Gül gülse daim ağlasa bülbül aceb değül
Zira kimine ağla demişler kimine gül (Baki)


(...) Her ne kadar Peygamber misali nazenin bir çiçekse de gül, seherlerin günahına ağlayan, inim inim inleyerek dem tutan bülbülüne karşı acımasızdır.

Divan edebiyatının, aşıkına karşı ilgisiz olan maşukudur o. (...)


Bilirsiniz ki güzel sevgililer hep acı verici ve nazlıdır; ama asıl sarsılmaz aşkların mimarı da onlardır.


Verecekleri eşsiz, misalsiz aşkın ücretini baştan alırcasına çektirirler aşıka. Ben gülü de hep bu acımasız ama sonrasında vefalı ve vazgeçilmez maşuka benzetirim.




Bülbül ise sanki acı çekmek için halk edilmiş üstelik) çektiği acı, (kendisine) abıhayat olan bir aşık.


Bir de hüsn-ü talil yapıp "bülbülün sesi gülün hürmetine güzeldir" derim.


Gülün kıymeti Sevgililer Sevgilisinin teri ve sembolü oluşundan geliyor. "Ayşe-gül" ismi benim için sıradan bir isimken önceden bildiğim, ama bir çok şey gibi bilip hissedemediğim bir manadan, terbiye abidesi bir hanımefendi olan, aynı zamanda Rasulallah'ın hanımı olmakla şereflenmiş bir validemizin ismiyle hemvücut olmuş bir isim olarak gözümde ve kalbimde en ulvi makamlara yerleşmiştir.








Gül, muhakkak ki koca dağdan eksilttiği bir küçük parça karşısında dahi "dayan Ferhat! Çoğu gitti azı kaldı", dedirten hissiyatın bülbüldeki akislerinden bihaber değildir.


Gaye-i fıtratı, "sevmek" yalnızca "sevmek" misçesine güle ilan-ı aşk eder bülbül. "her şey zıddıyla kaimdir" kaidesince ah-u vah eden bülbül, bu iniltiye cevap vermeyen, misalsiz maşuku gül sayesinde bilinir.

Bülbüldeki aşk, şefkat misali bir sevgidir. Öünkü aşk karşılık bekler ve güzel karşılıklarla hayatını devam ettirir. Oysa sevginin özü olan şefkat, karşılıksız sevgi ve fedakarlığın da kaynağıdır.

Şu da bir gerçektir ki, bülbül sevse de gül solar. Belki de böyle bir deveran ile Rabbim, yalnızca kendi sevgisinin ebedi olduğunu anlatıyordur kim bilir?

Sonunda asıl gül de nebat gül de O'nun mülküdür. Yüce kudret sahibi ve en büyük sanatkar olan ALLAH, bülbülü inletmesiyle, kuluna asıl münacatı öğretiyor.

Gül de bülbül de, bağ da bağban da O'nunsa, O'nun istediği bir sevgi, O'nun istediği bir bağlılık eda etmemiz gerekiyor. Gül de bülbül de O'nun emriyle musahhar mahluklar olarak bize ubudiyeti öğretiyor gibiler.

Sevmek, sevilmek ve böylesine büyük bir aşkla kulluk!

Gül ile bülbül bu ilahi aşkın en güzel ve nakışlı rehberleri. Zaten iki cihan serverinin misali olan güle de böyle büyük bir vazife yaraşırdı. Onlar zahirde ayrı da olsalar kalben birbirlerine bağlılar ve müthiş bir ortaklıkla kainata sevginin dersini veriyorlar. Kainatta her geçen gün sevgililer azalsa da...

Gerçek sevgi sahipleri, kemmiyette az olsalar da güzellik için yeterler şu aleme!....





alıntı