+ Konu Cevaplama Paneli
Gösterilen sonuçlar: 1 ile 2 ve 2

Konu: Eğitim ve Şiddet

  1. #1
    Müdakkik Üye m_safiturk - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    Apr 2007
    Mesajlar
    773

    Standart Eğitim ve Şiddet

    --------------------------------------------------------------------------------

    Milli Eğitim Bakanlığı’na

    Eğitim kurumları üzerindeki stratejik araştırma ve uygulamaların analitik içeriği deneme yanılma tarzında olmuştur. Temel kültürümüzden farklı yaklaşımlar neticeyi bugünkü konumuna taşımıştır. Okullarımız ciddi sorunlarla karşı karşıya gelmiştir. Eğitim kurumları ve şiddet birbiriyle asla bağdaşmaz zıtlıkta olmasına rağmen hem sosyal etkiler hem ideolojik etkiler eğitimin başlangıç ve sonuç denklemini zedelemiş ve konuyu küresel sorun haline dâhil etmiştir.
    Eğitim biliminin mütehassıs otoritelerinin evrensel kavramların dışındaki sınıflaşması sıra dışı uygulamaları netice vermiştir. Bir yerde taraftarlık kişisel tatminin endeksine oranlıysa orada verimlilikten söz etmek mümkün değildir. Taassup hangi alanda olursa olsun gelişimi hiyerarşi karmaşasına sokacak ve neticesinde akamete uğramış kabiliyetler görülecektir. Otoritenin hâkimiyetini koruma telaşı kısır döngüyü aynı eksende yıllarca taşımaya devam edecektir. Bu yapıya karşı sistem belirlemek ve uygulamada yasaların herhangi bir yaptırımı da mümkün değildir.
    Her hangi bir kanuna itaat etmek ancak kanun koyucunun hür iradesinin genel alanı kapsar olması ve umum akılları ikna etme niteliği ile olacaktır. Hiç bir noktadan da bu genellemeyi bugün başarabilmek olası görülmemektedir. Hükümlerin psikolojik anatomiyle uyumu ve fikrin yönlendirici etkisinin alanı iradeyi hür bırakıp müdellel yaklaşımla paylaşım alanına koyulması ile olacağı evrendeki bütün fikir dinamizmiyle uygulamalı olarak tarihe ve günümüze gösterilmiştir.
    Mizacın değişimi mümkün değildir. Otokontrol ise hislerin olumlu alanlarına kanalize edilmesiyle sağlanabilir. Bu materyallerin kaynağının kültür olduğu gayet açık bir meseledir. Hayat alanın kapsadığı şuursal yaklaşımın çözüme ulaştıracağı soruların saç ayağı “neden, niçin, niye”sini belirlemek ve akla sunmak, öğrenme ihtiyacını kabullenmek adına gerçekçi bir işlev olacaktır. Yaşamın olduğu gibi Eğitiğimin de niteliğini gayenin oluşturduğu vazgeçilmez olgulardandır.
    Öğretmek ve öğrenmekte deki gerekliliğin tanımlanması iki istasyon arasındaki mesafeyi faydalılık kalitesiyle bezeyecektir. Bütün sosyal dengeyi tesis edecek olan şuur; pozitif gayenin hizmetinde olmalıdır. Bu meselenin keyfiyetini tanzim edebilmek için iki temel yaklaşım vardır.
    Birincisi: Milli hislerin tarihsel mirasını güncelleştirmekle bir sinerji meydana getirmektir. Bu mesele ideolojik istismara açık olduğundan dikkatle tahlil edilmesi kaçınılmazdır.
    İkincisi: Kültürel mirasın sanat ve hayat alanlarına katkısının evrensel kabul edilirliğini bilimsel ve katılımcı platformda istikbale taşımaktır.
