+ Konu Cevaplama Paneli
Gösterilen sonuçlar: 1 ile 7 ve 7

Konu: Şiirin ‘Erdem’li İklimi

  1. #1
    Ehil Üye Muntesip - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    Feb 2008
    Bulunduğu yer
    ....şehr-i güzin...
    Yaş
    33
    Mesajlar
    3.241

    Standart Şiirin ‘Erdem’li İklimi

    Erdem’li bir şair daha çekildi göğümüzden.
    Sebep Ey’in büyük şairinin kubbemizde bıraktığı sadası yankımaya devam edecek ama, aramızda bir ‘Erdem’ anıtı gibi dolaşan bedeninden o soylu ruhu ayrıldı.
    Artık zihinlerimizde ve kalbimizde yaşayacak.

    Erdem Bayazıt
    Erdem abiyi ilk gördüğümde, o tok ve yiğit sesin gerisinde nasıl muazzam bir merhamet ve tevazu taşıdığını fark etmiş, insanlar arasında nasıl temiz bir kimlikte yaşanabileceğinin en canlı örneğini tanımıştım. Sebep Ey, Horasan erenlerinin mayaladığı Anadolumuzun saf ve temiz insanının dilinden gelen bir sestir, ‘ey Sebeplerin Sebebi’ demektir.
    Varolanlar birer sebeptir, siz asıl Sebeb’e bakın der.
    Erdem Bayazıt, kalbinde bu toprakların, yüzyılın başlarında maruz kaldığı manevi çözülmenin acısını en çok taşıyan ve Allah bilir, bu acıyla o ölümcül hastalığa düçar olan bir erdir, erendir.
    Modern zamanların çürüyen, bozulan ve kokuşan ortamında, zekasını kurnazlıkta kullanan birer tilkiye dönüşen şairciklerin hangi biri, dağlara şöyle seslenebilir:
    “Burçlarında ceylan taşıyan yücelere ey
    Ayın hüzün saati gözlerinden
    Kuytu yerlerine sümbüller dökülen
    Nergisler açan eteklerinde
    Göklerden muştular indiren güvercinleriyle
    Dorukları bembeyaz yaşmaklarıyla
    Güneşe uzanan ağaçlarıyla
    Zamanı hiç geçmeyecekmiş gibi donduran
    Ey bir yanıyla derin sulara dayanan
    Ey dağlar nerdesiniz ey
    .”
    Ceylan, kamil insandır, arınmış, saflaşmış, gönül aynası temiz, kalb-i selim sahibi kadim insandır. Ceylan saflıktır, daima hayrettir, kırılgan, hassas, gramın binde birini tartan bir akıl ve kalp terazisidir. Ay, kamil insanın en yetkin örneği olan Efendimiz’dir. O, hüznün peygamberidir, hüzünlü peygamberimizdir. Zaman, O’nun elindedir, Sezai Karakoç’un ifadesiyle, ‘Allah’a teslim olarak eşyayı teslim alan’dır.
    Kuytu yerlerine sümbüller dökülür, eteklerinde nergisler açar, göklerden kanatlı melekler müjdeler indirir. Zamanla sonsuzluğun kesiştiği anlar O’na özgüdür, derin sulara dayanır…Erdem Beyazıt, yüzyıllar sonra, ruhu bedeninden ayrılmış olsa da hakikat’i devam eden zamanın mimarına böyle seslenir.
    Bu ses,
    “Bozuldu yolcular yollarda kaldı
    Edep erkan gitti dillerde kaldı
    Bendelerin zayıf hallerde kaldı
    Beklerim yolların gel efendim gel”

