28 Şubat'ın ÖSS'si '0,0' ile çarpılıyor!
28 Şubat döneminde zorla uygulanan ÖSS’nin yerine iki aşamalı sınav sistemi geliyor.

Orta öğretim başarı puanları 0,8 yerine 0,3 ile çarpılan Meslek liselerinin mağduriyeti de ortadan kalkacak.

‘Postmodern askerî darbe’ olarak bilinen 28 Şubat sürecinde sırf imam hatip lisesi mezunlarının üniversitelere gidişini engellemek amacıyla Öğrenci Seçme Sınavı (ÖSS) sisteminin değiştirildiği bilgisi artık gizli değil. İki aşamalı sınav sisteminden tek aşamalı ÖSS’ye geçilerek bu sınavdan alınacak puanlara okul başarı puanlarının eklenmesini öngören ve özellikle meslek liselerine katsayı mağduriyeti yaşatan sistemi, dönemin Genelkurmay 2. Başkanı Orgeneral Çevik Bir’in getirdiği ortaya çıktı. Zaman Gazetesi’nin geçen hafta birinci sayfasından yayımladığı belgeye göre Çevik Bir, dönemin YÖK Başkanı Kemal Gürüz ve Millî Eğitim Bakanı Hikmet Uluğbay’a bir emir göndermiş ve irticai gruplarca istismar edildiğini iddia ettiği iki aşamalı ÖSS sisteminin değiştirilmesini istemiş.

Bu belgeyi gördükten sonra hayalen yakın tarihe yolculuk yapanlar 1999’dan itibaren yükseköğretimde yaşanan olayları daha iyi anlayabiliyor. Meğer ortaöğretim içinde yüzde 10, tüm okul sistemi içinde yüzde 2 gibi küçük bir azınlığı temsil eden imam hatip liselerini baltalamak için tüm eğitim sistemi altüst edilmiş. Yıllarca yaşanan mağduriyetler ve meslek liselerinin çöküşünden sonra şimdi üniversiteye giriş sistemi sil baştan değişiyor. Prof. Dr. Y. Ziya Özcan başkanlığındaki YÖK heyeti 2009’da kısmen, 2010’da ise köklü değişikliğin yaşanacağı yeni ÖSS sistemini 29 Ocak’ta karara bağlayacak.

Öğrenci Seçme ve Yerleştirme Merkezi (ÖSYM) Başkanı Ünal Yarımağan, yeni ÖSS’nin 1999 öncesinde olduğu gibi iki aşama olacağını ve ikinci aşama sınavın ise tek oturum yerine dört ayrı oturumda gerçekleşeceğini söylüyor. Buna göre öğrenciler 2010’da önce birinci aşama sınavına katılacak, burada başarı gösterenler Türkçe, Matematik, Fen ve Sosyal ders gruplarından ayrı ayrı sınavlara girecek. Üniversiteler ise istedikleri kalitede öğrenciyi seçebilmek için hangi dersten başarı gösterenleri öne çıkarmak istiyorlarsa ona göre öğrenci alacak. Yarımağan, “Bu sistem ders düzeyinde notları ölçmeyi ve her program için farklı öğrenci profili tanımlamayı mümkün kılıyor.” diyor.

ÖSS’de bu yıl yapılacak değişiklik ise orta öğretim başarı puanı düzeyinde olacak. Mevcut sistemde öğrencilerin okul başarıları üniversiteye girişte yüzde 21 oranında etkili. Ayrıca öğrenciler lisedeki alanları dışında tercih yapmaları durumunda orta öğretim başarı puanları 0,8 yerine 0,3 ile çarpılıyor. Bu da öğrencilere 15 ila 40 puan kadar kaybettirebiliyor. Yarımağan’ın verdiği bilgiye göre, okul başarı puanının üniversiteye girişe etkisi yüzde 21’den yüzde 10’lara düşecek, alan dışı tercihlerde kullanılan katsayılar arasındaki makas da daraltılacak. Bu, meslek liseleri için 28 Şubat ile başlayan engellerin ortadan kalkması anlamına geliyor.

Türkiye’de üniversiteye giriş sistemi yapboz tahtası gibi sürekli değiştiriliyor. Üniversiteler ÖSYM’nin kurulduğu 1974’e kadar öğrencilerini kendileri seçiyorlardı. Bu tarihte karışıklığın önlenmesi amacıyla sınavların tek merkezden yapılması kararı alındı. 1974 ve 1975’te sınavlar sabah ve öğlen olmak üzere iki oturumda, 1976-1980 arasında ise aynı günde tek oturumda uygulandı. 1981’den itibaren ise iki basamaklı sınav dönemi başladı. İki basamaklı sınavın ilk ayağı nisanda ÖSS, ikinci ayağı ise haziranda ÖYS olarak uygulandı. 1987’de adaylara sınavda testlerin hepsini değil, girmek istediği bölüme göre gereken testleri çözme hakkı verildi. 28 Şubat sürecinden sonra 1999’da ÖYS kaldırılarak ÖSS adıyla tek sınav yapılmasına karar verildi. Aynı yıl orta öğretim başarı puanı uygulamasıyla öğrencilerin lise alanlarına göre yükseköğretime geçmesi sağlandı. Bu sınav eski ÖSS gibi temel konulardan sorulan sorularla yapılmaya devam etti. Arada birçok küçük düzeltme yapıldı; ancak en son ve en önemli değişiklik 2006’da gerçekleşti. Tek oturumda yapılan; ancak iki bölümlü bir sınav uygulaması getirildi. Bu değişiklik sonucunda adaylar ortak alan ve alan testleri olarak iki bölümden oluşan testlere cevap vermeye başladılar.

