+ Konu Cevaplama Paneli
4. Sayfa - Toplam 5 Sayfa var BirinciBirinci ... 2 3 4 5 SonuncuSonuncu
Gösterilen sonuçlar: 31 ile 40 ve 42

Konu: Nisalara Dini Hakikatleri Okuyup Anlatmak Caiz midir?

  1. #31
    Vefakar Üye Kur'aniyyun - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    Oct 2007
    Bulunduğu yer
    Gaziantep
    Yaş
    48
    Mesajlar
    577

    Standart

    Alıntı yakup yavaş Nickli Üyeden Alıntı Mesajı göster
    ne kadar doğrudur bilmem ama bildiğim şey doğruyu süylemek doğrudur ama her doğruyu her yerde söylemek doğrudeğildir hem hakkı söylemek haktır ama her hakkı söylemeye hakkın yoktur biliyorum ama sınıf gibi bir yerde nisa öğrenciler erkeklere nispeten daha takvasız gürünüyor ama kusurlarını direk yüzlerine karşı söylemek doğru değil belkide iman hakikatinden az faydalanmışlar amaonların bu vaziyetleri hoş olmadığından onlara yavaş yavaş kuran pisikolojisine uygun olarak dini hakikatleri anlatmak caizmidir
    Kardes , sen Ademlerle ilgilen; havvalarla ilgilenecek bir havva vardir herhalde.
    الحمدلله على نور الايمان والقرآن

  2. #32
    Ehil Üye seyyah_salih - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    Dec 2007
    Bulunduğu yer
    Şan(S)lıUrfa'DaN
    Yaş
    51
    Mesajlar
    15.435

    Standart

    Alıntı mevdüdi Nickli Üyeden Alıntı Mesajı göster
    arkadaşlar çok hakikatli şeyler yazılmış maşallah da
    acaba uygulamaya gelince hangi noktadayız
    nefislerimizi bu noktada yoklayalım lütfen
    arkadaşa hakikatlerle beraber fikirlerimizi beyan etmek kolay
    belki uzun süre şeytanın ve nefsin bu tür hileli yaklaşımlarına kapılmamak için kendimizi uzak tutmuşuzdurda
    ama iş böyle bir imtihanla direk olarak bi anda karşı karşıya gelindiğinde napıyoruz.
    ben uygulamada pek becerikli degilim kardeşim..sana kesin katılıyorum...mesela hakikati anlatığımda kesinlikle his ve hevesim işin içine giriyor...gerçi genelde hakikatleri eşime anlatıyorum ama olsun yinede seni tasdikler manada tahakuk ediyor...
    Marifet ufku....

    Muhabbet denizinde çalan bir melodi gibidir

  3. #33
    Müdakkik Üye uSuLca - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    Nov 2007
    Bulunduğu yer
    Ankara & Kütahya
    Mesajlar
    877

    Standart

    Haram yoldan helale var?l?r m??

    Haram parayla sadaka olur mu?

  4. #34
    Gayyur *TUĞBA* - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    Feb 2008
    Mesajlar
    72

    Standart

    Hz peygamberin sohbet halkas?n?n gersinde, Yani perde arkas?nda han?mlarda vard?.Ümmetin müçtehidesi Hz Aişe validemizde bu ilmi elbette bu mecliste ald?.

    S?n?r? korumak şart? ile bu erkeklerin kad?nlara yapmas? gereken farz-? kifaye bir görevidir.

  5. #35
    Ehil Üye alanyali - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    Jul 2007
    Bulunduğu yer
    Alanya
    Mesajlar
    2.491

    Standart

    Alıntı uSuLca Nickli Üyeden Alıntı Mesajı göster
    Haram yoldan helale varılır mı?

    Haram parayla sadaka olur mu?
    varılmaz..olmaz..


    cehennem ağzını açmış, bekliyor; cennet ise ağuş-u nazdaranesini açmış, gözlüyor.

  6. #36
    Ehil Üye Barla - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    May 2007
    Mesajlar
    1.108

    Standart

    buras? akl?ma geldi...
    Bir meclis-i ihvânda güzel kar? girdikçe, riyâ ile rekabet, hased ile hodgâml?k debretir damarlar?. Yatm?ş olan hevesât birden bire uyan?r. Tâife-i nisâda serbestî inkişaf?, sebep olmuş beşerde ahlâk-? seyyienin birden bire inkişaf?.
    Nurlarla alâkadar olduğum zamanlarda, dünyevî bütün lezzetlerin fevkinde büyük bir zevk ve havâssımda azîm bir şevk hissediyorum...

