Uzun yolların yolculuklarında bir durağın bir durağanlığın büklüm büklüm beklentileri de yok..boğmaca olmuş bir açlıktan başka...Uykusuzluk göz torbalarına bir şeyler dolduruyor düşünceden arta kalanlarıyla…
Örümcek ağı gibi dolaşıyoruz ülkeyi bir baştan bir kaş’a kadar…Yüz ölçümü boyunca gidiyor gidenin en gideni.. perçeminden ben sallanıyorum aşağıya kadar..Güzellik bunun bir yerinde ama ben bilmiyorum..Belki bildiğim yetmiyor bilmediklerime..paçası kısa geliyor takazalarımın…
Varlarım da yok bu aralar…Mavi tabelalar tem sarnıçları..gece konvoylarındayım..Bir yere gelmek ama nereye…
Neharı yaklaşmış bir seherde firar olmak üzere hazır bir rüyayı kovalamak gibi koşuyorum ardından…Hep aynı yerde kesişiyor hayallerin önü..Bildiğin kesişiyor..Bir şeylerde kalmıyor geriye kesik kesiklikten başka..dil yarası alın yazısı..saçlı sancılı bir şeyler…Hep şeylerleyim bu ara her şeyle bir şey.. şey şeylerken... Duvarları rutubet tutmuş bir kalbin önünde başımı öne eğip bir şeylerden söz edip bir şeyler diyerek...
Seven yanı..acıyan yanı..ağlayan yanı..yaralı yanı ya kalp işte ne avuca sığıyor ne avuç ona…Kuş gibi ve artık olmayan kuşlarım gibi yitkin..göçmüşlerin ardından bitkin bit pazarı bir yerdeyim…pılım pırtım tezgah açmış beş parasız ..meteliğe tetik düşürüyor düşten sıvışanlar…
Yutkunamıyorum bazen.. Bazen tam burada kalıyor…
Azad lığım adaklık..azadelik zadesinden ..bir benim ben, bir benimde nezir nazıra..bir de kör düğüm..açılır mı peçesi gecenin durduk yerde...Süzülüyorum yine cam kenarından can evinde mağmurca usullü usulsüz...
Serencamım canıma minnet hüznü karşılıyor nizamiyede nizamsız..Hoyrat esiyor nasih rüzgarları ..akşam nusretin akşamıydı..sandalı kum denizinde saplı..Çöl mü göl mü didişmeye mecali yok melalin…
Bir yeri sıp sıcak üşümüşlüğümün.. Özlemin ellerini ovuşturduğu soğuk hesapsız kitapsız...
Aklıma gelmiyor.. aklım almıyor aklımın almadığını.. Aklımın almadığını gönlüm alıyor haraçsız mezatsız…
Yine nağmesi keşmekeşe takıldı bir öğlen üstü.. Hatırada tınlıyor keman evveli bilenin bildiği esrar şiken mezarsız…
Sonbahar gibi çekiyorum küreklerini mevsimin..Gözümün nuru dökülüyor sanki..Hicran ile malemal değilim hepten bir şule şen sedam var nidamdan nadi nadirem…
Aradığım hırslı bir lacivert çekmek içime..alabildiğine içime boyasız…
Belki uzanmak uzaklara belki uzaklar uzanır uzanamamışlığıma..Belki selamsız sabahsız bir gurbet köşesinde gülperi süpürür, ben şişelerim döküntülerimi ayazsız…


m_safiturk