+ Konu Cevaplama Paneli
2. Sayfa - Toplam 3 Sayfa var BirinciBirinci 1 2 3 SonuncuSonuncu
Gösterilen sonuçlar: 11 ile 20 ve 24

Konu: Gazete ve Dergilerdeki Müstehcen Resimlere Bakma Hususu

  1. #11
    Ehil Üye insirah - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    May 2007
    Bulunduğu yer
    Kure-i Arz
    Mesajlar
    3.312

    Standart

    ?zahlar için Allah raz? olsun ancak benim sormak istediğim üstteki iki al?nt? paragraf da iki büyük zat?n teşhisleri.Ama biraz tezatl?k farkettim sanki.
    Onun aç?klamas?n? merak ettim.
    Yoksa herşey aç?k net ortada.
    Kainattaki gidisati izlesek ve israfin ve intizamsizligin olmadigini gorsek,sanirim bu bizim icin en buyuk tahkik egitimi olacaktir.

  2. #12
    Gayyur KedimiKimYedi - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    Aug 2007
    Mesajlar
    128

    Standart

    Alıntı osmanoğlu Nickli Üyeden Alıntı Mesajı göster
    Muhterem Kardeşim, Üstadımız'ın İmam-ı Şafii'ye atfen söylediği hüküm, sizin ifade ettiğiniz gibi "Haram'a nazar nisyan veriyor" şeklinde değildir. Doğrusu şu şekilde olmalı:"İmam-ı Şâfiî'nin (r.a.) dediği gibi, Haram-ı nazar, nisyan verir." Kastamonu Lahikası-96
    Bu ifade daha değişik bir manâ ifade ediyor sanırım.
    Muhabbetle...
    Kastamonu Lahikası'nı okumadım; Selim Akif kardeş yorumunda buna bu şekilde yer verdiği için ben de aynen aldım..

    Evet dediğiniz gibi anlam değişiyor; ama her iki anlamda da doğruluk payı var sanıyorum..

    Ama neticede doğru olanı yazmak mühim pek tabii..
    Diyorum ya; daha öğrenecek çook şey var..
    Allah bütün kardeşlerden razı olsun..
    Ey gençliğinde gülmüş; şimdi güldüğüne ağlayan nefsim!..

  3. #13
    Ehil Üye nâme-i nur - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    Dec 2006
    Mesajlar
    1.460

    Standart

    eskiden bir yaz? haz?rlam?şt?m belki faidesi olur diye.....

    Alıntı nâme-i nur Nickli Üyeden Alıntı Mesajı göster
    Bu s?ralar bir tak?m fetvalar var. Bu fetvalar?n yanl?ş anlaş?lmamas? veya yanl?şsa tashih için……..

    Evvela Bu fetvalarda dikkat çekmek istdiğim nokta; televizyondaki müstehçen sahnelerin (hali haz?rda bulunmad?ğ?ndan galiba) birer hayal olduğu kabulü.. zira bu kabul fetvaya bir dokunulmazl?k kat?yor(gibi)…

    Şöyleki:

    ‘’Nas?lki âyinede y?lan?n sureti ?s?rmaz ve ateşin misali yand?rmaz ve murdar?n aksi, telvis etmez. Öyle de: Hayal veya fikir âyinesinde küfriyat?n ve şirkin akisleri ve dalaletin gölgeleri ve şetimli çirkin sözlerin hayalleri, itikad? bozmaz, iman? tağyir etmez, hürmetli edebi k?rmaz. Çünki meşhur kaidedir ki: Tahayyül-ü şetm, şetm olmad?ğ? gibi, tahayyül-ü küfür dahi, küfür değil ve tasavvur-u dalalet de dalalet değil. ?mandaki şekk mes'elesi ise, imkân-? zâtîden gelen ihtimaller, o yakîne münafî değil ve o yakîni bozmaz.’’(Lem’alar)

    Buyurulmuş

    Fakat hakikaten hali haz?rda haram olan bak?şlar televizyonda ya da resimde olunca haram olmuyormu… yani televizyondaki müstehçen haller hayal kisvesine bürünebilirmi?

