+ Konu Cevaplama Paneli
Gösterilen sonuçlar: 1 ile 8 ve 8

Konu: ÖSYM'nin Topladığı Paralar Hakkında...

  1. #1
    Dost Casper - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    Jun 2011
    Bulunduğu yer
    Eskişehir
    Mesajlar
    33

    Question ÖSYM'nin Topladığı Paralar Hakkında...

    ÖSYM, düzenlediği hangi bir sınav olursa olsun aşağı yukarı 25-60 TL arası sınava giriş ücreti alıyor ya hani, işte bu ücretler hakkında birkaç sorum olacak. Bu konu hakkında bilgi sâhibi olanların bu ricâma kayıtsız kalmamalarını ricâ ediyorum.
    1 - ) Meselâ KPSS karşılığında alınan 35 TL'lerin ne kadarı devletin hazinesine, ne kadarı YÖK'e gidiyor?
    2 - ) Ödenen sınav ücretinin ne kadarı masraflara gidiyor? Masraflardan artakalan paralar varsa ne maksadla kullanılmakta?
    3 - ) ÖSYM, YÖK'e bağlı imiş. Peki, YÖK, nereye bağlı? 1993-94-95 seneleri civârında TBMM üstü bir kurum olduğu söyleniyordu. Hâlâ öyle mi acabâ?

  2. #2
    Vefakar Üye ışıkadam - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    Apr 2008
    Bulunduğu yer
    KONYA
    Yaş
    32
    Mesajlar
    462

    Standart

    1,2-Ne kadarının YÖK e ne kadarının hazineye gittiğini bilmiyorum.Ama ücretlerin büyük kısmının kağıt,kalem,ulaşım,güvenlik,soruları hazırlayan personel,sınav görevlileri(il temsilcisi,bina sınav sorumluları,salon başkanlaır,gözetmenler...vs),sınav değerlendirme,tebliğat... vs için harcandığını biliyorum.
    3-YÖK bir tüzel kişiliktir.Kanunlara göre hiç bir yürütme organının, yasama organına üstünlüğü söz konusu değil.
    Güzel değil batmakla gâib olan bir mahbub.. Çünkü zevâle mahkûm, hakiki güzel olamaz; aşk-ı ebedî için yaratılan ve âyine-i Samed olan kalb ile sevilmez ve sevilmemeli!..

  3. #3
    Pürheves hayal_et - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    May 2011
    Mesajlar
    153

    Standart

    kardeşim senin yök dediğin şeye ne devlet, ne hükümet bile müdahale edemiyor ki; adeta devlet içinde devlet kurmuşlar

    üniversitelerde öyle herkes kendi cumhuriyetini ilan etmiş vaziyyette
    hayal edin, sadece mutluluğu hayal edin..

  4. #4
    Dost Casper - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    Jun 2011
    Bulunduğu yer
    Eskişehir
    Mesajlar
    33

    Standart

    Alıntı ışıkadam Nickli Üyeden Alıntı Mesajı göster
    1,2-Ne kadarının YÖK e ne kadarının hazineye gittiğini bilmiyorum.Ama ücretlerin büyük kısmının kağıt,kalem,ulaşım,güvenlik,soruları hazırlayan personel,sınav görevlileri(il temsilcisi,bina sınav sorumluları,salon başkanlaır,gözetmenler...vs),sınav değerlendirme,tebliğat... vs için harcandığını biliyorum.
    3-YÖK bir tüzel kişiliktir.Kanunlara göre hiç bir yürütme organının, yasama organına üstünlüğü söz konusu değil.
    Emin misin?
    Kâğıt + kalem = ( taş çatlasa ) 3 TL
    Bir binâda toplanan binlerce öğrenciye karşılık onlarca güvenlik görevlisi
    Yine bir binâda toplanan binlerce öğrenciye karşılık onlarca sınav görevlileri. Bu görevliler de 1000 lira 1500 lira almıyorlar ki. Aldıkları ücret 50 TL'yi geçmiyor zannedersem.
    Cevap kâğıtlarını değerlendirenlerin sayısının da astronomik bir sayıya işâret edemeyeceği âşikârdır
    Soruları hazırlayan personele gelince; 1 milyon kişi değil ya bunlar...
    "Ulaşım" demişsin, tüm personelin aldığı ücrete dâhil değil mi bu zâten?

    Tahminime göre; bütün bunların toplamı, sınava başvuranlardan elde edilen hâsılâtın 'una bile tekâbük etmez...

    Biraz sinirli bir hâl sezdim mesajımda. Bunun seninle bir alâkası olmadığını bilmelisin.

    Açıkça konuşmak gerekirse; ÖSYM'nin kumarhânecilik yaptığından şüphe ediyorum. ÖSYM'ye bu vesîleyle değinmişken, M.E.B. hakkında da bir dizi kanaatimi berirtmek istiyorum.

