+ Konu Cevaplama Paneli
Gösterilen sonuçlar: 1 ile 2 ve 2

Konu: Huzuru Arayan Genç

  1. #1
    Ehil Üye Ebu Hasan - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    Jul 2006
    Bulunduğu yer
    Ankara
    Yaş
    37
    Mesajlar
    3.049

    Standart Huzuru Arayan Genç

    Huzuru Arayan Genç -1

    Son model arabas?n?n kap?s?n? h?ş?mla örtmüştü Nedim Bey. Oğlu Naz?m’?n üniversite hayat? boyunca yaşayacağ? eve gelip etraf? seyrediyor, en güzel eşyalarla döşediği odalar kendisine bir zafer kazanm?ş edâs? veriyordu. Yapacaklar?n? art?k tamamland?ğ?n? düşünerek oğluyla son bir soğuk vedalaşma an? yaşad?ktan sonra arabas?na binerek ard?na bakmadan oradan ayr?ld?. Fakat kendisini ard? s?ra seyreden bir çift göz vard?. Naz?m yabanc?l?k ve kimsesizliğin başlad?ğ? an? babas?n?n ard?ndan uzun uzun seyrediyordu.

    Etraf? dolaşmak üzere d?şar? ç?kt? Naz?m, çevreyi biraz tan?y?p biraz da al?ş-veriş yapacakt?. Zengin bir ailenin çocuğuydu… Babas? öğrencilik y?llar?ndan beri mutaass?p bir solcuydu. Oğlunun ad?n? bile koyarken ideolojisine uygun bir ismi tercih etmişti. Annesi sosyetenin ve toplumsal yeniliklerin gerektirdiği şekilde hayat?n? sürdüren, etraf?nda kimse yokmuş gibi davranan bir kad?nd?. ?kisinin de özelliği; hayat?n hep maddî cihetini görüp, hayatlar?n? bunun üzerine inşa etmekti. Maddî ihtiyaçlar?n karş?lanmas?n?n, kişinin tatmini bak?m?ndan yeterli olduğunu düşünürlerdi. Bu sebeple tek çocuklar? olan Naz?m’?n bütün maddî ihtiyaçlar?n? karş?lam?şlar; fakat sevgi, şefkat gibi manevî yönlerden hep eksik b?rakm?şlard?.

    Bu sebeple de Naz?m hep yaln?z kalm?ş, insanlar? kendine yabanc? hisseder olmuştu. Bundan dolay?d?r ki; bir öğrenci yurdunda kalmak istememiş, tek baş?na üniversite hayat?n? geçirmek istemişti. Yolda giderken hayat?n? düşündü hep, neden yaşad?ğ?n?, nereye gittiğini bilmiyordu. Sanki kendini azg?n bir ?rmağ?n seyrine b?rakm?ş, öylece rotas?na müdahale edemeden ak?nt?ya kap?lm?ş gibi hissetti. Hayat? boyunca hep düşünmüştü bunlar?, çok fazla cevap bulamad?ğ? sorular vard?. Etraf?n? bu duygularla seyrediyordu. Herkes yabanc?yd?, bir yerlere gidiyorlard?, hep bir ak?ş vard? dünyada, peki sebebi neydi?

    Eve geldi, çok fazla kitap okurdu. Yaln?zl?ğ?n? kitaplarla paylaşmaya al?şm?şt?. Fakat hep felsefe kitaplar? okurdu. Küçüklüğünden beri babas? bunun için onu zorlam?ş, sonradan da kendisi al?şm?ş, y?llarca hep felsefî kitaplar? okumuştu. Açt? bir kitab?; okudu… Okudu… Bütün gece okudu… Sabaha karş? kafas?n? kitaptan kald?r?nca, baş?n?n çatlayacakm?ş gibi ağr?d?ğ?n? hissetti. Okudukça sanki kafas?ndaki soru işaretleri art?yor, karmaş?kl?klar ve bilinmezlikler çoğal?yordu. Kapan?yordu bir bir kap?lar... Önceleri felsefe okurken bu olmaz, bir şeyler öğrendiğini düşünür, ruhunun kemâle erdiğini hissederdi. Fakat art?k bu lezzeti vermiyordu ona, ondan bir şeyler götürüyor, kafas?n? kurcal?yordu. Elindeki kitab? karş? duvara hiddetle f?rlatt?. Tek arkadaş? da gitmiş, art?k kendini daha da yaln?z hissetmeye başlam?şt?.