    Bu mevzu hakk?nda kendi k?t akl?mla Nurlara ve baz? eserlere bakt?m… Baz? derlemeler yapt?m… fakat ben bir Alim olmad?ğ?mdan olaya kas?r fikrimle bakm?ş?md?r… kendi yaz?lar?m? bir fetva olarak düşünmeyin.. bana ait yaz?lara başta Nurlardan ve baz? F?k?h eserlerinden istifademin bir sonucu olarak bakarsan?z sevinirim.. yoksa fetva değil…

    Evvele şuradan başlamak istiyorum:

    ‘’Dinin zaruriyat? ki içtihad onlara giremez. Çünki kat'î ve muayyendirler. Hem o zaruriyat, kut ve g?da hükmündedirler; şu zamanda terke uğruyorlar ve tezelzüldedirler. Ve bütün himmet ve gayreti onlar?n ikamesine ve ihyas?na sarfetmek lâz?m gelirken, ?slâmiyetin nazariyat k?sm?nda ve selefin içtihadat-? safiyane ve hâlisanesiyle bütün zamanlar?n hacat?na dar gelmeyen efkârlar? olduğu halde, onlar? b?rak?p, heveskârane yeni içtihadlar yapmak; bid'atkârane bir h?yanettir.’’(Mesnevi-i Nuriye’den)

    ‘’Şimdi ise, fikir ve kalblerin teşettütü, inayet ve himmetlerin za'fiyeti, insanlar?n siyaset ve felsefeye ibtilâ ve rağbetleri yüzünden, bütün istidadlar fünun-u haz?ra ve hayat-? dünyeviyeye müteveccihtir. Ahkâm-? diniyeye sarfedilecek müstakim bir içtihad yoktur.’’ (Mesnevi-i Nuriye’den)

    Bunlar? biliyoruz diyenlerimiz olabilir ama bunlar? da almadan edemedim

    Ayr?ca şuras? da varki:

    ‘’Hiçbir müfsid ben müfsidim demez. Daima suret-i haktan görünür. Yahut bât?l? hak görür. Evet, kimse demez ayran?m ekşidir. Fakat siz mihenge vurmadan almay?n?z. Zira çok silik söz ticarette geziyor. Hattâ benim sözümü de, ben söylediğim için hüsn-ü zan edip tamam?n? kabul etmeyiniz. Belki ben de müfsidim. Veya bilmediğim halde ifsad ediyorum. Öyleyse, her söylenen sözün kalbe girmesine yol vermeyiniz. ?şte, size söylediğim sözler hayalin elnde kals?n, mihenge vurunuz. Eğer alt?n ç?kt?ysa kalbde saklay?n?z. Bak?r ç?kt?ysa, çok g?ybeti üstüne ve bedduay? arkas?na tak?n?z, bana reddediniz, gönderiniz.’’(Münazarat’tan)

    Şimdi buras?n? okuyupta fetvay? verenlere laf att?ğ?m? düşünmeyin lütfen. Üstad?n burada Dikkat çağ?r?s?n? hat?rlatmak istiyorum.. hem bu ifade evvela benim bu yaz?ma bak?yor..



    "Fetvaya en cüretkâr olan?n?z ateşe de en cüretkâr olan?n?zd?r"( hadîs-i şerif )
    (ifadeyi Abdulaziz Tarhan’?n proğram?n? haz?rlad?ğ? f?k?h ansiklopedisinden ald?m)

    ?nsan?n vazifesi ise:

    ’Demek ki, insan?n vazife-i f?triyesi; taallümle tekemmüldür, dua ile ubudiyettir.’’(Sözler)

