+ Konu Cevaplama Paneli
1. Sayfa - Toplam 2 Sayfa var 1 2 SonuncuSonuncu
Gösterilen sonuçlar: 1 ile 10 ve 14

Konu: İslam'da Alkışlamanın Hükmü Nedir?

  1. #1
    Ehil Üye BiKeS_ - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    Jul 2007
    Mesajlar
    2.944

    Standart İslam'da Alkışlamanın Hükmü Nedir?

    Evet kardeşler dinimizde alkışlamanın hükmü nedir?

    Yâ Rab, garibem, bîkesem, zaîfem, nâtüvânem, alîlem, âcizem, ihtiyarem,


    Bî-ihtiyarem, el-aman-gûyem, afv-cûyem, meded-hâhem, zidergâhet İlâhî!




  2. #2
    Ehil Üye tazarru - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    Dec 2007
    Bulunduğu yer
    İstanbul
    Yaş
    29
    Mesajlar
    1.441

    Standart

    Islâm dinine hakaret eden birisini alkışlamanın hükmü nedir?

    Öncelikle alkışın her türlüsünün bid'at olduğu bilinmelidir. Alkış yerine Islâm'da "tekbir" vardır. Yani Islâm'da heyecanla yapılan bir hareket bile, yüce bir gerçeği vurgular. Sonra Islâma hakaret eden birisini, bu hakareti sırasında, hakaret olduğunu bile bile alkışlamak küfürdür, tevbe edilmesi gerekir. Başka bir hareketinden dolayı, ya da hakaret olduğunu bilmeksizin hakaretinden dolayı alkışlamak ise gaflettir, bid'attır, uyanmak, dostu dost, düşmanı düşman olarak tanımak ve sünnet olanı yapmak gerekir.

    Alkış bir yönüyle de kişiyi yüzüne karşı övmektir. Oysa hadîste: "Kişiyi yüzüne karşı öven meddahların suratlarına toprak saçın" buyrulmuştur.i Bir keresinde Mescid-i Nebi'de Hz. Ebubekir namaz kıldırmış, bilahâre Rasûllüllah (s.a.) gelince mesciddekiler bunu alkışla karşılamışlar, bunun üzerine de böyle yapmamaları konusunda ikaz edilmişlerdir.

    (İslam fıkıh ansiklopedisi)
    " Ey Rabbim,
    Kuran'ı kalbimin baharı,sıkıntı ve gamlarımın atılma vesilesi kılmanı Senden niyaz ediyorum."




    O, “ben Senin Rabbin değil miyim?” dedi. Sen “Evet” dedin. “Evet” demenin şükrü nedir, bilir misin? Çok bela çekmektir. Bilir misin bela çekmenin sırrı nedir? Yani fakr u fena dergahındaki halkaya katılmaktır...

  3. #3
    Ehil Üye **Muttakİ** - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    Mar 2008
    Bulunduğu yer
    İSTANBUL
    Mesajlar
    1.886

    Standart

    Alkışlamak, o şeyi tasvip etmek mânasına gelen bir harekettir. Her devirde bunun ifadesi ayrı ayrı olmuştur. Nitekim günümüzde de eli ele vurmak suretiyle tasvip ifadesini bulmaktadır.

    Denebilir ki, alkışlanan, yâni, tasvip edilen şey, İslâmın tasvip ettiği bir mes’ele ise câizdir, değilse câiz değildir. Alkışlanan kimse, alkışı, konuştuğu hakikatı tasvip mânasına almıyor da, kendini gurura sevkeden bir şımartma olarak görüyorsa, alkışlanmasını istememelidir. Böylece riyâya sevkeden şeyden de kendini kurtarmış olur.
    Selam ve dua ile...
    Sorularla İslamiyet Editör

    sorularla islamiyette de böyle yazıyor kafam karıştı

    Misafirlik tuhaf şey...
    Oradasın,ama oralı değilsin...
    Önüne sofralar kuruluyor,izzet-ikram görüyorsun ama hiç bir şey sana ait değil...
    Rahatın yerinde de olsa kalkıp gideceksin birgün,gitmek zorundasın...
    Misafirlik dünya hayatına ne çok benziyor ve dünya hayatı misafirliğe...


