Fırtınaya düşmüşüm bir ceviz kabuğu olarak..Fenerler yanar içimde ayrılıklarda..Duvar diplerine çökmüş gölgemi asl gibi yaparak…Sonbahar..O muziç üşümemekler..O muacciz tecezzi…Neredesin deyip gaybe..O aşk zannettiğim sevgili bir çığlığa gitti…Daha bi uzadı minarelerin boyu..Donsun ellerlim istiyorum..Bir birine küsüp donsun…




İğneliyorum zamanı sitemin bini bir para…Karga tulumba kalınca ıslak.. birde battı balık bir aba..Çok sapa ters mi ters ya olsun..kalmamışlığımızda aşina bir iflas.. aynı yer…Tebellaşım tes temel telaşım yine…




Nereye kadar suzi..tek tesellim bu kaldırım..Şu kaldırılmaz çekilmez nazımla..Ahmed sultan niyazım çok susadığım bir dündü..Bir kaç şair vardı bildiği..Bilmediğini de bildiğini de ben bilmiyordum..Öylece havaya bakıyorum..Çınar ağaçları sarıyor başımı..Kazıklandığım seyyar seyyare bir mantıksızlıkla layemut bir hayata tahayyülle üç bilemedin beş kuruşluk mısır tanelerini diziyor dizgisine ..İntibah uyandırırsa onu bir kelimenin bir yerinde o başka..beşin birinde..Korku mu.. apar topar hastane kapısı mı..kapaklanacak incir ağacı kaldıysa belki “ben ne ettim!”..der mi der..Ben bilemem..Akıllansın birazcık.. dua mı.. temennimi.. sinirden mi onu da bilemem…




Bense bir kuruyup bir yaşlanıyorum anlayacağın..Islanmak gözlerimin mirası..vekaletini vermedi bir türlü bulutlara ..sırılsıklamda ıslansam saymıyor..Olmadı diyor..Toprağım bende aslında ne olur yaslansam biraz..içi kara bir yalnızlığa…




Dizime yaslıyorum bileğimi.Avucumu yukarı açarak..Dilenircesine..Başımı yere eğip..önüme bakarak…Omuz üstü bir kinaye bırakıyorum kalabalığa..matba-i kalbimde acube hurufat yan yana gelmiş..geviş meviş mırıldanıyorlar..Çakmak çakıyorum kelamın ucuna göründüğü kadarına iktifaen..Yutağına konak..Tahriş-i genizden süt dökmüş kedi edasıyla;




Zor yazılar yazılır bazen..



Beklide yazılmazlar..



Değişir bir şeyler



En can alıcı yerinden..



Ve yağmurlar süreklidir artık…



Mor bulutlar rüyaların hülyaları ..



Sağanaklar vurur ektiklerini



Su basar..su basmazlarını…



Üzülmeyi tanırım aslında..



Hüzünden usaresi çıkmış gözyaşını da



Bugün aşırttırdım aşinalığımdan her şeyi..



Güngörmüşlüğüm sanki dün ölmüşlüğüm gibiydi…



Ne çare ki çaresizliktir bazı açmazların çaresi..



Tedbir kendini adar..



Takdir, hak fenası istedi mülk-ü tenimde bağlıdır…



Bu yıl ne ağlamaklı bir yıl..



Bu sene ne kadar dalgın uzaklara…



Yollar bildiğin yollar…



Dar bir ceketleyim.. üşengeç…



Ara taksimde zaman…



Duruyoruz öylece…



Bir soranı olur mu



Bir bir bardak çay verir mi demeden



Duruyoruz böylece…



Ben ..



Kalbim ..



Ve gece……………………….




Diyor………………………….




Gülperi susunca düşlerimin kanatlı atları uçurur beni..söz bezgini demler ile…Zaman ve eşyaya ümmidir ve hatıralar o kadar yumar ki hislerini okuyamazsın..Okunmaz da şehrin kitabeleri..sadece üfleyip durursun kaynayan yanını sabahlara kadar…Bilmem anlar mısın………………………………




Noktalar noktalar……………….