    Günler aylar? kovalam?ş, Naz?m’?n okul hayat? da başlam?şt?. Üniversitede çok farkl? bir ortam arayan Naz?m; beklentilerine cevap bulamam?şt?. Eğitim düzeyi yüksek öğrenciler, seviyesi ve kalitesi yüksek bir eğitim-öğretim, kendini geliştirebilmek için uygun ortam ve bilgi seviyesi yüksek akademisyenler… Özellikle babas?n?n anlatt?ğ? üniversite hayat?na özenmişti hep. Onun siyasî görüşünü tam olarak benimsemese de o zamanki öğrencilerin savunduklar?, onu bir hayat gayesi yapt?klar? görüşleri vard?. Çok okurlar, belli bir fikir etraf?nda hayatlar?n? sürdürürlerdi. Fakat şimdiki öğrencilerin herhangi bir ideolojilerinin, dâvâlar?n?n olmamas?, gündelik/genel geçer değişimler hariç herhangi bir fikrin etraf?na toplanmamalar?; onu yaş?tlar? aras?nda yaln?z b?rakm?şt?. Sadece arada s?rada bir şeyler konuştuğu, k?sa sohbetlerde bulunduğu, uzaktan tav?rlar?n? ve yüzündeki tebessümü ve sürurunu hayranl?kla izlediği Kerem isimli bir arkadaş? vard? ki; onun da görüşlerini mistik bulduğundan, ona yak?n olamayacağ?n? hissediyordu. Fakat nedense ne zaman onunla konuşsa söyledikleri akl?nda kal?yor, onu düşünmeye sevk ediyordu. Her karş?laşmalar?nda Naz?m’a s?k? s?k? sar?l?yor, ona ümit veren, iltifat içeren sözler söylüyordu Kerem. Naz?m bir gün kantinde tek baş?na oturuyor, yine Kerem’in söylediği baz? sözleri düşünüyordu. Bir noktaya dalm?şt? ki; Kerem o dalg?nl?ğ? s?cak bir selâm sesiyle hakikate çevirmişti. Elinde iki bardak çay vard?. Konuşmaya başlad?lar yine. Naz?m f?rsattan istifade Kerem’e birkaç soru sordu. Hayat? boyunca önünde o kadar büyük engeller oluşturan sorulara karş? Kerem’in verdiği birkaç cümlelik net cevaplar, onu şaşk?na çevirmişti. “Ben y?llarca bunlarla akl?m? darmadağ?n ederken, sen nas?l da iki cümleyle onu yok ediyorsun?” deyince, Kerem tebessümünden ödün vermeyerek, bunlar? sadece okuduğu kitaplardan öğrendiğini söylemişti. Naz?m hemen at?larak acilen kitab?n ve yazar?n?n ad?n? istemiş, fakat Kerem’in sakinleştirici işaretiyle sükût etmişti. Kerem ona: “Öyle bedava olmaz, biz bu kitaplar? ilmî seviyesi yüksek olduğundan gençlerle birlikte mütalâa ederek okuyoruz, senin de bizim bu münâzarâlar?m?zda bulunman gerekir” dedi. Naz?m kabul etti ve Kerem’le randevulaşarak merakla o günü beklemeye başlad?. Beklemek zordu fakat ilk defa bu kadar heyecanla bir şeyi bekliyordu…