    Hizmette SINIR ve SİNİR yoktur

  4. #4
    Pürheves gündüzalp_58 - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    Oct 2008
    Mesajlar
    216

    Standart

    Konu ile ilgili olarak bir benzetmeden yola çıkacak olursak, elleri bıçak olarak düşündüğümüzde alkışlamayı bıçağı kullanmak olarak düşünebiliriz.

    Sonuç olarak söylenecek söz; bıçağı nerede ve nasıl kullandığımızın önemli olduğudur. Böylece hüküm de kullanıldığı yere göre değişiklik arzeder.

    Ma'as-selam.

  5. #5
    Ehil Üye tazarru - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    Dec 2007
    Bulunduğu yer
    İstanbul
    Yaş
    29
    Mesajlar
    1.441

    Standart

    Alıntı gündüzalp_58 Nickli Üyeden Alıntı Mesajı göster
    Konu ile ilgili olarak bir benzetmeden yola çıkacak olursak, elleri bıçak olarak düşündüğümüzde alkışlamayı bıçağı kullanmak olarak düşünebiliriz.

    Sonuç olarak söylenecek söz; bıçağı nerede ve nasıl kullandığımızın önemli olduğudur. Böylece hüküm de kullanıldığı yere göre değişiklik arzeder.

    Ma'as-selam.
    Ağabey islam fıkhı ansiklopedisinde, alkış konusunda Efendimiz SAV ikaz ettiği belirtiliyor.
    "Bir keresinde Mescid-i Nebi'de Hz. Ebubekir namaz kıldırmış, bilahâre Rasûllüllah (s.a.) gelince mesciddekiler bunu alkışla karşılamışlar, bunun üzerine de böyle yapmamaları konusunda ikaz edilmişlerdir."Yani bu konuda Efendimiz sav bir hüküm belirtmiş olmuyor mu?
    " Ey Rabbim,
    Kuran'ı kalbimin baharı,sıkıntı ve gamlarımın atılma vesilesi kılmanı Senden niyaz ediyorum."




    O, “ben Senin Rabbin değil miyim?” dedi. Sen “Evet” dedin. “Evet” demenin şükrü nedir, bilir misin? Çok bela çekmektir. Bilir misin bela çekmenin sırrı nedir? Yani fakr u fena dergahındaki halkaya katılmaktır...

  6. #6
    Yasaklı Üye Ene-Zerre - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    Jul 2007
    Bulunduğu yer
    Kainat Mescidi...
    Mesajlar
    2.752

    Standart

    Alıntı tazarru Nickli Üyeden Alıntı Mesajı göster
    Ağabey islam fıkhı ansiklopedisinde, alkış konusunda Efendimiz SAV ikaz ettiği belirtiliyor.
    "Bir keresinde Mescid-i Nebi'de Hz. Ebubekir namaz kıldırmış, bilahâre Rasûllüllah (s.a.) gelince mesciddekiler bunu alkışla karşılamışlar, bunun üzerine de böyle yapmamaları konusunda ikaz edilmişlerdir."Yani bu konuda Efendimiz sav bir hüküm belirtmiş olmuyor mu?
    Fetva verme niyeti olmadan diyorum.Bunu da göz önünde bulundurmalıyız:Zamana,mekana ve durumlara göre hükümler degişir.

