Sevgili Mektup,


Seni çok sevdiğim doğru da, çok yazdığım yalan.
Pulunu aklıma yapıştırdım, ruhumu içine attım, böylece bir zaman zarf suretinde dolaştım.
Gittiğin yerlere gittim, döndüğün yerlerden döndüm, kaldığın yerlerde kaldım: Kaldığın yerlerde kimse kalmasa bile.
Adresler yerindeydi de, seni tanıyanlar yerlerinde yoktu.
Eyvah! Her şeyin yerli yerinde olduğu günlerden yersiz günlere gelindiğini söyleyenlere de bir zaman kulak asmadım.
Senin kılığında biraz daha eğlendim topraklarında.
Eski yerliler çoktan pul olmuş, göğün koynunda öteki uykuya dalmışlardı.
Hatırlamak da unutmakla mümkündür.
Kim hatırlıyorsa, o önce unuttuğunu hatırlar, sonra unuttuğunu unutur.
Sonra hatırladıklarıyla avunur.
Biz unutmayalım demek için çok mu geç oldu?

Haydar Ergülen