Bizim seyirde seyirlikler kararında ikramlanır bazen… Kerem kerimdir de.. kabiliyet kısa makam sagir…

Bir bahar geldi efkâr istasyonuna… Ardına kadar güna gün çiçeklerle dolu… Bende bilirim şairler edipler işler laleleri… Artık mutluluğu hatırlatan kıvamından yoldular bahçeleri… Çok gönül var şimdi eğleşmez bu diyarlarda… Güller hani kırmızı beyaz vs… Hani yüreğe işleyen sunuşlar olur beşer arasında… Artık olmaz… Güller gülistanda mahpus… Bir şiirden düşüreceğim “Ahmeri güllerin kızıl sevdasını”avuçlarıma alıp koklayacağım kokarsa…

Levhalar dönüyor… Her şey sanatkârını alkışlıyor… Devamlı tazeleniyorlar… Dönüp duruyorlar… Derince bir “HU” ile dolduruyorum içimi… Bir hasret koşumu peşine düştüm bilmenin… Üveysi bir name ilişti lisanıma, muhabbete tabi ruhsatla söylerim…”Ente karip enel baid”…

Rüzgâr esiyor usul usul… Ensesinden tutulmuş gölgem yerlerde… Bakıyorum ağır alsak… Manzara dönüyor ve yol alıyor sermede sonsuz… Bu marifet iklimi benim iklimim… Bin defa görsem belki yine görebilmek için görmedim diyeceğim…

Evet görmedim… Böyle görmedim… Ömrümü tutmuş merhamet kametini uzatıyor… Çekiyor başımı asumana doğru… Ve ben olmalıyım türab kadar kara… Ve sessiz…

Tepsilerini doldurmuşlar… Kiraz ağaçlarının kucaklarında obalar kurulmuş… Davet umumi… Herkes gelsin… Çünkü herkes başını uzatmış bu şehrayinde bende varım Heeeyyyyy… Diyor… Efendisine intisabdan bir şerefle her kes temaşagaha buyurmuş…

Neleri varsa ortaya koymuşlar… Ölmüş idrakler ihya dönsün… Yeis ölsün… Ümid tulu etsin kendine mahsusu mevkiinde… Yarın endişesi gözlerini kaldırsın yerlerden… An’ın soluğunda günler…

Her görmek istediğinde mahbubun cemalini ve her hazırlandığında bir telaş-ı latifane ile ve her dem karar kılarsa edep kalbinde… Ardı ardına tulu ediyor cemal gülleri cemil sağnağında…

Biraz daha eğil… Hep biraz daha… Çenenden tutup kaldırsın ve o girsin göz pencerenden içeri… Belki bayıl bir daha ayılma…

Kalp bir maya-i marifetle mayalandığında muhabbet süslerken odasını “Mevlana düğünleri”bunlar..Hür ruhlarda…

İlim Bedi kametinden süzüldüğünde… Bütün letaif hüşyar… Daha yokmu? nun açlığında izzetli fakirler ayağa kalkmış… Sadırlarını açmışlar nur yağmurlarına… Onlarda boyunlarını uzatmış…

Mezrasında alemin tefekkür tahsilinde..ilmik ilmik işlemişler zamanı elan işliyorlar…Dönüp bakmıyorlar yollarından çevirmek isteyenlere… İmanla marifetle muhabbetle Nura koşuyorlar koşacaklar sonsuza kadar da koşacaklar…

Bir kez verilen bu ömrü ebedi bir hayatla değiştirecekler… Onun için bu manzarayı kaybetmeyecekler… İntizar bezminde durup bir zaviye-i muallâda daim gelip geçen bu kervanda enva-ı Nur dan nesc edilmiş mevsimleri seyredecekler…
“Geri kalmak hatadır”Bazen koşmak lazım yaşamak için…Eyyyy Kutlu kervan duurrr…!

m_safiturk