  7. #7
    Pürheves gündüzalp_58 - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    Oct 2008
    Mesajlar
    216

    Standart

    Alıntı tazarru Nickli Üyeden Alıntı Mesajı göster
    Ağabey islam fıkhı ansiklopedisinde, alkış konusunda Efendimiz SAV ikaz ettiği belirtiliyor.
    "Bir keresinde Mescid-i Nebi'de Hz. Ebubekir namaz kıldırmış, bilahâre Rasûllüllah (s.a.) gelince mesciddekiler bunu alkışla karşılamışlar, bunun üzerine de böyle yapmamaları konusunda ikaz edilmişlerdir."Yani bu konuda Efendimiz sav bir hüküm belirtmiş olmuyor mu?
    Sevgili tazarru kardeşim,

    Bahsettiğin Hadis-i Şerif'i kaynak olarak belirtirsen memnun olurum. Bunu talep etmekteki amacım, söylediğin hadise inanmamak değil tam metin olarak okuyup, anlatılmak istenen manayı tam olarak kavramak içindir. Durumu izah etmeden önce bilinmesi gereken bazı hususlar bulunmaktadır.

    İlk olarak;
    Temel kaynak olarak Kur'an-ı Kerim ve Sahih Hadisler ele alındığında, ilk göze çarpan her nekadar mana olsa da, en az mana kadar önemli olan Sebeb-i Nüzulu tespit etmek ve manadaki illliyet bağlantısını bulmaktır. Bunun ardından bahis mevzu ayet ya da hadislerle ilgili aynı konuyu anlatan Nas dediğimiz başka ayet ve hadis var mıdır, bunu da mutlaka tespit etmek gerekir.

    Yine hüküm verirken dikkate alınması gereken ikinci önemli nokta;
    Bilgi edinme kaynakları genel olarak vahiy ve akıl olmak üzere iki anahat olarak kabul edilir. Mezhepler tarihini dikkatle incelediğimizde, akıl-vahiy konusu tartışılırken bu durum ayrışmanın en önemli sebebi olarak ortaya çıkmıştır. Biz inanırız ki, akıl doğruyu bulmada insan için çoğunlukla yeterli olmakla beraber, yetersiz kaldığı anda vahiy devreye girer. Aklın bulduğu sonuç vahiyle çeliştiği anda vahyin ifadelerini dikkate alırız. Aslında Üstad Hazretleri itikadi anlamda Şafii-Eş'arî ekolüne yakın olmasına bu konuda Maturidî anlayışını ön plana çıkarmıştır.

    Burada şu ince noktaya da dikkat etmek lazım; biz vahyi aklın söylediğine aykırı olduğu ya da olacağı için birinci plana almayız, çünkü aslında vahiy ve akıl hiçbir zaman çelişmez. Çelişiyor gibi görünmesi, aklın henüz vahiyle ifade edilmek ya da anlatılmak istenen amacı kavrayacak kadar bilgiye ulaşamamış olduğundandır. Çünkü Cenab-ı Allah'ın kainata koyduğu kanunlar ile insandan yapmasını istediği her anlamdaki davranışları aynı şeydir. İnsan küçük bir kainat, kainat büyük bir insandır bir anlamda. Bu kurallar bir bütün olup, çelişki taşıması mümkün değildir, Şari'i aynıdır.

    Bizler Kur'an ve Hadisleri okurken veya en azından hüküm vermeye çalışırken bu hususları dikkate almalıyız.

    Alkış konusuna gelince; bahsettiğin Hadis mescidde yani ibadet mahallinde yapılan bir işlemle ilgilidir. Bilirsin ki, dinimizin emrettiği her türlü ibadet; Allah'ın birliğine aykırı bir anlam yüklenmeden ve cahiliye dönemi adetleri ile muharref dinlerdeki ibadet şekillerine benzemeden yapılmaktadır ve yapılmalıdır.

