    Ömer Nasuhi Bilmen’de “Hukuku İslamiye Kamusu”nda aynı şeyleri zikreder. Şunları da ekler: “bu mesele eimmei hanefiye göredir. Sair müctehidlere göre ise [içkiyle karışık fakat suyun daha çok olduğu karışım içilirse] bu halde had lazım gelir. (c.3.s.252.) (Fetavayı Hindiye’de de mevzu aynıdır. bkz.c.4.s.55. Bu mevzuda içki haddiyle ilgili bütün fıkıh kitaplarına müracaat edilebilir.)
    Sayın Karaman’ın Verdiği Fetvaya Gelince:
    Prof. Hayrettin Karaman şöyle diyor:
    Dince pis olan nesne az suya veya az sıvı maddeye karıştığı zaman su ve sıvı pis olur; içilmez ve onunla dînî temizlik yapılmaz. Çok suya pislik karıştığı zaman ise suyun rengi, tadı ve kokusundan biri, katışan pislik belli olacak şekilde değişmedikçe su pis olmaz. Çok su Hanefîlere göre yeri köşeli ise yüzeyi 10x10 arşın, yuvarlak ise 36 arşın, derinliği ise bir karışa yakın yerdeki sudur. Arşın yaklaşık iki karıştır. Şâfiîlere göre iki kulledir (büyücek küp), İmam Malik'e göre ise az su, içine düşen pisliğin rengi, tadı veya kokusu belli olan sudur, belli olmayan su ise çok sudur. Buradaki ölçülere göre çok sayılan suya mesela sidik veya şarap karışsa o su pis olmaz, onunla abdest alınır ve o su içilir (İbn Âbidîn, 1984 Kahraman Yayınları, C.I, s. 185,188).
    Dinde hüküm yukarıda yazıldığı gibidir. Bir sıvının içine alkol karışınca hemen "bu sıvı haramdır" denemez, haram olmasına hükmetmek için yukarıda açıklanan şartların gerçekleşmesi gerekir. Yeni Şafak. 20 Ekim 2006 .Cuma
    Sayın Karaman’ın çok sularla ilgili hükmü, içine alkol karıştırılan gazozlara da tatbik etmesi birkaç yönden hatalıdır. Şöyle ki;
    Birinci Hata:
    Gazoza katılan alkol, doğrudan suya karıştırılmıyor. Çünkü gazozda kullanılan alkol aslında esansın suda çözülmesi için katalizör olarak kullanılmaktadır. (Zaten bunu sayın Karaman’da söylüyor.)
    Alkol önce esansa karıştırılmakta bu yüzden esans necis olmaktadır. Ortalama 1,6 litre alkol, onun üçte bir oranında (300-500 gram) esansla karıştırılmakta, daha sonra bu karışım bir ton suya aktarılmaktadır.
    Esans kendisinden üç misli fazla alkolle birleşip necis olmakta ve dolayısıyla (Karaman’ın çok su diye tarif ettiği) suyun renk, tat ve kokusunu değiştirmektedir. Dolayısıyla sayın hocamızın (Çok suya pislik karıştığı zaman suyun rengi, tadı ve kokusundan biri, katışan pislik belli olacak şekilde değişmedikçe su pis olmaz) dediği durumun tam tersine, suyun renk, tat ve kokusu değiştiği için su bütünüyle necis duruma gelmektedir. CENTER>
    İkinci Hata:
    Çok suya necasetin karışması tabiatte gayrı ihtiyari, kasıt olmaksızın karışan necasetle ilgilidir. Fıkıh ilminde zorluk ve zaruretten dolayı böyle bir fetva verilmiştir (Dört Mezhebe Göre İslam Fıkhı. Abdurrahman Ceziri. C.1.s.27. çağrı yy. 2. Baskı.1990). Halbuki, gazoz mevzuunda zorluk ve zaruret diye bir şeyden bahsetmek mümkün değildir. İnsanların içtiği çok ve temiz suya para kazanmak için “kasten necaset katmak caizdir” diye dinde bir hüküm ve cevaz da mevcut değildir. Mevzubahis olan gazoz meselesi buna kıyas edilemez.
    Üçüncü Hata:
    Sayın Karaman fabrikalarda gazozun “çok su” niteliğindeki yerlerde üretildiğini ima ediyor ki, bu da başka bir yanlıştır. Sayın Karaman’ın az su, çok su olarak nitelediği mevzu, fıkıhda “havzı sagir” “havzı kebir” (yani küçük havuz, büyük havuz) olarak ele alınır. Ömer Nasuhi Bilmen İslam İlmihalinin “Kuyular Üzerindeki Hükümler” kısmında şöyle diyor:
    “Kuyular suları ne kadar çok olursa olsun, yüzeyleri 100 arşın (takriben 65) metrekareye ulaşmadıkça, yahut daima akıp giden bir su yolu üzerinde bulunmadıkça, küçük sular (küçük havuzlar) hükmündedir. (s.58). “Bir kuyunun suyuna bir damla dahi olsa kan, şarap, sidik gibi akıcı bir pislik karışsa, o su pis olur. (s.59).
    Bildiğimiz kadarıyla gazoz, yüzeyi 65 metrekarelik havuzlarda üretilmiyor. Fabrikalarda değişik hacimlerde (mesela 4, 5 tonluk) tanklarda üretim yapılıyor. Bu tankların yüzeyi 65 metrekare değil. İlmihaldeki bilgilere göre bu tanklardaki su “az su”dur ve karıştırılan alkol onu necis hale getirir. Sayın Karaman’ın bu sulara “çok su” demesi yanlıştır.
    Dördüncü Hata:
    Şarap sirkeye dönüştüğünde caiz olur. Çünkü istihale neticesinde onun aynı değişmiş ve temiz olmuştur. (Bahrı Raik. C.1.s.239. Darül marife. Beyrut). Halbuki gazozlara katılan alkol bir tepkimeye girmemektedir. Yani aynı değişmeyip olduğu gibi kalıyor. Sayın Karaman’ın (Karışma, yanma, pişme, kaynama vb. sebebiyle değişikliğe uğrayan pis nesne temiz olur, kullanılır, yenir ve içilir) sözü bu mevzuya uymuyor.
    Hülasa; gazozların esansına katılan alkol esansı necis hale getirdiğinden, esansta suyun renk, tat ve kokusunu değiştirdiğinden, fabrikalardaki tanklardaki su, az su niteliğinde olduğundan ve su içindeki alkol tepkimeye girerek değişmediğinden, bu günkü gazozlara cevaz verilemez. Ona “haram değildir” demek yanlıştır. Tam tersine “haramdır” demek doğrudur.
    Gazoz üretenler –bilhassa Müslüman geçinenler- niçin mamullerinde alkol olmadığını söylüyorlar da, arkasından alkolü karıştırıyorlar?
    Bunun arkasında maddi menfaatten başka bir şey yok. Tüketiciler Birliğinin açıklaması şöyle: “Etil alkol, gazlı içecek üretiminde maliyeti düşük olması nedeniyle kullanılmaktadır. Etil alkol yerine aynı işlevi görmek üzere, örneğin propylen glycol maddesi kullanılması mümkündür. Ancak etil alkol yerine kullanılacak “ara çözücü” hangisi olursa olsun, üretim maliyeti artacaktır.”
    Yani üreticiler helal bir madde kullanarak, bize şaibesiz gazoz içirebilecekken, çok para kazanmak için bize alkollü gazoz içiriyorlar. Halbuki helal madde kullandıkları zaman iflas edecek değiller. Belki biraz karları düşecek o kadar. Fakat çok paraya tama ederek bütün Müslümanları günaha sokmak her halde hakları değil. Bilhassa Müslüman görünerek bu işi yapanların biraz yüzleri kızarmalı ve bundan vazgeçmeleri gerekmez mi? Yoksa Müslüman görünmeleri yalnızca para kazanmaya mı endeksli? Garip olan sayın Karaman’ın ihtiyaten de olsa gazoz üretiminde alkolden vazgeçip helal bir maddeyi kullanmalarını tavsiye etmesi gerekirken, tam aksi bir fetvayı vermesi. Bir internet sitesinde “Ülkerin imdadına Karaman hocanın fetvası yetişti” deniliyor.
    “Acaba bu fetva karşılıklı görüşmeler sonucunda mı ortaya çıktı?” Diye insanın aklına geliyor. CENTER>
    Haramla tedavi Sayın Karaman tedavi hususunda da şöyle diyor: Yenmesi ve içilmesi haram olan bir nesneyi, onda iyileştirme özelliği varsa tedavi maksadıyla yemek ve içmek caizdir, nitekim susuz kalan kimsenin –başka bir şey bulamadığında- şarap içmesi de caizdir (210). Karaman’ın kaynak gösterdiği yerde ise mevzu biraz daha tafsilatlı olarak ele alınmış. Kısaca (يجوز إن علم فيه شفاء ولم يعلم دواء آخر) “(haram nesnede) şifa olduğunu bilirse ve başka bir deva/ilaç bilmezse onu kullanması caiz olur.” Sayın Karaman zaruret mevzuunu zikretmeden haramla tedavi sanki her halükarda caizmiş intibaını verecek bir üslupta konuşuyor.

