+ Konu Cevaplama Paneli
2. Sayfa - Toplam 8 Sayfa var BirinciBirinci 1 2 3 4 ... SonuncuSonuncu
Gösterilen sonuçlar: 11 ile 20 ve 76
Like Tree3Beğeni

Konu: Başörtüsü Farz mıdır?

  1. #11
    Yasaklı Üye yatağanlı - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    Nov 2007
    Mesajlar
    1.014

    Standart

    Alıntı püskül Nickli Üyeden Alıntı Mesajı göster
    yatağanlı


    Kadınlara, Allah`in vermediği haklar verilmiş, ........ALLAHIN VERMEDİĞİ HAKLAR NELER ACABA?

    BUNLARI AÇIKLARMISINIZ...ÖĞRENMEK İSTİYORUM
    Yatağanlı diye hitap ederken sanki azarlar gibi bir durum ortaya çıkıyor. Bunu sadece siz yapmıyorsunuz. Yapanların hepsini bu vesile ile kast ediyorum.
    Allah cc kadınlara erkeğin mirasta aldığının yarısını vermiş. şimdi ise erkek kadar veriliyor. Allah cc kadınların örtünmelerini emretmiş. Şimdi ise istediğin gibi giyinebilirsin denmiş ve hakeza.
    Üstad hz.leri bu konuda ihsanı ilahiden fazla ihsan ihasan değildir diyerek ifade etmiştir.

  2. #12
    Dost püskül - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    Mar 2008
    Mesajlar
    40

    Standart

    Alıntı yatağanlı Nickli Üyeden Alıntı Mesajı göster
    Yatağanlı diye hitap ederken sanki azarlar gibi bir durum ortaya çıkıyor. Bunu sadece siz yapmıyorsunuz. Yapanların hepsini bu vesile ile kast ediyorum.
    Allah cc kadınlara erkeğin mirasta aldığının yarısını vermiş. şimdi ise erkek kadar veriliyor. Allah cc kadınların örtünmelerini emretmiş. Şimdi ise istediğin gibi giyinebilirsin denmiş ve hakeza.
    Üstad hz.leri bu konuda ihsanı ilahiden fazla ihsan ihasan değildir diyerek ifade etmiştir.
    Siz öyle algılamış olabilirsiniz,maksadım azarlamak değildi asla da olamaz.

    o devirlerden bugüne kadar olan gelişmeleri gözönüne alırsak,sizin düşüncelerinizi anlamakta güçlük çekeriz...o devirde kadınlar eğitimsiz ve ihtiyaç sahibi değillerdi...şimdi öylemi?sanırım bu konuda siz madur oldunuz....bunu daha kapsamlı tartışabiliriz...

    Örtünmeye gelince... her birey özgürdür...zorlama asla kabuledilemez..ister kapanır isterse toplumun yadırgamıyacağı şekilde adabınca giyinir...fazla açılıp saçılmalara insani yönden herzaman karşıyım...akıl ve mantık sahibi kişiler buna riayet ederler...

    Özgürlükler ve haklar sınırlarla belirtilmezse..hazmedemiyen insanoğlu bunu daima yanlış algılayıp uygulamaya kalkışabilir...haddini aşmamak lazımdır...

    o kadar geniş kapsamlı ki bu konular...sanırım burada tartışmak zor olacak...
    Önyargıları parçalamak, atomu parçalamaktan zordur(Albert Einstein)

  3. #13
    Yasaklı Üye yatağanlı - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    Nov 2007
    Mesajlar
    1.014

    Standart

    Alıntı püskül Nickli Üyeden Alıntı Mesajı göster
    Örtünmeye gelince... her birey özgürdür...zorlama asla kabuledilemez..ister kapan?r isterse toplumun yad?rgam?yacağ? şekilde adab?nca giyinir ...
    Kardeşim, zaten insanlar ikiye ayr?l?rlar. 1. Özgür olanlar 2. kul olanlar
    Özgür olanlar seninde belirttiğin gibi canlar?n?n isyediği gibi giyinebilirler. Kul olanlar ise kulluk yapt?klar? zat?n emir ve yasaklar?na riayet ederek giyinirler.
    Bu da iki şekilde olur. Özgürlüğü savunan sistemlerde insanlar istedikleri gibi giyinir ve Allah'?n emrettiği tarzda giyinmek yasakt?r. Şer'i idarelerde ise Allah'?n emrettiği gibi giyinmek mecburdur. ?stediğin gibi giyinemezsin.
    ?şte ülkemizde kad?nlar?n aç?lmaya mecbur edilmesi bundan?r. san?r?m anlaş?lm?şt?r.