  7. #37
    Yasaklı Üye yahyam - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    Feb 2008
    Mesajlar
    8

    Standart insirah kardeşimize

    بِسْمِ اللّهِ الرَّحْمنِ الرَّحيمِ

    Kâinâtın bütün zerrâtı, müctemian ve münferiden lisân-ı acz ve fakr ile vücûb-i vücûd ve vahdetine şehâdet ettikleri Sâni-ı Hakîm’e hamd ü senâlar olsun.

    Kâinâtın tılsımını açıp, âyâtını keşf ve beyân eden Rasûl-i Ekrem (asm) ile onun âl ve ashâbına ve sâir enbiyâ ve mürselîn ihvânına ve ibâd-ı sâlihîne salât ü selâmlar olsun.
    Yaklaşık iki yüz elli seneden beri bütün dünyâda dînsizliğe revâc veren ve temelde 300 kişiden oluşan gizli bir ecnebî komite vardır ki; dünyâya hükmeden bu gizli komite, Âlemde İslâmın nûrunu söndürmek için her türlü fitne kaynaklarını işletmektedir. İşte bu gizli komite, Kitâb ve Sünneti tebdîl, tağyîr ve tahrîf etmeye çalıştıkları gibi; Kur’ân’ın etrâfında çelikten bir sûr olan Risâle-i Nûr’u da tahrîb etmek ve dolayısıyla dîn-i İslâm’ı bozmak ve Müslümanları hâkimiyyeti altına almak için, Üstâd Bedîüzzamân (ra)’ın ba’zı mücmel ifâdelerini, maksûd ma’nânın hâricinde bâtıl te’vîllerle te’vîl ederek, bu te’vîlleri Âlem-i İslâm’ın içine atmışlardır. Ehl-i îmân da ba’zan bilmeyerek bu gibi yanlış te’vîllere kapılıp îmân noktasında zaafa düşmektedirler.
    O gizli ecnebî komite tarafından te’vîlât-ı fâside ile te’vîl edilen konulardan biri de, tesettürle alâkalı Kur’ân âyetleri ve bu konudaki ehâdîs-i nebeviyyedir. Üstâd Bedîüzzamân (ra) Hazretleri ise, o gizli komitenin tesettürle alâkalı te’vîllerinin fâsid olduğunu ortaya koymak ve ehl-i îmânın tesettür-i şer’î hakkındaki i’tikádını düzeltmek için “Tesettür Risâlesi”ni kaleme almış ve tesettürün lüzûmunu ilmen isbât etmiştir. Nitekim Bedîüzzamân (ra) Hazretleri o gizli komiteden şöyle bahsetmektedir:
    Nasıl, İslâmiyyetin hayât-ı ictimâıyyesine ve dolayısıyla dîn-i İslâm’a zarâr vermek için gençleri yoldan çıkarmak ve gençlik hevesâtıyla sefâhete sevk etmek için bir iki komite çalışıyormuş. Aynen öyle de; bîçâre nisâ tâifesinin gáfil kısmını dahi yanlış yollara sevk etmek için bir iki komitenin te’sîrli bir sûrette perde altında çalıştığını hissettim. Ve bildim ki: Bu millet-i İslâma bir dehşetli darbe, o cihetten geliyor.”(Lem’alar, 190)
    Hem Bedîüzzamân Hazretleri o ifsâd komitesine şöyle bedduâ etmiştir:
    Bu mübârekleri ifsâd eden komiteler kahrolsunlar!.. Allah bu hemşîrelerimi de bu serserilerin şerlerinden muhâfaza eylesin, âmîn.”(Lem’alar, 191)
    O gizli ecnebî komite, Bedîüzzamân Hazretlerinin vefâtından sonra bu def’a, Kur’ân’ın tesettürle alâkalı fâsid te’vîllerini reddeden Üstâd Bedîüzzamân Hazretlerinin “Tesettür Risâlesi”ndeki ba’zı cümlelerini dahi te’vîlât-ı fâside ile şöyle te’vîl etmektedir.
    O gizli komite diyor ki:
    Tesettür-i şer’î husûsunda İslâm âlimlerinin iki görüşü mevcûddur:
    Bir kısmı, ‘Çarşaf giymek ve yüzü kapatmak azîmet ve takvâdır’ diyorlar.
    Bir kısmı da, ‘Manto ve başörtüsü giymenin ruhsat olduğunu ve bununla da tesettürün olabileceğini’ söylüyorlar.
    Üstâd Bedîüzzamân Hazretleri, bu konuda azîmet ve takvâ tarafını tutmuş, ruhsatla amel etmemiştir. Demek manto ve başörtüsü de tesettür-i şer’î sayılır.
    Hâşâ, böyle fâsid ve bâtıl bir fikir, İslâm âlimlerinden sudûr etmemiştir ve böyle mesnedsiz bir isnâd, İslâm âlimlerine, bâhusûs Bedîüzzamân Said Nursî Hazretlerine bir iftirâdır. Zîrâ, Üstâd Bedîüzzamân Hazretleri, “Tesettür Risâlesi” adlı eserinde; bin üç yüz elli sene zarfında her asırda üç yüz elli milyon insânın ictimâî hayâtında kudsî bir düstûr olarak yer alan ve üç yüz elli bin tefsîrin tasdîk ve ittifâklarına ve geçmiş ecdâdımızın i’tikád ve uygulamalarına istinâd eden tesettür-i şer’înin ancak “çarşaf” olduğunu îzâh ve kadınların baştan ayağa kadar yüz ve eller dâhil olmak üzere cilbâb (çarşaf)’la örtünmelerinin Kur’ân’ın kesin bir emri olduğunu; manto ve başörtüsünün ise tesettür-i şer’î olmadığını ve bu husûsta böyle bir ruhsatın bulunmadığını isbât etmiştir.
    İşte bizler bu çalışmamızda Kur’ân-ı Azîmüşşân’ın tesettür ile alâkalı âyetlerini, müfessirü’l-Kur’ân olan Rasûl-i Ekrem (asm)’ın bu husûstaki hadîslerini, Kitâb ve Sünnette geçen tesettür ile alâkalı hükümleri îzâh eden bir kısım müfessirlerin re’ylerini, müceddid ve müctehidlerin icmâlarını ve bu görüşlerden bir kısmını destekleyen aklî delîlleri birlikte takdîm ediyoruz. Tâ ki, “Tesettür Risâlesi”ni yazan Üstâd Bedîüzzamân Hazretlerinin bu husûstaki görüşleri şahsî bir görüş olmayıp, üç yüz elli bin tefsîre muvâfık, 1400 seneden beri geçen ecdâdın i’tikádlarına ve tatbîkátına uygun ve Kur’ân’a müstenid olduğu anlaşılsın...
    Hem tesettür-i şer’î olan çarşaf yerine manto ve başörtüsünü ikáme etmek sûretiyle mü’minlerin bu inancını bozmak isteyen o gizli ecnebî komitesinin bu fâsid te’vîllerinin üç yüz elli bin müfessirînin, bütün fukahâ-yi İslâmın ve umûm müctehidîn-i izâmın görüşlerine ve bin dört yüz seneden beri devâm edegelen bir inanç ve tatbîkáta tamâmen zıd ve muhâlif olduğu ve çarşafın dışında bir ruhsat olmadığı tahakkuk etsin. Bu çalışmamızda tesettürle alâkalı müfessirîn-i kirâmın, müctehidîn-i izâmın ve ulemâ-i İslâmın görüşlerini serd ettik. Şahsî hiçbir görüşümüz mevcûd değildir.
    Bu eserin, bir çok mü’mine hanımın çarşaf husûsunda Kur’ân’ın emrine tâbi’ olmalarına vesîle olmasını; tâbi’ olamayanların ise çarşafın farz olup aksinin harâm olduğuna inanıp -kebâirle âlûde olsalar da- îmân dâiresinde kalmalarına, ve nedâmetle afvlarını Allah’dan istemelerine, ve tesettürü, dînî ve fıtrî görmeyenlerin intibâhlarına sebeb olmasını ve bu hizmetimizi rızâsına muvâfık kabûl buyurmasını Rabb-i Rahîm’imizden niyâz ederiz.