  5. #5
    Pürheves GÖKÇE KIZ - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    Dec 2008
    Bulunduğu yer
    HATAY
    Mesajlar
    199

    Standart

    Bizim için bir faydası olmadıgı gibi gazoz türü içeceklerin midemizede zararı var hatta kardeşim vaya babam içtigi zaman mide krambına girerler yararı olmayan bişey neden içiyoruz? Içerisinde genelde kafein var gazoz içeceklerinin ben içmemeye calısıyorum ama meyve suyu has meyveden oldugu zaman kısaca katkısız oldugu zaman tabiki yararı var ama gazoz içeceklerinden uzak duralımmmmmmmmmmmmmmm

  6. #6
    Yasaklı Üye Muhabbetci - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    Apr 2009
    Bulunduğu yer
    Almanya/Krefeld
    Yaş
    44
    Mesajlar
    9

    Standart

    Siz ne bicim hüküm veriyorsunuz? Kuran bunumu ögretiyor sizlere? Kuranda bunlar haramdir diyemi yaziyor?

    Külli yalan derim!

    Kurani kerimde Haram demez! Necs yani pislik der...O zaman Haram denilmesi yerine, Pislikdir diyelim...

    Nahl suresi 67 ayeti okumazmisiniz? Orda ne der?
    Hurmalıkların meyvalarından, üzümlerden de sarhoş edici bir içecek ve güzel bir rızık elde edersiniz. İşte bunda, aklını işleten bir topluluk için kesin bir mucize vardır.

    Arapca gecen kelime "sekeren" kelimesidir...durun asayimda, tümden ele alalim sunu..

    Ve min semerâtin nahîli vel a’nâbi tettehîzûne minhu sekeren ve rızkan hasenâ(hasenen), inne fî zâlike le âyeten li kavmin ya’kılûn(ya’kılûne).

    Sekeren nedir?
    SKR kök kelimesinden gelmiş olup çoğul sukâra dır ve çoğunlukla sarhoş anlamında kullanılmakla beraber şarap anlamına da gelir.

    Bunlari ört bas etmek icin " Efendim , bu ayet nesh edilmisdir" deyip üstünü örtmeye kalkisdilar..

    Neymis Maide 90 da Kuran haram dermis...Vallaha Yalan!
    Ey iman edenler! Uyuşturucu/şarap, kumar, tapılmak için dikilen taşlar, fal okları şeytan işi birer pisliktir; bunlardan uzak durun ki kurtuluşa eresiniz.

    Yâ eyyuhellezîne âmenû innemel hamru vel meysiru vel ensâbu vel ezlâmu ricsun min ameliş şeytâni fectenibûhu leallekum tuflihûn(tuflihûne).

    Hani haram kelimesi? Nerde? Kuran Ickiye haram kelimesini birkez olsun kullanmaz..Ama pislik der..Niye pislik ? Cünki devami Maide 91 de veriyor ..gerekcesi orda!
    Şeytan; uyuşturucu ve kumara sokularak aranıza düşmanlık ve şiddetli nefret yerleştirip sizi Allah'ı anmaktan, Salat´dan geri çevirmek ister. Artık son veriyorsunuz değil mi?

    Evet gerekcede budur...Simdi ulemayim diye gecinenler kalkmis" efendim su kadar helal , bu kadari haram" diye konusuyorlar...Sen kimsin be mübarek? Haddinemi düsmüs senin? Bu kurani kerimi katl etmekdir, bu kurani kerimin deyimi ile" gercegi gizlemek"dir..

    Kim Kuranda icki haram diyorsa, o kurana kelime sokup yalan söylemis olur...Kurana iftira etmis olur...Haydi bunu bir yana birakalim.

    Hangi kuran ayetine dayanarak , gazozu vesaire haram ediyorlar?

    sevgi ve saygi ile..

