+ Konu Cevaplama Paneli
Gösterilen sonuçlar: 1 ile 8 ve 8

Konu: "Gelebilseydik Bir Kerecik Göz Göze Ey Yaşamak"

  1. #1
    Pürheves sohbet-i canan - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    Sep 2008
    Mesajlar
    264

    Standart "Gelebilseydik Bir Kerecik Göz Göze Ey Yaşamak"

    Ayna ve kadın. Tahmin edileceği üzere uzunca bir süredir birbirlerinin yüzüne bakıyorlar. Kadın güzelleşme telaşında. Dudaklarını kızıllaştırıyor önce. Rujun ucu aynada geziniyor. Yanaklarında utangaç bir allık beliriyor. Fırça aynanın yüzünde geziniyor. Saçlarına geliyor sıra. Takılar aynaya takılıyor. Kulağının aynadaki görüntüsüne bir küpe resmi iliştiriyor. Boynunun göründüğü yere güzel bir gerdanlık çiziyor.
    Hayır, hayır! Ayna karşısında bir makyaj değil bu. Ayna üzerinde! Kadın kendisini değil de aynadaki görüntüsünü süslemektedir. Makyajını aynanın yüzüne işlemektedir. Bir o kadar garip, bir o kadar da acı…
    Makyajının bittiğini düşünüp gitmeye kalkarsa… Derin bir hayal kırıklığı. Buruk bir hüsran. Tuhaf bir aldanış. Aynaya yapılan makyaj ne aynaya yakışır, ne de ayna karşısında duraklayanda kalır. Kadının yüzüne, saçlarına, kulaklarına, gözlerine yapıştırdığı ziynetler çözülür. Adımını atar atmaz, makyajı dağılır. Ardı sıra gelmez güzelliği. Hepsi ayna üzerinde kalıverir.
    Gençliğiyle ve gençliğine denk gelen güzelliğiyle övünen bir insanın da farklı bir şey yapmadığını düşünüyorum. Söz gelimi 2008 yılında gençliği ve güzelliğiyle övünen biri, büyük bir ihtimalle 2008 yılında genç olma sırasının kendisinde olduğunu da biliyor olmalıdır. Biliyor (mu?) Sadece sıranın kendinde olduğunu. Ama sadece sıranın kendine geldiğini. Sıra dediğin gelir de geçer de. Yirmilik delikanlı şimdi aynalara bakıp övünüyorsa, övündüğünden çok yerinme ve utanma da borçlanır. Niye mi? Henüz sıranın kendisinde olmadığı, gençlik ve güzellik sırasının başkalarında olduğu, ancak bir pıhtı halinde var olabildiği, kendisini aynaların bile ciddiye almadığı, “olsa da bir olmasa da bir” “şey” olduğu o günlere, meselâ, 1988 ve önceki yıllara da yazıklanmalıdır. Ve dahi şu anın pıhtılarına, bir çiğnemlik etlerine, düşecek olsa pekâlâ çöpe atılabilir zavallı ceninlerine, meselâ 2018’lerde bir derin mahcubiyet ödeyeceğini hatırında tutmalıdır.
