Tutabiliyorum ellerini artık gölgelerin..Gölgelerim benim…Sisli sokaklar artık..ve artık sonbahardır mevsim..didik didik ettiğimin anları…Karış karış arandığım zamanların tutunduğu da benim…Tutumluyuz bir birimize karşı..ne lazımsa o ..ne kadarsa o kadar..Mumsa mum..Bir damla su ise, bir damlalık kadar var..Kiremitler de akıyorsa fikrimin kulübeciğinde.. ıslanacak kilimlerin kilerlik hatıraları…


Boğulur muyum göz gözü görmeyen bir karanlıkta..genzime esmer bir hıçkırık kaçıp..Kim bilir gülce teselliyi günce girilen bir sabahla..Ve güneşin en dik ışıklarıyla derinleşen çizgileri..Ve umud düş yorgunu düşünceleriyle akşamı karşılarken..akşam aşkını gecenin meşkine gömerken..sarmaşık çalı diken ve dallı dalsız ne varsa üzerine atladığımı kim bilir...Ve o kimselerin bir kim bilir belirsizlik kimliksizliği de benim ya…Kendimi kaptırayım da bulamayım..Alıp saklayım bir pansiyon günlüğünde iç cebimdekini…

Yalnızlıktan korkayım ne dense..Hiç korkmadığım izbelerden titreyim…Çok denizliyim yine..Yine selvi boylu muamma ser tacım..Ve yine dalgalar boğuşuyor ayak uçlarımda..eteğini toplamıyor hasret sahilde…Dalgıçlığın izini sürüyorum fersah fersah derinden derine yine.. yakamoz kalıntıları var batıkların üstünde..Kırılmış ve dağılmış atıklar yüzüyor yüz yıllık yüzünde astarsız…Demirsiz sefinelerimin filikalarını indiriyorum maveraya…
Defne yaprağına sarmalayıp sarmalayıp sardunyaları bırakıyorum martılara…Uzanıp bir demli çay alıyorum elvedalardan.. bayat da bir dilim ekmek kalender katık.. Üzerine de hürmetlik koyup rahmetlik bir salkıma asıyorum açlığımı… Rüzgar güllerim yalı yorgunu..penceresi kırık hanedanın… Çerçevesi yola bakar..cumbası bestekar… Kalmamış Kalamışlıktan bir şey temennilerimin bahçelerinde… Salkım söğüt sözlüğünde yazdığım dilekçem, olsununa çaput bağladığım kelimelerin adı yok…




m_safiturk