  7. #7
    Dost _şemme_ - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    Apr 2009
    Mesajlar
    14

    Standart cole içmek haram

    cola içmek haramdır farelerden yapılmıştır öyle duydum ve artık içmiyorum

  8. #8
    Yasaklı Üye İbrahim - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    Aug 2007
    Bulunduğu yer
    Ankara
    Yaş
    37
    Mesajlar
    743

    Standart

    http://www.gidaraporu.com/ Kardeşlerim bu sitenin idarecisi Hüseyin Kami Büyüközer isimli şahıs mealcilerden değil. Mehmed Zahid Kotku Hazretlerinin bağlılarından inşaallah itimad edilir diye düşünüyorum.. Baksanız iyi olur boş zamanlarda ilgilenirsiniz.. helal gıdalar konusunda, haram ve şüpheli gıdalar vesaire mevzularda kaynaklardan araştırılarak hazırlanmış güzel bir site.. Pek çok konuda olduğu gibi müslümanları nasıl kandırıp uyutuyorlar güzel misalleri var bu sitede, bilgilenmek lazım.. hiç bilenle bilmeyen bir olur mu? buyrulmuş.. Mesela marketlerde satılan hazır yoğurtlarun, hazır dondurmaların içinde domuz menşeli katkı malzemesi olduğunu (E441) vesaire.. bazıları da şüpheli olarak takdim edilmiş.. Cemaatten kardeşlerimize de tavsiye etsek iyi olur. "Nur cemaati takva üzerine müessestir" bilirsin.. Ben pek münasebettar olamadığım için benim bedelime sen bu hizmeti görsen münasiptir..

  9. #9
    Yasaklı Üye Muhabbetci - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    Apr 2009
    Bulunduğu yer
    Almanya/Krefeld
    Yaş
    44
    Mesajlar
    9

    Standart

    Alıntı İbrahim Nickli Üyeden Alıntı Mesajı göster
    http://www.gidaraporu.com/ Kardeşlerim bu sitenin idarecisi Hüseyin Kami Büyüközer isimli şahıs mealcilerden değil. Mehmed Zahid Kotku Hazretlerinin bağlılarından inşaallah itimad edilir diye düşünüyorum.. Baksanız iyi olur boş zamanlarda ilgilenirsiniz.. helal gıdalar konusunda, haram ve şüpheli gıdalar vesaire mevzularda kaynaklardan araştırılarak hazırlanmış güzel bir site.. Pek çok konuda olduğu gibi müslümanları nasıl kandırıp uyutuyorlar güzel misalleri var bu sitede, bilgilenmek lazım.. hiç bilenle bilmeyen bir olur mu? buyrulmuş.. Mesela marketlerde satılan hazır yoğurtlarun, hazır dondurmaların içinde domuz menşeli katkı malzemesi olduğunu (E441) vesaire.. bazıları da şüpheli olarak takdim edilmiş.. Cemaatten kardeşlerimize de tavsiye etsek iyi olur. "Nur cemaati takva üzerine müessestir" bilirsin.. Ben pek münasebettar olamadığım için benim bedelime sen bu hizmeti görsen münasiptir..
    Güzel kardesim bunu okumama gerek yokdur, cünki kuranda yasak olanlar tek tek aciklanmis, gerisi ise insanlarin kendi kültürlerine birakilmisdir...
    Misal Kuranda esek eti haram degildir, fikihdada degildir..Esek eti türkiyede yiyen gördünmü? Helaldir diyen duydunmu?
    Iste kurani kerim böyle bir mucizevi kitapdir..Haramlari tek tek belirtmisdir, gerisini ise insanlarin kendilerine birakmisdir..

    Simdi kalkip dersenizki" Nescafe, cola, fanta sagliga zararlidir" Eyvallah cekerim..
    Lakin haram dediginiz vakit firavunluk yapmis olursunuz? Bilerek yahut bilmeyerek!
    Kimse kuranin haram etmedigini haram edemez!
    Ispat? Bak su ayetlere..

    Bakara Suresi 173 Allah size leşi, kanı, domuz etini, Allah'tan başkası adına kesileni haram kılmıştır.Ama zorda kalanın, sınırı aşmadan, şuna buna haksızlık ve tecavüze gitmeden yemesinde kendisi için günah yoktur.Allah çok affedici, çok merhametlidir.

