+ Konu Cevaplama Paneli
1. Sayfa - Toplam 3 Sayfa var 1 2 3 SonuncuSonuncu
Gösterilen sonuçlar: 1 ile 10 ve 28
Like Tree2Beğeni

Konu: "Üstad,Dindar Öğretmenlere Çok Ehemmiyet Verirdi"

  1. #1
    Ehil Üye Abdulbaki - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    Aug 2006
    Yaş
    56
    Mesajlar
    3.610

    Standart "Üstad,Dindar Öğretmenlere Çok Ehemmiyet Verirdi"

    "Üstad,Dindar öğretmenlere çok ehemmiyet verirdi"

    "Üstadımız, muallimler ziyarete geldiklerinde onlarla çok fazla alâkadar olurdu. 'Şu zamanın dindar bir muallime eski zamanın velileri nazarı ile bakıyorum, çünkü eski zamanda dinî terbiye ebeveyne verilmişti, bu zamanda o vazife muallimlere verilmiş, muallimin iyisi çok iyi, fenası da çok fena.

    Çünkü masum çocuklar muallimlerine çok dikkat ederler, âdeta mıknatıs gibi hocalarından ne görürse iyiyi de fenayı da çekerler.

    Muallimin iyisi minare başında, kötüsü kuyu dibindedir. Muallimler için ortası yoktur, ya âlay-ı illiyyinde veya esfel-i safilindedirler. Ortası yok' derdi.

    "Onun için dindar muallimlere çok ehemmiyet veriyordu. 'Eğer vaktim olsa, hergün dindar bir muallime on altın lira veririm. Çünkü dünyada benim çocuğum olmadığından, bütün dünyadaki çocuklara şefkat cihetiyle alâkadarım' derdi. Muallimlere ders verirken merhum Hasan Feyzi, Mustafa Sungur, Abdurrahman Yüksel gibi zatları misal verirdi ve 'Sizleri de onlar gibi kabul ettim' derdi. Hem, 'Mustaf Sungur'un okuması mânâ-yı ismîden mânâ-yı harfi hükmüne geçti, onun okuması maarif-i İlâhî hükmüne geçti' derdi.(Son Şahitler,Cilt:3-Bayram Yüksel’in hatıraları)
    Dânişcu bunu beğendi.

    Biz ise hem insancasına, hem Müslümancasına yaşamak istiyoruz. (Bediüzzaman)


  2. #2
    Ehil Üye Abdulbaki - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    Aug 2006
    Yaş
    56
    Mesajlar
    3.610

    Standart

    Gençleri dalâlete düşmekten kurtarıp, hidayet yolunda yürümelerini sağlamak için özellikle öğretmenlere çok büyük vazife düşüyor.

    Bir hamur gibi gençleri istediği şekle getirmek onların elinde. Öğretmenlik mesleğinin bu vasfından dolayı BediüzzamanBu zamandaki muallimler ya minarenin tepesinde veyahut kuyunun dibindedir, ortası yoktur” diyormuş.

    Nur Risâlelerindeki tahkikî iman dersleriyle gençlerin imanlarını kuvvetlendiren, onlara güzel ahlâkı, vatan sevgisini, anne ve babaya itaati, büyüklere hürmet, küçüklere sevgi ve şefkat etmeyi öğreten öğretmenler elbette minarenin tepesindedirler.

    Yetmişli yıllarda bir il veya ilçeye tayin olan bir öğretmen, sıfırdan orada bir hizmet başlatır, onlarca gencin mânen kurtuluşuna vesile olurdu. Çoğu hizmet mahallerinin temelini öğretmenler atar, sonradan gelenler bayrağı daha yukarılara taşırdı. Esnaf, memur, emekli ve öğrencilerden meydana gelen hizmet elemanları, o mahaldeki insanlara mânen nokta-i istinat olurdu.

    Maddî ve mânevî imkânların geliştiği zamanımızda bu tarz hizmetlere daha fazla ihtiyaç var. Çünkü, teknolojik vasıtalar âdetâ gençliği yutuyor. Haram keyif ve eğlencelere sürüklüyor.

