Yolun sonu…her yolun sonu yada yolcunun yol üzerinde bir nihayesi var..nedeni ne olursa olsun..sebebi de öyle..Ve aslı dinlemez hiçbir şeyi..Rücu bir ve son soluktur ten evinde..can kuşu azat olur..haraç mezat bir demi var ya bu meşkin..Bize vuslat desem aşk küsecek..aşk desem eşkiya hissiyat, vebali boynuna karşıma dikilecek..Recam ricamsın..şu avdetime bir gül ver..Bilirsin sen usulünü..Yolum bitti yordam ustası sensin..bak gömüldük ipsizce ulaksız…

Bir şey değişmiyor ya dostum..Şu benim zamanımın saniyeleri görünmüyor saatim yüzünde..Kar dolu yağmur yağıyor aralıksız..Bulsan bir enfaslık fasıla uzun hava söyleyeceğim yar-yaren kulağına kurşun…Düğünde yok bu aralar..Bir son delikten üfürme name okusam..leyleklerin lak laklarıda kalmadı..Arkadaşlar cephede kaldılar bir bir…

Ya ben doru bir atla koşarken öldüm ..ya bu mevsim kaf dağının arkasındayım..delip geçtik perdeyi dört nala…dört yolda dörtlüleri yakmadan…hayatı kazık gibi yaşamamak lazım..kazığı çaktıktan sonra yani…Gül var sa gül..kasım patı varsa yürü..Çiftini sür çekirdek çitleyerek..Kuzuyu sev kınayı sevdiğin gibi..ne bileyim ekmek doğra ekşi ayranına..ve kenara çekil asalı bir alemin önünden.ve dünden razı ol güzel işlere…

Benim ki bana talkım..Gitti çoktan mavi tren sabrımın içinden..Mavi ya ..topu topu kaç rengimiz var..renk ya körüyüm..Olanını ben bilmem..Anladığım kabiliyetimce …anlattığım gülden yadigar…Söylenmekte yok..sızlamakta..Şu soğuklar bi gelsin üşümekte yok…Dertse dert..Çıkalım sokağın başına..Lambanın bağrına bağrına söylenelim..gelecekse gelsin şiddet-i zuhurundan kapayalım gözlerimizi..serd-i kelam çınlatsın fukaralığımızı…,

Buradan git diyemem..burada dur da…Mihmandar olunmaz vefaya..Ya vardır ya yoktur..sevmekse ..her şeyi..her şeyden bir şeyi çoksa sevmek..İki kapı yerinden çıkartılıp ırmaklara bırakılır..Ve hayat bundan sonrası ile ebeda yaşmaklıktır…İyisinden bir şeyler yaparak..İyiden iyiye adam akıllı…

Mekik dokuyorum şu ağları sökülmüş ummanı ummana malum yerde…Kum mum bakmadan..Gömülmüşüm gömülmemişim bilmeden..Gözlerimin altı sözlerim gibi…Fiyakası bozuldu tasavvur-u asaletimin…Cümbüşe tambura nalbura gitti eğreti serencam…Biraz daha hürmetli olmalıyım gölgeme..O ardımın güneşi geçen sene bir yeni yetmeye yeterken seğirtmişti ardımdan Yörük körük …ne zaman güllük yaksam müzmin öksürüğe..kaşe kaban halleşiriz..Şimdi ne oldu bilmiyorum kelebek ömürlü rüyaya..Mersiyemi yazayım mersiyemi mi yazsınlar..Kara kalem kaldım kağıtsız…

Ne olursa olsun işte hep bir yanı sağlamdır tıkanakların..Her çıkmazın bir çıkarı her açmazın bir açarı vardır elbet..umud rızık gibidir..Yoksa el mevt-ü hakkun..Yeis mezar başı olur oluklu mukavvasıyla..Yanar döner yansa söner çehresiyle…Bu da geçer..geçenler gibi..Geçerler giderler gibi..geçiciliğimle göçerim her gelmiş konmuş gibi…

Hiç bir şey kararında kalmıyor kararlanmışken…Tepiniyorum huysuz uyanışlarımın gergili kurmalarında…Güne taşmış geceden gaz almış muamma ile dop dolu kara delikler..Yutuyor büyük lokmalığımı..Yarılıyor veda kanyonunda (dü)varlar...ve neyi varsa sedyelik..Adam sendelik geçiyor beylerbeyinden..Umur umar da bendelik tavına gelmiş…Kumar bitiği..bit yeniği ..pireli yorganlar ve meşum erimişlik simsiyah bir kutu…

Bağdadi bir inak taliimin ana sağlığında…
Vaslını yâd eyledikçe ağlarım,
Tâ nefes varsa kuru cismimde feryad eylerim….
Yandı gülüm keten helva…Nar zamanı şimdi……………………………………………….


m_safiturk