    Bahsettiğin Hadis-i Şerif'te Enfal 35'teki ayeti ve bir önceki paragrafta anlattığım hususları açıklar mahiyettedir. Rivayet edildiğine göre bazı müşrikler Ka’be’yi çıplak olarak tavaf ediyorlar, bu esnada parmaklarını birbirine kenetleyip ağızlarına götürerek ıslık çalıyorlar, bir taraftan da ellerini çırpıyorlardı. Bu da onlara göre dua yani ibadet şekliydi. İşte bu ayette müşriklerin bu durumlarına işaret edilmektedir. ''Onların Beytullah yanındaki duaları da ıslık çalmak ve el çırpmaktan başka bir şey değildir. (Ey kafirler) inkar etmekte olduğunuz şeylerden ötürü şimdi azabı tadın! '' (Enfal:35)

    Dikkat edersen konu ibadetle ve müşriklerin ibadetleri ile ilgilidir. Halbuki bizim bahsettiğimiz, herhangi bir toplantı, tören, gösteri vb. yerlerde insanı teşci' veya tebrik etmek amacıyla yapılan bir harekettir. Mutlaka yapılsın demiyorum, ancak yapılmasında bir beis olmadığını vurgulamaya çalışıyorum. Yani "bıçağın kullanılması gibidir" dememdeki amaç budur. Her hangi bir din görevlisi, bir panelde güzel bir ifade kullandığında onu alkışlarız da, aynı görevli cami vb. yerlerde aynı şeyi söylediğinde alkışlamayız. Bu farkı Cenad-ı Allah'ın söylediği, Rasul'ünün söylediği/yapığı işlerdeki manaların illiyetini çözerek anlamak mümkündür.

    Bu konunun çokca karıştırılan, çoğu zaman yanlış uygulama ve anlamalara sebep olan, yahudi ve hıristiyanlara benzememekle ilgili olarak bilinmesi ya da dikkat edilmesi gereken boyutu da vardır, ancak başka bir zaman değerlendirmek ve uzun tutmamak için buraya girmiyorum. Aynı zamanda belirttiğim bazı hususlarla ilgili kaynakları da yazı uzun olmasın diye vermedim. Arzu edersen tereddüt ettiğin yerlerle ilgili kaynakları da ayrıca yazabilirim.

    Biraz uzun oldu, hakkını helel et lütfen.

    Ma'as-selam.

  8. #8
    Ehil Üye Meyvenin Zeyli - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    Jul 2006
    Bulunduğu yer
    Ankara
    Mesajlar
    3.485

    Standart

    Müşrikler cahiliye devrinde ıslık çalarak ve alkış tutarak kabeyi tavaf ederlermiş. Bu noktadan belki Peygamberimiz onlara benzememizi istememiş olabilir. Ayrıca bu hareket dolayısıyla cahiliye devri adeti olmuş oluyor.

    Ve sen yine denendiğinde.. Ve yine kalbin daraldığında.. Ve yine bütün kapılar kapandığında.. Ve yine ne yapman gerektiğini bilemediğinde.. Uzun uzun düşün.. Ve hatırla yaratanını!.. "ALLAH kuluna kafi değil mi?" [Zümer Suresi - 36]


  9. #9
    Ehil Üye seyyah_salih - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    Dec 2007
    Bulunduğu yer
    Şan(S)lıUrfa'DaN
    Yaş
    48
    Mesajlar
    16.727

    Standart

    Alıntı BiKeS_ Nickli Üyeden Alıntı Mesajı göster
    Evet kardeşler dinimizde alkışlamanın hükmü nedir?
    Niyet öyle bir hâsiyete mâliktir ki, âdetleri, hareketleri ibadete çeviren pek acip bir iksir ve bir mayedır.
    Ve keza, niyet ölü ve meyyit olan hâletleri ihya eden ve canlı, hayatlı ibadetlere çeviren bir ruhtur.m.nuriye

    Bu alıntının zihnimize hakimiyetini tefekkür edersek..Alkıştan mana bir insanın güzel bir hasletinden dolayı taktir edilmesi...nazik bir tavrından dolayı teşekkür edilmesi ise niyet ameli ibadete bile çevirir..bu alkışla olur...bu şiirle olur..yada güzel bir sözle olur..sanırım..tüm senaların , medhiyelerin ve alkışların Rabbimizin verdiği güzel hasletlerin vesilesi ile olduğunu düşünürsek...tüm alkışlar ve medhiyeler dolayısıyla Allaha gideceğinden sevdiğim bir kardeşimi alkışlar..hatta ona benim imanıma vesile olduğu için her türlü taktiri yaparım.çünkü bilirm ki o vesiledir, vesileler vesile kadar değerlidir..her güzel şey O'ndandır....bu bir misaldi..misalleri sizler çoğaltabilirisniz...niyet kömürü elmasa kalbeder...