    Bugün küresel kalkınmanın İnsani değerlerle hak ettiği yere gelmesinde ki mozaik Evrendeki ahengin yorumlanmasının fikirsel ve fiilsel bütünlüğün sağlanmasıdır. Pozitif bilim bu konjöktörün kalbi hükmündedir.
    Milli hislerin geçici galibiyetinin teknolojik bir üstünlükle dünyanın birkaç ülkesinde görülmesiyle birlikte sosyal alanlarda bireysel karmaşaların tezahürü olarak başka bir boyutta toplumlarını gelecek endişesinin sahiline bırakmıştır. Milli bütünlüğü elde tutmak başka milletleri asimine etmede görülmüştür. Toplumları dejenere eylemlerinin güç kaynağını kültürel yozlaşma alarak belirlemişlerdir.
    Tarihin günümüze taşımış olduğu ve toplumumuzun gayet iyi bildiği birçok hadise bugün insanımız üzerinde milli iradeyi hayatsal konuma getirecek etkiyi sağlamaktan uzaktır. Eğitiminin kabiliyet alanından hareket alanına geçmesinin doktrinleri, katılımcı istişarelerin büyük bir aklı temsil mesabesine gelmesiyle belirlemek lazımdır.
    Bilimin işleyişi; fikrin şeffafiyetinin insaf nazarına sunulması ile mümkündür. Direnç noktasının negatif duruşu ancak düşüncenin hürlüğü ile kabulün önündeki baskının kırılmasıyla kaldırılabilir. Bu kaçınılmaz gereklilik zamanın seyrine bırakıldığı ile değil zamanla birlikte aşılması gereken zorunluluktadır. Bu yazıda toplumun aydın bireyleri tarafından bilinen bu ve benzeri meselelerin üzerine tahlil niteliği ile gitmekten ziyade içeriği kullanılır yaftasında tutmak ve öneriyi realitesiyle belirtme maksadı güdülmektedir. Tespitlerin pratik uygulanması sorunları gündem konusu olmaktan ve gereksiz tartışmalardan uzaklaştırarak çözüm niteliğine kavuşturmak için tesis edilmeye çalışılmaktadır.
    Eğitim Kurumlarında şiddeti değerlendirirken; bugün İlköğretim seviyesine kadar gelmiş bu sorunun kaynağını yine bilimsel çalışmaların hamiyetli gayesinin pratik yaklaşımı çözecektir.
    Hayat kaynağının enerjisinden faydalanmayı problemin varlığı ile özdeşleştirmiş uygulamalar karmaşayı ne kadar benimsese de uzlaşmanın kalıtsal ve var oluş özelliği ile birebir orantılı gerçek bu sosyal psikolojiyi maziye bırakacaktır. Hatalar kusurlar bu kulvarın görevlileri tarafından düzeltilmek için vardır. Yoksa tespit etmek ve yorumlamakla kariyer yapmak sebebi ile yoktur.
    Sorunların giderilmesi çalışmasından çok sorunu kabullenme toplumun neredeyse yaşam enerjisini oluşturmaktadır. Yani sorunların var olması ve çözülmesindeki yaklaşım sanki mümkün değildir. Bu sebeple kabullenip bununla hayata tutulmak lazım gibi bir tarz oluşturulmaktadır. Verimsiz zekâların ürünü olan bu sosyal felsefeyi kişisel tatminden uzaklaştırıp çözümcü ve kullanılabilir boyuta taşımak gerekliliğin en hamiyetli yaklaşımı olacaktır.
    İlginin merkezini oluşturan noktaları gerçekçi belirlemek Eğitimin vaat ettikleri açısından değerlendirmeye tutulduğunda iki kutbu karşı kaşıya analiz etmek gerekmektedir. Hayata uygulanan ilgi, hayatın vaatleriyle insani kriterlerle algılandığında konuya indirgenen şekliyle iki kısımda biçimlendirilebilir;
    a-Hayatın toplumsal algısının ve yaşayışının vaat ettikleri.

