+ Konu Cevaplama Paneli
1. Sayfa - Toplam 6 Sayfa var 1 2 3 ... SonuncuSonuncu
Gösterilen sonuçlar: 1 ile 10 ve 54

Konu: Sen Hiç Aşık Oldun mu?

  1. #1
    Ehil Üye Tılsım - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    Jun 2007
    Bulunduğu yer
    Meçhul...
    Mesajlar
    2.240

    Standart Sen Hiç Aşık Oldun mu?

    Efendi! Sen hiç âşık oldun mu? Bilir misin ne hastalık ve ne şifadır o!.. İşte bak ne diyor şair:

    Ref oldu hicâb-ı şâhid-i râz
    Aşk oldu melâmet ile demsâz

    Yani 'Sır gelininin duvağı açınca aşk ile kınanmışlık birbiriyle aynı dilden konuştu' demeye getiriyor. Bunu açmak için 'aşk' ile 'kınanmışlık' sözcüklerinin birbiriyle ilişkisini bilmemiz gerekiyor. Ben âşık oldum, biliyorum insanların kınayışlarını. Hiçbir din yasaklamamış aşkı, hiçbir bilge yahut öğreti de. Ama biz kendimize yasaklamışız nedense. Aşka methiyeler düzenleyen şairler alkışlanırken, bizzat âşık olanlar ayıplanıyor. İşte bu yüzden, aşk ile melâmet (kınanmışlık) eski bir Şark töresidir. Buna göre âşık, önce aklından kurtulmalı ve gönlünü ön plâna çıkarmalıdır. Akıl henüz insana hükmederken aşkta yücelmenin yolları kapalı durur. Çünkü akıl insana dünya ilgilerini, sevgili dışındaki varlıklarla ilişkileri ve onları önemsemeyi telkin eder. Oysa âşık, sevgiliden başka en ufak bir şeyi önemsediği zaman gerçek aşka eremez. Sufiler bu yüzden önce nefislerini öldürürler, âşıklar da akıllarını. Aklın ve nefsin ölmesi için de âşığın ayıplanması gerekir. Çünkü insan egosuna en ağır gelen şey kınanmaktır. Melâmîler sırf bu yüzden, yani egolarından kurtulmak için kınanmayı isterler. İnsanların onları kınayacakları biçimde davranmaları da, kınanacak giysilerle dolaşmaları da bu yüzdendir. İnsanlar onları kınayarak kendilerinden uzaklaştırıp çevrelerinden kovdukça onlar yalnızlıklarını Tanrı ile paylaşırlar, yani seven, gerçek Sevgili'ye yönelir. Tıpkı bunun gibi, âşıklar da aşka yeteneği bulunmayanlar tarafından kınanırlar. Âşıkların akıl dışı hareketler yapmaları, aşk yüzünden çılgına dönmeleri, akıllarıyla değil de duygularıyla hareket etmeleri, tavırlarındaki değişim vs. insanlar tarafından kınanmalarına yol açar. Tıpkı bu öyküdeki Kays gibi. Hani Leylâ'ya âşık olunca deliriyor ya! O delirince halk onu dışlıyor da hani o da çöllere kaçıp gidiyor, bir dağ delisi gibi yaşıyor ya! Onu ayıpladıkları için Leylâ'yı vermiyorlar ya hani!.. İşte böyle bir şey melâmet. Kınanarak yüksek derecelere ermek. Öyle ki, Kays da delirerek yüce makamlara erişti. Onunkisi öyle bir delilik idi ki, binlerce akla bedel gösterildi''
    Babil'de Ölüm İstanbul'da Aşk / İskender Pala
    Konu Tılsım tarafından (20.09.08 Saat 20:04 ) değiştirilmiştir.

    Bir erime anıdır aşk can ipinin yavaşça incelmesi ve görünmeyen sevgili nin yüzünde kopması..

    Sustum! Bir harf bile söylememin imkanı yok yoklukta artık. Aslı olmayan sözlerdir çünkü hep dilimde, gerçek değil surettir hep...Cana eziyetten başka bir şey vermez ki söylesem!..

    Sustum! çünkü hadden aşkın olacak söz, kabından taşacak...Ne kulaklarda onu anlayacak bir kudret var oysa; ne anlayışında ona uygun bir kabiliyet!..


  2. #2
    Yasaklı Üye hyk_ - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    Sep 2008
    Mesajlar
    10

    Standart

    Allah razı olsun kardeş aşkı daimiye nasip olalım inşallah ayrılıksız
    Konu Tılsım tarafından (01.10.08 Saat 15:15 ) değiştirilmiştir.

  3. #3
    Ehil Üye slim - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    Dec 2007
    Bulunduğu yer
    kayıp şehir
    Mesajlar
    1.184

    Standart

    aşk ile melâmet (kınanmışlık) eski bir Şark töresidir.
    ben melamet hırkasını
    kendim giydim elimle

    sükût gibi münzevî, çığlık gibi hür

    *

    Kanayan bir yara gördüm mü yanar ta ciğerim

    Onu dindirmek için kamçı yerim, çifte yerim,

    Adam aldırma da git, diyemem aldırırım

    Çiğnerim, çiğnenirim, hakkı tutar kaldırırım.