    Marifet ufku....

    Muhabbet denizinde çalan bir melodi gibidir

  10. #10
    Vefakar Üye Mutella - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    Jan 2008
    Bulunduğu yer
    İstanbul
    Mesajlar
    382

    Standart

    Alıntı yalnız_seyyah Nickli Üyeden Alıntı Mesajı göster
    Niyet öyle bir hâsiyete mâliktir ki, âdetleri, hareketleri ibadete çeviren pek acip bir iksir ve bir mayedır.
    Ve keza, niyet ölü ve meyyit olan hâletleri ihya eden ve canlı, hayatlı ibadetlere çeviren bir ruhtur.m.nuriye

    Bu alıntının zihnimize hakimiyetini tefekkür edersek..Alkıştan mana bir insanın güzel bir hasletinden dolayı taktir edilmesi...nazik bir tavrından dolayı teşekkür edilmesi ise niyet ameli ibadete bile çevirir..bu alkışla olur...bu şiirle olur..yada güzel bir sözle olur..sanırım..tüm senaların , medhiyelerin ve alkışların Rabbimizin verdiği güzel hasletlerin vesilesi ile olduğunu düşünürsek...tüm alkışlar ve medhiyeler dolayısıyla Allaha gideceğinden sevdiğim bir kardeşimi alkışlar..hatta ona benim imanıma vesile olduğu için her türlü taktiri yaparım.çünkü bilirm ki o vesiledir, vesileler vesile kadar değerlidir..her güzel şey O'ndandır....bu bir misaldi..misalleri sizler çoğaltabilirisniz...niyet kömürü elmasa kalbeder...

    Çok güzel bir cevap olmuş ..Allah razı olsun
    Eşhâsın keyfine tebaiyet edilmez
    ve etmeyiz!


+ Konu Cevaplama Paneli

Konu Bilgileri

Users Browsing this Thread

Şu an 1 kullanıcı var. (0 üye ve 1 konuk)

     

Benzer Konular

  1. Sigaranın Hükmü Nedir?
    By hayırlısı in forum Fıkıh
    Cevaplar: 26
    Son Mesaj: 08.12.16, 10:01
  2. Cevaplar: 59
    Son Mesaj: 08.01.10, 05:20
  3. İslam'da Evlenmenin Hükmü...
    By Garip_Maznun in forum İslam'a Göre Kadın ve Aile
    Cevaplar: 0
    Son Mesaj: 09.02.09, 00:28
  4. Başörtüsünün Hükmü Nedir?
    By sliha87 in forum Tesettür
    Cevaplar: 1
    Son Mesaj: 23.08.06, 20:50
  5. Başörtüsünün Hükmü Nedir?
    By LeMaLaR in forum İslami Nitelikli Yazılar
    Cevaplar: 0
    Son Mesaj: 26.07.06, 20:08

Bu Konudaki Etiketler

Yetkileriniz

  • Konu Acma Yetkiniz Yok
  • Cevap Yazma Yetkiniz Yok
  • Eklenti Yükleme Yetkiniz Yok
  • Mesajınızı Değiştirme Yetkiniz Yok
Yemek Tarifleri ListeNur.de - islami siteler listesi
Google Grupları
RisaleForum grubuna abone ol
E-posta:
Bu grubu ziyaret et

Search Engine Friendly URLs by vBSEO 3.6.0