Harfleri muhtelif alâmetlerle ikmâl edince (mükemmelleştirince) Lâtin sistemi ile de, Arab sistemi ile de istediğimiz gibi dürüst imlâ yapabiliriz. Bu kongre için hazırlanılmış olan materyallerde ve Latinciler tarafından bu meseleye dair yazılan eserlerde harf meselesi imlâ meselesiyle karıştırılıyor. Halbuki bunlar birbirinden tamamen ayrı meselelerdir. Latin harfleriyle de pek fena imlâya malik olmak mümkündür (İngilizlerde ve Amerikalılarda olduğu gibi). Arab harfleriyle de dürüst fonetik imlâ elde etmek müşkil değildir. (Kazanlılar ve Kırgızlarda olduğu gibi). Eğer bizim aramızda Azerbaycanlılar gibi Arab harflerinin imlâsını düzeltmek uğrunda hiçbir teşebbüste bulunmayan, yani bu yolda tam bir muhafazakârlık besleyen halklar var ise, bundan doğan fena neticeleri harf sistemine isnad etmek elbet doğru olmaz. Petersburg ve Moskova Rus profesörleri de Arab harflerinin Türk seslerini ifadeye asla yaramadığına dair güya fenne istinaden bir karar çıkarmışlardır, ki bu sahada meydanda bunca muvaffakiyetli tecrübeler yapılmışken biz bu kararın mânâsını hiç de anlayamadık. İmlâsı fena olanlar imlâlarını ıslah etmelidirler, imlâ fenalığını bahane ederek harf değiştirmek meselesini ortaya atmak caiz değildir. Yoksa Latinci Japon komitesi vaziyetine düşmemiz pek mümkündür. Bu komite Japonya’da Latin harflerini ta'mim uğrunda büyük gayret sarfettikten ve doksan milyon İngiliz lirası harcadıktan sonra nihayet 1914 senesinde tatil-i faaliyet etmeye mecbur olmuştur. <?:namespace prefix = o ns = "urn:schemas-microsoft-comfficeffice" />
(Bakü'de çıkan «Maarif ve Medeniyet» mecmuası, yıl 1923, numara 11, sayfa 42)