    b-Eğitimin hayata ve bireye ve topluma vaat ettikleri.

    Hayatın vaat ettiklerini kültürel biyografi tanımlamakla beraber hayata sunumunun materyalleri başlı başına bir konu olduğundan bu perspektifi konumunda bırakıp, çerçeveden eğitimin vaat ettiği ele alındığında uzun ve teorik içerikli şablonlar görülmektedir.
    İlgi merkezini belirlemekte kişisel fayda kullanıldığında; toplumdaki sosyal statü bu teklifi ağır aksak değerlendirecektir. Kişisel fayda için gayretin gereksinimi gençler üzerinde yoğunluk tesis edemeyecektir. İstifade için arzu edilen şeyler uzun çalışmalar istememektedir. Yaşam bilinci oluşmadığından tüketim kalitesi de oluşmamıştır. Eğitimin bu tablodaki dolduracağı en önemli boşluk budur. Eğitim vaat ve önerilerini hem sosyal açıdan hem fiziki açıdan bu doygunlukla belirlemelidir. Eğer sistem bu karmaşaya sebebiyet verebilecek noktaları pozitif ve pratik çalışmalarla izale etmez ise; manzaraya bu ikmal misyonunu üstlenmiş odaklar çıkacaktır.
    Eğitimin kurumlarının öğretim müfredatında bu sosyal derslerin tanziminde kültürel rehberliklerin konumunun yoğunlaştırılması ve ders kaynaklarının tespit edilmesinde geniş anlamıyla araştırma birimleri oluşturulmalıdır. Verimli ve faydalı düşüncelerin yaşama katkısı yüz yıllarca insani yapıyla örtüşmesi aklın kabulünü sağlayacağından, eğitim ve öğretimin vizyonunu yükseliş trendiyle gaye ile buluşturacaktır.
    Eğitim vaat ve öngörülerini; tecrübe, kültürün kaynaşma potasıyla mükemmelleşmiş kıvamıyla insani hislere teklif etmelidir. Aklın özelliği olan tanımlama bu emeği hislerin kaliteli olgunluğu ile karakter niteliği ile bireye kazandıracaktır. İnsan eğitim ve öğrenim sürecinde var olan duygularıyla değerlendirilmelidir. Hangi ders olursa olsun bunun dersliklerle sınırlılığının olmadığı ve evrendeki sistemin tanımlaması olduğu gerçeğinin bütünlülüğü ile hazırlanan bir öğretim süreci, faaliyetin sistemle barışmak ve insani değerlerle yaşamanın en temel gereksinimi ve bu faaliyetin bilimsel uygulaması ile mümkün olacağını, delil içerikli idealarla ortaya koymak ve bütünlüğün korunmasındaki hareketliliğin olmazsa olmazı ifade edildiğinde; algı dinamizmi şartsız ve şevkli bir karşılık verecektir.
    Eğitimin hayata katkısı sadece geçimini sağlamak ve iş dünyasının ihtiyacına cevap vermek şekliyle yorumlandığında potansiyel sadece belirli bir kısmı içine alacaktır.
    Hayat mücadele şeklinde algılandığında rekabetin üretime pozitif etkisini akamete uğratması kaçınılmazdır. Evrenin komprime olarak dayanışma üzerinde durmasıyla beraber; Bu uygulama ekip kavramının fiili tesisini temin edecektir.
    İnsan iradesinde, müstakil görünen duygular üzerindeki denge ancak psikolojinin kapsamını genişletmekle tanımlama ve uygulama üzerine tesisi verimliliği belirleyecektir.
    a-Aklın hür algısı
    b-İsteklerin iradi tercihlerle orantısı
    c-Tepkinin fiziksel boyutunun muhakeme yeteneğine bağlılığı… Gibi kabiliyetlerin çözünürlüğü isabet kaydeden terbiyeyi kalıcı kılacaktır.
    Hali hazırdaki psikolojik eğitimin adeta maddesel tanımlamaları içermesi kalıtsal sorunların devamını sağlamaktadır.
    Eğitimin hayata vaat ettikleri ve sağladığı değer, geniş mutabakatın faaliyet ayağını oluşturmaktadır. Bu nedenle belki bu rehberlik nitelikli dersler için bu konunun ruhuna nüfuz etmiş eğitmenlerin istihdamı söz konusudur.
    Eğitimin hayata katkısının sınırlı değerlendirilmesinde en temel problem; eğiten ve eğitilenin donanım ve yeterlikliliğinin uygulanmasındaki tesirsizliktir. Belki yeni araştırmalar uzun yıllar içerecek ve uzun zamanlar sonra uygulanacak derlemeleri meydana getirecektir. Veya hazır potansiyel gayretli çalışmalarla bu açığı dolduracaktır.
