Unutma Yahu İnsan!


Yahu insan!

“Nisyan”dan geliyorum diye bu kadar da unutkan olunmaz ki…

Bir insan bu kadar da balık hafızalı olmaz ki.
Bir bakıyorum yaratılmışların en şereflisi olma yolunda mini minnacık bir adım atmış gibisin.
Bir de bakıyorum aşağıların en aşağısına göz kırpıyorsun.
Dün öğrendiklerinden “tamam oldun” sonucunu çıkarıyorum.
Bugün unuttuklarını düşünüp, “hayır, olmamış; henüz ham” diyorum.


Dün “Dünya malı dünyada kalır”

ve
“Unutma ki, dünya fani, veren Allah alır canı” sözlerini mırıldanıyorsun.
Bugün, hepsini unutmuş;

bire on veren yatırım araçları konusunda uzman kesilmişsin.


Dün, “Güzellik geçici, mühim olan…” diye başlayan cümleler kuruyorsun.
Bugün, yüzündeki kusurları örten, saçındaki beyazları gizleyen kozmetikleri senden iyi bilen yok.
Dün, “Faydasız ilimden Allah’a sığınırım” diyen Hz. Peygamber (asm) duâsını ezberlemişsin.


Bugün onu da unutmuş, kendini en gereksiz bilgilerle donatmışsın.

Dün “Şöhret zehirli bir bal gibidir” diyen sen,
bugün kısa zamanda şöhret olmanın yeni bir yolunu keşfetmenin gururuyla gülümsüyorsun.
Dün zekâttan, muhtaçlara yardımdan, akrabaya destekten dem vuruyorsun.
Bugün, hepsini unutmuş, dünyanın en muhtaç insanı senmişsin gibi,
ihtiyaçlar listene yeni kalemler ekliyorsun.

Yahu insan, ben dün derken gerçekten dünü kastediyorum.

Dün değilse de geçen hafta, geçen ay.

Sonuçta unutulamayacak kadar yakın bir geçmiş.
Ama sen dün başka söylüyorsun, bugün başka yaşıyorsun.
Yahu insan haklısın, “Sen önce kendine bak” demekle.

Ama aslında “yahu insan, yahu insan” derken,
ben kime sesleniyorum, farkında değilim mi sanıyorsun?




Murat Çetin
Yeni Asya