  4. #4
    Ehil Üye seyyah_salih - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    Dec 2007
    Bulunduğu yer
    Şan(S)lıUrfa'DaN
    Yaş
    51
    Mesajlar
    15.435

    Standart

    Ben aşık oldum...

    sordular yarin ile hoş musun
    Hoş olayım hoş olmayım o yar benim kime ne...
    Marifet ufku....

    Muhabbet denizinde çalan bir melodi gibidir

  5. #5
    Ehil Üye Tılsım - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    Jun 2007
    Bulunduğu yer
    Meçhul...
    Mesajlar
    2.240

    Standart

    Alıntı yalnız_seyyah Nickli Üyeden Alıntı Mesajı göster
    Ben aşık oldum...

    sordular yarin ile hoş musun
    Hoş olayım hoş olmayım o yar benim kime ne...
    Eyvallah..

    Bir erime anıdır aşk can ipinin yavaşça incelmesi ve görünmeyen sevgili nin yüzünde kopması..

    Sustum! Bir harf bile söylememin imkanı yok yoklukta artık. Aslı olmayan sözlerdir çünkü hep dilimde, gerçek değil surettir hep...Cana eziyetten başka bir şey vermez ki söylesem!..

    Sustum! çünkü hadden aşkın olacak söz, kabından taşacak...Ne kulaklarda onu anlayacak bir kudret var oysa; ne anlayışında ona uygun bir kabiliyet!..


  6. #6
    Müdakkik Üye m_safiturk - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    Apr 2007
    Mesajlar
    773

    Standart

    kınanmışlık cünunun töresidir..Aşk şark-ı kalbide terennüm edilsede..tercih edası güzelde nam endaz tecellidir...Öyle ise aşk ile aşık mekansızdır..Maşuk anılan yerdedir...Gönül sırra hane-i saadettir..Mecaz inilti dolu bir gecedir..Nalan-ı ezada vuslat, aşkı aşk edene yanmışlık üflentisi ile kalbi elinde gitmektir... satırlar sadırdan hatıra bu sözleri taşıdı..Düşündüren hoşnutluğa teşekkür...



    Yâni: Sakalımın beyazlanmakla parlaması seni korkutmasın. Zîra nûr-u mütecessim gibi dimağdan erimiş sakaldan mecra bulup kendini gösteren fikir ve edebin tebessümüdür.



    Bediüzzaman



    Muhakemat


  7. #7
    Müdakkik Üye azize - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    Aug 2007
    Mesajlar
    815

    Standart

    Aşk ile kınanmışlık,güzel ikili...
    Belkide mecazi aşktan sıyrılıp hakiki aşkı bulmanın çileli yardımcısıdır,kınanmışlık...

  8. #8
    Müdakkik Üye CAN KARDEŞ - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    Jun 2008
    Bulunduğu yer
    zonguldak
    Yaş
    45
    Mesajlar
    885

    Standart

    Alıntı slim Nickli Üyeden Alıntı Mesajı göster
    ben melamet hırkasını
    kendim giydim elimle
    Kerdeş galiba şöyle olacaktı
    Ben melamet hırkasını
    Kendim giydim eğnime(bedenime, boynuma)
    Konu Tılsım tarafından (05.10.08 Saat 13:06 ) değiştirilmiştir.

  9. #9
    Ehil Üye Tılsım - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    Jun 2007
    Bulunduğu yer
    Meçhul...
    Mesajlar
    2.240

    Standart

    Alıntı m_safiturk Nickli Üyeden Alıntı Mesajı göster
    kınanmışlık cünunun töresidir..Aşk şark-ı kalbide terennüm edilsede..tercih edası güzelde nam endaz tecellidir...Öyle ise aşk ile aşık mekansızdır..Maşuk anılan yerdedir...Gönül sırra hane-i saadettir..Mecaz inilti dolu bir gecedir..Nalan-ı ezada vuslat, aşkı aşk edene yanmışlık üflentisi ile kalbi elinde gitmektir... satırlar sadırdan hatıra bu sözleri taşıdı..Düşündüren hoşnutluğa teşekkür...
    Allah razı olsun..

    Bir erime anıdır aşk can ipinin yavaşça incelmesi ve görünmeyen sevgili nin yüzünde kopması..

    Sustum! Bir harf bile söylememin imkanı yok yoklukta artık. Aslı olmayan sözlerdir çünkü hep dilimde, gerçek değil surettir hep...Cana eziyetten başka bir şey vermez ki söylesem!..

    Sustum! çünkü hadden aşkın olacak söz, kabından taşacak...Ne kulaklarda onu anlayacak bir kudret var oysa; ne anlayışında ona uygun bir kabiliyet!..


