Sükût suretinde çok koyu düşer ses

Bakışları titriyordu ellerinden önce.

Sesinde, bestelediği hüzünlü şarkıyı fısıldayan bestekârın burukluğu vardı.

Durup dinliyordu arada, bir şeyleri yakalamak, farketmek ister gibi. Yüzü aydınlıktı.

Gözlerindeki buğu yaş oluyordu bakışlarını indirdiğinde.

"Kaç gece sabahladım ışığımı açık bırakarak. Sanal adreslerimde online bekledim, birini görmezse diğerini farkeder diye.

Posta kutuları açıktı bir bir önümde.

Suyu kesik bir değirmenin, duvara asılı kalmış lambası olmak şimdi bana düşen.Bekliyorum.

O el dokunup, üflediği ışığı yeniden yakar mı ?

Ve "ayrılık ümitlerin ötesinde bir şehir" mi hâlâ ?" "

Anlatacak çok sözü varken sustu.

Sustuk ...