    Halbuki, Üstadın dediği gibi “Her bir günah içinde küfre gidecek bir yol var.” Günahın nihayeti inkâra kadar gidebilir. Günahlara bulanmış ve tiryaki olmuş insanları kurtarmanın bir tek yolu var. O da, haram lezzetlerin içindeki Cehennem azabını andıran mânevî elemleri gösterip hissini mağlup etmektir. Nur Risâleleri doğrudan bu metodu takip etmektedir.

    Evet, ilk ve orta dereceli okullardan mezun olup, belli bir alt yapı kazanarak üniversiteye gelen öğrenci kardeşlere her zamankinden fazla ihtiyaç var. Bu konuda Anadolu ayağa kalkmalıdır. Yeniden hizmete başlıyormuş gibi heyecan duymalıdır. Gençlik hizmetlerinin lokomotifi öğretmenlerdir. Onlardan daha fazla gayret bekliyoruz. Hizmet bizden, netice ise Allah’tandır.(Sami CEBECİ-Yeni Asya;03.10.2007)

    Biz ise hem insancasına, hem Müslümancasına yaşamak istiyoruz. (Bediüzzaman)


  3. #3
    Ehil Üye Abdulbaki - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    Aug 2006
    Yaş
    56
    Mesajlar
    3.610

    Standart

    Âlimlerden sonra muallimler risaleye ihtiyaçlar?n? hissetmeye başlad?klar?n? çok emareler var. Bir emare budur: ?stanbul'da din konferans?nda okumak niyetiyle Âyetü'l-Kübrâ risalesini istemeleridir.

    Madem Risale-i Nur, makine ile taammüm etmeye başlam?ş ve madem felsefe ve hikmet-i cedideyi okuyan mektepliler ve muallimler çoklukla Risale-i Nur'a yap?ş?yorlar.(Emirdağ Lâhikas?)

    Biz ise hem insancasına, hem Müslümancasına yaşamak istiyoruz. (Bediüzzaman)


  4. #4
    Ehil Üye Abdulbaki - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    Aug 2006
    Yaş
    56
    Mesajlar
    3.610

    Standart

    Hattâ Ankara Darülfünunundaki ve İstanbul Darülfünunundaki kıymettar gençlerin Risale-i Nur'un esasatını, bu vatan milletinin saadetine bir vesile olduğunu bilmeleri ve pek çok muallimler, hamiyet-i milliye ve vataniye ve haysiyet-i ilmiye cihetiyle Risale-i Nur'a kemâl-i iştiyakla alâkadar olmaları, ( Emirdağ Lâhikası)

    Hadsiz şükrederim ki, Risale-i Nur'un hakikî sahipleri olan müftüler, vâizler, imamlar, hocalardan mânevî kahramanlar meydana çıktılar. Şimdiye kadar Nurun fedakârları gençler, mektepliler,muallimler idi. Bin bârekâllah, Ethem, İbrahim'ler, Ali Osman'lar ehl-i medresenin yüzlerini ak ettiler, çekingenliklerini cesarete çevirdiler.( On Dördüncü Şua)

    Mekteb-i fünunda ve ulum-u İslâmiyede gayet müdakkik ve kıdemli mualimlerden Hasan Feyzi'nin,( Tarihçe-i Hayat - Afyon Hayatı)

    Biz ise hem insancasına, hem Müslümancasına yaşamak istiyoruz. (Bediüzzaman)


  5. #5
    Vefakar Üye beyan_01 - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    Jul 2007
    Bulunduğu yer
    ADANA&mersin
    Mesajlar
    543

    Standart

    çok soromluluk isteyen bir vazifemiz olacak
    hakk?yla eda ederiz inşallah

    Izdırap insanı olmanın ilk şartı “kalb” taşımaktır;

    kalbini nefsine yedirmiş ya da onu cesedinin altında

    bırakmış bir kimsenin muzdarip olması çok zordur.


  6. #6
    Vefakar Üye emaneten - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    Oct 2007
    Bulunduğu yer
    Ankara
    Yaş
    33
    Mesajlar
    445

    Standart

    Alıntı hava Nickli Üyeden Alıntı Mesajı göster
    çok soromluluk isteyen bir vazifemiz olacak
    hakkıyla eda ederiz inşallah

    amin... de en güzel öğretmenlik hizmeti sizce nerde olabilir ben de öğretmen olacağım ama ünv de mi dershanede mi özel okullarda mı milli eğitim de mi karar veremedım


    arkadaslar bir yorum yaparsanız çok mutlu olacağım?