    Zamanın üzerimizdeki hükmü bugünler için gençlik olabilir, yaşlılık da olabilir, hayat da olabilir, ölüm de olabilir, henüz doğmamışlık da olabilir. Bu, bir ayna yüzeyine yapıştırılmış/çizilmiş süslerden kendi yüzümüze güzellik devşirmeye benzer. Oysa, aynaların bize yansıttığı bize kalmayacak.. Bir başka yılın aynasında yüzümüzde kırışıklıklar olacak, daha ötede bir aynada ise üzerimize toprak yığını ve en fazla soğuk bir taş düşecek.
    Nasibimiz bize kalansa, gençlik de değil nasibimiz, ihtiyarlık da... Ölüm de nasip değil, hayat da. Sahip olmak, sahip olduğumuzun bizde kalmasını, bizim de onda kalmamızı gerektirir. Ama… Zenginlik de yoksulluk da, başarı da başarısızlık da gelip geçer sadece. Bir süreliğine yanımızda tutulur hallerimiz. Karşılıklı iki trenin gelip geçişi gibi. Bir aralık. Bir anlık. Bir yan yanalık.
    Şu nebevî gölge meselinde olduğu gibi: “Ben ve dünyanın misali bir ağaç gölgesinde dinlenen yolcunun misali gibidir.” Yolcu olduğunu unutup ağaç gölgesinde ebedî konaklamaya kalksan bile, gölge senin üzerinde kalmaz. Kalkar ve gider.
    “Günler insanlar arasında dolaştırılır” der Kur’ân. Demek ki günler kadar asıl değiliz. Günler değil, insanlar gelip geçiyor günlerin önünden. Sabit olan günler, insanlar değişken. Bir nöbetçi gibi şimdilik dikildiğimiz bir kulübeciktir yıllar. Halden hale yuvarlanıyor bedenlerimiz. Eksiliyor. Eskiyor. Yaşadığımız her hâl, bize bir ara uğrayan bir misafir. Seferde hallerimiz. Bizde kalmaya kararlı değil. Vedası kavuşmasında başlıyor her lezzetin.
    Saklandığımız haz kuytularında eskidiğimizi unuttururuz kendimize. Her sabahın bir bugünümüzü daha dün ettiğini bilmez gibiyiz. Her nefesin hesaptan düşüldüğünü hissetmeyiz. Kendimizi kendi ellerimizle iteriz unutuşun kuyusuna. Kalbimize uzanan umutlar bir ucuzcu bezirgânın elleri gibi satışa götürür bizi. Avuntu köşelerinde suskun birer sürgündür sevinçlerimiz. Baktığımız her köşede ölü bir deniz. Sanki yüzlerimiz bin kevgir. Üst üste durmuyor haz tuğlalarımız. Vedaları emziriyor gözlerimiz. Ne kadar acı ka(y)nıyor suskunluklarımızın dibinde bir bilseydik. Gelip geçeniz biz. Dökülüyor bir bir metal sevinçlerimiz. Kısalıyor günlerimiz. Uzuyor gölgelerimiz. "yanaşsaydın yandaşım olsaydın bir sığınak /yağmur altında sığındığım bir ker*** evcik /olsaydın olduğumu anlasaydım oldu olacak/ gelebilseydik bir kerecik göz göze ey yaşamak." (Yusuf Özkan Özburun)
    "Ve'l asr. Hüsrandadır insan."
    ...kalbinden geçmeyeni diline değdirme...