    Günler sonunda geçmiş, beklenen gün gelmişti. Naz?m, Kerem’in evine yaklaşt?kça kendisine yazd?ğ? adres kâğ?d?na s?k s?k bakarak yürüyordu. Sonunda evi bulmuştu fakat kâğ?d?n üstündeki “2000 Evler Dershanesi” ibaresindeki dershaneden ne kastedildiğini anlayamam?şt?. Çok da önemsemedi… Zili çald? ve birazdan kap?y? tan?mad?ğ? bir genç açt?. Naz?m tam “Kerem’in arkadaş?y?m…” derken kap?y? açan sözünü böldü ve “Buyurun kardeşim” diyerek onu karş? konulamayacak bir dâvetle içeri buyur etti. Kap?dan girer girmez de o hiç tan?mad?ğ? genç, sanki uzun y?llard?r onu biliyormuş gibi s?k? s?k? sar?lm?şt? Kerem gibi ona. O anda Kerem karş? odadan ç?kt? ve o da Naz?m’? çok s?cak bir şekilde karş?lad? ve ç?kt?ğ? odaya Naz?m’? yöneltti. ?çeri girince odadaki 10-12 genç Naz?m’? görür görmez ayağa kalkt?lar ve ayn? s?cakl?kla onu karş?lad?lar. Çok etkilenmişti Naz?m, hiç böylesine bir ilgiye muhatap olmam?şt?. Etraf?ndaki insanlar—anne ve babas? da dâhil—hep ona resmiyetle yaklaşm?şlard?. Fakat bu insanlar başkayd?, kimseye benzemiyorlard?.
    ?mreniyordu Naz?m onlara, hallerinden çok huzurlu olduklar? anlaş?l?yordu. Kendi de bir gün o imrendiği huzuru yakalayabilecek miydi acaba? Bu düşünceler içindeyken gençlerden birisi k?rm?z? kapl? bir kitab? açarak okumaya başlad?. Herkesin pür dikkat okunanlar? dinlemesi, Naz?m’?n merak?n? celbetmişti. Biraz daha kulak kabartt?, her söyleneni anlamasa da ruhunun feyizle dolduğunu hissetmeye başlad?. Okunanlar da çok derin konulard?, yavaş yavaş ilgisi art?yor, geçen cümlelerin ruhuna dokunduğunu hissediyordu. Tam bu düşüncelerdeyken okunan bir bölüm, beyninde şimşeklerin çakmas?na sebep olmuştu: “Evet, bütün ehl-i ihtisas (mütehass?s kimseler) ve müşâhedenin ve bütün ehl-i zevk ve keşfin ittifak?yla, o uzun ve karanl?kl? ebedü’l-âbâd (ebedî hayat, ahiret) yolunda zâd (g?da) ve zahîre, ?ş?k ve burak ancak Kur’ân’?n evâmirini (emirlerini) imtisâl (yerine getirme) ve nevâhîsinden (yasaklar?ndan) içtinâb (çekinme) ile elde edilebilir. Yoksa fen ve felsefe, san’at ve hikmet o yolda beş para etmez. Onlar?n ?ş?klar? kabrin kap?s?na kadard?r.”*
    Bütünüyle anlamam?şt? Naz?m, fakat okuyan?n kelimeleri teker teker irdelemesinden sonra hakikati tam mânâs?yla kavram?şt?. Bu güne kadar yapt?ğ? hatalar?n ve hayat?ndaki kasvetin as?l sebebini anlam?şt?: Ömrünü sadece kabrin kap?s?na kadar sanma ve ona göre inşâ etme… ?lk ders bitmiş, kat?lanlar kendi aras?nda sohbet ediyor, bir yandan da çaylar?n? yudumluyorlard?. Nihayet ikinci ders başlam?ş, Kerem eline kitab? alm?şt?. O anda Naz?m’a, Kerem o derece farkl? bir sûrette görünmüştü ki; sanki dev bir kürsünün arkas?ndan bütün kâinata hayk?r?yor, bizzat ak?llara sesleniyordu. Fakat etrafta sadece kendisi vard?. Okunanlar?n kendi âlemine hitap ettiğini anlam?şt?. Kerem okuyordu, okudukça Naz?m kendini, bulunduğu ortamdan soyutluyor, başka âlemlere gidiyordu. Kerem’in söylediği cümleleri bir bir akl?na yaz?yordu: “Hayat ise, eğer imân olmazsa veyahut isyan ile o imân tesir etmezse, hayat zâhirî ve k?sac?k bir zevk ve lezzetle beraber, binler derece o zevk ve lezzetten ziyâde elemler, hüzünler, kederler verir”, “Eğer imân hayata hayat olsa, o vakit hem geçmiş, hem gelecek zamanlar, imân?n nuruyla ?ş?klan?r ve vücud bulur; zaman-? hâz?r (şimdiki zaman) gibi, ruh ve kalbine imân noktas?nda ulvî ve mânevî ezvâk? (zevkleri) ve envâr-? vücudiyeyi (varl?k nurlar?n?) veriyor”, “Hayat?n lezzetini ve zevkini isterseniz, hayat?n?z? imân ile hayatland?r?n?z ve ferâizle (farzlarla) zînetlendiriniz ve günahlardan çekinmekle muhâfaza ediniz.”

