+ Konu Cevaplama Paneli
7. Sayfa - Toplam 7 Sayfa var BirinciBirinci ... 5 6 7
Gösterilen sonuçlar: 61 ile 64 ve 64

Konu: Nişanlıyken Dini Nikahı

  1. #61
    Yasaklı Üye Ene-Zerre - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    Jul 2007
    Bulunduğu yer
    Kainat Mescidi...
    Mesajlar
    2.455

    Standart

    Nişanlılık döneminde kıyılan nikahla taraflar evlenmiş olacağı için başbaşa kalmaları caizdir. ancak nişanlılık döneminde dini nikah kıyılmasını doğru bulmuyoruz.

    Bina mı yapacaksınız, temeline dikkat ediniz. Çünkü temeldeki yanlışlık çatının sağlamlığıyla düzeltilemez. Zayıf temel, üzerindeki sağlam çatıyı da çökertebilir.
    Okuyucumun sorusu bunu hatırlatıyor bana. Nasıl bir yanlış başlangıç yapmışlar onu arz edeyim.

    Öğretmen kızcağız, yine öğretmen bir delikanlı ile nişanlanmışlar. “Ne âlâ ne güzel.” diyeceksiniz benim gibi. Acele etmeyin sonuna bakın.

    Daha nişanlılık döneminde tutmuşlar bir de hemen dinî nikah yapmışlar. Yani kızcağız, bütün selahiyeti tam tanımadığı nişanlısının eline vermiş.

    Sonra ne mi olmuş? Bakın ne olmuş.

    Nikahı yaptıktan sonra oğlan teklifini yapmış:

    – Sen özel okulda öğretmensin, orayı terk et, benim gibi Milli Eğitim’e geç. Birlikte olmamız daha güzel.

    Kızcağızın cevabı ise kesin hayır olmuş.

    – Milli Eğitim’de ben başım örtülü çalışamam. Burada idare ediyorlar. Dolayısıyla bu isteğine uyamam.

    Ne olmuşsa bundan sonra olmuş. Damat “Sen de başını açarsın”, deyince kıyamet kopmuş.

    Aldıkları bütün eşyalar iade edilmiş, münasebetler kesilmiş. Yani ayrılmışlar.

    Ancak oğlan diretiyormuş:

    – Gerçi eşyalarımı aldım; ama nikahı vermem. Yani boşamam.

    Kızcağızın sorusu şu:

    – Şimdi ne olacak?

    Baştan yapılan yanlışlığın sonunda neler hissedilirse bunda da onlar hissedilecek, aynı üzüntü ve sıkıntı yaşanacaktır.
    Çünkü yanlışlık baştan yapılmış, henüz taraflar biribirlerini tam tanımadan, bütün ihtimalleri konuşup bir sonuca bağlamadan hemen karar vermiş, dinî nikahı yaptırmışlar.

    Defalarca yazdık. Nişanlılık dönemi tarafların biribirlerini tanıma dönemidir. Böyle tanışma döneminde işi hemen sonuca götürüp de dinî nikah yapılmaz. Yapılırsa selahiyet erkeğin eline geçtiğinden, geri dönülmez hale gelinir. Halbuki nişanlılık, dönülmesi mümkün olan bir devre olmalı; bu dönemi taraflar tanışma süreci olarak yaşamalılar.

    Bu muhayyerlik dönemi yaşanmamış, resmisinden çok önce dini nikah yapılmış, sonunda iyice tanışıp da, ben senin özel okuldaki hizmetini uygun bulmuyorum; uygun olanı, benim gibi resmî yerde hizmet etmen, başın açılsa da.. demeye gelince, anlaşamayacaklarını anlamışlar. Anlamışlar; ama iş işten geçmiş, dinî nikahı yapmış, ayrılma imkânını bütünüyle erkeğin eline vermişler. Buna rağmen de ayrılmışlar; ama erkek nikahı vermiyor, yani boşanmıyormuş.
    Şimdi ne olacak? Esas mesele burada.

    Bir defa nikah, kızcağıza verilen zinetleri, mehri ve eşyaları kendi malı yapar, iadeyi gerektirmez. Çünkü nikahla bunlar onun malı olmuştur. Dinî sorumluluğu hisseden taraflar bunun da uhrevi sorumluluğunu hissetmeli, verdiklerini geri almamalılar.
    İkincisi de, erkeğin kadını boşamasıdır. Çünkü nikahı altında birinin, hem maddi hem de manevi sorumlusudur. Bu sorumluluğu sebepsiz yere taşımaya razı olmamalıdır.

    Üçüncüsü bizim temennimiz, bütün bunlara rağmen tarafların ortak noktaları bulmaları; anlaşmayı, temel mefhumlarda birleşmeyi düşünmeleridir. Çünkü meslek birliği vardır. Bu, önemli bir birliktelik olsa gerektir. Biribirlerini anlamaları kolay olacaktır. Acele karar, iki tarafa zarardır.

    Selam ve dua ile...
    Sorularla İslamiyet Editör

    Bir de seçme fetvalar da bunu buldum...

    Soru: Zamanımızda nişan yapıldığı zaman, erkeğin kız evine gelmesi veya kız ile gezip tozmasını kolaylaştırmak için dini nikah yapılıyor. Bu doğru mu?