    Eğitim kurumlarındaki bu şiddete odaklı beslenen güç, tahrip etmenin kolaylığından istifade etmekle beraber, gençlerin heveslerine yapmış olduğu teklifin elle tutunurluğu akli olan muhakemeyi bozmaktadır. Bilimin dimağda güçlenmesi bu hayali mutluluğu insani değerlerden uzaklaştıracaktır.
    Eğitim kurumlarında şiddet içerikli yozlaşmada etkisi bulunan sebeplerden bazıları; Guruplaşmalarla güç birlikteliği ile bu çeteleşmeyi geniş alana taşıyabiliyorlar. Hayat mücadeledir felsefesi bu eylemi beslediğinden, İdeolojik yapılanma kolayca kendine zemin bulabiliyor. Sınıf farklılıklarını siyasi söylemleriyle toplumsal adaletsizlik adına kullanıp huzursuzluğu sağlıyorlar.
    İlköğretim ve Lise dengi Eğitim Kurumlarında başlayan bu süreç, Akademik alanda Kafeteryalar ve kantinlerin statüsüdür. Kantinlerin paylaşım alanı olarak bütünlüğü sınıfsal farklılıkları içerdiğinden çatışmanın alt bölümünü oluşturmaktadır. Tüketiciliğin maddi yeterlilikle işlev görme algısı, iktisadi bilinci ortadan kaldırdığından; ekser itibariyle maddi yetersizlikte bulunan öğrenciler bu mesafeyi bir nevi kin ile değerlendirip tahrip tarafını tercih kendini fikri bir yapıyla bezeyip güven ve istikrar ortamını zedeleyerek meydana çıkmaktadır. Bilimin akli olan etkisini görsel tedbirlerle de desteklemek gerektiğinden; özellikle kantinlerin hazırlanmasında ekonomik tüketimin standardını belirlemek gerekmektedir. Bu bağlamda tüketim bilincinin gelişim sürecine etkisi; ölçülendirmenin kalite endeksli yapılmasıyla ilgili olduğundan dikkatle değerlendirilmesi..
    Kullanılan malzemelerde dayanıklılık ve ergonomik yapı karakteristik özelliklerin olgunlaşmasında önemli faktör olduğundan titizlikle belirlenmesi..Eğitim kurumları içerisindeki temizliğin bilhassa umumi kullanım alanlarında ısrarla yapılması..Genel görünümde canlılık ve özen renklerle ve imarla sergilenmeli.Peyzaj vazgeçilmez bir nitelik olarak hassasiyetle uygulanmalı.Sosyal aktivelerde bedensel faaliyetlerden çok zihinsel içerikli çalışmalar hazırlanmalı.
    Bunlar gibi uygulamalar geleceğin şekillenmesinde ve bilimin pozitif algılanmasına yardımcı, insani anatominin ve ruhi dinamizmi motive açısından göz ardı edilmeyecek realitedirler.
    Eğitim kurumlarının dışındaki etkileşimin boyutunu belirleyen noktaları, kurum içi uygulamalar tesirsiz duruma getirebileceğinden özveri gerekli hassasiyeti hamiyet namına göstermelidir.
    Kafeteryalar bu çatışmalarda ciddi anlamda destekleyici konumdadır. Fiziksel yapıları ve üstlendikleri görev, gençler üzerinde rekabeti farklı mecralara götürmektedir. Hevesleri tahrik etmekle ve kavram içindeki mesajlarla farklı gayeleri oluşturup, derslerin bireysel ve toplumsal etkisini kırmakla netice vermektedir. Bu gibi işletmelerin denetim ve tasarımları Belediyelerle birlikte belirlenen standartlara göre uygulanmalı, ışıklandırmalarından yaş sınırlarına kadar denetleyici ve takip devamlılığı ile vazifeli birimlerin istikrarlı çalışmaları olumlu göstergeler oluşturacaktır.
    Yeni eğitimcilerin, Eğitim kurumlarını iş kapısı olarak değerlendirmelerinin gayeye dönüşümünün zaman almasının uzunluğu bir kuşağın dejeneresini de beraber getirmektedir. Okul ve aileyi kapsayan bu bütünlüğün kombine değerlendirilmesi kaçınılmazdır.
    Türkiye’nin dünyaya açılımının bugünkü geldiği konum; Avrupa Birliğiyle hızlı bir ivme kazanmıştır. Bu yenidünyanın içinde yerimizi belirleyecek olan kültürel yapımızın insanlığa sağladığı katma değerdir. Bu kültürel ve sosyal tanımlamayı nazara verirken yaşanmış tecrübelerin sosyal ve kültürel kıvamı toplum olarak değerlendirilmemizde ciddiyetiyle önemli bir mevkidedir. Avrupa toplumunun tüketip içinde bir kalite bulamadığı sosyal çöküşünü hızlandıran denemelerini insanlarımızın hayat sahasına yenilik hareketleri adı altında getirmek milletin geleceğini karartmaktır. Bu nedenle hamiyet gaye çeşitliliği ile zenginleşip, evrensel paylaşımın gerekli olduğu gerçeği fikrin ve kalbin mutabakatıyla gösterilmelidir.