    Peygamberimizden güzel örnekler vermişsiniz ancak sahabe kadınlar ne ilmi talep etmiş talep ederken tesettüte ne şekilde riayet ettiklerinden bahsetmemişiniz, ayrıca onlara ders veren kalbinde seytanın hisesinin olmadığı, Allahın kulu ve peygamberi Hz.Muhammet Mustafa Sizin hadisi yünün bakarak anladiğinizgibi görüşmemiş Cilbapları içerisindeki sahabe kadınlara hitap etmiş;
    Bugünkü okularda bu mümkünmü acaba;
    Allaha emanet olun;
    Konu yahyam tarafından (15.02.08 Saat 20:24 ) değiştirilmiştir.

  8. #38
    Ehil Üye insirah - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    May 2007
    Bulunduğu yer
    Kure-i Arz
    Mesajlar
    3.312

    Standart

    Alıntı yahyam Nickli Üyeden Alıntı Mesajı göster
    Peygamberimizden güzel örnekler vermişsiniz ancak sahabe kadınlar ne ilmi talep etmiş talep ederken tesettüte ne şekilde riayet ettiklerinden bahsetmemişiniz, ayrıca onlara ders veren kalbinde seytanın hisesinin olmadığı, Allahın kulu ve peygamberi Hz.Muhammet Mustafa Sizin hadisi yünün bakarak anladiğinizgibi görüşmemiş Cilbapları içerisindeki sahabe kadınlara hitap etmiş;
    Bugünkü okularda bu mümkünmü acaba;
    Allaha emanet olun;
    www.sorularlaislamiyet.com dan aldım ben sizin bahsettiğiniz yazıya cevabınızı...
    Sahabe hanımların tesettür şekli zaten belli.
    Ki onların haletleri farklıydı.Ama bu zamanda islamiyetin hakikatlerini öğrenebileceğimiz fazlasıyla helal yol var.Herkes hem cinsinden öğrenebilir...Ben savunmadım zaten erkeklerin bayanlara ders vermesini.O yazıda sadece imamhatip-ilahiyat okullarında ve gunumuzdeki okullarda görev mecburiyetiyle vazifelerini yapanlara da it'aftı.
    Kainattaki gidisati izlesek ve israfin ve intizamsizligin olmadigini gorsek,sanirim bu bizim icin en buyuk tahkik egitimi olacaktir.

  9. #39
    Ehil Üye _MerHeM_ - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    Oct 2007
    Bulunduğu yer
    Alem-i şehadet
    Mesajlar
    2.225

    Standart

    Alıntı Selim Akif Nickli Üyeden Alıntı Mesajı göster
    Allahı gören..bilen..cennet cehennemi yakinen görebilen Peygamberler bile nefsine güvenmemiş..Bize ne oluyorki karşı cinse hakikat anlatmak için bir nokta arıyoruz..

    Zubeyr Abi Şöle buyurur..

    Bir nur talabesini 10 ataist arasında görsem Hizmet der geçerim
    Ama bir nur talebesini Bir yabancı bayann yanında görsem Eyvah derim...

    Bir ortamda iki karşı cins varsa Üçüncüsü şeytan olur...

    MESELA Forumda bir bayan arkadaş özelde İmanı bir soru sorsa..O bayanı Risala-i nurda vukufiyetine innadığımız bir başka kişiye yönlendirilebilir.
    Okuldada aynı şekilde olabilir..diye düşünürüm.

    Çok güzel bir yaklaşım kardeşim.Zaruretmiktarınca bir kaç kelamdan sonra yönlendirme.En güzel ve doğru olanıdır diye düşünüyorum.

    Nikahsız erkekten kadına mürşid olmaz olsa olsa koca olur.

    İyi niyetle bazı hakikatleri anlatmak için biraz yaklaşıldığı taktirde o ateş , ki yakıcı bir ateştir .Ona mürşid olocam derken mürid olunur.Bunu çok misalleri ile gördük görüyoruz.

    Bu yolda muaffak olan yok gibidir.Bir peygamber olan hz. yusufun gönlü bir parça kayması gibi ve allahın inayeti ve yardımı olmasaydı o çukura düşecekti.
    '

    'Vema überriü nefsi''

    ''İllama rahime rabbi''


    ''İnne rabbi ğafururrahim.''

    Amelinizde rıza-yı İlâhî olmalı.

    Eğer O razı olsa, bütün dünya küsse ehemmiyeti yok.

    Eğer O kabul etse, bütün halk reddetse tesiri yok.


  10. #40
    MuM
    MuM isimli Üye şimdilik offline konumundadır
    Guest MuM - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    Dec 2006
    Mesajlar
    3.600

    Standart

    çetin imtihan...

+ Konu Cevaplama Paneli

Konu Bilgileri

Users Browsing this Thread

Şu an 1 kullanıcı var. (0 üye ve 1 konuk)

     

Benzer Konular

  1. Sözlümle msn de Görüşmek Caiz midir?
    By ü_ve_h in forum Fıkıh
    Cevaplar: 60
    Son Mesaj: 22.05.17, 16:38
  2. Klozet Kullanmak Caiz midir???
    By hadimi_kuran in forum Fıkıh
    Cevaplar: 10
    Son Mesaj: 02.10.15, 16:04
  3. Chatleşmek Caiz midir?
    By idea.25 in forum Fıkıh
    Cevaplar: 12
    Son Mesaj: 13.12.08, 23:56
  4. Beddua Etmek Caiz midir?
    By Ramazann in forum Fıkıh
    Cevaplar: 6
    Son Mesaj: 24.06.08, 00:30

Bu Konudaki Etiketler

Yetkileriniz

  • Konu Acma Yetkiniz Yok
  • Cevap Yazma Yetkiniz Yok
  • Eklenti Yükleme Yetkiniz Yok
  • Mesajınızı Değiştirme Yetkiniz Yok
Yemek Tarifleri ListeNur.de - islami siteler listesi
Google Grupları
RisaleForum grubuna abone ol
E-posta:
Bu grubu ziyaret et

Search Engine Friendly URLs by vBSEO 3.6.0