  4. #14
    Dost feyza nur - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    Apr 2008
    Mesajlar
    1

    Standart

    hay?rl? günler kardeşim.siteye bugün üye oldum harika bi site..yaz?n? okudum çok hakl?s?n Rabbim bizleri kendine yak?n olanlardan eylesin.muhabbetlee

  5. #15
    Yönetici SeRDeNGeCTi - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    Jun 2006
    Bulunduğu yer
    Ankara
    Yaş
    33
    Mesajlar
    5.901

    Standart

    Alıntı yatağanl? Nickli Üyeden Alıntı Mesajı göster
    Kardeşim, Ahzap suresi 59. ayeti çok aç?kt?r. Kad?nlar?n nas?l örtüneceği tarif dahi edilmiş ve kimsenin yorumuna ihtiyaç b?rakmam?şt?r.
    Cilbab denen ve müfessirlerin ve üstad hz.lerinin çarşaf diye tefsir ettikleri ve baştan aşağ? olmak üzere kad?nlar?n örtünmeleridir. doğru söylemişler: ?slamiyette baş örtüsü değil çarşaf, cilbab vard?r.
    yatağanl? abi, "başörtüsü" kelimesinini geçtiği her konuya ?srarla "çarşaf, çarşaf" yazmakla bu zamana kadar kimi ikna edebildiniz, ne kazand?n?z bana bir söyleseniz de ben de anlayabilsem!
    Ahzap suresindeki ayete "çok aç?k, yoruma hiç ihtiyaç yok" demişsiniz fakat yoruma ihtiyaç olmamas?na rağmen "müfessirlerin ve üstad hz. lerinin" yorumlar?n? söyleme gereği duymuşsunuz, çok ilginçtir.
    Ayr?ca burada "doğru söylemişler" dediğiniz kişiler, "gövdenin içine giren kurtlar" yani, bu ülkede ben din alimiyim, dini biliyorum diye safi insanlar?n zihinlerini buland?ran, dinsizlerden daha çok dine ve dindarlara zarar veren, ulema-i su diye tabir edilen Z. Beyaz tarz? insanlard?r, B?LMEM FARKINDA MISINIZ?
    Gerçekten anlam?yor musunuz, bu insanlar?n "?slam'da baş örtüsü yok" diye dayatt?klar?, "baş?n örtülmesi"dir. Çarşaf giyince baş örtülmüyor mu? Gazete yazar?y?m diyorsunuz, hiç gazete okumuyor musunuz? Vatan'dan Ruhat Mengü'nün günlerce kad?nlar?n başörtüsüne sald?ran yaz?lar?n? hiç mi okumad?n?z? Burada sözü geçen ilahiyatç? da ayn? şeyleri savunuyor ve siz de ona "doğru söylemişler" diyorsunuz. Maşallah, Allah istikametinizi artt?rs?n.!
    Ararad bunu beğendi.
    Anlamını Bilmediğiniz Kelimelerin Üzerine Çift Tıklayınız...