    ‘’Evet hakikî terakki ise; insana verilen kalb, s?r, ruh, ak?l hattâ hayal ve sair kuvvelerin hayat-? ebediyeye yüzlerini çevirerek, herbiri kendine lây?k hususî bir vazife-i ubudiyet ile meşgul olmaktad?r. Yoksa ehl-i dalaletin terakki zannettikleri, hayat-? dünyeviyenin bütün inceliklerine girmek ve zevklerinin her çeşitlerini, hattâ en süflisini tatmak için bütün letaifini ve kalb ve akl?n? nefs-i emmareye müsahhar edip yard?mc? verse; o terakki değil, sukuttur.’’(Sözler)

    Ayr?ca hakiki vazifemize kuvvet verecek olan ulvi manalarla iştigal mes’elesi herkesin kabulu olmas?ndan ve hatta işin bu k?sm? çook önemli olduğu halde ben buras?n? k?sa kesiyorum…

    Şimdiii: hayal olarak kabul edilen k?s?m hakkaten hayal bile olsa…… konuyla ilgili Nurlardan;

    ‘’Tedai-yi efkâr, galiben ihtiyars?zd?r. Onda mes'uliyet yoktur. Hem tedaide, mücaveret var; temas ve ihtilat yoktur. Onun için, efkâr?n keyfiyetleri, birbirine sirayet etmez, birbirine zarar vermez. Nas?lki şeytan ile melek-i ilham, kalb taraflar?nda mücaveretleri var ve füccar ve ebrar?n karabetleri ve bir meskende durmalar?, zarar vermez. Öyle de, tedai-yi efkâr saikas?yla istemediğin pis hayalat, gelip nezih efkâr?n içine girse; zarar vermez. Meğer kasden olsa veya zarar zann?yla onunla ziyade meşgul olsa. Hem kalb yoruluyor. Fikir, kendini eğlendirmek için rastgele bir şeyle meşgul olur. Şeytan f?rsat bulur, pis şeyleri önüne serpiyor, sürüyor.’’(Sözler)

    Burada dikkat ettiğim nokta; tahayyül eğer ihtiyars?z olsa(hatta öyle olmal?) yani hayal gözüne ihtiyars?z müstehçen bir hal gelse onda zarar yok.. fakaaat bu ihtiyars?z olmal?.. ayr?ca kasden meşguliyette zarar var.. (diye anl?yorum)

    Birde deniyorki: televizyonda vs. müstehçen hallere bakmak şehevani olmad?kça haram olmaz. Fakat Nurlarda buyurulmuş ki:

    ‘’Her şeyin, her hükmün vücuda gelmesi bir illete binaen olduğu gibi, bir maslahata dahi tabidir. Fakat maslahat illet değildir. Ancak tercih edici bir hikmettir. Bu zaman?n efkâr?, bizzât saadet-i dünyaya müteveccihtir. Şeriat?n nazar? ise, bizzât saadet-i uhreviyeye müteveccih olup, bittabi dünyaya da nâz?rd?r. Çünki dünya âhirete vesiledir.
    Umumî bir beliyye olan ve nâs?n ona mübtela olduğu çok işler vard?r ki zaruriyattan olmuştur. O gibi işler sû'-i ihtiyar ile gayr-? meşru meyillerden doğmuş olduklar?ndan, mahzurat? ibahe eden zaruriyattan değildir. Ve ruhsat ve müsaade-i şer'iyenin şümulüne dâhil olamazlar.’’(buras? Mesnevi’den)

    Şimdi konuyla ilgili farkl? eserlerden görüşler:


    ‘’ ...gazete ve dergilerdeki müstehcen resimler ile televizyondaki aç?k görüntüler gerçek değil, resim ve hayal olduğu için onlara bakmak hakiki kad?n vücuduna bakmak gibi say?lmazsa da müstehcen resim ve görüntüler, insanlar? tahrik etmekte, din ve ahlak üzerinde bozucu bir tesir yapmaktad?rlar. Fitne uyand?ran ve ahlak? bozan böyle müstehcen resim ve görüntülere kimse helal diyemez.

