+ Konu Cevaplama Paneli
Gösterilen sonuçlar: 1 ile 3 ve 3

Konu: Onden Giden Atlilara, Ardindan Yetismesi Gerekenler

  1. #1
    Dost acemisakirt - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    Aug 2011
    Mesajlar
    3

    Arrow Onden Giden Atlilara, Ardindan Yetismesi Gerekenler

    Cismi Canı Fani, İsmi Hali Şakirt Olan
    Demi Her Dem Önden Koşanlar Ordusuna
    Herdem, avına coşan kartal misali koşan
    Garibem, acizem, milyonlar içinde bikesem

    ÖNDEN GİDEN ATLILARA, ARDINDAN YETİŞMESİ GEREKENLER

    Yani ben gibiler, Acemi Şakirtler...

  2. #2
    Dost acemisakirt - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    Aug 2011
    Mesajlar
    3

    Standart

    ÖNDEN GİDEN ATLILAR

    Bizler ne Hacı Kemal ağabeyi tanıdık, ne de tanıtabildik.

    Tanıtmamız gerekiyor muydu, acep? Bu da ayrı bir muamma çoğumuzun kafasında.

    Diriler arasında en sevdiklerimizin başında gelen, sözün ustası ve sevgini en iyi tercümanı olarak, halimize kalimize de tercüman olmuş, Hacı Kemal Ağabey için de, bu dava böylesi bir kuvveyi kudret halinde görmese idi, acep Hizmet, bu hale de bu kadar sürede gelebilir miydi (?) pür endişesi ile belki Hacı Kemal Ağabeyin katkısının önem ve özgül ağırlığını da belirtmiş oluyor...

    Ancak, bu da bir handikaptır. Nefes alanlar arasında en sevdiklerimizin başında gelen Kıymetlimizin, gözlerde hüzün ve kalplerde sökün içinde, derdimizi izhar etti etmesine de, kalplerde sadece terennüm ve ve bir mütercim lafzı ile kalacak ise Hac Kemal Ağabey, bu bizim için bir handikaptır. Hem öyle bir kurt kapanıdır ki, Önden Giden Atlılarına sahip çıkmayan, manada ve maddede onların niyet ve neticesi üzerine kafa yormayan her acemi şakirt, er geç, faniliğin illet ve zillet bataklığından paçalarına da kir pas bulaştırma ihtimalini, hep yanıbaşında hissetmelidir.

    Öyle ki; Hacı Kemal Ağabey, (Allahu Alem) Asrı Saadet dareyninde bir bekçi olsaydı, acaba Abdullah B. Cahş mı olurdu, bu mertebe ile Hazreti Muhammed Mustafa Aleyhisselamu vesselama halası oğlu mu olurdu, yoksa komşusu mu olurdu, yoksa yareni mi bilemeyiz...

    Şöyle ki, bu ihtimal - bir ihtimal üzerinden dahi, imanın kor olup, elde tutanı yakacağıü, atılsa - atanı - imansız bırakacağı küfrü devran dairesinde, hem görüyoruz ve gördük ki, kırk yıl Hizmet dairesi içerisinde dolanmışların dahi, faniliğe paçasını kaptırınca, milyonlarca şakirdin nefsi üstünde kıymet ve sevgi, görenlerin dahşi, az bir dünyalığa, belki 24 lirasından 1 lirasını dahi, sonsuz yaşam için tasarruf etmeyenler gibi, Sözler'in berhava olup, kişinin atalet ve hiyanet içerisinde, zehri zerk edilse, belki en zehirli olacaklara koşup gitmesi gibi, ayağı kayabilmiştir, kayabilmeye de devam edecektir, Allahualem...

    Böyle ise, Hacı Kemal'i, bir insanüstü varlık ntibasına ulaştırmak gayreti değil, aksine, insanüstü denebilecek bir kudretten takdir ve itimattan hayranlık uyandıran, sukunetli hizmeti, dirayetli himmeti, ferasetli ve basiretli gayreti sebebi ile, ÖNDEN GİDEN ATLILAR'ın Süvari Alayına Komutan olarak nasbedilse, ihtimal ki ölçü aşılmamış olacak, yoldaki çizgiler ezilmemiş - çiğnenmemiş sayılabilir...