    M.E.B'in ta'kib ededurduğu çarpık politikadan ötürü öğrenciler senelerce gûya öğretim görüyor; ama bu sözümona öğretimin ekseriya müspet bir semeresi olmuyor. Misâl vermek gerekirse; ilköğretimden tut üniversiteye kadar -üstelik her sene ekseriya temelden başlamak üzere- ingilizce öğretim gör; ama ingilizce konuşama, kısacık bir ingilzce metni dahi tercüme edeme!..

    Bu memlekette belki yüzbinlerce okul vardır; ama herhangi bir okulda herhangi bir öğrencinin tutup da İngilizce öğretimi reddederek Slavca ya da Rusça ya da Çince ya da Japonca ya da Farsça ya da Arapça ya da falanca ya da filanca öğretim görmeyi talep etmesi söz konusu olabilir mi?.. Bunun menfi netîcesi olarak da, günümüzde tahmini 75 milyonluk Türkiyemizde Çince bilen ya yoktur ya da bilenlerin sayısı parmakla sayılacak kadar azdır. Hattâ Çinceyi geçelim; evvelce de ifâde ettiğimiz üzere Türkiye'de senelerce ingilizce öğretimi gören milyonlarca insandan kaç tânesi ingilizce konuşabiliyor ve kaç tânesi ingilizce bir ifâdeyi doğru bir şekilde tercüme edebilecek yeterliliğe sâhip? Reddedilemeyen sâdece ingilizce mi? Bugün resim dersini reddemiyorsun, müzik dersini reddemiyorsun, Fizik dersine, Kimya dersine Biyoloji dersine Hukuk dersine velhâsıl bir tekine bile "ıııı istemiyorum..." diyemiyorsun. Bir türlü çocuğunun dilini anlayamayan ya da daha kuvvetli bir ihtimâl olarak çocukların, henüz çalışmaya amâde bir zekâları olmadığı vehmine kâni bir annenin, kaşığı, çocuğun bütün var kuvvetiyle direnişine rağmen "Aaa... eee... baaak uçak geliyor! hadi hadi hadi ham yap ham ham ham. Ye bak ye, ye, yoksa, baba 'ham ham' yapacak... Hadi bakalım, hadi hadi hooop hoopp. Aman babası yemesene çocuğun mamasını. Hooop hooop..." benzeri gülünç söylemlerle ağzına sokmaya çabalaması misâli; her dayatma, dayatmaya ma'ruz kalanlarda aksi te'sirler meydana getirmekteydi, özetle, "Öğretim görmek; ama öğrenemek" şeklinde özetleyebiliriz bu vahim durumu.


  5. #5
    Dost Casper - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    Jun 2011
    Bulunduğu yer
    Eskişehir
    Mesajlar
    33

    Standart

    Alıntı hayal_et Nickli Üyeden Alıntı Mesajı göster
    kardeşim senin yök dediğin şeye ne devlet, ne hükümet bile müdahale edemiyor ki; adeta devlet içinde devlet kurmuşlar

    üniversitelerde öyle herkes kendi cumhuriyetini ilan etmiş vaziyyette
    Haklısınız.
    Daha evvel belirtmeyi unuttuğum bir nokta : Ben "TBMM üstü kurumlar" derken "TBMM'nin idâresi altında olmayan kurumlar" demek istemiştim. Kastettiğim bu kurumlar TBMM'nin ne altındalar ne de üstündeler hâlâ sanırım. Dolayısiyle, hakîkaten öyle, devletin içersine yerleşmiş devletten bağımsız hareket edebiliyorlar. Tabii bir tâne bu kurum değil. Yargıtay, Danıştay, ve Anayasa Mahkemesi de -ki İsmet İnönü 1960 senesinde kurulmasına vesile olan adamlardandır. Bu târîhten evvel böyle zâlim bir kurum mevcûd değil idi- "TBMM'nin idâresi altında olmayan" kurumlardandır. Ayrıca, DGM (Devlet Güvenlik Mahkemeleri) de bu kurumlar arasındaydı; ama SENE 2004 : KAPATILDI!

    Bu başına buyruk müesseseleri birileri "TBMM"nin (dolayisiyle halkın) denetimi altına indirgemek istediklerinde ma'lum bir takım şer eksenlerinin, basılmasını emrettiği yaygara : "Yargı siyâsalllaşıyor!!!" Bu vatansever aydınların (!) bu sözünü tercüme edelim : "Menfaatlerimiz Tehlikede!!!"


    Konu Casper tarafından (23.06.11 Saat 21:09 ) değiştirilmiştir. Sebep: genel

  6. #6
    Dost Casper - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    Jun 2011
    Bulunduğu yer
    Eskişehir
    Mesajlar
    33

    Standart


    İlk iki sorumu yeniden gündeme taşıyorum. Bu konu hakkında bilgi sâhibi olanlar ya da bilgi sâhibi olabilecek olanlar Allâh rızâsı için yârdımcı olsunlar.