    Maide Suresi 3 Şunlar size haram kılınmıştır: Boğazlanmayarak ölmüş hayvanın eti, kan, domuz eti, üzerine Allah'tan başkasının adı anılmış, boğulmuş, vurulmuş, yuvarlanmış, süsülmüş, canı üzerineyken yetişip kestikleriniz müstesna olmak üzere canavar tarafından yırtılmış ve dikili adak taşları üzerinde boğazlanmış hayvanlar ve bir de fal oklarıyla kısmet paylaşmanız... Bütün bunlar birer sapıştır. Küfre batmış olanlar bugün dininizden ümitlerini kestiler. Artık onlardan korkmayın, benden korkun! Bugün sizin için dininizi kemale erdirdim, üzerinizdeki nimetimi tamamladım ve sizin için din olarak İslam'ı/Allah'a teslim olmayı seçtim. Şu da var ki, her kim ciddi bir açlıkla yüz yüze gelir de günaha kaçmak maksadı olmaksızın onlardan yemek zorunda kalırsa, elbette Allah Gafûr ve Rahîm'dir.

    Maide Suresi 87 Ey iman sahipleri! Allah'ın size helal kıldığı şeylerin temiz ve güzel olanlarını haramlaştırmayın; azıp sınırı aşmayın; Allah azıp sınırı aşanları sevmez.

    En'am Suresi 119 Size ne oluyor da üzerine Allah'ın adı anılmış olanlardan yemiyorsunuz? Zorda kalışınız dışında üzerinize haram kıldığını bizzat kendisi size ayrıntılı olarak açıklamıştır. Birçokları ilimsiz bir biçimde kendi keyiflerine uyarak halkı şaşırtıyorlar. Hiç kuşkusuz, seni Rabbin sınır tanımaz azgınları çok iyi bilmektedir.

    En'am Suresi 140 Şu bir gerçek ki, ilimsizlik yüzünden öz evlatlarını beyinsizce katledenlerle Allah'ın kendilerine verdiği rızıkları, Allah'a iftira ederek haramlaştıranlar gerçekten hüsrana uğramışlardır. İnan olsun, sapıtmışlardır onlar; hiçbir zaman doğruyu ve güzeli bulamazlar.

    En'am Suresi 148 Şirke batanlar şöyle diyecekler: "Allah dileseydi, ne biz şirke sapardık ne de atalarımız. Hiçbir şeyi haram da yapmazdık." Onlardan öncekiler de azabımızı tadıncaya kadar bu şekilde yalanlamışlardı. De ki: "Yanınızda, önümüze çıkaracağınız bir ilminiz var mı? Zandan başka bir şeye uymuyorsunuz. Sadece saçmalıyorsunuz siz."


    Kurani kerim bunu diyor..Adam kalkmis, su su haram diyor..Neye dayanarak? Mezhep imamlari desen yok, cola yokdurduki onlarda bunlari haram edebilsinler..Imam gazaliye baglasan olmicak, rabbaniye baglasan olmicak..

    Nerden el atsan tutarsizlik..
    Kim haram ediyor peki? Bu ne cürret ....!!
    ALLAH islah etsin!

  10. #10
    Dost _şemme_ - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    Apr 2009
    Mesajlar
    14

    Standart yönetici

    selamun aleykum ben yöneticiye nasıl mesaş yollayabilirim yardımcı olursanız sevinirim

+ Konu Cevaplama Paneli

Konu Bilgileri

Users Browsing this Thread

Şu an 1 kullanıcı var. (0 üye ve 1 konuk)

     

Benzer Konular

  1. Evde Gazoz Yapımı
    By Şahide in forum Sağlık
    Cevaplar: 10
    Son Mesaj: 21.09.18, 15:46
  2. Hayrettin Karamandan: Kola, Gazoz Caizdir
    By SeRDeNGeCTi in forum Fıkıh
    Cevaplar: 68
    Son Mesaj: 12.11.14, 14:07
  3. Cevaplar: 16
    Son Mesaj: 02.09.13, 15:39
  4. Hangi Meyve Suyu Neye İyi Geliyor?
    By SeRDeNGeCTi in forum Sağlık
    Cevaplar: 1
    Son Mesaj: 25.01.12, 13:52
  5. Hayrettin Karaman'dan Açıklama; Gazoz Meselesi
    By Ebu Hasan in forum Sağlık
    Cevaplar: 3
    Son Mesaj: 21.10.06, 16:27

Bu Konudaki Etiketler

Yetkileriniz

  • Konu Acma Yetkiniz Yok
  • Cevap Yazma Yetkiniz Yok
  • Eklenti Yükleme Yetkiniz Yok
  • Mesajınızı Değiştirme Yetkiniz Yok
Yemek Tarifleri ListeNur.de - islami siteler listesi
Google Grupları
RisaleForum grubuna abone ol
E-posta:
Bu grubu ziyaret et

Search Engine Friendly URLs by vBSEO 3.6.0