+ Konu Cevaplama Paneli
3. Sayfa - Toplam 8 Sayfa var BirinciBirinci 1 2 3 4 5 ... SonuncuSonuncu
Gösterilen sonuçlar: 21 ile 30 ve 76
Like Tree3Beğeni

Konu: Başörtüsü Farz mıdır?

  1. #21
    Yönetici SeRDeNGeCTi - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    Jun 2006
    Bulunduğu yer
    Ankara
    Yaş
    33
    Mesajlar
    5.901

    Standart

    Tesettür, başörtüsünden ibaret değildir. Tesettür: el, yüz ve ayaklar hariç vücudun tümünün, hatlar belli olmayacak surette örtülmesidir. (bu bayanlar için tabi, erkekler için olan? da malum...)
    Fakat başörtüsü bu zamanda tesettür denince ilk akla gelen olmuştur.
    Neden?
    Şeair-i ?slamiye olan bu farza, din düşmanlar? taraf?ndan en çok sald?r?l?r olunmuştur. Şimdi, kamusal alan dedikleri yerlere başörtüsü hariç tesettürü sağlayan k?yafetlerin tümüyle giriş serbest, fakat sadece başörtüsü yasak. Bu nedenle başörtüsü bu zamanda çok önemli bir konumdad?r, mutlaka savunulmal?d?r ve başka şeylerle kar?şt?r?lmamal?d?r.
    Anlamını Bilmediğiniz Kelimelerin Üzerine Çift Tıklayınız...

    Sual: Belki onlar eski hali istiyorlar?
    Cevap: Size kısa bir söz söyleyeceğim; ezber edebilirsiniz: İşte, eski hal muhal; ya yeni hal veya izmihlâl...
    (Bediüzzaman Said Nursi)


    Ne hayal, ne kuruntu hakikat istiyorum.
    Hakikat, hakikat, hakikat istiyorum!.. (Osman Yüksel SERDENGEÇTİ)




  2. #22
    Yasaklı Üye yatağanlı - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    Nov 2007
    Mesajlar
    1.014

    Standart

    Alıntı SeRDeNGeCTi Nickli Üyeden Alıntı Mesajı göster
    . Şimdi, kamusal alan dedikleri yerlere başörtüsü hariç tesettürü sağlayan kıyafetlerin tümüyle giriş serbest, fakat sadece başörtüsü yasak. .
    Serdengeçti kardeşim, yukarıdaki cümleyi hata ile mi yazdınız yoksa başka bir şey demek istediniz de ben mi yanlış anlıyorum? Baş örtüsüne karşı çıkanlar Üstad hz.lerinin söylediği çarşafın adını bile duymaya tahammülleri yoktur. Nerede kaldı ona karşı çıkmamak!

  3. #23
    Yönetici SeRDeNGeCTi - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    Jun 2006
    Bulunduğu yer
    Ankara
    Yaş
    33
    Mesajlar
    5.901

    Standart

    yatağanl? abi, çarşaf?n nas?l bir k?yafet olduğunu biliyorsunuz değil mi? Dikişsiz k?yafet diye sizden duymuştum... Dikişsiz olan bir k?yafette başörtüsü zaten ayr? bir k?yafet olarak olmaz, o k?yafetin bir parças?d?r zaten değil mi?
    Şimdi, tesettürün gereği olan vücut hatlar?n? göstermeyen veya belli etmeyen "herhangi" bir k?yafet resmi kurumlarda yasak değildir. Yönetmeliklerde bizzat "türban" dedikleri başörtüsü geçmektedir.
    Devr-i istibdatta nas?l çarşaf yasakland?ysa, millet de bu yüzden tesettür yerine "çarşaf" der olduysa, bugün de sald?r?lar "başörtüsüne" yap?lmaktad?r ve tesettür denilince akla ilk gelenin başörtüsü olmas? gayet doğald?r.
    Anlamını Bilmediğiniz Kelimelerin Üzerine Çift Tıklayınız...

