Firuze...



...........................................

Harmanlanıyor fikrimin mezrasında sap saman..Rüzgar kaldırıyor uykulu halini dinlencenin..çekiliyorum oyuna alaküllihal..Hani ister istemez…Yollar sadece yollar uzun arsız…Nasıl oldu bilemedim..nasıl oldu fark edemedim omuzlarımın düştüğünü…Tek tek kaybettiğim şehirler…Nereye elim değse orası bir mukavva saltanat..Bir iğreti yapı…kaçan kaçana vebalı korkulardan…
Bulaşıyorum yanından yöresinden …Firuze bir sabah buluyorum ayaklarımın ucunda..Parmaklarıma alıyorum billur…Ve susamak..susadım diyorum…Hep bir şeyler söylüyorum ya..gerçek kum kapı…Gerçek mavera…Ve onur…Bavulunu pulluyor varılmamış mesafeler..Külleri gül gördüğüm halüsinasyonlar kapaklandığında..yanmamış bir odun muhtemel çıralığından temenniyle saç ayağına yerleşir…Alır çocuk gözlerinin ürkek iriliği bakışlarıyla.. kibrit başı umudlarla üfler durursun…belki parlar bir kav’a kıvılcım olur..Köroğlu ayvaz yazarız hikayemizi dersin mert metanet…Ben okuyamam ümmiyim echelin den bu öyküyü okuyamam..Belki ömrüm vefa etmez..Bir ayağı çukurda keşmekeşliğimin…
Çabuk çabuk mezarını kazıyorum ayrılığın..gece mece dinlemeden hani çabucak gömeyim ezasını…Bulutlar geçiyor hızlı hızlı..kamer katmerli vefasıyla menzillerini topluyor…İki yana açıyorum kollarımı hep açtığım gibi…koşup balonlarına sarılıyorum panayırın… Yakalanıyorum saatin beşinde üçünde..bir yerinde işte…Kanıta kaktıra zımbalanıyorum yokluğa..hep aynı ayar da durmuyor çehremin çerçevesi…Değişiyoruz aralar araya dağları aldıkça…
Ayaza baş kaldırmışım..Ayaz bana asi…Her yanımda kalın çizgiler..Bu mevsim elinden geleni yaptığın mevsimdir..Adsızım..Adın(sızım)…Yapraklar dökülmeye başladı yine..Yavaş yavaş eskiyor çınarlar..Bir kaç aya kalmaz dallarından kopan olur..yaz yorgunu çelimsizler…Satırlarım bir siyah tahta bir beyaz yafta ile sizi de tanıyorlar artık..İçlice gemlik demlik bir şeyim…kendi kendime kendilendiğimle bir şeyim…Edebin saçını başını yolduğu edipler diline revan…Natuvan çarıklarım boyalı…Dizine gözüne gözümde bir türlü duramamışlarım…
Sen anlarsın beni de anlatır mısın bilmem..hem de ne kadar çok oldu iki söz etmediğin…
Ettiğin sözlerinde ise ben hep faytoncuyum…hep başka yoldan gidiyorum sonsuzluğa..hep başka sokaklardan duyuluyor çıngırakların sesi…
Belki azatlığım bugün..Bu firuze sabahtan elimde kalan kalmayandan çok az…hatıran bu hüzün deyip bayramlaşıyorum olasılıkların asık sözleriyle…Yarına atfettiğim düşlerim var..düşünceli ve alık………………………………………………



m_safiturk