    Velev ki, her mahalleye bir heykeli dikileceğine, her mahallede bir çocuğun daha, geleceğimizin mimarı ve mücahidi olmak namına, her mahallede bir Hacı Kemal Ağabey daha yetiştirilebilir mi (?) buna gayret edileblir mi (?) dye sorulmalı nefislere...

    Önden Giden Atlara ve ardından yetişme gayretinde olan Acemi Şakirtlere, selam olsun, dua olsun...

    acemi şakirt

  3. #3
    Dost acemisakirt - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    Aug 2011
    Mesajlar
    3

    Standart

    Evden kaçanı da, kaçmanın gerekçesinde masumiyet arayanı da, geçen yüzyılın sonunda yabüyük felaketler yaşamıştır kişisel ömrü hayatında yahut görünenin ardındakini sezme hünerine, basiretini ve ferasetini, erdemini ve liyakatini de pişirerek, dünyanın dört bir yanına hicret eden, Garipler Ordusuna katılmıştır...

    Öyle ki; meşhurluk niyetiyle kaçanların, sefalet zihniyetiyle karşılaşmaları gibi, fazilet hissiyatı ile kaçanların da, ulviyet ve meziyet sahipleri ile karşılaşmaları kaçınılmazdı oldu...

    Bir sofranın başında, aynı tavaya tencereye on kaşık birden sallanırken, iğrenmenin gölgesi dahil, lügattaki manasının dahi esamesi okunmuyordu...

    Akşam namazları sonrası, yatsı namazları öncesi, hani yer yıl 10 gün beriden gelen Mübarek Ramazan'ın teravihleri öncesi cemaatle buluşturulan gazete için verilen emekler, çabalar, samimiyetler, bugün kel kafalı keltoşların işin bir başında bir de geçtiğimiz temmuz ayında görünmesine rağmen, işi sahiplenenlerin tam da bu minvalde, emeksiz ve samimiyetsiz, gereksiz ve bencil benlik ihtiraslarına rağmen, Önden Giden Atlılar hiç şaşırmadılar..

    Bazen her akşam namazı sonrası, yedi kilometre yürüyor, gazeteyi felan mekandan filan şahıstan alıyor, tekrar o yedi kilometreyi gerisin geri yürüyor.Gazeteleri getiriyor. Aman bir tanesi bile satılmamış olmasın diye, o üniversite tahsilinin en muhteşem zekaları, yakışıklı civanları, Müslümanın Sesi olmaya namzet gazeteyi, vecd ile uzatıyordu cemaate...

    Kim parasını vermiş, kim vermemiş, bakılmıyordu. Okunsun isteniyordu gazete...

    Gayret bu yöndeydi...

    İstikamet bu minvalde çizilmişti...

    Tarih, eğer kişisel namusu, ferdi hayatın hangi hücresinde aramak isterse istesin, Nurun Hakiki Şakirtlerinin olduğu her mekan, her zemin ve her vadi, bu hücrelerle doludur...

    Gazete böyle satılıyordu...

    Kaptanlar talebeleri böyle cezbediyordu...

    Abiler Ablalar evlerine gelenlere, ana baba hürmeti gösteriyor, kardeş evlad sevgisi gösteriyor, bugünlerin mimarı olmayı, daha yirmi yirmibeş sene evvel, bu düzlemde icra ediyorlardı...

    Bırakın öğünenler övünsün, dedi Abilerden biri...

    Bırakın, Yaşayanlar arasındaki En Sevdiğimiz : "Hey Gidi Günler" desin, bu ziyanlar için...

    Bırakın, üç beş kuruşu da, birileri kâr sayıp, kâr sanıp, kâr hanesine yazıp, maddeye kapılanmış, münevverin mücehhez halini, maddenin kapıcılığına tercih etmiş olsun...

    Bırakın, tüm kıtalarda ve gidilecek her gezegende, her galakside, Onsekizbin Alemin ne olup olmadığını, onlar blmesin...

    Bırakın, kaynar sularda haşlanırken dahi, kendisine "Dön İslamiyetten" diyenlere "Ne zaafiyetimi gördünüz ki?" diyenleri, duysa bile önemsemeyen kafalar, başka başka hülyalara dalsınlar...