YENİ ÖSS, GÜNEY KORE MODELİNE BENZİYOR

Türkiye’de yıllardır ‘sınavsız üniversite’ hayali kuruluyor; ancak dünyanın her tarafında mutlaka bir sınav sistemi var. Bazıları sınavı lise düzeyinde, bazıları ise liseyi bitirince yapıyor. Yeni ÖSS sistemi –İngiliz modelinden etkilenmeler olsa da– daha çok Güney Kore ve Japonya’da uygulanan sınav modellerine benziyor. Güney Kore’de üniversiteye girmenin üç şartı var. Birincisi bizde olduğu gibi lise başarısı, ikincisi ‘Soonoong’ sınavı. Merkezî olarak yapılan bu sınava öğrencinin girmesi şart. Bu aşamayı geçenler üniversitelerin belirlediği kategorilere göre sınava giriyorlar. Burada da beş bölüm var: Anadil, Fen, Matematik, Sosyal Bilimler ve Yabancı Dil sınavı. Öğrenciler girmek istedikleri bölüme göre test seçerek puan elde ediyor. Güney Kore ile Türkiye arasındaki fark ise Güney Kore’de her üniversitenin kendi testini üretip uygulaması.

Diğer ülkelerdeki üniversiteye giriş sistemleri ise şöyle: Avrupa’da genel olarak üniversiteler öğrencilerini sınavsız kabul etmekte. Öğrenciler ortaöğretimde elde ettikleri beceri ve kazanımlara göre üniversitelere yerleşiyor. Almanya’da lise eğitimindeki başarı üniversiteye girişte önemli etken. Son yıllarda özellikle meslek okullarından başlayarak sınavlar da konulmaya başladı. Avrupa ülkelerinin birçoğunda lise yeterlilik sınavları bulunmakta. Bu sınav hem liseleri değerlendiriyor hem de üniversitelere yerleşmede etkili oluyor. İngiltere’de sistem öğrencinin lisede seçtiği derslerdeki başarısına göre işlemekte. Öğrenci bu derslerdeki başarısına göre üniversiteye geçmekte. ABD’de ise lise başarısı, referans mektupları, başka başarılar ve en önemlisi SAT başarısı etkili. SAT, merkezî bir sınav. Öğrenciler bu sınava bir yılda birden fazla girebiliyor ve elde ettiği en yüksek skoru kullanıyor. Bazı bölümler sadece SAT-1 isterken, bazı bölümler SAT-2 testinin puanlarını isteyebiliyor. SAT-1’de öğrencilere matematik ve dil sorulurken, SAT-2’de fen ve sosyal bilimler de sorulmakta

YÖK’ün getireceği yeni ÖSS sisteminden öğrenciler kadar akademisyenler ve öğretmenler de umutlu. Arel Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Ömer Asım Saçlı, “Getirilmek istenen sistemi olumlu karşılıyorum. Bu sistem okul ayırımı yapmıyor. ‘Fizik sınavı yapılacak. Hodri meydan, isteyen gelsin girsin.’ diyor. Bizim en büyük sıkıntımız gelen öğrencilerin temel derslerdeki eksiklikleri. Şimdi üniversiteye gelen öğrencilerin düzeyi ve kalitesi artacak. Ayrıca eski sistem meslek okullarını büyük oranda baltaladı. Meslek okullarının kalitesi düştü.”

TOBB Eğitim Meclisi Başkan Yardımcısı Eyüp Kılcı değişiklikleri olumlu bulduğunu ancak ‘açık uçlu sorular’ konusunda objektifliğin kaybedilebileceği endişesi taşıdığını söyledi. Kılcı “Alanlar arası katsayı farkının büyüklüğü mesleki eğitimi bitirdi. Ayrıca okul başarısını ÖSS’ye katkısının yüksek olması genel liselerdeki eğitimi imkansız hale getirmişti.” dedi. FEM Dershaneleri Rehberlik Zümre Başkanı Faruk Ardıç, mevcut sistemin öğrencinin yeterliliklerini ölçmek yerine sıralama yaptığına dikkat çekiyor: “Mevcut sistem, kendini ifade etmekte zorlanan, sosyal becerileri sınırlı, toplumdan kopuk bireyler yetişmesine yol açmakta. Hiçbir ülkede tek sınav ile farklı öğrenci grupları, farklı ölçme sistemi ile ölçülmemekte. Öngörülen sistemin fırsat eşitliği de sağlayacağı kanaatindeyim.”

Uğur Dershaneleri ÖSS Koordinatörü Turgay Polat ise yeni sistem sayesinde liselerdeki eğitim seviyesinin de ölçüleceğini ifade ediyor. Yeni sistemin okulların altyapısını gözden geçirmelerine sebep olacağına değinen Polat, “Değişiklik okul farklarını ortadan kaldırması açısından önemli. 15 yaşında meslek lisesine giren veya alan seçiminde derslerden kaçarak yanlış seçim yapan öğrencilerin bunu düzeltmesi amacıyla ÖSS’de öğrencilerin farklı alanlarda tercih yapmaları sağlanacak. Yani öğrenci sayısal alanda okusa bile ilgisi varsa iletişim bölümüne geçebilecek. Meslek lisesi öğrencileri başarılı olmak kaydıyla ÖSS’de tercihlerini istedikleri yönde yapabilecekler. Böylelikle lisede hangi okulda okumuş olursa olsunlar tercihlerini başarılarına göre farklılaştırabileceklerdir.” diyor.

Tuncer Çetinkaya- AKSİYON