  7. #7
    Vefakar Üye beyan_01 - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    Jul 2007
    Bulunduğu yer
    ADANA&mersin
    Mesajlar
    543

    Standart

    bende öğretmen aday?y?m
    aç?kças? bende tam karar veremiyorum
    ama üniversitede fazla yokuz
    siz neyi düşünüyorsunuz sizce nerde çal?şmak daha iyi

    Izdırap insanı olmanın ilk şartı “kalb” taşımaktır;

    kalbini nefsine yedirmiş ya da onu cesedinin altında

    bırakmış bir kimsenin muzdarip olması çok zordur.


  8. #8
    Vefakar Üye beyan_01 - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    Jul 2007
    Bulunduğu yer
    ADANA&mersin
    Mesajlar
    543

    Standart

    Alıntı emaneten Nickli Üyeden Alıntı Mesajı göster
    amin... de en güzel öğretmenlik hizmeti sizce nerde olabilir ben de öğretmen olacağım ama ünv de mi dershanede mi özel okullarda mı milli eğitim de mi karar veremedım


    arkadaslar bir yorum yaparsanız çok mutlu olacağım?
    ayrıca ben kapalı olduğum için dersane ve özel okul daha mantıklı geliyor ama bütün kapalılarda orada çalışırsa üniversite ve milli eğitime kim sahip çıkacak

    Izdırap insanı olmanın ilk şartı “kalb” taşımaktır;

    kalbini nefsine yedirmiş ya da onu cesedinin altında

    bırakmış bir kimsenin muzdarip olması çok zordur.


  9. #9
    Ehil Üye osmanoğlu - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    Jul 2006
    Bulunduğu yer
    Uşak
    Mesajlar
    1.856

    Standart

    Alıntı hava Nickli Üyeden Alıntı Mesajı göster
    bende öğretmen adayıyım
    açıkçası bende tam karar veremiyorum
    ama üniversitede fazla yokuz
    siz neyi düşünüyorsunuz sizce nerde çalışmak daha iyi
    Konuyu başlatan Abdülbaki hocamızdan Allah razı olsun.
    Böyle karanlık bir zamanda, bu ağır şerait altında böyle masumâne ve kahramanâne çalışmak için, biz, hem o masumları ve o ümmîleri ve muallimlerini tebrik, hem peder ve validelerini tebrik, hem köylerini tebrik, hem memleketlerini, hem milletlerini, hem Anadolu'yu tebrik ederiz. (Kastamonu Lâhikası)

    Muallimler cemiyeti şekillendiren unsurların en önemlilerindendir. Dolayısı ile muallimlik mesleği gerçekten kutsal bir meslek. Bu mesleğin adayları olan kardeşlerimi şimdiden tebrik ediyor ve onlara hayırlı muvaffakiyetler diliyorum. Bu vesile ile eski bir hatıramı anlatmak istiyorum.