    Bırakın, Sa'd Bin Ebi Vakkas'a yemin ettiren Abdullah Bin Cahş'ın ölmekteki hevesinin, nasıl bir darbı mesel olmasına can atmasının altındaki, asırlar ötesine uzanan, ULubatlıları, Tarık Bin Ziyadları, Seyit Onbaşıları yetiştiren ruh olduğunu farketmesinler..

    Bırakın "Ah Evladım, bu benim kızım Ayşe'dir. Benim anamın ismi de Ayşe'ydi. İki Ayşe arasında, yetmiş senedir, bu komünizm devrinin bitmesi için, sizlerin gelmesi için, her gece dua ettim. Allah'ım dedim, senin yolunda koşturanlar nerede? Nezaman gelecekler, dedim" diyenleri de bilmesinler...

    İsteseydik şayet şimdi, hatta geçen yıl, hatta 2009'da, ve hatta 1999'da yollara düşerdik, gönüllere kalplere girerdik, meydan okumak ise mesele, karşı cephenin tüm cihanına meydan okurduk, köprübaşlarını tutardık, yolbaşlarını sarardık, kimsenin aykırı sesine tahammületmez, öteki olan hiçbirine hoşgörü göstermez, devran şimdi bizimdir, derdik.

    Bırakın bunlar, uzlamamızı anlamasınlar. Kardeşce yaşayalım taleplerimizi, anlamasınlar. Dünya için için ağlıyor, bizler için için bu kan ağlamalara ğansuman olma derdindeyiz, cerahati akıtma derdindeyiz, neşteri doğru zamanda, doğru yere vurma derdindeyiz, bilmesinler...

    Bırakın bunlar bilmese de, Zatı Zül Celal biliyor...

    Bunlar bilmese de, asırların başında durmuş, Adem'in tövbesinde ismi kıymetler içinde tek kıymet gösterilmiş, Taif'te insanlığa gelmiş geçmiş bilmesi gereken en büyük dersi vermiş Hazreti Muhammed Mustafa biliyor...

    Bırakın bunlar bilmese de, midemiz için yaşamadığımızı, el - dil - bel bozacak fiilayata hevesli olmadığımızı, ruhu kemalinte, dostlar biliyor, akranımız yaşıtımız ahbaplar bliyor, canı gönülleri canı cemil olan Hizmetin Hakiki Neferleri biliyor...

    Rabbi Rahim, bizi bu bilenenlerden eylesin. Gayretimizini, niyetimizi buna muvaffak eylesin. Ramazanı Şerifin, aziz hürmetine, virajlarımızı emin eylesin...

    acemi şakirt.

+ Konu Cevaplama Paneli

Konu Bilgileri

Users Browsing this Thread

Şu an 1 kullanıcı var. (0 üye ve 1 konuk)

     

Benzer Konular

  1. bilinmesi gerekenler...
    By gamze-i_dilruzum in forum Sağlık
    Cevaplar: 0
    Son Mesaj: 13.12.12, 11:50
  2. Erkeğin Hanımıyla Görüşürken Yapması Gerekenler...
    By Garip_Maznun in forum İslam'a Göre Kadın ve Aile
    Cevaplar: 11
    Son Mesaj: 18.12.09, 02:16
  3. Namaz Kılarken Düşünmemiz Gerekenler...
    By Garip_Maznun in forum İslami Konular ve İman Hakikatleri
    Cevaplar: 10
    Son Mesaj: 31.03.09, 21:49
  4. Cevaplar: 2
    Son Mesaj: 22.12.08, 21:42
  5. Cevaplar: 0
    Son Mesaj: 18.10.07, 16:46

Bu Konudaki Etiketler

Yetkileriniz

  • Konu Acma Yetkiniz Var
  • Cevap Yazma Yetkiniz Yok
  • Eklenti Yükleme Yetkiniz Yok
  • Mesajınızı Değiştirme Yetkiniz Yok
Yemek Tarifleri ListeNur.de - islami siteler listesi
Google Grupları
RisaleForum grubuna abone ol
E-posta:
Bu grubu ziyaret et

Search Engine Friendly URLs by vBSEO 3.6.0