    Kerem’in ağz?ndan ç?kan her söz, Naz?m için birer reçete hükmüne geçiyordu. Problemlerini çözebilmesi için birer formüldü sanki söylenenler. Ders bitmiş, Naz?m ancak o anda kendine gelebilmişti. Derse kat?lanlar yavaş yavaş evlerine gidiyordu. Tâ ki ikisi baş başa kal?nca Kerem, Naz?m’a “Namaz k?lal?m m??” dedi. Naz?m her ne kadar çekinse de bundan, hay?r diyemedi. Abdest ald?lar ve beraber namaz k?ld?lar. Namaz esnas?nda yine kendisini farkl? âlemlerde bulmuştu Naz?m. Namaz bitiminde de Kerem’in okuduğu duâlar? huşu içerisinde dinlemişti. Kap?dan ç?karken Naz?m, Kerem’den evvel davran?p ona s?k? s?k? sar?ld? ve her şey için teşekkür etti. Kerem’se “Bana değil, sana bu hakikatleri nasip eden Allah’a teşekkür et” dedi. Elinde derste okuduğu Gençlik Rehberi isimli küçük bir kitap vard?. Naz?m’a hediye etti ve okumas? için ondan söz ald?.

    Eve gelir gelmez Naz?m, Kerem’in verdiği kitab? okumaya başlad?. Okudu… Okudu… Bütün gece okudu… Kitab?n sonuna yaklaşm?şt? ki baş?n? okunan ezan sesiyle kald?rd?. Ezan kulağ?na hiç bu kadar güzel gelmemişti. Bakt? ki ne kafas?nda bir rahats?zl?k, ne de benliğinde bir kasvet ve ne de ruhunda bir darl?k vard?. Kalkt?, abdest ald?, namaz k?ld? ve ellerini kald?r?p geldiği nokta için şükretmeye başlad?. Kalbi tarifsiz bir sürurla doluydu, çünkü Naz?m art?k huzurluydu…
    (*) Bediüzzaman Said Nursî, Sözler, s. 36


    - Devam? yar?n -


    iletisim@risaleforum.com

    www.risaleforum.com

    Cemil YÜZER

    http://www.yeniasya.com.tr/2007/07/1...ka/default.htm
    Vücudunu mucidine feda et.Mukabilinde büyük bir fiyat alacaksın.Mesnevi-i Nuriye sahife 101


  2. #2
    Dost hutuvvati_sitte - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    Sep 2006
    Mesajlar
    24

    Standart Huzuru arayan genç -2

    Günler sonunda geçmiş, beklenen gün gelmişti. Nazım, Kerem’in evine yaklaştıkça kendisine yazdığı adres kâğıdına sık sık bakarak yürüyordu. Sonunda evi bulmuştu fakat kâğıdın üstündeki “2000 Evler Dershanesi” ibaresindeki dershaneden ne kastedildiğini anlayamamıştı. Çok da önemsemedi… Zili çaldı ve birazdan kapıyı tanımadığı bir genç açtı. Nazım tam “Kerem’in arkadaşıyım…” derken kapıyı açan sözünü böldü ve “Buyurun kardeşim” diyerek onu karşı konulamayacak bir dâvetle içeri buyur etti.