    Uzun yıllar önce okullarda mecburî din derslerinin konulup konulmaması ile ilgili tartışmaların yapıldığı bir dönemdi. Gölcük'lü Nur Talebeleri olarak bir hafta sonu İznik gölü ve çevresine gezi ve pikniğe gitmiştik. Öğle namazı vaktinde yakındaki bir köyün camisine gittik. Cami köyün küçük meydanında kahvehanenin karşısında idi. Biz bir otobüs dolusu genç camiye namaza gelince haliyle bütün köylünün dikkatini çekti. Bizlere yakın alâka gösterdiler. Kalabalık bir cemaatle öğle namazını kıldık.
    Namazdan sonra köylüler bizi çay içmeye davet ettiler ve caminin hemen karşısındaki kahvehaneye girdik. Bizim kalabalık olarak girişimiz herkesin dikkatini çekti ve hepimize "hoş geldiniz" deyip iltifat ettiler. Küçük bir sohbet başladı. Bizim aramızda bulunan, lise edebiyat öğretmeni Nafiz Sönmez hocamız küçük risalelerden birini çıkarıp, kahvehanede ders yapmaya başladı. Fakir o zamanlar Risale-i Nur'u yeni tanımışım; şaşırdım. "Kahvehanede de ders olur mu?" diye düşündüm. Ama sohbet ilerledikçe herkes dikkat kesildi. Okey oynayanlar oyunlarını bırakıp dersi dinlemeye, sual sormaya başladılar. Bir köylü dinimize karşı lâkayt davrandığımızı söyleyip, çare olarak okullara mecburî din derslerinin konulması gerektiğini belirtmişti. İşte o zaman Nafiz hocamız, bugün bile hiç unutmadığım şu sözleri söylemişti:
    "Bizim okullarda mecburî din derslerine ihtiyacımız yok; bizim dindar öğretmenlere ihtiyacımız var! Benim dinini bilen, kültürlü öğretmenim olursa ben fizik dersinde de, matamatik dersinde de, hattâ edebiyat dersinde de Allah'ı anlatırım. İşte burası bir kahvehane. Bakın biz burada Allah'ı ve O'nun dinini, Peygamberi'ni, kitabını konuşuyoruz!" demiş ve herkes tarafından takdirle karşılanmıştı.
    Ben de haddim olmayarak nereyi tercih edeceği hususunda kararsız olan kardeşlerime şunu tavsiye ediyorum ki: Nereyi tercih ederseniz edin; hangi dersi okutursanız okutun, size emanet edilen çocuklara Allah'ı ve İman Hakikatları'nı anlatmaya gayret edin. Yer ve zaman önemli değil, sizin yüklendiğiniz misyon önemli!
    Allah'a emanet olun değerli kardeşlerim!
    Dânişcu bunu beğendi.
    "Ey Rabbimiz! Biz indirdiğin kitaba inandık ve peygambere uyduk. Sen de bizi, Senin birliğine ve peygamberinin doğruluğuna şahitlik edenlerle beraber yaz." Âl-i İmrân Sûresi: 3:53.

  10. #10
    Ehil Üye Abdulbaki - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    Aug 2006
    Yaş
    56
    Mesajlar
    3.610

    Standart

    Allah ebeden raz? olsun muhterem osmanoğlu ağabeyim.?nşallah bizler de Nafiz Sönmez ağabeyimiz gibi hakikatleri muhtaç ve müşvik ruhlara aktarmaya devam ederiz.Bu manada da Üstad?m?z?n minare baş?nda olan dediği muallillerden oluruz inşallah.

    Biz ise hem insancasına, hem Müslümancasına yaşamak istiyoruz. (Bediüzzaman)


+ Konu Cevaplama Paneli

Konu Bilgileri

Users Browsing this Thread

Şu an 1 kullanıcı var. (0 üye ve 1 konuk)

     

Benzer Konular

  1. "Ene" ve "Zerre"den İbaret Bir "Elif" Bir "Nokta"dır.
    By Ene-Zerre in forum Açıklamalı Risale-i Nur Dersleri
    Cevaplar: 29
    Son Mesaj: 21.04.17, 20:29
  2. Hayatıyla bir "Elif" yazar, "Vav" vuslatıyla yürür, yüreği "Hu" okur..
    By gamze-i_dilruzum in forum İslami Nitelikli Yazılar
    Cevaplar: 3
    Son Mesaj: 21.04.17, 20:28
  3. Cevaplar: 8
    Son Mesaj: 06.05.12, 09:31
  4. Üstad Bediüzzamanın Kendi Hattıyla "Küçük Sözler"
    By m.serkan in forum Kitap, Dergi, Albüm Tanıtımları ve E-Kitap Paylaşımları
    Cevaplar: 7
    Son Mesaj: 19.10.07, 09:56
  5. O Çok Yaralı Eski Said'in Kalbine Geldi ki, "Üstad-ı Hakiki Kur'andır"
    By elff in forum Risale-i Nur'dan Vecize ve Anekdotlar
    Cevaplar: 24
    Son Mesaj: 01.06.07, 08:30

Yetkileriniz

  • Konu Acma Yetkiniz Yok
  • Cevap Yazma Yetkiniz Yok
  • Eklenti Yükleme Yetkiniz Yok
  • Mesajınızı Değiştirme Yetkiniz Yok
Yemek Tarifleri ListeNur.de - islami siteler listesi
Google Grupları
RisaleForum grubuna abone ol
E-posta:
Bu grubu ziyaret et

Search Engine Friendly URLs by vBSEO 3.6.0