    Sual: Belki onlar eski hali istiyorlar?
    Cevap: Size kısa bir söz söyleyeceğim; ezber edebilirsiniz: İşte, eski hal muhal; ya yeni hal veya izmihlâl...
    (Bediüzzaman Said Nursi)


    Ne hayal, ne kuruntu hakikat istiyorum.
    Hakikat, hakikat, hakikat istiyorum!.. (Osman Yüksel SERDENGEÇTİ)




  6. #16
    Yasaklı Üye Lebid24 - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    Oct 2007
    Bulunduğu yer
    alem-i muhabbet
    Mesajlar
    2.298

    Standart

    Değerli Kardeşimiz;

    Câhiliyette insanların birçokları terbiye ve edebden yoksundu. Ahlâk, iffet ve namus meselesi lafta idi. Bugün olduğu gibi kadın açılıp saçılıyordu, vücudunu, na mahrem yerlerini göstermekle böbürleniyordu. İlahî rahmet olarak gelen İslâm dini, tefessüh etmiş bu insanlığı ıslah etmek için birtakım emir ve prensipler getirdi. Bunlardan birisi de kadının cilbab ile örtünmesini emreder.

    "Ey Peygamber, hanımlarına, kızlarına ve mü'minlerin hanımlarına söyle! Baş ve boyunlarını örtmek için cilbablarını üzerlerine alsınlar"(Ahzab: 59).

    Cilbab'ın mâhiyeti hakkında birkaç görüş vardır:
    l- Cilbab. bütün vücudu örten uzun gömlek veya entaridir.
    2-Entari üzerine giyilen geniş elbisedir.
    3- Başı. boynu ve çevresini örten atkıdır.
    4- Üst tarafı göbeğe kadar örten ve ridâ denilen örtüdür.

    Sibeveyhinin üstadı olan Halil; "Bu mânâlardan hangisi kasdedilirse caizdir" diyor. (el-Sîracel-Münir c. 3. s. 271) Müslüman kadın, el ve yüzü müstesna bütün vücudunu örtmek mecburiyetindedir. Bir kimse buna inanır fakat uygulamazsa günahkâr olur. Amma inkâr ederse dinden çıkar, mürtedolur. İslâm'ın kabul etmediği tevillere baş vurup halkın inancını bozmak sapıklıktır. Tesettürün dinen makbul olabilmesi için birkaç şartı vardır, onlara ri'âyet etmek gerekir:

    1- Elbisenin vücudu gösterecek tarzda ince,
    2- Nazar-ı dikkati çekecek kadar süslü ve renkli,
    3- Vücudun hatlarını gösterecek şekilde dar olmaması gerekir.
    Bir memlekette manto giymek adet ise, dar olmamak şartıyla onu giymekte beis yoktur. Çünkü İslâm dini, ne erkek ne kadın için belli bir kıyafet getirmemiştir. Her memleketin kendisine has bir giysisi vardır.

    Hatta buranın çarşafı, Suriye, Irak ve Hicaz'da giyilen çarşafa benzemiyor. İlla şu veya bu kıyafet lazımdır demek doğru değildir.

    Müslüman kadının giyiminde esas mesele, tesettürü sağlamasıdır. Eli, ve yüzü dışında bütün vücudunu örtmesi, açık kalmamasıdır. Giyilen bir elbisenin tesettüre uygun olması için de altını göstermeyecek şekilde kalın ve avret yerlerini örtecek kadar uzun olmalıdır. Bunun için altını gösterecek şekilde ince ve şeffaf olan bir elbise ile örtünme gerçekleşmiş olmaz.

    Bu meseleye esas teşkil eden hadis-i şeriflerin meali şöyledir:
    Hz. Âişe'nin rivayetine göre, kız kardeşi Hz. Esma birgün Peygamberimizin huzuruna gitti. Üzerinde altını gösterecek şekilde ince bir elbise bulunuyordu. Resulullah (a.s.m.) onu görünce yüzünü çevirdi ve şöyle buyurdu: "Ya Esma, bir kadın buluğ çağına erince—yüzünü ve ellerini göstererek—bunlardan başka bir tarafının görünmesi sahih olmaz."1

    Sahih-i Müslim'de Ebû Hüreyre (r.a.} tarafından bir rivayette Peygamberimiz, giyindiği halde açık olan, yani ince ve şeffaf elbise ile dolaşan kadınların Cehennemlik olduklarını, Cennetin kokusunu bile alamayacaklarını bildirirler.2

