+ Konu Cevaplama Paneli
Gösterilen sonuçlar: 1 ile 3 ve 3

Konu: Mazide Kalan Günahlarimin Sebebi Sensin

  1. #1
    Dost MSAFK - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    Feb 2007
    Mesajlar
    13

    Standart Mazide Kalan Günahlarimin Sebebi Sensin


    MAZİDE KALAN GÜNAHLARIMIN SEBEBİ SENSİN

    Zaman zaman hatıralarımın küllenmiş ıstırapları zevke dönüşmüş olarak beni mazinin derinliklerine doğru sürükler. Mazi derelerinden çıkamamaktan korkarım. çıksamda bir daha kendi dünyama dönememekten korkarım.
    Hatıralarımın ihaneti vuslat olarak dünyama dönsün istemediğimden dolayı düşünmek istemediğin tek şey mazi dediğim zaman kavramından bedensel olarak uzaklaşmaktır.
    Anlayamadığım duygularım ve anlatamadığım pişmanlıklarım hatıralarımla beraber ömrümün yarısını benden alıp götürdüğünden dolayı tarar yaşanası hayatların benimle olsun istemiyorum. Size bu saatten sonra ben kavramını hatırlatan her şeyi bir kenara bırakıp bensiz diyarların yadigârı olarak yaşamaya devam edebilirsen, işte o zaman bende sensizler ülkesini keşfetmiş olacağım.
    Seni hayallerimin sınırlar ötesine yollayalı seneler olmuştu hatırlamayayım diye. Beynimin içinde sahip olamadığım hücreler seni ansızın karşıma çıkardı. Bu beklenilmeyen hatırlamalarım ve ansızın karşıma dikilmen kara bulutlara davetiye çıkardı. Çoraklaşmaya yüz tutmuş gönül topraklarımda şimşekler çaktı. Kararan bulutlar aydınlık dünyamı karartırken çakan şimşeklerin gecemi gündüze çevirdi. Beklenmeyen aydınlıklarda hırpani bedenim ifşa oldu. Dahası ifşa olmaktan öte korkular kapladı içimi. Şimşeklerinin ardından yağmurun yağmasını topraklarımı ıslatmaması için istemedim
    Ayrılıklar benim dostum olacağına, ayrık otlarının yasını tutmak daha kolayıma geldiği için istemedim ansızın yağmurlarınla gelmeni.
    Seni görmemek ve ruhunda bana olan ihtiyacını hissetmemek için ormanların kuytu köşelerine kaçtım. Gıdasını güneşten alan bakımsız üzüm omçaları gibi kurudum ormanların bakımsız rutubetli serinliklerinde. Senin varlığından kaçarken nevazil müptelası ciğerlerim iflas noktasına gelmiş farkında değilim.
    Çoraklaşmış topraklarımdan, kurumuş yapraklarımı savuran fırtınalarını alıp gittin zannettim. Ormanların derinliklerinden Güneşimle vuslata dair ne varsa paylaşmak için
    Bir nefes de çıktım. Daha ben nefesimi dinlendirmeden kuzeyden çıkan bulutlar şimşekleri de getirdi beraberinde. Sağanak yağmur hüzünlü düşüyordu toprağıma. Yavaş yavaş toz bulutlarım kayboldu. Sanki yağmurlarında rıza yoktu toz Bulutlarımın toprağımdan ayrılmasına. Bir daha ormanlara kaçacak mecalim kalmadığından mecburen sırılsıklam ıslanmaya başladım.
    Aylarca yağdı nisan yağmurları. Ömrümde dereler oluştu hasretinden oluk oluk aktı seller. Uzun süren sessizliğin ardından güneş çıktı. Toprakla beraber buharlaştı bedenim. Kurumaya yüz tutan kabuğum kırıldı. çekirdeler düştü toprağıma. Tohumlar çatladı. Çimenler sanki kavuşmamız için yeşil halı gibi kapladı toprağımı. Gönlümde kopan kıyametin haşri gibi rucu bulmuş vuslatın farkında değilim. Seni sensizler diyarında sensiz yaşamalıyım ama sen bunu bilmemelisin. Çünkü seninle vuslat ümitlerimden dolayı bana yadigâr bıraktığın sevgi tohumlarına sahip olamadım. Senin asil sevdanın ağırlarında ezildim bu eziklik beni daha da güçsüz bıraktı. Bu halsizlikle hemhal olan halimle sevdamızın neşvüneması olan tohumlarımızı gönül toprağıma düşmesine mani olamadım. Toprak fıtratının gereği olarak düşen tohumlarımızdan sevdamızı yeşertti. Çimenler, ağaçlar erken çiçek çıkardı senin getirdiğin sahte baharda.
