usulca başlayan bir melodidir hayat
her seferinde usulca başlar
ve sonra birden sessizliğin ve huzurun yerini
tedirginlik ve korkular kaplar
hayaller kaybedilenlerin gölgesinde kaybolular önce
sonra mısralar dillenir, geçmiş canlanır
gelecek karanlıklaşır bilmediğimiz bir karanlık...
arkamıza aydınlığı alır önümüzdeki karanlığa yürürüz
yürüdükçe açılır karanlıklarımız
yürüdükçe yürürüz yürüdükçe görürürz herbir yanılgıyı
ve durduğumuzda...
çoook öncesine bakan ihtiyar bir beden gibi bakarız arkamıza
arkamıza aldığımızı sandığımız aydınlık yerini çoktan karanlığa bırakmıştır bile
oysa ona sığınır ona güvenirdik her teklediğimizde ve her üzüldüğümüzde
geçen zaman ve değişen dünya adeta yutar bedenimizi
ve duygularımız sığmaz içine dünyanın,
uzaklarda çoook uzaklarda ulaşamadıklarımızı düşler dururuz
oysa hayat onları bize vermişti...
sadece önümüze bakmıştık ve önümüzdeki karanlığa odaklanmıştık
kendimize geldiğimizdeyse gerçek bir tokat gibi yapıştı yüzümüze
üç günlük hayatın iki gününü çoktaaan yaşamıştık
geride kalan birgün didikler durur aklımızı
o birgünde yaşarken yine dünleri düşler dururuz
ve birgün...
aniden ürkekçe sertçe bitmişçe kalktığımız kabuslarımızdan
yine uyuyarak kurtuluruz...
Usulca başlayan bir melodidir hayat,
ürkekçe, sertçe ve bitmişçe biten..