    Alkame bin Ebi Alkame annesinin şöyle dediğini rivayet eder:
    "Abdurrahman'ın kızı Hafsa'nın başında, saçını gösterecek şekilde ince bir başörtüsü olduğu halde Hz. Âişe'nin huzuruna girdi. Hz. Âişe başından örtüsünü alarak ikiye katladı, kalınlaştırdı.3

    Hz. Ömer (r.a.) ise, cam gibi şeffaf olmasa da, giyindiği zaman altını iyice belli eden elbisenin kadınlara giydirilmemesi hususunda mü'minlere ikazda bulunmuştur.4

    İmam Serahsî bu nakilden sonra, kadının giydiği elbise çok ince de olsa yine aynı hükmü taşır, şeklinde bir açıklama getirir. Daha sonra da, "Giyindiği halde açık" olan mealindeki hadisi kaydeder ve şöyle der: "Bu çeşit bir elbise şebeke (ağ) gibidir, örtünmeyi temin etmez. Bunun için yabancı erkeklerin bu şekilde giyinmiş bir kadına bakması helâl olmaz."5

    Elbisenin şeffaf olmasındaki ölçü, tenin rengini belli etmesidir. Dışarıdan bakıldığı zaman elbisenin altından insanın teni görünüyorsa, elbise ince de olsa, kalın da olsa böyle bir elbise ile örtünme gerçekleşmiş olmaz. Bu mesele Halebî-i Sağir'de şöyle belirtilir: "Elbise altını, tenin rengini belli edecek şekilde ince olursa, bununla avret yeri örtülmüş olmaz. Fakat kalın olsa da, uzva yapışsa ve uzvun şeklini alsa (uzvun şekli görünür hale gelse), bu durumda örtünme hasıl olduğu için men edilmemesi gerekir, namaz caiz olur.6

    Mesele diğer mezheplerde de aynı şekilde ifade edilir. Mâliki mezhebinin görüşü şöyledir: Elbise şeffaf olur, cildin rengini hemen belli ederse, bununla örtünme olmaz. Bu şekilde kılınan namazın mutlaka iade edilmesi gerekir. İnce ve dar olduğu için azanın şeklini belli e-den elbiseyi giymek de mekruhtur. Çünkü bu bir şahsiyetsizlik sayılır ve selef ulemasının giyim tarzına muhalif hareket edilmiş olunur.7

    Hanbelî mezhebinin görüşü ise şu şekildedir:
    Vacip olan örtünme, cildin rengini belli etmeyecek şekildeki örtünmedir. Eğer giyilen elbise cildin rengini belli edecek tarzda ince olur da bedenin beyazlık ve kırmızılığı görünürse namaz caiz olmaz. Çünkü bununla örtünme gerçekleşmiş olmaz. Şayet rengini örter de, hacmini belli ederse namaz caiz olur. Çünkü örtü kalın da olsa bundan kaçınmak mümkün değildir.8

    Şafiî mezhebinin görüşü ise şöyledir:
    Vacip olan, cildin rengini belli etmeyecek elbiseleri giyinmektir. İnceliğinden dolayı cildin rengini belli eden bir elbiseyi giymek caiz olmaz. Çünkü böyle bir elbise ile tesettür gerçekleşmiş olmaz. Yani, inceliğinden dolayı cildin beyazlığını veya siyahlığını gösteren elbise tesettür için kâfi gelmez. Yine, elbise kalın olsa da, dokunuşu itibariyle altından avret yerlerinin bir kısmını gösterse yine yeterli şekilde örtünme sağlanmamış olur. Diz kapakları ve uyluklar gibi bedenin incelik ve kalınlığını belli eden bir elbise ile kılınan namaz sahihtir, çünkü tesettür sağlanmış demektir. Fakat azaları belli etmeyecek şekilde bir örtü kullanmak müstehaptır.