    Avret say?lan yerlerin resim haline getirilmiş şekli de, cinsel duygular? uyand?rabileceği gibi, ancak bunun canl?s? kadar olmayacağ? aç?kt?r. Bu konuda film ise, resimle canl?s? aras?nda bir yerde olacakt?r. Bu konuda haraml?l?ğ?n sebebini ak?l kavramaktad?r. O daçok az da olsa gerçek zinaya yaklaşt?rmas?d?r. Halbuki Allah (cc) zinaya, yapmay? değil, yaklaşmay? bile yasaklamaktad?r. (?zahl? Kad?n ?lmihali, As?m Uysal, Mürşide Uysal, Uysal Yay?nevi, Sayfa 402-403, 2001)



    ‘’Gözle bak?ş konusunda neden bu kadar israrl? ikaz ediliyor insanlar? Çünkü bütün günahlar, ahlâkî bozulmalar müstehcene bak?şla başlar, bak?ş?n israr?yla gelisir, sonra fiilî günaha dönüşür. Üstelik gözler bakt?klar?n?n resimlerini de çeker, hayal arşivinde depo eder. Nereye gitse, nerede olsa art?k çektiği bu resimler, hayal âleminde gözlerinin önündedir. Öğrenciyse dersine çal?şamaz, isçiyse mesleğine tam yönelemez, fikir adam?ysa zihnini toparlayamaz, derken her konuda gerileme ve düşüş söz konusu hale gelir. Bu duruma düşmemek için din, müstehcene karş? yasaklar koyar, mensuplar?n? böylesine gerilemelere düşmekten kurtar?r.’’(Müstehcene Bakman?n Hükmü, Ahmed Şahin)


    ‘’... cinsel tahrik amac? olsun veya olmas?n ?slam'a göre ç?plakl?ğ?n s?n?rlar? içine girecek resim ve film çektirmek ve çekmek haramd?r. Bu resim ve filmlere bakmak ve ve bunlar? pazarlamak da haramd?r.
    Haramd?r, çünkü doğrudan ç?plakl?kla resim ve film arac?l?ğ?yla ç?plakl?k temelde ayn? gayr-? meşrû amaca yöneliktir. Fark yaln?zca tesir bak?m?ndand?r. Bizat ç?plakl?k, bilvas?ta ç?plakl?ktan şüphesiz daha tesirlidir. Ancak bilvas?ta ç?plakl?kda da yayg?nl?k ve süreklilik vard?r. Kald? ki ?slam'da bir söz, davran?ş ve iş haram k?l?nd?ysa, değil onun yans?yan etkili şekli, onunla ilgili bütün eylemler de haram olur.’’(?slama Göre Cinsel Hayat -2, Ali R?za Demircan, Eymen Yay?nlar?, Sayfa 104-105, 2002)



    ‘’Önce ç?plak resimleri sadece kad?n resmi diye s?n?rlamamak lâz?m. Ç?plak resimler kad?n?n olursa günah, erkeğin olursa mahzursuz diye bir şey yoktur. Avret say?lan uzvun aç?lmas? ve bak?lmas?, kimden olursa olsun haramd?r ve günaht?r. Ancak haraml?k ve günah en mahrem noktalara yaklaşt?kça artar ve ağ?rlaş?r. Diğer yönden, zaruret yokken avret say?lan yerlerinin fotoğraf?n? çektirip teşhir edilmesine izin vermenin bir haram ve bir günah olduğunda şüphe yoktur. Böyle olan resimlere bakmaya gelince, bunun; canl?s?na bakmak kadar ağ?r günah olmad?ğ? da aç?kt?r. Ancak bunu, berikinin hafif olduğunu ânlatmak için değil; aralar?nda fark bulunduğunu anlatmak için söylüyoruz.

