+ Konu Cevaplama Paneli
Gösterilen sonuçlar: 1 ile 5 ve 5

Konu: ÖSYM Başkanı 2008 ÖSS'yi Anlattı

  1. #1
    Yönetici SeRDeNGeCTi - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    Jun 2006
    Bulunduğu yer
    Ankara
    Yaş
    33
    Mesajlar
    5.901

    Standart ÖSYM Başkanı 2008 ÖSS'yi Anlattı

    PERVİN KAPLAN / Sabah


    'Sorulara baktım, bazısını sokaktaki insan da bilir'


    SUNUŞ:
    2008 Öğrenci Seçme ve Yerleştirme Sınavı'na (ÖSS) 1 milyon 644 bin 73 kişi başvurdu. Oysa genel liseler bu yıl mezun vermeyeceği için bu sayının 1 milyon 250 bin olması bekleniyordu. Lise son sınıf öğrencilerinin sayısının azalacağını, dolayısıyla şansının daha çok olacağını düşünen eski mezunlar ve üniversiteliler rekor düzeyde başvuru yapınca aday sayısı diğer yıllardan farklı olmadı. Öğrenci Seçme ve Yerleştirme Merkezi (ÖSYM) Başkanı Prof. Dr. Ünal Yarımağan eski mezunların başvuru sayısının artmasının sınavı nasıl etkileyebileceğinden soruların niteliğine, üniversitelerde çok büyük kontenjan açığı olursa ne yapılabileceğine, tercih yapabilmek için gereken 160 ve 185 barajlarına ulaşmak için hangi testten ne kadar soru çözmenin şart olduğuna kadar birçok konuda merak edilenleri yanıtladı.

    Öğrenci Seçme ve Yerleştirme Sınavı'na (ÖSS) girecek 1.5 milyonu aşkın öğrencinin en çok merak ettiği konuların başında, "Bu yıl ÖSS'deki sorular kolay mı zor mu" sorusu geliyor. Bu soruya Öğrenci Seçme ve Yerleştirme Merkezi (ÖSYM) Başkanı Prof. Dr. Ünal Yarımağan'a sorduk. Yanıtı, "Soruların zorluğunu, kolaylığını öğrenciler nedense gereğinden fazla önemsiyorlar. Hazırlanan soruları bir tur okudum. Geçen yılki ile eşdeğer sorular, geçen yıldan daha zor değiller" oldu. ÖSS sorularını ÖSYM'de test geliştirme biriminde 60 kişilik bir ekip hazırlıyor. Ardından da üniversitelerden yaklaşık 100 öğretim üyesi denetliyor. Sorular lise müfredatını kapsıyor. İki bölümden oluşacak sınavda toplam 240 soru olacak. Ancak sınav için sadece 240 soru değil, binlercesi hazırlanıyor. Sınav kitapçığına girecek sorular da bunlar arasından seçiliyor. Soruların büyük ölçüde hazırlandığını ve 3 hafta sonra da matbaaya gideceğini anlatan Yarımağan şu bilgiyi verdi: "Sorularda son rötuşlar yapılıyor. Ama aşağı yukarı da hangi soruların kitapçıklara gireceği kesinleşti. Sorularımız birbirine yakın düzeyde. Geçen seneden zor değil. Zorluk kolaylık kişiye göre değişir ama şu ana kadar hazırlanan soruları bir tur okudum. Şunu söyleyeyim geçen seneden daha zor olmadığı kesin. Aynı seviyede. Geçen yılki sorular ile eşdeğerler."

    SOKAKTA İNSAN ÇÖZER
    Öğrencilerin soruların zor mu kolay mı olacağı konusunu çok önemsediğini ancak bilen için bunun önemli olmadığını anlatan Yarımağan, şöyle devam etti: "Soru zor olsa bile bildiğiniz konulardaki sorular kolay gelir. Bizim sorularımız arasında bir kısım sorular var ki genel kültüre, okuduğunu anlamaya dayalı. Örneğin Türkçe soruları. Belki imla soruları hariç, herkes çözebilir özel bir bilgi gerekmiyor. Sokaktaki bir insana bu soruları sorarsanız, bazı fizik sorularını bile bilebilir. Soruların bir kısmı okumaya anlamaya dayalı sorular. Edebiyat soruları günlük hayatta bilinebilecek sorular. Matematikte özellikle de Matematik 1'deki sorular oldukça kolay, belirli kavramları bilerek, soru çözmeye yönelik oldukça kolay sorular. Bunun yanında müfredata, bilgiye dayalı sorular da var elbette. Ben bunlarda en belirgin biyoloji ve kimya sorularını görüyorum. Bunlar özel bilgi gerektiriyor."