    ÖSYM, düzenlediği hangi bir sınav olursa olsun aşağı yukarı 25-60 TL arası sınava giriş ücreti alıyor ya hani, işte bu ücretler hakkında birkaç sorum olacak. Bu konu hakkında bilgi sâhibi olanların bu ricâma kayıtsız kalmamalarını ricâ ediyorum.
    1 - ) Meselâ KPSS karşılığında alınan 35 TL'lerin ne kadarı devletin hazinesine, ne kadarı YÖK'e gidiyor?
    2 - ) Ödenen sınav ücretinin ne kadarı masraflara gidiyor? Masraflardan artakalan paralar varsa ne maksadla kullanılmakta?

    Not: ışıkadam'ın verdiği listeye ayrılan meblağın, öğrencilerin sınav ücretlerinden elde edilen hâsılatın 1/10'una bile tekâbül etmeyeceğini tahmin ettiğimi söylemiştim. Verdiğim oranı yazmayı unumuş olmalıyim ki o mesajımda yer almamış

  7. #7
    Dost symmavi - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    May 2011
    Bulunduğu yer
    ısparta
    Mesajlar
    11

    Standart

    Tüm Kardeşlere Selamlar!
    Zannediyorum ki bu soru TBMM' de bir milletvekili tarafından soru önergesi olarak Meclise sunulmalı ve bu soru önergesi incelenebilmek için çoğunlık tarafından kabul edilmeli.Daha sonra Yetkililer detaylı açıklamaları en iyi bir şekilde kamuoyu ile paylaşılmalıdır.
    Ancak;yapılan her sınavda ÖSYM Merkezi Yetkili Birimleri Kamuoyu ile bu bilgileri denetime açık birşekilde paylaşmalıdır.
    1- Sınava katılan öğrenci sayısı ve toplam alınan ücret.
    2- Toplam Sınav Salonu (Okul Sayısı ve Okula verilen ücretlendirme)
    3- Sınavlarda görevli şahıslara verilen ücretlendirme (Öğretmen-Hizmetli-Emniyet Görevlileri-......vb)
    4- Sınav soruları basımı Matbaa bedeli.(Nasıl İhale yapıldığı,İhaleye katılan firma ismleri ile ihaleye verilen tekliflerin ne kadar olduğu bilgileri..)
    Sınav değerlendirmeleri ne kadar objektif?
    Sınavlarının incelenmesine kaç kişi itiraz ediyor? Yapılan işlemler nedir?
    .......Vb. birçok kafayı meşgul eden sorular.

  8. #8
    Dost Casper - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    Jun 2011
    Bulunduğu yer
    Eskişehir
    Mesajlar
    33

    Standart

    Ve alayküm selam.
    Size tamâmiyle katılıyorum.
    Bakın şimdi iş daha da tuhafıma gitmeye başladı. Bütün bu sınavları düzenleyen kurum TBMM'ye bağlı olmayan kurumlardan YÖK. YÖK'ün, düzenlediği sınavlara dâir bütün ayrıntıları kamuoyuyla paylaşması ile alâkalı bir teklif sunulsa meclise, meclisteki 550 milletvekilinin 550si de bu teklife müsbet yönde oy kullansa dahi, YÖK, dilerse, TBMM'nin bu çıkışını kaale bile almayabilir.

    Bu arada mâdem mevzuu yine bu noktadadır, daha evvel eksikçe bildirmiş olduğum şu aşağıdaki bilgileri istifâdenize sunuyorum.

    TBMM'ye bağlı olmayan kurumlar :

    1- ) Anayasa Mahkemesi
    2- ) Yargıtay
    3- ) Danıştay
    4- ) Sayıştay
    5- ) DGM (Devlet Güvenlik Mahmeleri {2004 senesinde kapatıldı})
    6- ) Diyânet İşleri Başkanlığı
    7- ) YÖK

    Bu vahim ahvâlin ne gibi aksi netîcelere sebep olduğunu ortaya koymak adına birkaç örnek;

    Seçim oluyor, bitiyor, halk, bir partiyi G küsûr oy oranı ile iktidara getiriyor. Bir vakit sonra Anayasa Mahkemesi kalkıyor, ipe sapa gelmez sebeplerle bu sözkonusu partiye ilişkin"KAPATMA DAVASI" açabilyor. Bu davayı açanlar ve bu davanın açılmasına bilinçli olarak destek verenler, gûyâ Cumhûriyet'in sâdık (!) bekçileri ya, o bakımdan bu ahmak zannetikleri halkın iktidârını devirmek yolunda sinsi planlar içersine girebiliyorlar...