    Kapıdan girer girmez de o hiç tanımadığı genç, sanki uzun yıllardır onu biliyormuş gibi sıkı sıkı sarılmıştı Kerem gibi ona. O anda Kerem karşı odadan çıktı ve o da Nazım’ı çok sıcak bir şekilde karşıladı ve çıktığı odaya Nazım’ı yöneltti. İçeri girince odadaki 10-12 genç Nazım’ı görür görmez ayağa kalktılar ve aynı sıcaklıkla onu karşıladılar. Çok etkilenmişti Nazım, hiç böylesine bir ilgiye muhatap olmamıştı. Etrafındaki insanlar—anne ve babası da dâhil—hep ona resmiyetle yaklaşmışlardı. Fakat bu insanlar başkaydı, kimseye benzemiyorlardı.

    İmreniyordu Nazım onlara, hallerinden çok huzurlu oldukları anlaşılıyordu. Kendi de bir gün o imrendiği huzuru yakalayabilecek miydi acaba? Bu düşünceler içindeyken gençlerden birisi kırmızı kaplı bir kitabı açarak okumaya başladı. Herkesin pür dikkat okunanları dinlemesi, Nazım’ın merakını celbetmişti. Biraz daha kulak kabarttı, her söyleneni anlamasa da ruhunun feyizle dolduğunu hissetmeye başladı. Okunanlar da çok derin konulardı, yavaş yavaş ilgisi artıyor, geçen cümlelerin ruhuna dokunduğunu hissediyordu. Tam bu düşüncelerdeyken okunan bir bölüm, beyninde şimşeklerin çakmasına sebep olmuştu: “Evet, bütün ehl-i ihtisas (mütehassıs kimseler) ve müşâhedenin ve bütün ehl-i zevk ve keşfin ittifakıyla, o uzun ve karanlıklı ebedü’l-âbâd (ebedî hayat, ahiret) yolunda zâd (gıda) ve zahîre, ışık ve burak ancak Kur’ân’ın evâmirini (emirlerini) imtisâl (yerine getirme) ve nevâhîsinden (yasaklarından) içtinâb (çekinme) ile elde edilebilir. Yoksa fen ve felsefe, san’at ve hikmet o yolda beş para etmez. Onların ışıkları kabrin kapısına kadardır.”(*)

    Bütünüyle anlamamıştı Nazım, fakat okuyanın kelimeleri teker teker irdelemesinden sonra hakikati tam mânâsıyla kavramıştı. Bu güne kadar yaptığı hataların ve hayatındaki kasvetin asıl sebebini anlamıştı: Ömrünü sadece kabrin kapısına kadar sanma ve ona göre inşâ etme… İlk ders bitmiş, katılanlar kendi arasında sohbet ediyor, bir yandan da çaylarını yudumluyorlardı. Nihayet ikinci ders başlamış, Kerem eline kitabı almıştı. O anda Nazım’a, Kerem o derece farklı bir sûrette görünmüştü ki; sanki dev bir kürsünün arkasından bütün kâinata haykırıyor, bizzat akıllara sesleniyordu. Fakat etrafta sadece kendisi vardı. Okunanların kendi âlemine hitap ettiğini anlamıştı. Kerem okuyordu, okudukça Nazım kendini, bulunduğu ortamdan soyutluyor, başka âlemlere gidiyordu. Kerem’in söylediği cümleleri bir bir aklına yazıyordu: “Hayat ise, eğer imân olmazsa veyahut isyan ile o imân tesir etmezse, hayat zâhirî ve kısacık bir zevk ve lezzetle beraber, binler derece o zevk ve lezzetten ziyâde elemler, hüzünler, kederler verir”, “Eğer imân hayata hayat olsa, o vakit hem geçmiş, hem gelecek zamanlar, imânın nuruyla ışıklanır ve vücud bulur; zaman-ı hâzır (şimdiki zaman) gibi, ruh ve kalbine imân noktasında ulvî ve mânevî ezvâkı (zevkleri) ve envâr-ı vücudiyeyi (varlık nurlarını) veriyor”, “Hayatın lezzetini ve zevkini isterseniz, hayatınızı imân ile hayatlandırınız ve ferâizle (farzlarla) zînetlendiriniz ve günahlardan çekinmekle muhâfaza ediniz.”