    DENGEYE BAKIYORUZ
    Sorular arasında kolaylık ve zorluk derecelerinin dengeli olmasına çalıştıklarını dile getiren Yarımağan, bunun nedenlerini şöyle açıkladı: "Soruların belli bir zorlukta da olması lazım. ÖSS gibi çok sayıda adayın girdiği bir sınavda kitleleri birbirinden ayırmamız lazım. Birkaç bin kişilik çok üst grup var. Bunlar soruların tamamını çözüyorlar. Bu grubu birbirinden ayırmak için zor sorulara ihtiyacımız var. Eğer bütün soruları orta zorlukta sorarsanız üst kesimi birbirinden ayıramazsınız. Diğer taraftan kolay soruların da sınavda yer alması lazım ki bu kez de daha alt başarılı kesim birbirinden ayırılsın. Bu nedenle zorluk dereceleri değişik düzeylerde olan sorulara yer verilir. Adaylar arasında iyi bir ayırım yapabilmek için ortalama başarının yüzde 50'nin altında olması gerekiyor. Yani 100 soruluk bir test uyguladıysanız giren kitlenin ortalama başarısı örneğin 40-50 düzeyinde olursa o test iyi bir test oluyor. Ortalama başarıyı yüzde 80'lere çektiğinizde bu kez üst kısımdaki adayları birbirinden ayıramıyorsunuz. Ortalama başarıyı yüzde 30'ların altına indirirseniz bu sefer alt ve orta kesimi ayıramazsınız. O yüzden sorular arasında zorluk ve kolaylık açısından kitleleri ayırabilmek için denge olması gerek."

    KULLANILMAYAN ÇÖP OLUR
    Yarımağan soruları tamamen ÖSYM'nin kendi ekibinin hazırladığını belirterek, "Soruları dışarıdan almayız. Bizim ekip hazırlar. İhtiyacın birkaç katı soru hazırlarlar. Bunların en uygun olanlarını seçeriz. Artan sorular çöpe gider. Her yıl yeni baştan sorular hazırlanır" dedi. Sınav soruları matbaada iken çevresinde "elektronik karartma" yapıldığını, yani iletişimin tamamen kesildiğini anlatan Yarımağan baskı süresince matbaaya girip tekrar soruları kontrol ettiğini belirterek, şöyle dedi: "Nasıl soruları matbaaya yollamadan, son bir kez yeniden okuyorsam baskı sırasında da gider okurum. Baskıya bakarım. Soruları ölçmeye dair değerlendiriyorum. Mesela matematik sorularına hocaların yanı sıra bir görüş de benden geliyor. Ama biyoloji kimya sorularını mesleğim gereği değerlendiremem onları sadece okurum."


    "ÖSS'de benden soru bulunmuyor"

    ÖSYM'ninyılda ortalama 40 sınav gerçekleştirmesine ve ÖSS sorularını tek tek okumasına rağmen bugüne kadar hiç ÖSS için soru hazırlamadığını söyleyen ÖSYM Başkanı Prof. Dr. Ünal Yarımağan, ancak Akademik Personel ve Lisansüstü Eğitimi Giriş Sınavı (ALES) için örnek soru hazırladığını belirtti. Yarımağan, "ÖSS dışındaki bazı sınavlar için soru öneriyorum. Ama ÖSS için benden soru yok. ALES için örnek soru hazırladım ve kullanılanları da oldu. Ama tüm soruları okurum. Özellikle ÖSS ve ALES'i. Bir de KPSS'nin de genel yetenek, genel kültür sorularını okurum" dedi.