    Anayasa'da "kamu kurum ve kuruluşlarında baş örtüsünü yasaklayan" hiçbir madde yokken ve üstüne üstlük TBMM bu alçakça yasağın sona erdirilmesini öngören bir kânûnu da r'ye tekâbül eden kabûl oyuyla meclisten geçirmesine rağmen, YÖK, bu kânûnun uygulanmasına müsaade etmiyor...

    Vaktiyle bir vatandaşımız, Türk Telekom'un sâbit telefonlardan aldığı sâbit ücrete i'tiraz etmek sûretiyle Türk Telekom aleyhinde bir da'vâ açmış. Ve mahkeme, Türk Telekom'un sâbit telefonlardan aldığı bütün ücretlerin hukûka aykırı olduğuna ve TürkTelekom'un, müşterilerinden aldığı ( yani sömürdüğü ) paraların tamâmını kuruşu kuruşuna iâde etmesine hükmetmişti. Böylelikle, Türk Telekom, müşterilerinden sömürdüğü bütün paraları müşterilerine iâde etmek mecbûriyetinde kalmıştı; ama bir şart koşuyordu. Neydi o şart? Geçmiş aylarda alınan sâbit ücretlerin hakîkaten alındığını belgeleyecek olan faturalar. Bu demek oluyordu ki; müşteriler, ancak ellerinde faturası olan aylardaki sâbit ücretleri geri alabileceklerdi. Bu faturalar ilgili mercie ( ben neresi olduğunu bilmiyorum ) götürüldüğü takdirde ( Türk Telekom'un aldığı aylık sâbit ücretin 9 TLolduğunu, X isimli vatandaşın elinde de 10 tâne fatura olduğunu varsayalım 9 x 10 = 90 TL ) alınabiliyordu. Faturasıyla başvuran her vatandaşa, parasını geri vermek zorundaydılar. Aksi takdirde, gayr-i kânûnî bir fiil işlemiş olurlardı ki, böyle bir durumda, ödemekle mükellef tutulduklarından çok daha yüksek bir meblağ ödemeye mahkûm edilebilirlerdi...
    Mahallemizdeki pekçok komşumuzun paralarını kısmen geri alabildikleri komşular arasında konuşuluyordu...
    Mahkemenin bu karârından birkaç gün sonra, Türk Telekom, karârın yeniden gözden geçirilmesi talebiyle Danıştay'a başvurmasından 1, 2 yada 3 gün sonra, mahkemenin, karârını değiştirerek, TürkTelekom'un, müşterilerden sâbit ücret almasının gayr-i hukûkî olmadığına hükmetmesi üzerine iş yine tersyüz oldu.
    Bu vak'a vuku' bulduğu günden beridir en nefret ettiğim kurumdur Türk Telekom!

    Not: Türk Telekom bahsinde verdiğim örnekteki teferruat kısmında kısmen hatâlar olabilir; Türk Telekom'un aladurmakta olduğu sâbit ücretlerin gayr-i kânûnî olduğuna karâr veren mahkeme ile gayr-i kânûnî olmadığına karâr veren mahkeme farklı olabilir meselâ. Bunun gibi bir takım teferruat kısmında yanılmış olabilirim. Bilgilerinize...
    Konu Casper tarafından (26.06.11 Saat 05:47 ) değiştirilmiştir.

+ Konu Cevaplama Paneli

Konu Bilgileri

Users Browsing this Thread

Şu an 1 kullanıcı var. (0 üye ve 1 konuk)

     

Benzer Konular

  1. Yarışmalardan Kazanılan Paralar Haram mıdır?
    By aşk-ı ilahi in forum Fıkıh
    Cevaplar: 19
    Son Mesaj: 20.12.09, 15:46
  2. Paralar Karakola Değil Golf Sahasına
    By elips in forum Gündem
    Cevaplar: 22
    Son Mesaj: 15.10.08, 09:38
  3. Tatilde Harcanan Paralar Kadar Zekat Verebiliyormuyuz?:(
    By **Muttakİ** in forum İslami Nitelikli Yazılar
    Cevaplar: 0
    Son Mesaj: 09.09.08, 17:32
  4. ÖSYM'ye Yeni Başkan Geliyor
    By selmanyildirim in forum Eğitim
    Cevaplar: 0
    Son Mesaj: 29.07.08, 11:07

Yetkileriniz

  • Konu Acma Yetkiniz Yok
  • Cevap Yazma Yetkiniz Yok
  • Eklenti Yükleme Yetkiniz Yok
  • Mesajınızı Değiştirme Yetkiniz Yok
Yemek Tarifleri ListeNur.de - islami siteler listesi
Google Grupları
RisaleForum grubuna abone ol
E-posta:
Bu grubu ziyaret et

Search Engine Friendly URLs by vBSEO 3.6.0