    Bütün bunlara göre : Avret say?lan yerlerin resim haline getirilmiş şekli de, cinsel duygular? uyand?rabileceği, ancak bunun canl?s? kadar olmayacağ? aç?kt?r. Bu, konuda hareketli resim, yani film ise, resimle canl?s? aras?nda bir yerde olacakt?r. Her ne kadar Ibn Âbidîn "resim haline getirilmiş avret yerlere bakman?n mahzuru konusunda bir şey bulamad?m; diyorsa da, bu konudaki haraml?ğ?n sebebini ak?l kavramaktad?r. O da çok uzaklardan ve çok az da olsa gerçek zinaya yaklaşt?rmas?d?r. Halbuki, Allah (c.c.) zinaya, yapmay? değil, yaklaşmay? bile yasaklamaktad?r. Bu sebep ç?plak resimlere bakmakta da az da olsa vard?r. Öyleyse bu da o ölçüde mahzurlu olmal?d?r. Filimler ise, değindiğimiz gibi, bundan bir derece daha ilerdedir.’’(Sorularla ?slamiyet ?slam F?k?h Ansiklopedisi, Ç?plak Resim)

    hadîs-i şerîfde, ‘’ Resim, köpek ve cünüb kimse bulunan eve rahmet melekleri girmez’’ buyurulur. (Buras?: Risâle-i ünsiyye isminde bir eserde geçiyormuş. Ben ‘’Tam ?lmihal Saadet-i Ebediye’’ isimli eserden ald?m)


    ‘’?slâm inançlar?na ve adab?na ters düşen her türlü resim haramd?r. Kad?n resimlerinin ç?plak veya yar? ç?plak çizilmesi, fitne doğuracak yerlerinin belirtilmesi, gazete, dergi ve sinemalarda gösterilmesi haramd?r. Bunlar? çizen, çeken, yay?nlayan, evlerde ve dairelerde bulunduran, onlar? görmeye niyetlenen manen sorumludur.’’(?slam F?k?h Ansiklopedisi’nden)
    Not: hat?rlad?ğ?m kadar?yla bu eser internetten indirilebiliyo..


    Nurlardan;
    ‘’Halbuki gölgeli gölgesiz suretler, ya bir zulm-ü mütehaccir veya bir riya-y? mütecessid veya bir heves-i mütecessimdir ki, beşeri zulme ve riyaya ve hevaya, hevesi kamç?lay?p teşvik eder.’’(Yirmibeşinci Söz)

    ‘’ ?kinci nükte: Bu medeniyet-i hâz?ran?n harikalar?, beşere birer nimet-i Rabbaniye olmas?ndan, hakikî bir şükür ve menfaat-i beşerde istimali iktiza ettiği halde, şimdi görüyoruz ki, ehemmiyetli bir k?s?m insan? tembelliğe ve sefahete ve sa'yi ve çal?şmay? b?rak?p istirahat içinde hevesat? dinlemek meylini verdiği için, sa'yin şevkini k?r?yor. Ve kanaatsizlik ve iktisats?zl?k yoluyla sefahete, israfa, zulme, harama sevk ediyor.’’(Emirdağ Lahikas?’ndan)

    (devam?nda)

    ‘’Hem beşeri vesait-i sefahete teşvik etmekle, o biçare muhtaç beşeri tam tembelliğe atm?ş, sa'y ve amelin şevkini k?r?yor. Hevesata, sefahete sevk edip ömrünü faydas?z zayi ediyor.’’(Emirdağ Lahikas?’ndan)

    ‘’Amma neş'e ise, o da iki k?s?md?r: Birisi nefsi hevesât?na teşvik eder. O da tiyatrocu, sinemac?, romanc? medeniyetin edebiyat?n?n şe'nidir.’’(Yirmi Beşinci Söz’den)

    "Kim şübheli şeylerden kaç?n?rsa dinini ve ?rz?n? korumuş olur; kim de şübheli şeylere dalarsa sonunda harama düşer."(Hadis-i Şerif)