    15-(8-3)=? 750 bin öğrenci yanıtı veremedi

    Yarımağan sınava giren adaylar arasında dört işlemi bile yapamayanlar olduğunu belirterek, şu örneği verdi: "Bir soru vardı hiç unutamıyorum. 2006 yılında sorduk. Rakamlar tam hatırımda değil ama soru şöyleydi: 15-(8-3) =? Sonucun ne olduğunu sorduk. 8'den 3'ü çıkaracak, 5 kalacak, 15'ten 5'i çıkaracak 10 kalacak. Bunu adayların yüzde 48 yapamadı. Yani 1.5 milyon kişiden nerede ise yarısı bu sorunun cevabını veremedi. Maalesef seviye böyle."
    Anlamını Bilmediğiniz Kelimelerin Üzerine Çift Tıklayınız...

    Sual: Belki onlar eski hali istiyorlar?
    Cevap: Size kısa bir söz söyleyeceğim; ezber edebilirsiniz: İşte, eski hal muhal; ya yeni hal veya izmihlâl...
    (Bediüzzaman Said Nursi)


    Ne hayal, ne kuruntu hakikat istiyorum.
    Hakikat, hakikat, hakikat istiyorum!.. (Osman Yüksel SERDENGEÇTİ)




  2. #2
    Yönetici SeRDeNGeCTi - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    Jun 2006
    Bulunduğu yer
    Ankara
    Yaş
    33
    Mesajlar
    5.901

    Standart



    30 neti çıkaran 160 barajını aşar

    Öğrenci Seçme ve Yerleştirme Merkezi (ÖSYM) Başkanı Prof. Dr. Ünal Yarımağan, öğrencilere tercih yapabilmek için 160 ve 185 barajlarına nasıl ulaşabileceklerini ve aşabileceklerinin formülünü verdi: "30 net 160'ı geçirir, 65 net yapan 185 barajını bulur." Toplam 240 sorudan ve iki bölümden oluşan ÖSS'de öğrencinin kendi alanı dahilinde çözmesi gereken soru sayısı 180. Öğrencilerin tercih yapabilmek için 160 ve 185 puana ulaşması şartı bulunuyor. Sınavın ilk bölümde Matematik1, Türkçe, Fen Bilimleri 1, Sosyal Bilimler 1 testlerinden oluşan 120 soruyu adayların tümü çözmek zorunda. İkinci bölümde ise Matematik 2, Edebiyat- Sosyal Bilgiler, Fen Bilimleri 2, Sosyal Bilimler 2 olmak üzere, 120 soru yer alacak. Bu bölümde de adaylar alanlarına göre yalnız 2 test grubunu yanıtlayacak. Birinci bölümde yanıtlanacak sorulara karşılık adayların Sayısal 1 (SAY-1), Eşit Ağırlık 1 (EA-1) ve Sözel 1 (SÖZ-1) puanları hesaplanacak. Bu puanlarla açık öğretim, ön lisans ve meslek liseliler kendilerine hak tanınmış lisans programlarına başvurabilecekler. Bu başvuruyu da 160.000-184.999 arasında puan alan adaylar yapabilecek. İkinci bölümde yanıtlanacak sorulara karşılık ise adayların SAY-2, EA-2 ve SÖZ-2 puanları hesaplanacak. Adaylar bu puanlarını lisans programlarına girmek için kullanabilecek. Ancak bu tercihi yapabilmek için adayın SAY-2, EA-2, SÖZ-2 ve DİL puanında 185.000 ve daha fazla puan alması gerekiyor.

    BARAJ NASIL AŞILIR?
    160 ve 185 barajını aşmak için sonsuz olasılık olmasına rağmen, genel bir kavram oluşturduğunu ve buna da "Ortalama Başarı Düzeyi" adını verdiğini anlatan Yarımağan, sınava girecek adaylara bu düzeye ulaşmak ve dolayısı ile tercih yapabilmek için nasıl davranmaları gerektiğini anlatıyor: "Ben adayların bütün testlerde eşit başarı gösterdikleri takdirde, ne kadar net yapmaları gerektiğini hesapladım. 160 almak için yaklaşık yüzde 22 ile yüzde 24 arasında adayın başarı göstermesi gerek. 30'ar soruluk dört testten en az 7 ile 8 arasında net yapan bir aday 160'ı bulur. Yani bunun anlamı, 30 neti olan bir aday 160'ı geçiyor. 185 barajına gelince, burada 6 test etkili. İlk dört test (Türkçe, Sosyal Bilimler1, Fen1, Matematik1) ve ikinci bölümdeki alan testleri. Sayısal öğrencisi ise Fen2 ve Matematik2 testi. 185 puanı için ortalama başarının yüzde 35 dolayında olması lazım. Çünkü testine ve senesine göre puanlama değişiyor. Yani her testte 11 neti bulması lazım. Burada 6 testi cevaplayacağına, 180 sorudan 65 neti geçen aday 185 barajını geçiyor. Elbette 185'i geçmek için hepsinden aynı oranda çözmek şart değil."