    Kerem’in ağzından çıkan her söz, Nazım için birer reçete hükmüne geçiyordu. Problemlerini çözebilmesi için birer formüldü sanki söylenenler. Ders bitmiş, Nazım ancak o anda kendine gelebilmişti. Derse katılanlar yavaş yavaş evlerine gidiyordu. Tâ ki ikisi baş başa kalınca Kerem, Nazım’a “Namaz kılalım mı?” dedi. Nazım her ne kadar çekinse de bundan, hayır diyemedi. Abdest aldılar ve beraber namaz kıldılar. Namaz esnasında yine kendisini farklı âlemlerde bulmuştu Nazım. Namaz bitiminde de Kerem’in okuduğu duâları huşu içerisinde dinlemişti. Kapıdan çıkarken Nazım, Kerem’den evvel davranıp ona sıkı sıkı sarıldı ve her şey için teşekkür etti. Kerem’se “Bana değil, sana bu hakikatleri nasip eden Allah’a teşekkür et” dedi. Elinde derste okuduğu Gençlik Rehberi isimli küçük bir kitap vardı. Nazım’a hediye etti ve okuması için ondan söz aldı.
    Eve gelir gelmez Nazım, Kerem’in verdiği kitabı okumaya başladı. Okudu… Okudu… Bütün gece okudu… Kitabın sonuna yaklaşmıştı ki başını okunan ezan sesiyle kaldırdı. Ezan kulağına hiç bu kadar güzel gelmemişti. Baktı ki ne kafasında bir rahatsızlık, ne de benliğinde bir kasvet ve ne de ruhunda bir darlık vardı. Kalktı, abdest aldı, namaz kıldı ve ellerini kaldırıp geldiği nokta için şükretmeye başladı. Kalbi tarifsiz bir sürurla doluydu, çünkü

    Nazım artık huzurluydu…

    (*) Bediüzzaman Said Nursî, Sözler, s. 36

    Cemil Yüzer

    iletisim@risaleforum.com

    www.risaleforum.com

+ Konu Cevaplama Paneli

Konu Bilgileri

Users Browsing this Thread

Şu an 1 kullanıcı var. (0 üye ve 1 konuk)

     

Benzer Konular

  1. Kadın huzuru evinde bulur
    By *SAHRA* in forum Serbest Kürsü
    Cevaplar: 0
    Son Mesaj: 25.09.12, 09:46
  2. İç Huzuru Yok Eden ‘HASET’
    By DENİS in forum Serbest Kürsü
    Cevaplar: 2
    Son Mesaj: 17.09.12, 17:39
  3. Huzuru Ararken
    By ademyakup in forum Kıssadan Hisseler, İbretli Öyküler
    Cevaplar: 2
    Son Mesaj: 18.04.07, 23:44
  4. Fransız Hattat Huzuru İslam'da Buldu
    By SeRDeNGeCTi in forum Gündem
    Cevaplar: 0
    Son Mesaj: 28.09.06, 15:09
  5. Huzuru Yaşatan İktisat
    By kerim in forum Bediüzzaman ve Risale-i Nur Çalışmaları
    Cevaplar: 0
    Son Mesaj: 21.07.06, 09:37

Bu Konudaki Etiketler

Yetkileriniz

  • Konu Acma Yetkiniz Var
  • Cevap Yazma Yetkiniz Yok
  • Eklenti Yükleme Yetkiniz Yok
  • Mesajınızı Değiştirme Yetkiniz Yok
Yemek Tarifleri ListeNur.de - islami siteler listesi
Google Grupları
RisaleForum grubuna abone ol
E-posta:
Bu grubu ziyaret et

Search Engine Friendly URLs by vBSEO 3.6.0