Ne oldu sanki…Bulutlar mı terk etti semayı…Bir daha güneş doğmayacak mı..Kızılca kıyamet mi koptu..Yoruldu düşlerim kendini pembeye boyamaktan…Gitti..dönemeyecek..Ulaşamayacağım..Bul amayacağım ..aramayacak..şirpençe uyanacağım hep sabahları sırtımda bu teklif-i malayutaktan aşırdığım vebal..Altında iki büklüm ..Kıvrılmanın tüttürdüğü yerdeyim şimdi…Çıt yok yine…
Nara’lıyorum dar sokağını ürkmüşlüğümün..Külhani heeyyttt liyorum bozacı kılığında kıl çadır..Teviline tekeffül bindirip..kal kırılmasın..gönül incinmesin koyuyorum adını…Herkesin çuvaldızı kendine…
Şerefeler çayır cayır…Talihsiz terennümler çekiyorum tellerinden sazların..Kimin söylediği önemli değil ne söylediği de..bazen böyle patırtı lal olur..gürültü lav..Azl ediyorum başının dikliğini serimden..Sen istedin deyip sarkıtıyorum dipsi ipsiz bir sapsızlığa..Muallakta kalıyor her şey…yarasalar uçuyor aralarından..Hiç birine çarpmıyor bir diğeri..el olmuyor yani..Bir araya gelip yamuk yumakta…Apsesi var fikrimin…Bir neredesin çekiyorum kılıfından..Çeviriyorum efkarımın sefirinin üstünde seferi…Halef selef han gah olmuşum bu dem ..mezbele mezbele üstüne denetimsiz ve dikkatsiz…
Çukurları bol türabi ve harabi bu sıla yolları..Vasılam telaş tebellaş yine..atıyor kendini yerden yere..Cebimdeki yumurtalar kırılıyorlar…İnsan ölürken bazı kağıda sarılıyor her şey…
Derman hadden geçse dert olur…Yoksa yok..yok’unu süslediğim…Aklında bile değil intizarını bezediğimin bezgini…Ne istasyon kalmış..ne liman..Almış alacağını yazdırıp veresiyesini mersiyeme gitmiş…Aha bul hadi…Hadi burada de…Bildiğin halde bilmediğin vatansızlığın..Gelip nisyanın kolcuları alsa beni dersin…
Geride kalanlara gurbet..Gidenlere hasret sürme çeker evkat-ı mahsusada hicran ile nam olsun..Ağıtların ağıt yaktığı geceler yadigar kalır…Akamazsında sokağa ve caddeye ben cemreyim kendi mevsimime afat deyip de düşemezsin...Acaba harmanlıyor mu düşünürken ..kalbur üstünde miyim elan..Yoksa dikildim mi kör bir cebe desen de bilemezsin…İnsafına kalmış artık yarem dediğinin yar olası temennilerle yarenim deyip bir şeylere adını işlediğin…Dolup dolup iç geçirdiğindir…eğilip kulağına söylediğin asma yaprakları bilir..derin sularda dinler…Çıt yok…
Yağmur yağmaz mı bir daha…Bir daha o çentikten su sızmaz mı…Yaprakları dingin çamların vefası süzdürmez mi…Bitti mi yani…Dayanamaz mıyız bahara kadar bir daha…Tedenni boyun güftemiz mi..safilin mi bu serzeniş..battık mı batığım artık..Bu çapa çarptı mı sükunumuzun bahrini bağrını…Kum mu doldu mağzımız…Çıkmaz mı ikrarı teselliden zemahşeri bir zemher..Yazamaz mıyız yeniden tecdidimizi…Bitti mi yani..Umarı umuru dağlara mı kaçtı..Yok mu ensemizi ram edecek müşfik bir teselli…
Kaldık mı ortalıkta yani..her şeyimiz meçhul bir kervanın zilimiydi..Zıllimiz zelil yer ile yerleşik düzen mi artıkın…Hani yıkatsak yüzümüzü itfaiyeye gidip yarar mı işe..Dolu yağsa tepemizden aşağıya doru olmaz mı..Yoksa bu kırmızılık çıkmaz mı hiçbir türlü..Mor olmaz mı morgunda dizleri havlinin böğrüne saban.. bu recainin pusulasını paslamış..Umudu da hırpalamış hırpani…Kutulamaz mıyız nusretim..Hanin kadir gecesi bu gece deyip kalkasak duaya…Şu beni pejmurde eden muammadan haberin var..Benim ahbarım sana tevekkül..Sen kefil ol kefaretime..Şu kubbe-i asumanda medetim var…Al beni uhde-i keremine desek..Baki baki sarsa gurabalığımızı az mı…Canımız yanmadı mı kukelatasız külahımızın başımızdan uçtuğu kıtlık yıllarından beri…
Biz yine de bir selam bırakalım dersen zülf-ü zarife..o da olur…Semerim semerem de haydi göçerin kalbinde biçerin biçeceği anca bu samanlıktır..kalanı bir sırra yandı bitti kül oldu……

Es Selam…………..

m_safiturk