    Bu beklemeler dayanma gücümü tükettiği için baharlarınla seni baş başa bırakıp tekrar zemheri soğuklarını beklemeye başladım. Bedenim sana yakınken ruhumu bilinmeyen âlemlerin kâşanelerine teslim ettim. Köhne meyhaneler misilli mekânların mistizmini ruhuma alıştırmaya çalışsam da beceremedim. Sana tebdil etmeye mecbur kaldım. Bu mecburiyet hayatta kalmak için değil içimde emanet bulunan sevdamı size ulaştırmak içindi. Dönmek mecburiyetin kalmış olmanın ezikliği ile kapınıza duçar oldum. Gönlünüz ile affetmeseniz de gözlerinizle bağışlayın beni. Önem arz eden mesele benim mahcubiyetim değil yalvarılan gönül mabedimin siz oluşunuzdur. Biz kavramından siz kavramına vardım. Kendimi mutsuzluk deryasında boğmaya çalışırken seni hayaller ülkesinin kraliçesi yaptım içimde. Sende Hakkım olmadığını düşünürken bile seni incitme korkularımı göz ardı etmedim. Ve ben kendimi ispat için değil seni tekrar yüceltmek için dönüyorum.
    Döndüğümde ise senden öte bir sen buldum. Tam seni anlamaya muktedirken kendinle beraber dünyanı da değiştirmişsin. Benim senin için çektiklerimi takdir etmeni beklemiyorum. Ve bu ıstırapları bana acıyıp dönmen içinde çekmiyorum. Ve ey cihan dolu göz içinde gözüne kurban olduğum dilber. Ben seni muhafaza edemedim için kendime ceza veriyorum. Ben dünyada eza ve cefa çekerken sen nasıl şen olursun.
    Artık feryadım sana değil. Nerde benim çorak topraklarım. Hani köhne dünyamda arkadaşkarım. Bense neler bekliyordum. Seni de ben olacak diye beklerken seni senin ötende asimile olmuş halinle bırakıp çorak topraklara kaçarken gözlerime inanamıyorum. Yağan yağmurlardan sonra yeryüzü yeşillenmiş. Garip dünyama uymayan güzellikler içinde ben sırıtır olmuşum. Seneler geçmiş olmasına rağmen farkına varamadığım çatlayan çekirdekler bensiz büyümüş gönül bahçemde çiçekler meyveye dönüşmüş meyveler hamlaşmaya
    Asıl katlanmam gereken ıstıraplarım şimdi başladı. Bahçemde büyümüş pişmanlıklarımın dalında sallanan yasak elma. Seni beklemekten kaynaklanan ıstıraplarımdan hiç şikâyetim olmadı. Ama senin bu ihanetini nasıl kabullenirim. Size emanet ettiğim en kutsal duygularımı neden muhafaza etmediniz. Gizli günahımı aşikâr eylediniz. Gizli günahımı bedeli ödemek mümkün olsaydı gökyüzündeki yağmur bulutlarını ben ölünceye kadar gönül toprağımla temaşa ettirmezdim. Nafile yapamadım. Sensizliğe meleke kesp ettiğim anda dünyevi arzularımın kıskacından kurtulamadım. Sizden arta klan tohumlarımı çatlattınız. Eğer siz bahçemde yetişmiş yasak elma olmamış olsaydınız mazide kalan günahlarımın sebebi siz olmayacaktınız.
    Korkularımın esaretinde tutsağım. Kaybolmak üzereyim bilinmeyen aşkın meşakkatli çile hanesinde. Daha kötüsü yasaklı dünyamda senin hürriyet abidesi olmak. Ben artık seninle sen olmak için değil kendim ile kendim olmak için yaşayacağım. Bu havf ve reca ortasından yoruldum. tefani sırrını başkaları için değil hatıralarımda bıraktığım kutsal duygularım için yaşatmakla meşgulüm.
    Ne olur git beni bu kutsal meşguliyetim ile baş başa bırak. Kendime kutsadığım ve kutsal olduğuna inandığım aşkımın sırra takallüs eyleyen nazenin yüceliğine dokunma. Çünkü seni n hayaline bile kilitlendiğim zaman tövbelerimin reddine sebep oluyorsun. Bundan dolayıdır ki felaket tokatları sayende yoldaşım olarak beni yalnız bırakmadığı aşikârdır.
    Ömrümden ömür alıp götüren, çektiğim ıstıraplarımın sebebi senmişsin çok geç anladım. haytımın geri kalan kısmında bir daha senin bahçende yetiştirdiğin yasak elmana bakmayacağım. bu ahdimde o kadar samimiyim ki, beni aşk fırtınalarına yem eylesen de çöllerime yağmurlar yağdır sanda artık sana kanmam… Çünkü sen hatıralarımın kutsallığını günah olarak bana geri veren, yasaklanmış çürük elmasın.
    Eğer bir bedel ödeyeceksem bedelini ben tayin etmeliyim. Senin hasretinden kaynaklanan yanlışlarımı başka hatalarla telafi etmek alışkanlığımdan vazgeçiyorum.
    İşte bunun içindir ki…
    Ruhumu sıkan karanlık gecelerde yaşadığım yalnızlık
    Yıldızların aya olan ihtiyacından öte bir ziya aşkı uyandırdı gönlümde
    Ey sevgili bu alaca karanlığın devam edecekse
    Gönül dünyamda terk ettiğim lâmekân sevgime dönmek istiyorum.
    Kaldır flu sesini içim acıyor dayanamıyorum.
    Senin hasret kokan bakışların beni sürgüne yollasın fakat
    Hasretin ile baş başa kalıp gözlerim kör olsun istemiyorum
    Yakup un imtihanı gibi bir adım ötemde ki gönül kuyumda Yusuf um olda seni öyle arayayım.
    Sevgili git sultanlar ülkesine ki kanlı gözyaşın bitirsin bu firkat ateşini