    Eğitimin bütün içeriği sistemi tanımak ve tanımlamak olduğundan; bilim bu idealde şuurun tesisinde hayatsal enerji kaynağıdır. Bu kaynağı beslemek her gayretli bireyin insanlık adına yükümlü olduğu bir meseledir. Bu nedenle fikir ayrılıklarının siyasi ideolojik boyutundan vazgeçip verimlilik ve faydalılık esaslı çalışmalar meydana getirmekte lazımı lüzumlu kılan meselelerin özündedir.
    Meselelerin Yüksek okullar kısmında, sosyal ve psikolojik gelişim daha kalıtsal özellik gösterdiği den; eylemler sistematik etkilerle karakteristik ölçülere gelmektedir. Hisler fikir niteliği şeklinde tanımlanmakla ve empoze edilme faaliyetleri sergilenmektedir. Bu çatışmanın görüntüsünde asırlık tahrip birikimi olduğundan, İnsan yapısının menfi meyillerine gereklilik bağlamında sunulduğundan kabul görebilmektedir. Her düşüncenin felsefi ivmesiyle taraftar bulma niteliği olduğundan; aklın öğrenme ihtiyacı sıra dışı yaklaşımları öncelikli değerlendirmesi ve İnsanın yapısal aceleciliği doğru yanlış her şeyi dengesiz bir şekilde sahiplenir.
    Gayret arzusunun karşısına atalet çıkar. Cemiyet için bir sorumluluk teklif edildiğinde havalecilik. Toplumsal yükümlülüklerde kişisel menfaatin değerlendirilmesi. Bu ve benzer hareketlilik içerikli enerjinin olumsuz kaynağı farklılık ve aşırılık etkilenimi ile beslenir.
    Bugünün Eğiticileri dünün öğrencileriydiler. Şimdiki gençlerin içinde bulunduğu durumları en iyi kendileri tahlil edebilirler.
    İnsan geçmiş yaşamıyla, tecrübesiyle yanlışlıklarıyla, doğruluklarıyla gelecek sahnesine çıktığında gerçeği erdemle kabul ederek mazeret üretmemelidir. Hayata pozitif enerjiyle tutulamayanlar gereklilikle ve özveriyle nedenini yeni kuşaklarla paylaşmalıdır. Emellerin uzunluğu sonsuzluğun sırrı değil ki bu hayali senaryoya insan aklı dâhil olsun. Görülecek kaç bahar kaldı?
    Malumdur İnsanlar eserleriyle yâd olunurlar. Eserlerin en hayattar olanı ise fikri bir silsilenin kabul edilmişliğidir. Sınıfsal algılamalar olsa da bu bölünme büyük bir bütünlülüğün yapı taşı hükmündedir. Fikir bir tezi ortaya koyduğunda ikna en medeni savumadır. Zorlama selim aklı sınırlasa da istikbal bu istibdadı ret edecektir.
    Öz eleştiri; verimlilik inkılâbıyla şahsiyetçi değerlendirmelerinden uzaklaştığında evrensel algının mevcut potansiyeline katılacaktır. Hamiyet ve hizmet şuurunu bu yaklaşımdan elde edecektir. Faydalılığın haklılıktan üstünlüğü ancak samimiyetle görülecek olduğundan gayretin kalitesini değerlendirecek olguda budur.
    Sivil toplum örgütleri çok sesliliğin ve çözümcü demokrasinin içinde önemli bir konuma sahiptirler. Bu organizasyonlar etik anlamda politik olmamaları gerekirken spesifik etkileşimlerle toplum üzerinde sanal yanlılıklar peşindeler. Toplumsal uzlaşmada gerekli ve reel aktiveler içersinde bulunmaları gereken statülerini farklı alanlara taşıyarak çözümlülük adına katkı sağlayamıyorlar. Bu bağlamada daha çok sivil ve özgürlükçü katılımlara ihtiyaç vardır. Bu katkının oluşumunda da bulunacak güç; sosyal kurumlarla, yeterli donanıma sahip iş dünyasıdır. Geleceğin ekonomik anlamda belirlenmesinde iş dünyası özverisiyle eğitimin içinde olmalıdır. Başarı serüvenlerinin paylaşıldığı amfilerden tecrübenin daha geniş anlamıyla yaşandığı alanlara değer katmanın programları hayata geçirilmelidir. Kombine birliktelik imajı güvenin yönünü belirlerken; Toplumsal kalkınmanın en tesirli alanın demokratik ve sivil idarenin varlığı, kurum ve kuruluşların bu meseleye inanmışlığının, hayat sahasındaki faaliyetinin ikna ediciliği ile hiçbir sanal dayatmanın hayali ifadeleriyle olamayacağının göstergesi de ortaya çıkmış olacaktır.