    ‘’?slâm kötü, pis ve zararl? bir tak?m şeyleri, kötü fiilleri yasaklamakla kalmad?, kötülüğü kökünden yok etmek için harama götüren yollar? ve vesileleri de haram k?lm?şt?r. Yukar?da, dolayl? haram (haram li gayrihi) k?sm?nda temas ettiğimiz gibi, harama düşürecek sebepler de yasaklanm?şt?r. Yaban bir kad?nla bir erkeğin kimsenin gelemeyeceği kapal? bir yerde başbaşa kalmas?, kad?nlar?n tahrik edici süs ve giysilerle d?şar? ç?kmalar?, müstehcen yaz?, resim ve müziğin yasaklanmas? bunlar aras?nda say?labilir.
    Şüpheli şeylerden kaç?nmak da harama karş? bir tedbirdir. Hadislerde şöyle buyurulur: "Helâl aç?kt?r, haram da aç?kt?r. Bu ikisi aras?nda şüpheli birtak?m işler vard?r" (Buharî, Büyû', 3). "(Şüpheli şeylerden) senin gönlünü rahats?z eden şeyi b?rak, rahats?z etmeyeni yap" (Tirmizî, K?yâme, 60).’’ (Hamdi DÖNDÜREN)


    Not 1 :Bildiğim Baz? ağabeylerin konuyla alakal? istifadelerini yazm?yorum(Yazam?yorum)

    Not 2 : Hadis-i Şerif olarak takdim edilen k?s?mlar ancak hadislerin zahiri manalar? olabilir.

    Not 3 : ?fadelerin bir k?sm?n? internetten toparlad?m.. acele oldu biraz .. hatalar olabilir..
    Konu Ebu Hasan tarafından (24.08.07 Saat 15:36 ) değiştirilmiştir.


  4. #14
    Dost ReşhaNur - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    Aug 2007
    Mesajlar
    34

    Standart

    Allah razı olsun kardeş. eline sağlık.
    Karşımda müthiş bir yangın var.

    Alevleri göklere yükseliyor.

    İçinde evladım yanıyor.

    İmanım tutuşmuş yanıyor.....

  5. #15
    Ehil Üye insirah - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    May 2007
    Bulunduğu yer
    Kure-i Arz
    Mesajlar
    3.312

    Standart

    ’Tedai-yi efkâr, galiben ihtiyars?zd?r. Onda mes'uliyet yoktur. Hem tedaide, mücaveret var; temas ve ihtilat yoktur. Onun için, efkâr?n keyfiyetleri, birbirine sirayet etmez, birbirine zarar vermez. Nas?lki şeytan ile melek-i ilham, kalb taraflar?nda mücaveretleri var ve füccar ve ebrar?n karabetleri ve bir meskende durmalar?, zarar vermez. Öyle de, tedai-yi efkâr saikas?yla istemediğin pis hayalat, gelip nezih efkâr?n içine girse; zarar vermez. Meğer kasden olsa veya zarar zann?yla onunla ziyade meşgul olsa. Hem kalb yoruluyor. Fikir, kendini eğlendirmek için rastgele bir şeyle meşgul olur. Şeytan f?rsat bulur, pis şeyleri önüne serpiyor, sürüyor.’’(Sözler)
    ’Halbuki gölgeli gölgesiz suretler, ya bir zulm-ü mütehaccir veya bir riya-y? mütecessid veya bir heves-i mütecessimdir ki, beşeri zulme ve riyaya ve hevaya, hevesi kamç?lay?p teşvik eder.’’(Yirmibeşinci Söz)
    Soruma gayet mukni cevaplar oldu.
    Kainattaki gidisati izlesek ve israfin ve intizamsizligin olmadigini gorsek,sanirim bu bizim icin en buyuk tahkik egitimi olacaktir.

  6. #16
    Ehil Üye insirah - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    May 2007
    Bulunduğu yer
    Kure-i Arz
    Mesajlar
    3.312

    Standart

    hadîs-i şerîfde, ‘’ Resim, köpek ve cünüb kimse bulunan eve rahmet melekleri girmez’’ buyurulur. (Buras?: Risâle-i ünsiyye isminde bir eserde geçiyormuş. Ben ‘’Tam ?lmihal Saadet-i Ebediye’’ isimli eserden ald?m)
    Ozaman evlerde resim-fotoğraf bulundurmak caiz değil..Burada müstehcen resim dememiş.Direkt resim diye ifade kullanm?ş.Bu da ilginç
    Kainattaki gidisati izlesek ve israfin ve intizamsizligin olmadigini gorsek,sanirim bu bizim icin en buyuk tahkik egitimi olacaktir.

