DOSTLUK DEMEK, MEĞER HERŞEY DEMEKMİŞ.
EN ZOR GÜNDE O'NUN YANINDA OLMASINI İSTEMEK,
O'NSUZ VAKİT GEÇİREMEMEK,
YÜZÜNE BAKINCA HERŞEYİ UNUTMAK,
GÜLÜMSEMEK HER ZAMAN VE KÜS KALMAYI UNUTMAK DEMEKMİŞ.
O'NSUZ GEÇEN DAKİKALARDA BUNALMAK ,"KEŞKE YANIMDA
DEMEK VE KONUŞACAKLARINI BİR BİR HATIRLAMAK, HATTA KAĞIDA YAZMAK, SONRA O'NU GÖRÜNCE DİYECEKLERİNİ UNUTMAK DEMEKMİŞ. O'NSUZ VAKİT GEÇİREMEMEKMİŞ, YANINDA OLMASINI İSTEMEKMİŞ.BİR ARAYA GELDİĞİNDE ZAMANIN GEÇMEMESİNİ İSTEMEK FAKAT ONSUZ ZAMANLARDA "BU SAAT NEDEN GEÇMİYOR" DEMEKMİŞ. BAZI ZAMANLAR KIRILMAK, ŞAKAYLA KARIŞIK OLSA DA DARILMAK ONUN SÖYLEDİKLERİNE... BELKİ DE KÜSMEK DEMEK DOSTLUK... O'NUN SENİN KÜSTÜĞÜNDEN HABERİNİN OLMAMASI DEMEK. "TAVŞAN DAĞA KÜSMÜŞ, DAĞIN HABERİ YOK" MİSALİ... SELAMINI MIRIN KIRIN EDEREK ALMAK; İÇİN PARÇALANSA DA... O'NU NE KADAR SEVSEN DE KIRGINLIĞINDAN YÜZÜNE BAKAMAMAK... OKULDA HİÇ MUHATAP OLMADIĞIN İNSANLARLA BELKİ DE İNADINA KONUŞMAK, MUHABBET ETMEK GÜLE OYNAYA... ARADA ÇAKTIRMADAN O'NA BAKMAK, FAKAT SENİN BAKTIĞINI GÖRMESİN DİYE DAKİKASIZ YÜZ ÇEVİRMEK.. MERAK ETMEK O'NUN HER SÖYLEDİĞİNİ.. ACABA NE KONUŞUYOR BENSİZ DEMEK, İÇİ PARÇALANMAK AMA SUSMAK YİNE DE "BELKİ, BELKİ SORAR NEDEN KIZDIĞIMI.." DİYE DÜŞÜNMEK.. SON SAATLERE KADAR KONUŞMAMAK ZORLA DA OLSA...KAPIDAN ÇIKARKEN İSE GÖZLERİNİN BİR YERLERDE BİRİNİ ARAMASI DEMEK. SONRA ŞANS ESERİ YİNE O KAPIDA BEKLEYİP GÖRMEK O'NU. DAKİKALARCA ÇIKMASINI BEKLEMEK YİNE. ATTIĞI ADIMLARI SAYMAK BELKİ DE SENİ GÖRMESİN DİYE SAKLANMAK KUYTU KÖŞE... SONRA DAYANAMAMAK ERTESİ GÜN, DAĞIN HABERİ OLSUN İSTEMEK BU.. İLK KEZ MESAFELİ KONUŞMAK GÜLEREK DE OLSA.. NEDEN DİYE HESAP SORMAK, SAÇMALAMAK, NEDENLER ARAMAK ONA KARŞI.. SONRA, SONRA "SENİ SEVİYORUM CANIM DOSTUM!" DEMEK. İŞTE BUNUN ADI DOSTLUK OLSA GEREK...


~~~~~~~~~~~~~~



Bir gün anlayacağım sabrın güzelliğini... Sevgimi söyleyeceğim sabrı tavsiye eden tüm dostlarıma..
Bak diyeceğim, niyaz eden erermiş; “Sabredenin mükafatı gerçekten sonsuz imiş; va’deden latif’tir! anladım…”diyeceğim. Boynum bükülüyor dostum, nimetin büyüklüğü karşısında mahcûbiyetimden… Boynum bükülüyor bazen de, sabredemediğimden! Suçluluğuma rağmen, sokuluyorum onun hikmet denizine aklanmak için; arınmak için… Ama dostum yürek gemimi delmişim kendi ellerimle.. Sabrı tükettiğim bir günde, gemim su alsa da cesaret benimkisi.. Sokuluyorum sadece kıyılara, açılamıyorum ufka yakın yere..

Korkuyorum…

Bazen de üşüyorum…

Ama biliyorum ki başka deniz yok, beni varacağım yere ulaştıracak. Dalgaların rotasını çizen “yar” olur bana, lutfeder… Dostum, -hatalarımla- kabul eden yok ki başka… Giden ardına bakmıyor ki… Seven, sevgisini söylemiyor ki sevgilisi, varlığını ondan talep edecek diye… Dostum yan(ıl)ma boş yere, kâl değildir sevgi, hâle yansırsa güzel...
Yanarsın… Yakarsın… Varsın yansın!

Dostum... Varsın ya, güzellik burada gizli.. Yakınlığın veya uzaklığın sözün zahiri, alemin imtihanı... Varsın ya, uzaklığın dahi niyazıma vesile ya...
Daha ne isteyeyim ki...
İstemeli miyim ki...
Nasıl istenir ki…