  2. #2
    Vefakar Üye sadin - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    Sep 2007
    Bulunduğu yer
    Ankara
    Yaş
    39
    Mesajlar
    303

    Standart

    Allah razı olsun güzel bir paylaşım...

  3. #3
    Pürheves sohbet-i canan - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    Sep 2008
    Mesajlar
    264

    Standart

    Alıntı MSAFK Nickli Üyeden Alıntı Mesajı göster


    Yakup un imtihanı gibi bir adım ötemdeki gönül kuyumda Yusuf um olda seni öyle arayayım.
    çok güzel bi yazıydı Allah razı olsun...
    ...kalbinden geçmeyeni diline değdirme...

+ Konu Cevaplama Paneli

Konu Bilgileri

Users Browsing this Thread

Şu an 1 kullanıcı var. (0 üye ve 1 konuk)

     

Benzer Konular

  1. Giden ve Kalan
    By Ensardan in forum Edebiyat
    Cevaplar: 11
    Son Mesaj: 07.06.13, 08:39
  2. Çarem sensin...
    By BiRDüNYaUMuT in forum Şiirler
    Cevaplar: 0
    Son Mesaj: 10.01.12, 14:12
  3. Aşk Sensin Efendim
    By Melis in forum Şiirler
    Cevaplar: 2
    Son Mesaj: 19.11.09, 12:44
  4. Geç Kalan
    By hadema in forum Şiirler
    Cevaplar: 3
    Son Mesaj: 01.09.08, 14:44
  5. Boş Kalan Ev
    By hafız halime in forum Kıssadan Hisseler, İbretli Öyküler
    Cevaplar: 1
    Son Mesaj: 13.01.08, 11:22

Bu Konudaki Etiketler

Yetkileriniz

  • Konu Acma Yetkiniz Var
  • Cevap Yazma Yetkiniz Yok
  • Eklenti Yükleme Yetkiniz Yok
  • Mesajınızı Değiştirme Yetkiniz Yok
Google Grupları
RisaleForum grubuna abone ol
E-posta:
Bu grubu ziyaret et

Search Engine Friendly URLs by vBSEO 3.6.0