    Cevap: Nişanı müteakip kıyılan bu nikah, dini şartlara uygun bir biçimde yapılmış ise, dinen makbuldür. Ancak akla gelen birtakım sorular var. Şöyle ki:

    a) İleride bir anlaşmazlık yüzünden nişan bozulsa, erkek yapılan dini nikaha dayanarak boşama yapmasa, kadının başka bir erkekle nikahlanması, dini esaslara göre nasıl mümkün olacak?

    b) Önceden nikah yapılmış olduğu için, nişan bozulduğu zaman kadının nikahta tayin edilen mehirdeki hakkını alması gerekir. Bu nasıl mümkün olacaktır?

    c) Nikah yapılmış olduğu için, bu kadın veya erkekden biri, düğünden önce vefat etmiş olsa, hayattaki eş ona varis olur. Bu miras hükmü nasıl yerine getirilecektir? Buna benzer daha nice sorular aklı zorlamaktadır.

    Kız ile erkeğin görüşmelerine zemin hazırlamak için yapılan bu nikah sonunda doğabilecek dini ve ahlaki mahzurlardan kurtulmak için, düğüne yakın yapılmalıdır.

  2. #62
    Yasaklı Üye Ene-Zerre - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    Jul 2007
    Bulunduğu yer
    Kainat Mescidi...
    Mesajlar
    2.455

    Standart

    C şıkkı çok önemli.

    "Nikah yapılmış olduğu için, bu kadın veya erkekden biri, düğünden önce vefat etmiş olsa, hayattaki eş ona varis olur. Bu miras hükmü nasıl yerine getirilecektir?"

  3. #63
    Vefakar Üye odanedir - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    Sep 2016
    Mesajlar
    344

    Standart

    Bir defa nikah, kızcağıza verilen zinetleri, mehri ve eşyaları kendi malı yapar, iadeyi gerektirmez. Çünkü nikahla bunlar onun malı olmuştur. Dinî sorumluluğu hisseden taraflar bunun da uhrevi sorumluluğunu hissetmeli, verdiklerini geri almamalılar.
    Zifaf olmadan yapılan talakta kız mehrin yarısını alabilir..tabi bu erkeğin talakı neticesi hükmüdür..kız veya kadın boşanmayı kendisi isterse o zaman mehir hakkından da vazgeçmiş olur..zifaf olsun-olmasın hüküm budur diye biliyorum
    أُوْلَئِكَ عَلَى هُدًى مِّن رَّبِّهِمْ وَأُوْلَئِكَ هُمُ الْمُفْلِحُونَ

  4. #64
    Vefakar Üye odanedir - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    Sep 2016
    Mesajlar
    344

    Standart

    Bir kimse bir kadınla evlenirse yani nikâh akdi yapılırsa Hanefî mezhebine göre şayet münasebet ve halvet olmadan evvel boşanma vaki olursa kadın mihrin yarısına müstahak olur. Münasebet veya halvet olmuş veya olmadan evvel bunlardan birisi vefat ederse mihrin tamamına müstahak olur. Şafiî mezhebine göre ise kadın mihrin tamamına, ancak münasebet ile müstahak olur. Halvet ve ölüm ile müstahak olmaz.

    Kadın, mihre müstahak olduktan sonra boşanma vaki olursa hiçbir surette mihri geri verilmez. Ancak koca karısına "Sana verdiğim mehri bana geri verirsen ben seni boşarım..." derse o da getirir ve bunun üzerine o da ona mukabil onu boşarsa, boşanır ve koca o mihre müstahak olur.
    أُوْلَئِكَ عَلَى هُدًى مِّن رَّبِّهِمْ وَأُوْلَئِكَ هُمُ الْمُفْلِحُونَ

+ Konu Cevaplama Paneli

Konu Bilgileri

Users Browsing this Thread

Şu an 1 kullanıcı var. (0 üye ve 1 konuk)

     

Benzer Konular

  1. Resmi Nikah-İmam Nikahı
    By azize in forum İslam'a Göre Kadın ve Aile
    Cevaplar: 61
    Son Mesaj: 03.12.16, 17:01
  2. Dini Fotoğraflar
    By romantik-serseri in forum Resim - Fotoğraf Galeri
    Cevaplar: 20
    Son Mesaj: 21.07.09, 00:53
  3. Diyanetten Muta Nikahı Hakkında Skandal Yorum!
    By SoNDeM in forum İslam'a Göre Kadın ve Aile
    Cevaplar: 8
    Son Mesaj: 01.12.08, 09:12
  4. Dini Sözler
    By BayramD in forum İslami Nitelikli Yazılar
    Cevaplar: 1
    Son Mesaj: 17.09.07, 12:11

Bu Konudaki Etiketler

Yetkileriniz

  • Konu Acma Yetkiniz Yok
  • Cevap Yazma Yetkiniz Yok
  • Eklenti Yükleme Yetkiniz Yok
  • Mesajınızı Değiştirme Yetkiniz Yok
Yemek Tarifleri ListeNur.de - islami siteler listesi
Google Grupları
RisaleForum grubuna abone ol
E-posta:
Bu grubu ziyaret et

Search Engine Friendly URLs by vBSEO 3.6.0