Kotarıyoruz akşamla bir birimizi geceye doğru…Boşalıyor bir yerleri varla yokların…Alıp başımı bir tenteye yaslıyorum..Yaslanıyorum…Bir katre bir zerrelik mecallerimle..ne kadar küçükmüşüm..ne kadar hurdebini hacmim var şu alemde..Bir rüzgar esse söküp alacak zanlarımın köklerini..Ayakları yerden kesilecek hayallerimin…Yine de ipini bırakmıyorum uçurtmalarımın..Yüzüme bakmıyorum..Ellerimden korkuyorum arada bir…

Her karanlığın kararlı gelişi.. geçmiş günün penceresini kapatıyor büyük bir gürültüyle..O kadar da önemli değil aslında neden o kadar telaş eder anlamıyorum..neden hemen kırk parçaya bölünüyor tasavvurumun vazoları..ve kuruyor çiçeklerim..Serapa yazdığım arzularım mıdır şu sahra-i alemde gözüme göl derya görünür…Kirpiklerimden mi geçer katreler de ben nehire mi yorarım rüyamı…

Bırakayım gitsin şu yardan aşağı diyemiyorum…Bırakamıyorum..Bırakılmaz biliyorum..İnce işçilik bu ..Ta sadrına kanaviçe ..Ta derine derine…Zorluyorum tepeleri..Şunun şurası ne var diyorum..Al bir yazma var köprünün üstünde gel demeden gidemiyorum…Sonra yine sabah.. ışıyor gün..Yine bir aydınlık asılıyor zamana…Gözlerim umudunu bir merhabaya açıyor..Bir merhaba diyeceğim yadımda büyüyor..olmuyor..Alt tarafı bir merhaba üst tarafını ne sen sor ne ben söyleyim..Susuluyor işte ister istemez susuluyor..Bir iki satır kinaye istihza sitem su vurup kendilerine geliyorlar..
….
Güneş başını daha da bir kaldırdı
Şuaları keşif yapıyor…
Nevm ile male mal bir vakitte...
Ölü bir şiir yanıyor şairine kefen..

Diyor sesin biri ..mahmur bezgin alavere dalavere hisleriyle aklımı çelip…Sonra bir cumba kuruluyor fikrimin metruk binasında..bakıyorum bir yığılma var Yığılca yağma..bir telaş tebellaş kargaşa..asude nam bir güzel şakıyor bülbül seda..Rasatımdan habersiz..Bir kaç gubar uçuruyorum kuş konmazına ..Lavantalar leylak olmuş ben avare..Bir kağıt çekiyorum kıt kanaat;

Na malum tedrise hem müderrise meçhul..
Bir derya-i mültebis ile..
Sırtı sırtıma kambur bu yer..
Nutk ediyor bir şehnaz lisani garaip bir şiveyi..
Hem say-i tesis..
Tullabı bülega dinler gibi meramı..
Eğer aşikar olsa nale-i efganım temaşaya..
Cümle eşya ah ile inler..
Terkeyeler nice Rüstemler alemi..
Kınında yekün kalem bırakıp…
Kaçışır hurufat sahife-i dimağiyede..
Kalır kelam müşevveş kulubum gibi..
Kimsede bilmez…..

Ne menem serzenişse..Çekiliyor esbablarımdan libaslarım lime lime ..Uyuşuyor onun demesiyle oğuşuyor…Karıncalanıyor koparıldığımdan arta kalan sermayeyi hüznüm…Bağrımın hokkasına koyuyorum mütebakisini tutunup dermanına dökülüyor ;

Ey hüsn-ü mücessem Ahsen-i rana..
Ahım ah-u zarıma ilişir bab-ı gülşenin önünde..
Yanar muhtemel gül-izar narımdan…
Havf etmez mi rikkatin bu ihraktan..
Firkatim nalân..
Nazan ada-i endam na haber…

Oralı olmuyor buralı olmadığı gibi..Merakı sır..Göz ucu baksa masal tamam olacak..payemalim şu vaktin küfesinde ser sefil..evvelden de bildiğin gibi..

Hey bade-i Suzan..
Biçareyim.. hicran-ı bendeyim bende..
Avdet eyleyip mah cemalin gülmezse hasretime..
Niceyim melal..
Nice olur halim…
Bilmez misin ey güzel;
Bir selamına gönül beste serfi razım..
Nedir sendeki bu vefa olası cefa..
Can gözüme kıymık bu pervazın…

Sonra ay çiçekleriyle beraber dönüyoruz..Yine başımız eğiliyor ..Olgunluktan mı dolgunluktan mı bilmeden..Yada yorgun bir külçe asılıyor boynumuza..Selam kabul edip saklıyoruz..O diyemediğim merhabayı o zaman söylüyorum işte merhaba en uzun özlemim.. merhaba ey duyulur duyulmaz arası sesimle seslendiğim merhaba…



m_safiturk