    Sual: Belki onlar eski hali istiyorlar?
    Cevap: Size kısa bir söz söyleyeceğim; ezber edebilirsiniz: İşte, eski hal muhal; ya yeni hal veya izmihlâl...
    (Bediüzzaman Said Nursi)


    Ne hayal, ne kuruntu hakikat istiyorum.
    Hakikat, hakikat, hakikat istiyorum!.. (Osman Yüksel SERDENGEÇTİ)




  4. #24
    Ehil Üye ademyakup - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    Nov 2006
    Mesajlar
    8.211

    Standart

    o zaman tek baş?n? örtmiyene tesettürsüzdür denilmez..

    tesettüre tam uymam?ş denilir..diğer değişle farza tam uyulmam?ş denilir..

    bu zamanda hanefiye göre eğer fitne varsa..el yü ve ayakda örtülmelidir..şafiye göre daima..örtülmeli
    iman insanı insan eder, belki sultan eder..

  5. #25
    Ehil Üye Müellif-e - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    Dec 2007
    Bulunduğu yer
    Zindan-ı dünya'da bir garib yolcu
    Mesajlar
    4.073

    Standart

    Ali FERŞADOĞLU
    Kur'ân'da tesettür, giyim ve başörtüsü


    28 Şubat, başta başörtülüler olmak üzere, imam-hatipler, dolayısıyla meslek liseleri ve Kur'ân kurslarına gidecek çocuklara indirdi en büyük darbeyi. Ve istihbaratın, darbecilerin, diktatör kafanın, yasakçıların adamı, sözüm ona kimi İlahiyatçılar da ''Kur'ân'da yoktur!'' gibi dehşetli söylemler içine girdiler.

    Hiç şüphesiz ki, mü'min, örtünmeye Kur'ân ve sünnet açısından bakmak durumunda. Ki, bazı âyetlerde şöyle denir:

    ''Ey Âdem oğulları! Size, ayıp yerlerinizi örtecek giysi, süslenecek elbise yarattık. Takvâ elbisesi... İşte o daha hayırlıdır. Bunlar Allah'ın âyetlerindendir. Belki düşünüp öğüt alırlar diye onları indirdi.

    ''Ey Âdem oğulları! Şeytan, anne ve babanızın ayıp yerlerini kendilerine göstermek için örtülerini çekip alarak onları Cennetten çıkardığı gibi sizi de aldatmasın. Çünkü o ve yandaşları, sizin onları göremeyeceğiniz yerden sizi görürler. Şüphesiz biz şeytanları, inanmayanların dostları kıldık.

    ''Ey Âdem oğulları! Her secde edişinizde güzel elbiselerinizi giyin; yeyin, için, fakat israf etmeyin; çünkü Allah israf edenleri sevmez.''1

    ''Allah, yarattıklarından sizin için gölgeler yaptı. Dağlarda da sizin için barınaklar yarattı. Sizi sıcaktan koruyacak elbiseler ve savaşta sizi koruyacak zırhlar yarattı. İşte böylece Allah, Müslüman olmanız için üzerinize nimetini tamamlıyor.''2

    Görüldüğü gibi, bu âyetlerde, umûmî hayat kaidesi olarak tesettürden, elbiseden bahsedilir. Müslümanlığın dış görünüş itibariyle, göze çarpan en önemli alâmetlerinden birisi örtüdür. Bu, kadın-erkek için fark etmez.

    Bir başka âyette de, tesettüre şöyle bir uygulama getiriliyor:
    ''Evlenecek çağı geride bırakmış yaşlı kadınların, ziynet mahallerini göstermemek şartıyla, evde giydikleri elbiselerle dışarı çıkmalarında bir günah yoktur. Fakat bundan sakınmaları kendileri için daha hayırlıdır. Allah işitendir, bilendir.''3

    Müslüman hanımın bir diğer sembolü olan ''başörtüsü'' hususunda da Kur'ân'ı dinliyoruz:

    ''Mü�min kadınlara da söyle: Gözlerini harama bakmaktan korusunlar; namus ve iffetlerini esirgesinler. Görünen kısımları müstesna olmak üzere, ziynetlerini teşhir etmesinler. Baş örtülerini, yakalarının üzerine örtsünler. Kocaları, babaları, kocalarının babaları, kendi oğulları, kocalarının oğulları, erkek kardeşleri, erkek kardeşlerinin oğulları, kız kardeşlerinin oğulları, kendi kadınları, mü'min kadınlar, ellerinin altında bulunan köleleri, erkeklerden, ailenin kadınına şehvet duymayan hizmetçi vb. tâbi kimseler, yahut henüz kadınların gizli kadınlık hususiyetlerinin farkında olmayan çocuklardan başkasına ziynetlerini göstermesinler. Gizlemekte oldukları ziynetleri anlaşılsın diye ayaklarını yere vurmasınlar (Dikkatleri üzerine çekecek tarzda yürümesinler). Ey mü'minler! Hep birden Allah'a tevbe ediniz ki kurtuluşa eresiniz.''4

    Burada, ''cüyûb'' iyice başa örtülen şey için kullanılmaktadır. Kadınların dıştan giyinmeleri gereken bol elbiseyi de, başörtüsü ile beraber olması gerektiğini şu âyet emretmektedir:

    ''Ey Peygamber! Hanımlarına, kızlarına ve mü'minlerin hanımlarına dış örtülerini üstlerine almalarını söyle. Onların tanınması ve incitilmemesi için en elverişli olan budur. Allah bağışlayandır, esirgeyendir.''5
    Âyetin metninde geçen ''celâbîbihinne'' çoğuldur, tekili ''cilbab''dır ve dıştan, baştan ayağa giyilen elbise demektir. Bu, müfessirlerce hep böyle anlaşıla geldi ve tefsir kitaplarında da hep böyle yer aldı.

    Her meselede devleti esas alan, onu dinleyenler; tesettür ve başörtüsü konusunda da devletin resmî kurumu Diyanet İşleri Başkanlığı'nı dinlemek zorunda. Aksi halde, kendileriyle çelişirler.

    Din İşleri Yüksek Kurulu'nun 30 Aralık 1980 tarihli kararında, başörtüsüyle ilgili olarak Nur Sûresi'nin 31. âyetinde örtünmenin tarifinin yapıldığı bu âyete göre de örtünmenin Allah'ın bir emri olduğu vurgulanıyor. Kararda bazı çevrelerce sanıldığı gibi belli bir zümrenin sonradan ortaya çıkardığı bir âyet, işaret, sembol değil, İslâm Dini'nin bir hükmü olduğu ifade ediliyor. Laikliğin devletin temel ilkelerinden biri olduğu da vurgulandığı kararda Anayasa'nın 10 ve 11. maddelerine atıfta bulunularak, kadınların tesettüre uymalarının sınırlandırılması kişi hak ve hürriyetlerine müdahale olarak değerlendiriliyor.
    Demek ki, tesettürlü veya başörtülüler kamu düzenine değil; onlara karşı gelenler ve yasaklayanlar kamu düzenine karşı geliyor, kanunları çiğniyor!


    Dipnotlar: 1- Kur'ân, A'râf, 26-27, 31.; 2- A.g.e., Nahl, 81.; 3- Nûr Sûresi: 60.; 4- Nûr: 31.; 5- Ag.e., Ahzab, 59.

    28.02.2008
    YENİ ASYA


  6. #26
    Yasaklı Üye Ene-Zerre - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    Jul 2007
    Bulunduğu yer
    Kainat Mescidi...
    Mesajlar
    2.455

    Standart

    YouTube Video
    ERROR: If you can see this, then YouTube is down or you don't have Flash installed.

  7. #27
    Yasaklı Üye Lebid24 - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    Oct 2007
    Bulunduğu yer
    alem-i muhabbet
    Mesajlar
    2.298

    Standart

    Kardeşim niçin siyasi yaz?yorsunuz. Ben bu konuda siyasi cevap istemiyorum. Kim hangi cemaatten olursa olsun cevap verebilir. Kalp k?rmamak ve kalp kayd?rmamak şart? ile. Konudaki siyasi yerleri düzeltin lütfen...

    selamlar...