  2. #2
    Ehil Üye _ŞuA_ - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    Oct 2007
    Bulunduğu yer
    A'raf
    Yaş
    28
    Mesajlar
    1.430

    Standart

    kardeşim okuduklarım benim zihnimde canlanıyor,hayal libasına bürünüyor...

    hayalden bile sorumluyuz,hesaba çekileşeceğiz hakikatı ile..

    daha hakikatamiz paylaşımlara inşALLAH!!...OLAR MI?
    Konu Tılsım tarafından (03.10.08 Saat 17:13 ) değiştirilmiştir.

  3. #3
    Pürheves sohbet-i canan - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    Sep 2008
    Mesajlar
    264

    Standart

    Alıntı _ŞuA_ Nickli Üyeden Alıntı Mesajı göster
    kardeşim okuduklarım benim zihnimde canlanıyor,hayal libasına bürünüyor...

    hayalden bile sorumluyuz,hesaba çekileşeceğiz hakikatı ile..

    daha hakikatamiz paylaşımlara inşALLAH!!...OLARMI!
    af buyurun ama anlamadım... yazı yanlış şeyler düşündürdüyse eğer helal edin hakkınızı...
    ...kalbinden geçmeyeni diline değdirme...

  4. #4
    Müdakkik Üye ZÜMRÜT - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    Aug 2008
    Bulunduğu yer
    bılmem
    Yaş
    31
    Mesajlar
    651

    Standart

    Yusuf Özkan Özburun

    ALLAH razı olsun hakikatli bir paylaşımdı


    inş. anlayanlardan olabılmek duası ile
    Demek, imân bir mânevî Tûbâ-i Cennet çekirdeğini taşıyor. Küfür ise mânevî bir Zakkum-u Cehennem tohumunu saklıyor.:

  5. #5
    Pürheves sohbet-i canan - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    Sep 2008
    Mesajlar
    264

    Standart

    amin kardeşim.. ecmain olsun
    ...kalbinden geçmeyeni diline değdirme...

  6. #6
    Ehil Üye Tılsım - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    Jun 2007
    Bulunduğu yer
    Meçhul...
    Mesajlar
    2.240

    Standart

    Eyvallah..

    Ramazan boyunca sahurda çok güzel bir program yaptılar, Senai Demirci ile. Tadı damağımda kaldı.

    Bir erime anıdır aşk can ipinin yavaşça incelmesi ve görünmeyen sevgili nin yüzünde kopması..

    Sustum! Bir harf bile söylememin imkanı yok yoklukta artık. Aslı olmayan sözlerdir çünkü hep dilimde, gerçek değil surettir hep...Cana eziyetten başka bir şey vermez ki söylesem!..

    Sustum! çünkü hadden aşkın olacak söz, kabından taşacak...Ne kulaklarda onu anlayacak bir kudret var oysa; ne anlayışında ona uygun bir kabiliyet!..


  7. #7
    Yasaklı Üye Bir_İntihar_Senaryosu - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    Aug 2008
    Mesajlar
    1.058

    Standart

    İlk Baştaki Hikayeleşme Çok Güzel... Süper Bir duygu Katmış...
    Ellerine Sağlık Paylaşımın İçin...

  8. #8
    Pürheves sohbet-i canan - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    Sep 2008
    Mesajlar
    264

    Standart

    sizin de gözlerinize sağlık
    ...kalbinden geçmeyeni diline değdirme...

+ Konu Cevaplama Paneli

Konu Bilgileri

Users Browsing this Thread

Şu an 1 kullanıcı var. (0 üye ve 1 konuk)

     

Benzer Konular

  1. Yalnızca "La İlahe İllallah" Demek Yeterli midir? "Muhammedür Resulullah" Demeden?
    By ZÜMRÜT in forum Açıklamalı Risale-i Nur Dersleri
    Cevaplar: 10
    Son Mesaj: 25.04.17, 13:15
  2. "Ene" ve "Zerre"den İbaret Bir "Elif" Bir "Nokta"dır.
    By Ene-Zerre in forum Açıklamalı Risale-i Nur Dersleri
    Cevaplar: 29
    Son Mesaj: 21.04.17, 20:29
  3. Hayatıyla bir "Elif" yazar, "Vav" vuslatıyla yürür, yüreği "Hu" okur..
    By gamze-i_dilruzum in forum İslami Nitelikli Yazılar
    Cevaplar: 3
    Son Mesaj: 21.04.17, 20:28
  4. Cevaplar: 1
    Son Mesaj: 05.09.08, 13:57
  5. "Vücudunu, Mucidine Feda Et" ve "Ruhumu Rahmana Teslim Eyledim" Ne Demektir?
    By sahabe86 in forum Risale-i Nur'dan Vecize ve Anekdotlar
    Cevaplar: 3
    Son Mesaj: 24.07.08, 15:22

Yetkileriniz

  • Konu Acma Yetkiniz Var
  • Cevap Yazma Yetkiniz Yok
  • Eklenti Yükleme Yetkiniz Yok
  • Mesajınızı Değiştirme Yetkiniz Yok
Google Grupları
RisaleForum grubuna abone ol
E-posta:
Bu grubu ziyaret et

Search Engine Friendly URLs by vBSEO 3.6.0