    ÖNYARGILI OLMAYIN
    Öğrencilerin önyargılı olduklarını ve bazı testleri yapmaktan kaçındıklarını anlatan ÖSYM Başkanı Prof. Dr. Yarımağan adaylara şu önerilerde bulunuyor: "Adaylar sınavda her birini eşit oranda yapmıyorlar. Örneğin adayın bir tanesi matematiğe ağırlık veriyor ve fenden çok az yapıyor ya da sosyal bilimlerden çok az yapıyor. Bunu ya zaman için yapıyor, ya da öyle hazırlanmış, o yüzden bu şekilde davranıyor. Ama ben adaylara şunu öneriyorum. Her teste cevap vermeniz lazım. Bir ayağı eksik olan masa nasıl ayakta duramaz, devrilirse, siz de bir testi hiç yapmayarak, yeterli puanı elde edemezsiniz. Mutlaka Sayısal 2 puanı ile yükseköğretim programına girmek istiyorsanız, hem matematik hem fen çalışacaksınız. Bunun yanında ortak müfredata dayalı olarak sorulan Türkçe ve sosyal bilimler testlerini de mutlaka yapacaksınız. Yani 'Ben sosyal bilimler yerine sadece matematik yaparım' demeyin. Çünkü sosyal bilimlerde de, Türkçe'de de, matematikte de yapabileceğiniz kolay sorular var. Onları da yapmanız lazım. Hiç olmazsa o kolay kısımları yapın. Yani şunu demeye getiriyorum. İki testten 10'ar soru yapmak, bir testten 0, öbüründen 20 soru yapmaya göre çok daha kolay."

    Puan hesabı değişmedi

    YARIMAĞAN, puan hesaplamasının değişmediğini ve geçen yılki gibi olacağını söyledi. ÖSYM geçen yıl iki önemli değişiklik yapmıştı. İkinci bölümde iki testen soru çözme zorunluluğu tek testen soru çözmeye indirilince, puanı hesaplanan aday sayısı arttı. İkinci değişiklik ise bir adayın birden fazla puanının hesaplanması oldu. Buna göre fen bilimleri mezunlarının sadece SAY2 puanı hesaplanırken, geçen yıl hem SAY2, hem EA2 puanları hesaplandı. Türkçe matematik alanından gelen adayların ise EA2, SAY2, SÖZ2 puanları hesaplandı. Böylece "ve-veya " diye adlandırılan bu değişiklik adaylara, birden fazla alanlarda tercih yapma hakkı getirildi. Bu durumsa, ortak alanlarda geçişin daha çok olmasını sağladı.

