Howard Gardner adındaki nöropsikolog 1983 senesinde “Zihnin Çerçeveleri” adlı çalışmasında her insanda 7 çeşit zekâ olduğunu savunmuş ve bu zekâ alanlarına 1999’da 8. olarak doğacı zekâyı da eklemiştir.
<DIV></DIV>
<DIV>Bu zekâ alanları her insanda vardır, ancak bazıları daha baskın olabilir. Ve insanlar baskın olduğu zekâ tipine göre eğitim görürlerse daha kolay ve zevkli bir şekilde öğrenebilirler. Bunlar;

1. Sözel–dilsel zekâ: Konuşurken ve yazarken cümleleri akıllıca kullanma yeteneği şeklinde özetlenebilir. Hatipler, yazarlar, politikacılar, şairleri örnek olarak verebiliriz. Bu zekâ tipi öne çıkmış insanlar; güzel konuşurlar, sözcük dağarcıkları geniştir. Daha küçük yaşlarda hikâye anlatmakta, şiir ezberlemekte yetenekli oldukları gözlenir, çok konuşurlar.

2. Mantıksal-matematiksel zekâ: Rakamları kullanabilme ve sebep-sonuç ilişkisi kurabilme yeteneğidir. Bilgisayar programcıları, matematikçiler, bilim adamlarını örnek verebiliriz. Bu çocuklar rakamlarla konuşurlar, zihinden hesap yapabilirler, dama satranç oynamaktan zevk alırlar. Makinelerin nasıl çalıştığına dair doyumsuz bir merakları vardır, sorular sorarlar.

3. Görsel–uzaysal zekâ: Çevredeki eşyaları zihninde canlandırma, farklı şekillerde düşünebilme yeteneğidir. Mimarlar, ressamlar, iç mimarlar, başarılı fotoğrafçıları sayabiliriz. Bu insanlar daha küçük yaşlarda hayaller kurarlar, güzel resimler yaparlar, plastilinle ilginç şekiller oluşturabilirler. Görsel sunumlar onları kolayca heyecanlandırır. Kitaplarına defterlerine karalamalar yapar.

4. Müziksel-ritmik zekâ: Kendini müzikle ifade edebilme, seslere karşı hassas olma, müzik notalarını ayırt edebilme yeteneğidir. Müzisyenler, şarkıcılar örnek olabilir. Korodaki şarkıları en çabuk onlar öğrenir, çalan bir müzik parçasında yanlış notayı hemen fark ederler, şarkının bir iki notasını dinleyip hangi şarkı olduğunu bulabilirler, kendi kendilerine müzik aleti çalmayı öğrenebilirler.

5. Bedensel zekâ: Kendini ifade etmede beden dilini kullanabilme kapasitesidir. Bir şeyi en iyi yaparak ve yaşayarak öğrenirler. Heykeltıraşlar, ilginç şekiller bulan seramikçiler, sporcular, aktörleri sayabiliriz. Bu kişiler jest ve mimiklerini de ustaca kullanabilirler. Çocukken çok hareketlidirler, adetâ düz duvara tırmanırlar. Legolarla, yap bozlarla sürekli şekiller oluştururlar. Dikiş dikme, nakış işleme, tahta oymacılığı, örgü örme gibi hareket gerektiren işlerde de başarılıdırlar.

6. Sosyal (kişilerarası) zekâ: Diğer kişilerinin ruh hallerini, duygularını, karakterlerini anlama kapasitesi ve becerisidir. Başarılı rehber danışmanları, öğrencileriyle sınıfta pozitif disiplin kurabilmiş öğretmenleri, kitleleri ardında sürükleyebilen dinî ve politik liderleri örnek olarak verebiliriz. Anaokulunda, sınıfta liderlik yapan popüler çocukları bu grup içinde sayabiliriz. Sınıfta oyunları yönetirler, başkalarına önem verir ve onlar için endişelenirler. Empati yeteneği gelişmiştir. Arkadaşlarının yardımına koşarlar.

7. İçsel zekâ: Kendinin ve özelliklerinin farkında olma, kendini yönlendirme, idare etme kapasitesidir. İyi psikologlar ve psikiyatristleri burada örnek verebiliriz. Kendini bilen dünyayı bilir. Bu çocuklar kendi düşüncelerine önem verirler ve özgüvenleri gelişmiştir, bağımsız hareket edebilme güçleri vardır. Tek başına çalışmaktan veya oynamaktan daha çok hoşlanırlar, çünkü kendi kendilerine mutludurlar, kendilerine yeten çocuklardır. İlgi duydukları şeylerden fazla bahsetmezler. Hislerinden bahsederken abartısız bir dil kullanırlar.

8. Doğacı zekâ: Yaşayan tüm canlılara karşı duyarlı olma ve evrenle ilişki kurma becerisidir. Jeologlar, gökbilimciler, botanikçileri bu grupta toplayabiliriz. Bu insanlar doğayla baş başa olmayı, canlıları ve doğayı incelemeyi çok severler. Piknikte herkes eğlenip oynarken onlar bitki ve böcek türlerini incelemekle meşguldürler. Hava tahmini yapabilirler. Çiçeklerin ve hayvanların bakımıyla ilgilenmekten zevk alırlar. Tarihsel müzeler ve hayvanat bahçelerinde saatlerce durabilirler.</DIV>
<DIV></DIV>
<DIV>
</DIV>