    Bilim gibi kazançta paylaşımla genişleyen içeriğe aittir. Oluşturacağı sentez zararlı düşüncelerden arınmış ve toplumun kalkınmasındaki emeğe saygıyla yaklaşan bir potansiyeli verimli şekliyle hayata geçirecektir. Bu konsensüsün ortaya çıkmasıyla hiçbir etnik baskınında tesiri olamayacaktır. Toplumsal mutabakat ancak tolumun katılımı ile mümkün olacağından, bu katılımın sağlanması bütün sorumluluk alanlarını bağlayıcıdır. Sosyal sorumluluk ve aktiveleri dünyaca değerlendirilir pozisyona ciddi anlamda gelmiştir. İş dünyasının temel değerlendirilme ve kalite notları bu niteliğe sahip şirketlere verilmektedir. Eğitim alanında değerlendirildiğinde; sadece eseri meydana getirmenin bir şey yapmışlık anlamına gelmediği üzerinde durduğumuz sorunlar itibariyle bellidir. Sivil toplum kuruluşlarının sosyal sorumluluk şuuruyla hareket edenleri; İş dünyasıyla Eğitim dünyasının ileri seviyi ilişkilerine verimli katkı sağlayabilirliği değerlendirmeden uzak değildir.
    Eğitimin kurumsal sorumluluğunun sonuna doğru artan sınıflaşma ve etnik faaliyetlerin istilacı hareketliliğinin; doğru mevkisinin tespitinde, bu çoğulcu katılım çözümünde başlangıç noktası olabilir. Bu nedenle sosyal sorumluluk alanlarının kapsamı kültürel yatırımlarla genişletilme faaliyetle belirlenmelidir.
    Diyoloğun verimli işlevi; mesleki ve sosyal alanları etüt merkezi haline getirmelidir. Bu değişimin özel teşebbüslerle sağlanabilmesi devamlılığının da önemli gerekçesidir. Siyaset milli uzlaşmayı tesis etmekte proje bazında kalarak, teşvik edici konumunu evrensel değerlere dayamalı ve bunu ispat etmelidir. Berrak olan her girişim güvenilir bir algıya sebep olacaktır. Burada bir taraftarlık söz konusu bile değildir. Kaliteyi millet gayesinin somut görüntüsü takdirle taltif edecektir. Bazı teşebbüslerin neticelerinin görülmesi hemen olmayabiliyor, ufuk aydınlığı bu uzakları kapsayan düşüncenindir. Yazının baş taraflarında hayat ve şuur sahibi herkesin çözüme ulaştırması gereken;”neden, niçin, niye”sorularının cevapları aslında sorunlarında cevaplarıdır. Bilimsel ayrıştırma bu tanımlamayı yaptıktan sonra, sosyal ve kültürel buluşturmayı başarırsa; Eğitim toplumunu realitesiyle tanıyacak ve toplum aynı olumlulukla yanıt verecektir.
    Eğitim Kurumlarındaki şiddeti uygulayan gençlerin duyguları sellere benzetildiğinde; verimli baraj çalışmaları toplum dinamizmine en güçlü enerjinin kaynağını bulunmuş olacaktır. Global dünya görüşünün gerçekçi analizi neticesinde, Türkiye fiziksel istatistiklere göre en özellikli ülkelerden biri olduğu gayet açıktır. Sosyal istatistikler kültürel değerlendirmeyi negatif yaptığından, bu sorunun giderilmesine evrensel kriterle yaklaşılmaktadır. Bütün bu kriterler bu toplumun yitiğidir. Zamanın hadiseleri yorumlaması ön yargıyla algılandığından, mazisinden utanır bir zümreyi oluşturmuştur. Önce bu fobiden kurtulmak için öz verili düşüncenin insaf yaklaşımı adeta zorunluluktur. Ve aydınların bireysel sorumluluğudur. Hayat farklı pencerelerden aynı noktaya bakmak olduğundan ve insan özelliğinin dayanışma içeriği kimseyi yaşam hakları bağlamında ayrıcalıklı kılmaz. Vehmi bir erkinde kişiye bir kazanımı olmaz. Fakat bilim güçlülüktür. Bilim değerlidir. Bilim yaşamın en kullanışlı şeklini tanımlama misyonunu üstlenmiştir. Bu sebeple özgürlükçü ve öz verili emeğin sahibi yine bilimdir. Bilimin evrensel niteliği; kişisel yanlılığın kısır döngüsüne ait değildir.
    Bilimsel, kültürel, sanatsal birlikteliğin tesisini ideal edinmiş, kameti miktarınca elini uzatmış bu satırlar; yarınlardan umutlu olan ve umudunu eylem alanında görmeyi uman ve orta tahsilini bile tamamlayamamış bir bireyin millet kadar gayesinin niyeti ile yazılmıştır.Sinan’ın mimari idealini anlayan,Mevlana’nın gönül sofrasının davetini duyan herkes bu ülkede dünya için potansiyel bir sermayedir.Otuz yedi yaşındayım; kaç baharım var bilmiyorum ?..........