    YARIMAĞAN, adaylar arasında kontenjan açısından en şanssız kesimin SÖZ puanı ile tercih yapacaklar olduğunu söyleyerek, geçen yıl SAY-2 puanı ile öğrenci alan lisans programlarının kontenjanının 80 bin, EA-2 ile alanlarınsa yaklaşık 60 binken, SÖZ-2 puanı ile öğrenci alan programların kontenjanının 26 bin olduğunu hatırlatıyor. Kontenjanlar açısından sözel öğrenciler aleyhine bir durum varken, üniversitelerin sözel puanla öğrenci programları değiştirmeye çalıştıklarını söyleyen Yarımağan, "Bu sosyal bilimler alanlarında okuyan öğrenciler için olumsuz bir durum ve haksızlık" diyor. Her yıl olduğu gibi bu yıl da üniversitelerin programlarda YÖK'e başvururak değişiklik yaptırdıklarını anlatan Yarımağan eleştirilerini şöyle sıralıyor: "Sözelden eşit ağırlıklıya, eşit ağırlıklıdan sayısala geçme istekleri var. Üniversiteler 'en iyiler fen bilimlerine gidiyor' diyerek, sayısal, bu olmazsa Türkçe matematikçiler de iyidir diyerek, Eşit Ağırlıklı öğrenci istiyorlar. Sosyal bilimler öğrencilerinden bir kaçış var. Sosyal bilimler öğrencilerinin puan türü Sözel. Sözel puan türü ile öğrenci almayı bazı programlar istemiyor. Türk Dili ve Edebiyatı bölümünün bile EA olması gerektiğini savunan hocalarımız var. O da sözel değilse ne diyelim? O zaman ortaöğretimde de sosyal bilimler diye bir alana ihtiyaç yok. Puan türünü değiştirmek yerine daha akılcı çözümler üretmek lazım. O zaman çocuklara müfredatta değişiklik yaparak, daha çok fen bilimleri ve matematik öğretmek gerek."
    Anlamını Bilmediğiniz Kelimelerin Üzerine Çift Tıklayınız...

    Sual: Belki onlar eski hali istiyorlar?
    Cevap: Size kısa bir söz söyleyeceğim; ezber edebilirsiniz: İşte, eski hal muhal; ya yeni hal veya izmihlâl...
    (Bediüzzaman Said Nursi)


    Ne hayal, ne kuruntu hakikat istiyorum.
    Hakikat, hakikat, hakikat istiyorum!.. (Osman Yüksel SERDENGEÇTİ)




  3. #3
    Vefakar Üye PirMuhammed - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    Dec 2006
    Yaş
    29
    Mesajlar
    348

    Standart

    hadi hay?rl?s? bakal?m.ben de gireceğim bu s?nava ve şimdiden tüm öğrenci arkadaşlara başar?lar diliyorum.

    Alem buğday ben saman, herkes yahşi ben yaman.
    Şah-ı Nakşibend (Kaddesallahu Sırrahu)


    esedullah


  4. #4
    Dost ahueda - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    Mar 2008
    Bulunduğu yer
    elaziğ
    Yaş
    31
    Mesajlar
    20

    Standart

    inşallah dedikleri gibi kolay olur ama zor olsa daha iyi olurdu çalişanla çalişmayan ayr?l?rd?.Allah herkese yard?mc? olsun.dualar?n?z? beklerim

  5. #5
    Vefakar Üye nur_hadimi - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    Apr 2008
    Mesajlar
    389

    Standart

    ALLAH yard?mc?n?z olsun kardeşler inşallah hep siz ve sizin gibilerle eğitim kalk?nacak beklyoruz
    GENÇLİK HİÇ ŞÜPHE YOK Kİ GİDECEK.

+ Konu Cevaplama Paneli

Konu Bilgileri

Users Browsing this Thread

Şu an 1 kullanıcı var. (0 üye ve 1 konuk)

     

Benzer Konular

  1. ÖSYM'nin Topladığı Paralar Hakkında...
    By Casper in forum Eğitim
    Cevaplar: 7
    Son Mesaj: 26.06.11, 05:38
  2. Leman Dergisinden ösym Sorulari
    By İ_man in forum Mizah
    Cevaplar: 0
    Son Mesaj: 12.10.08, 17:37
  3. ÖSYM'ye Yeni Başkan Geliyor
    By selmanyildirim in forum Eğitim
    Cevaplar: 0
    Son Mesaj: 29.07.08, 11:07
  4. Baykal 'Darbe Günlerini' Anlattı
    By kayhan1 in forum Gündem
    Cevaplar: 0
    Son Mesaj: 12.09.07, 10:50

Bu Konudaki Etiketler

Yetkileriniz

  • Konu Acma Yetkiniz Yok
  • Cevap Yazma Yetkiniz Yok
  • Eklenti Yükleme Yetkiniz Yok
  • Mesajınızı Değiştirme Yetkiniz Yok
Yemek Tarifleri ListeNur.de - islami siteler listesi
Google Grupları
RisaleForum grubuna abone ol
E-posta:
Bu grubu ziyaret et

Search Engine Friendly URLs by vBSEO 3.6.0