    Bütün bu nakillerden şöyle bir neticeye varmak mümkündündür:
    Kadının yabancı erkeklerin yanında giymiş olduğu tenin rengini belli edecek ve gösterecek şekilde ince ise bununla örtünme gerçekleşmiş olmayacağından giyilmesi caiz olmaz. Bu giyecek, bir elbise, gömlek ve etek olduğu gibi, başörtüsü ve çorap da olabilir. Fakat gerek çorap olsun, gerekse başörtüsü ve diğer giyecekler olsun kalın oluyor da, altını göstermiyorsa böyle bir elbisenin giyilmesi caizdir. Çünkü çorap ve başörtüsü ne kadar kalın olursa olsun mutlaka bacağın ve başın şeklini belli edecektir. Fakat vücudun azalarını iyice belli edecek şekilde giyilen dar pantolon ve dar gömlekle namaz sahih olsa da, bakanların dikkatini çekip tahrik edeceğinden meşru görülmez. Merhum İbn-i Âbidin de eserinde bu hususa işaret etmektedir.10

    1.Ebû Dâvud, Libas:31.
    2.Müslim, Libas.-125.
    3.Muvatta', Libas:4
    4.Beyhakî. Sünen, 2:235
    5.el-Mebsût, 10:155-
    6.Halebî-i Sağır, s.141. l.Menânü'l-Celü, 1:136
    8.İbni Kudâme. el-Muğnî, 1:337.
    9.Afeaeıtf. el-Mecmû, 3:170-172.
    10.Reddü'l-Muhtar, 5:238.

    Mehmed Paksu, Kadın Evlilik ve Aile
    Selam ve dua ile...
    Sorularla İslamiyet Editör
    Konu Lebid24 tarafından (07.04.08 Saat 20:14 ) değiştirilmiştir.

  7. #17
    Yasaklı Üye yatağanlı - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    Nov 2007
    Mesajlar
    1.014

    Standart

    Alıntı SeRDeNGeCTi Nickli Üyeden Alıntı Mesajı göster
    yatağanl? abi, "başörtüsü" kelimesinini geçtiği her konuya ?srarla "çarşaf, çarşaf" yazmakla bu zamana kadar kimi ikna edebildiniz, ne kazand?n?z bana bir söyleseniz de ben de anlayabilsem!

    Kardeşim, bir tek kişi dinlemese bile hakk? söylamaktan vaz geçmem

    Ahzap suresindeki ayete "çok aç?k, yoruma hiç ihtiyaç yok" demişsiniz fakat yoruma ihtiyaç olmamas?na rağmen "müfessirlerin ve üstad hz. lerinin" yorumlar?n? söyleme gereği duymuşsunuz, çok ilginçtir.

    Cilbab, çarşaf ve ehram gibi k?yafetler az farkla ayn?d?rlar. Üstad hz.leri çarşaf diye tefsir etmiş ve 1400 senedir böyle tatbik edilmiş. Üstad hzleri 350 bin müfessiride delil göstermiş.

    Ayr?ca burada "doğru söylemişler" dediğiniz kişiler, "gövdenin içine giren kurtlar" yani, bu ülkede ben din alimiyim, dini biliyorum diye safi insanlar?n zihinlerini buland?ran, dinsizlerden daha çok dine ve dindarlara zarar veren, ulema-i su diye tabir edilen Z. Beyaz tarz? insanlard?r, B?LMEM FARKINDA MISINIZ?

    Bu ulema-i su'nun hangi konuda doğru söylemişler dediğimi hat?rlam?yorum.

    Gerçekten anlam?yor musunuz, bu insanlar?n "?slam'da baş örtüsü yok" diye dayatt?klar?, "baş?n örtülmesi"dir. Çarşaf giyince baş örtülmüyor mu?
    Ayete dikkat edersen ev k?yafetinin üzerinin örtülmesi emredilmiş

    Gazete yazar?y?m diyorsunuz, hiç gazete okumuyor musunuz? Vatan'dan Ruhat Mengü'nün günlerce kad?nlar?n başörtüsüne sald?ran yaz?lar?n? hiç mi okumad?n?z? Burada sözü geçen ilahiyatç? da ayn? şeyleri savunuyor ve siz de ona "doğru söylemişler" diyorsunuz. Maşallah, Allah istikametinizi artt?rs?n.!
    hangi yanl?şlar?n? tasdik ettiğimi lütfen hat?rlat?n. Bekliyorum. Yanl?ş?mdan hemen dönebileceğimi bilirsin.