  7. #17
    Müdakkik Üye Eyüpşan - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    Jul 2007
    Mesajlar
    894

    Standart

    Nereye baktığına göre değişiyor. Ben artık et görmekten midem bulandı. Dolayısı ile gazeteyi açtığımda gördüğüm mayolu resimlerden zerre etkilenmiyorum. Etkilenen varsa kusura bakmasın. Mecburen de olsa görüyoruz her şekilde.

    Et göre göre, giyinik gördüklerim benim gözüme hoş gözüküyor. Çünkü aklımda "doğru" insan tanımı oluyor. Cinsel dürtülerimi de yendiğimi düşünüyorum. Uzun zamandır saçma salak gazetelerdeki çıplak kadın resimleri sadece bana tabağıma konulmuş kelle paça kadar tiksindirici geliyor.

  8. #18
    Dost ReiS-ül KüTTaB - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    Sep 2007
    Bulunduğu yer
    İstanbul
    Mesajlar
    38

    Standart

    önemli bir konuya değinmişsiniz...
    Bu nefsi yenmek gerçekten zor bişey...
    allah yardımcımız olsun...

  9. #19
    Vefakar Üye emaneten - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    Oct 2007
    Bulunduğu yer
    Ankara
    Yaş
    33
    Mesajlar
    445

    Standart

    bir tane hocam?z şöyle demişti:

    ibadet iki çeşittir biri müsbet biri menfi
    müsbet ibadet hepimizin de bildiği gibi namaz zekat oruc gibi ibadetleerdir
    menfi ibadet ise Allah?n yasak ettiği bir haramdan kend?n?z? uzak tutman?zd?r mesela harama nazar günahtir,siz gazetede gördüğünüz bir resme bu düşünce ile bakmazsan?z inş bir farz veya vacibi yerine getirmiş kadar sevab al?rs?n?z...


    bir sey hissedip hissetmemek değil mesele
    mesele haram olmas?...

  10. #20
    Pürheves caner07 - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    Sep 2006
    Bulunduğu yer
    Aydın
    Mesajlar
    161

    Standart

    Rabbimiz kötü yollara düşmekten cümlemizi korusun...

+ Konu Cevaplama Paneli

Konu Bilgileri

Users Browsing this Thread

Şu an 1 kullanıcı var. (0 üye ve 1 konuk)

     

Benzer Konular

  1. TV , vs. deki Müstehcen Hallere Bakmak Haram mı?
    By nâme-i nur in forum Fıkıh
    Cevaplar: 7
    Son Mesaj: 12.01.17, 14:14
  2. Bakma!
    By *SAHRA* in forum Serbest Kürsü
    Cevaplar: 0
    Son Mesaj: 25.01.14, 22:44
  3. Hor Bakma Sen Toprağa
    By Beste-i Rana in forum Şiirler
    Cevaplar: 3
    Son Mesaj: 29.12.08, 19:24
  4. Resimlere Link Vermek İçin Bakın
    By SeHZaDe in forum Tavsiye Edilen Siteler
    Cevaplar: 1
    Son Mesaj: 28.11.06, 11:27

Bu Konudaki Etiketler

Yetkileriniz

  • Konu Acma Yetkiniz Yok
  • Cevap Yazma Yetkiniz Yok
  • Eklenti Yükleme Yetkiniz Yok
  • Mesajınızı Değiştirme Yetkiniz Yok
Yemek Tarifleri ListeNur.de - islami siteler listesi
Google Grupları
RisaleForum grubuna abone ol
E-posta:
Bu grubu ziyaret et

Search Engine Friendly URLs by vBSEO 3.6.0