    (yazı ilgili yere gönderilmiştir )
    M.SAFİTÜRK

  2. #2
    Gayyur KosovaLı - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    Jun 2007
    Mesajlar
    108

    Standart

    Çok uzun kardeş...

    مَنْ غَشَّـنَا فَلَيْس مِنَّا

    Bizi aldatan bizden değildir.
    Müslim, Îmân, 164.


    " Zalimler İçin Yaşasın Cehennem!!! "


+ Konu Cevaplama Paneli

Konu Bilgileri

Users Browsing this Thread

Şu an 1 kullanıcı var. (0 üye ve 1 konuk)

     

Benzer Konular

  1. Ey Şiddet-i Zuhurundan Gizlenmiş ve Ey Azamet-i Kibriyasından...
    By BiKeS_ in forum Açıklamalı Risale-i Nur Dersleri
    Cevaplar: 35
    Son Mesaj: 03.10.09, 20:14
  2. Ey Şiddet-i Zuhurundan Gizlenmiş(Teşkil Teşekkül İltibası)(4 S Formülü)...
    By Garip_Maznun in forum Açıklamalı Risale-i Nur Dersleri
    Cevaplar: 3
    Son Mesaj: 18.03.09, 14:10
  3. Aile İçi Şiddet Üzerine Zarûri Açıklamalar
    By __tİryakİ in forum İslam'a Göre Kadın ve Aile
    Cevaplar: 12
    Son Mesaj: 18.11.08, 17:30
  4. Okulda Şiddet
    By seyyah_salih in forum Eğitim
    Cevaplar: 0
    Son Mesaj: 15.12.07, 13:32

Bu Konudaki Etiketler

Yetkileriniz

  • Konu Acma Yetkiniz Yok
  • Cevap Yazma Yetkiniz Yok
  • Eklenti Yükleme Yetkiniz Yok
  • Mesajınızı Değiştirme Yetkiniz Yok
Yemek Tarifleri ListeNur.de - islami siteler listesi
Google Grupları
RisaleForum grubuna abone ol
E-posta:
Bu grubu ziyaret et

Search Engine Friendly URLs by vBSEO 3.6.0