  8. #28
    Ehil Üye Müellif-e - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    Dec 2007
    Bulunduğu yer
    Zindan-ı dünya'da bir garib yolcu
    Mesajlar
    4.073

    Standart

    Kardeşim sende televizyonda ki bir konuşmadan yola ç?karak böyle bir sayfa açm?şs?n...Hem bu yaz?n?n siyasetle ne alakas? var anlayamad?m ben..Bu yaz?yla siyaset mi yap?l?yor ki!..Gündemle ilgili bir konu olduğu için, bu yaz?y? koyma ihtiyac? hissettim o kadar...

  9. #29
    Dost zeynelabidin hudabin - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    Feb 2008
    Mesajlar
    35

    Lightbulb Hakkın Hatırı

    Alıntı yunusum Nickli Üyeden Alıntı Mesajı göster
    üstad başörtüsü risalesi yazmamış..TESETTÜR RİSALESİ YAZMIŞ..

    Başörtüsü ile tesettür aynı manaya gelmediğini ne zaman anlıyacağız?

    Kuranı kerim başörtüsünü mü emrediyor..yoksa Tesettürü mü?
    Çok güzel ifade etmişsiniz zateb biz onlar anlasın diye taviz verdikçe onlar
    hergün bir başka güzelliğimizi atmamızı istiyorlar.
    Şu konuyu da unutmamak lazım kanaatindeyim.Bazı kardeşlerimiz o noktada haklıdırlar.Ki o noktada söyleyeceğimiz sözün neye hizmet edeceğine de dikkat etmemiz lazım.Diğer bir deyişle ''her doğruyu her yerde söylemek doğru
    değildir.''
    Hakkın hatırı âlîdir, hiçbir hatıra feda edilemez.

  10. #30
    Dost antiPKK - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    Apr 2008
    Bulunduğu yer
    İstanbul/BAŞAKŞEHİR
    Yaş
    24
    Mesajlar
    2

    Standart

    (((((((Not: Bu gün televizyon denen iğrenç makineyi karıştırırken bir ilahiyat profesörünün farz olmadığı iddası beni şok etti! Dinde farz olan bir şeyin. Bu kadar farklı nasıl yorulabildiğini de anlamış değilim. Yorum ve paylaşımlarınız siyasi değil sadece ve sadece dini olursa çok sevinirim...))))))))

    konu bu deil ama kıyamet alametlerinin biri de yecüc ve mecücün gelmesidir.Yecüc farsca da dışarıdan gelen düşman anlamına gelmektedir.örneğin zamanında peygamber efendimize karikaturlu saldırılar.
    Mecüc ise içerideki duşman anlamına gelmektedir.Yani bu profesor gibileri dini içten içten bozmaya calışanlar.
    yani şaşırıp da şok olmamalı artık cooook oluo bole şeyler.

+ Konu Cevaplama Paneli

Konu Bilgileri

Users Browsing this Thread

Şu an 1 kullanıcı var. (0 üye ve 1 konuk)

     

Benzer Konular

  1. Tesettür Teferrüat mıdır? eSASAT mıdır?
    By yozgati in forum Serbest Kürsü
    Cevaplar: 2
    Son Mesaj: 08.11.16, 12:41
  2. Cevaplar: 3
    Son Mesaj: 27.11.09, 13:17
  3. Akrabalarımız İle Görüşmek Farz mıdır? İbadet midir ve Neden Bu Kadar Önemlidir?
    By *YEŞİLLİ* in forum İslami Konular ve İman Hakikatleri
    Cevaplar: 2
    Son Mesaj: 12.09.08, 00:22

Bu Konudaki Etiketler

Yetkileriniz

  • Konu Acma Yetkiniz Yok
  • Cevap Yazma Yetkiniz Yok
  • Eklenti Yükleme Yetkiniz Yok
  • Mesajınızı Değiştirme Yetkiniz Yok
Yemek Tarifleri ListeNur.de - islami siteler listesi
Google Grupları
RisaleForum grubuna abone ol
E-posta:
Bu grubu ziyaret et

Search Engine Friendly URLs by vBSEO 3.6.0