  8. #18
    Ehil Üye ademyakup - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    Nov 2006
    Mesajlar
    8.211

    Standart

    üstad başörtüsü risalesi yazmam?ş..TESETTÜR R?SALES? YAZMIŞ..

    Başörtüsü ile tesettür ayn? manaya gelmediğini ne zaman anl?yacağ?z?

    Kuran? kerim başörtüsünü mü emrediyor..yoksa Tesettürü mü?
    iman insanı insan eder, belki sultan eder..

  9. #19
    Ehil Üye alanyali - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    Jul 2007
    Bulunduğu yer
    Alanya
    Mesajlar
    2.491

    Standart

    Alıntı yunusum Nickli Üyeden Alıntı Mesajı göster
    üstad başörtüsü risalesi yazmam?ş..TESETTÜR R?SALES? YAZMIŞ..

    Başörtüsü ile tesettür ayn? manaya gelmediğini ne zaman anl?yacağ?z?

    Kuran? kerim başörtüsünü mü emrediyor..yoksa Tesettürü mü?
    çok doğru bi tespit..Başörtüsü tek baş?na elbetteki tesettür değildir..Başörtüsü, tesettürü sağlayan unsurlardan biridir sadece..

    Hanefi f?k?h kitab? Fetavay-i hindiyye de şöyle buyruluyor:
    "
    Kad?na gelince, ona müstehab olan da, şu üç elbise ile namaz k?lmas?d?r : (Gömlek, izâr ve baş örtüsü.)
    Kad?n?n, baş?n? ve bütün bedenini tamamen örten iki elbise ile ve hatta ayn? şartlar? taş?yan bir elbise ile namaz k?lmas? da caiz olur. Serahsî'nin Muh?yt'inde de böyledir."


    cehennem ağzını açmış, bekliyor; cennet ise ağuş-u nazdaranesini açmış, gözlüyor.

  10. #20
    Yasaklı Üye yatağanlı - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    Nov 2007
    Mesajlar
    1.014

    Standart

    Alıntı yunusum Nickli Üyeden Alıntı Mesajı göster
    üstad başörtüsü risalesi yazmamış..TESETTÜR RİSALESİ YAZMIŞ..

    Başörtüsü ile tesettür aynı manaya gelmediğini ne zaman anlıyacağız?

    Kuranı kerim başörtüsünü mü emrediyor..yoksa Tesettürü mü?
    Yunusum kardeş, ne güzel yazmışsın, tebrik ediyorum. Güzel bir incelik...

+ Konu Cevaplama Paneli

Konu Bilgileri

Users Browsing this Thread

Şu an 1 kullanıcı var. (0 üye ve 1 konuk)

     

Benzer Konular

  1. Tesettür Teferrüat mıdır? eSASAT mıdır?
    By yozgati in forum Serbest Kürsü
    Cevaplar: 2
    Son Mesaj: 08.11.16, 12:41
  2. Cevaplar: 3
    Son Mesaj: 27.11.09, 13:17
  3. Akrabalarımız İle Görüşmek Farz mıdır? İbadet midir ve Neden Bu Kadar Önemlidir?
    By *YEŞİLLİ* in forum İslami Konular ve İman Hakikatleri
    Cevaplar: 2
    Son Mesaj: 12.09.08, 00:22

Bu Konudaki Etiketler

Yetkileriniz

  • Konu Acma Yetkiniz Yok
  • Cevap Yazma Yetkiniz Yok
  • Eklenti Yükleme Yetkiniz Yok
  • Mesajınızı Değiştirme Yetkiniz Yok
Yemek Tarifleri ListeNur.de - islami siteler listesi
Google Grupları
RisaleForum grubuna abone ol
E-posta:
Bu grubu ziyaret et

Search Engine Friendly URLs by vBSEO 3.6.0