  10. #10
    Vefakar Üye hatice78 - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    Feb 2008
    Bulunduğu yer
    İSTANBUL/ERZURUM
    Mesajlar
    342

    Standart

    Alıntı Tılsım Nickli Üyeden Alıntı Mesajı göster
    Efendi! Sen hiç âşık oldun mu? Bilir misin ne hastalık ve ne şifadır o!.. İşte bak ne diyor şair:

    Ref oldu hicâb-ı şâhid-i râz
    Aşk oldu melâmet ile demsâz

    Yani 'Sır gelininin duvağı açınca aşk ile kınanmışlık birbiriyle aynı dilden konuştu' demeye getiriyor. Bunu açmak için 'aşk' ile 'kınanmışlık' sözcüklerinin birbiriyle ilişkisini bilmemiz gerekiyor. Ben âşık oldum, biliyorum insanların kınayışlarını. Hiçbir din yasaklamamış aşkı, hiçbir bilge yahut öğreti de. Ama biz kendimize yasaklamışız nedense. Aşka methiyeler düzenleyen şairler alkışlanırken, bizzat âşık olanlar ayıplanıyor. İşte bu yüzden, aşk ile melâmet (kınanmışlık) eski bir Şark töresidir. Buna göre âşık, önce aklından kurtulmalı ve gönlünü ön plâna çıkarmalıdır. Akıl henüz insana hükmederken aşkta yücelmenin yolları kapalı durur. Çünkü akıl insana dünya ilgilerini, sevgili dışındaki varlıklarla ilişkileri ve onları önemsemeyi telkin eder. Oysa âşık, sevgiliden başka en ufak bir şeyi önemsediği zaman gerçek aşka eremez. Sufiler bu yüzden önce nefislerini öldürürler, âşıklar da akıllarını. Aklın ve nefsin ölmesi için de âşığın ayıplanması gerekir. Çünkü insan egosuna en ağır gelen şey kınanmaktır. Melâmîler sırf bu yüzden, yani egolarından kurtulmak için kınanmayı isterler. İnsanların onları kınayacakları biçimde davranmaları da, kınanacak giysilerle dolaşmaları da bu yüzdendir. İnsanlar onları kınayarak kendilerinden uzaklaştırıp çevrelerinden kovdukça onlar yalnızlıklarını Tanrı ile paylaşırlar, yani seven, gerçek Sevgili'ye yönelir. Tıpkı bunun gibi, âşıklar da aşka yeteneği bulunmayanlar tarafından kınanırlar. Âşıkların akıl dışı hareketler yapmaları, aşk yüzünden çılgına dönmeleri, akıllarıyla değil de duygularıyla hareket etmeleri, tavırlarındaki değişim vs. insanlar tarafından kınanmalarına yol açar. Tıpkı bu öyküdeki Kays gibi. Hani Leylâ'ya âşık olunca deliriyor ya! O delirince halk onu dışlıyor da hani o da çöllere kaçıp gidiyor, bir dağ delisi gibi yaşıyor ya! Onu ayıpladıkları için Leylâ'yı vermiyorlar ya hani!.. İşte böyle bir şey melâmet. Kınanarak yüksek derecelere ermek. Öyle ki, Kays da delirerek yüce makamlara erişti. Onunkisi öyle bir delilik idi ki, binlerce akla bedel gösterildi''
    Babil'de Ölüm İstanbul'da Aşk / İskender Pala
    Bir aşk yarası taşımayan ya delidir ya ölü deniyordu okudugum bir kitapta.İsterdim böylesi bir aşk yarası taşımayı
    SUKUT GİBİ MÜNZEVİ,ÇIĞLIK GİBİ HÜRÜM...

+ Konu Cevaplama Paneli

Konu Bilgileri

Users Browsing this Thread

Şu an 1 kullanıcı var. (0 üye ve 1 konuk)

     

Benzer Konular

  1. Mim'e Aşık Bir Nun'um...
    By Garip_Maznun in forum İslami Nitelikli Yazılar
    Cevaplar: 2
    Son Mesaj: 12.09.19, 16:11
  2. Biz aşık olmayız;bizi aşık ederler
    By *SAHRA* in forum Serbest Kürsü
    Cevaplar: 2
    Son Mesaj: 21.04.17, 22:01
  3. Ey Uhuvvet!Yoksa Bizim Ellerden Gider mi Oldun..
    By YıldızMisal in forum Risale-i Nur Talebeliği
    Cevaplar: 44
    Son Mesaj: 20.12.09, 15:19
  4. Ne İdin Ne Oldun Hasan Dursun (İlahi-Ezgi)
    By muhammedyahya in forum Klip, Video, Film ve Animasyon
    Cevaplar: 0
    Son Mesaj: 10.01.08, 15:59
  5. Evvelim Sen Oldun Ahirim Sensin
    By Meyvenin Zeyli in forum Şiirler
    Cevaplar: 9
    Son Mesaj: 27.12.06, 00:27

Bu Konudaki Etiketler

Yetkileriniz

  • Konu Acma Yetkiniz Var
  • Cevap Yazma Yetkiniz Yok
  • Eklenti Yükleme Yetkiniz Yok
  • Mesajınızı Değiştirme Yetkiniz Yok
Google Grupları
RisaleForum grubuna abone ol
E-posta:
Bu grubu ziyaret et

Search Engine Friendly URLs by vBSEO 3.6.0