    diyen Pir Sultan Abdal’ın sesidir.
    Erdem Beyazıt, binlerce yıllık bir geleneğin, irfan ırmağının içinden konuşan, sesi yer yer Dadaloğlu, Köroğlu, Pir Sultan Abdal’ınki gibi gürleşen, yer yer Fuzuli’ninki gibi içlenen, yer yer de Şeyh Galib Dede, Necip Fazıl ve büyük usta Sezai Karakoç’unki gibi bilgeleşen bir sesle konuşur.
    Rahatsızlığının yeni yeni başladığı günlerde, Rasim Ağbiyi konu alan bir açıkoturumda aynı masayı paylaştığımızda, artık onun ‘hikmet burcu’na yerleşmiş olduğunu görmüştüm.
    İnsan yaşlandıkça çocuklaşır, yani iş başa döner, hakikat devrini tamamlarmış.
    Çocuk ve bilge, Erdem Beyazıt’ın şiirinde de, kemal devrini yaşadığı günlerde iyiden iyiye sesini yükseltmişti.
    Onların kuşağı, Türkiye’nin irfani değerlerinin yağmalandığı, bir yangın yerinden kalan enkazın belirdiği bir dönemde ilk gençliğini idrak eden bir kuşaktı.
    Onlar, köktenci biçimde gelenekle bağlarımızın koptuğu bir dönemin geride bıraktığı kaosun içinden çıktılar.
    Necip Fazıl, Sezai Karakoç, Nuri Pakdil, Rasim Özdenören, Alaattin Özdenören, Akif İnan, Cahit Zarifoğlu ile birlikte Erdem Beyazıt, bizim irfani gelenekle, İlahi Hikmetle bağlarımızı, edebiyat üzerinden yeniden kurmaya çalışan büyük sanatçılardır.
    Gelecek kuşaklar onların kıymetini daha çok anlayacak ve onları sevgiyle, minnetle anacaklardır.
    Erdem Beyazıt, bu kuşağın içinde, sesi en tok ve davudi olanıdır ve şiirinin epik, destansı sesi ile farklı bir yere sahiptir.
    O yer, edep kökünden gelen edebiyatın, bir yol bir yordam olduğunu bize sürekli hatırlatır.
    O da aynı topraktandır, edebiyatın verimli ovası Maraş’tandır, Zarifoğlu ve Özdenören’lerle aynı candandır.
    O soylu ruhun aşısı, Büyük Doğu’nun mimarındandır, Necip Fazıl, Sezai Karakoç ve Nuri Pakdil’in sesleri sanki Erdem Beyazıt’ta birleşmiş, yiğit bir edaya kavuşmuştur.
    İrfani geleneğimizin modern zamanlardaki muazzez bilgesi Fethi Gemuhluoğlu’na adanmış o destansı şiirinde dediği gibi, ‘ulu ses çarka dokunmuş’ ve ‘Renk denizde karar kılan ebedi tarla’ olmuştur.
    Bediüzzaman, ‘iman, manevi bir tuba-yı cennettir’ der.
    Erdem Beyazıt’ın şiirine nüfuz edildikçe, imanın nasıl bir güzellik, gerçeklik, iyilik ve yiğitlik içerdiği anlaşılır.
    Bu şiir, bize, imanın bir hüsn-i mücerred ve münezzeh olduğu’nu anlatır.
    İnsanın nasıl İlahi bir tecelli ile sürekli açılan bir gül olduğunu söyler.
    Bunu, yüksek bir sesle yapar, Anadolumuzun uğradığı manevi yıkıma karşı güçlü bir iç direnç geliştirir ve bunun destanıdır.
    “Zamanın idrak incisi ses döner döner döner de
    Yönelir sebebe
    Sebeb ey”

    bu acıyla söylenmiştir.
    Onu Veda şiiriyle selamlıyor, ötede de nurlar içinde kalmasını diliyorum :
    “Bu şehirden gidiyorum
    Gözleri kör olmuş kırlangıçlar gibi
    Gururu yıkılmış soy atlar gibi
    Bu şehirden gidiyorum
    İnsanlar taş gibi bana yabancı
    Ağaçlar bensiz hüküm giyecek bulvarlarda
    Bir tambur bir yalnızlığı anlatıyorsa
    O ışıksız pencereden
    Ben onu bile bile duymuyor gibiyim.
    Bu şehirden gidiyorum
    Gömerek geceyi içime
    Sabahın hüznünü beklemeden
    Gidiyorum bu şehirden.

    Sadık Yalsızuçanlar
    alıntıdır..
    Konu Tılsım tarafından (30.08.08 Saat 13:07 ) değiştirilmiştir.

  2. #2
    Pürheves LaLeTuTKuNu - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    Jul 2006
    Bulunduğu yer
    La(L) MeKaN!..
    Mesajlar
    211

    Standart

    Erdem Bayazıt ‘Kendi Ölümüne Ait Bir Deneme’ şiirinde;

    ‘Biliyorum yaklaşıyoruz her an
    Biliyorum oruçlu doğar insan
    Ölümün iftar sofrasına.’ diye yazdı.

    ‘Ölüm muhakkak
    Ve ölüm mutlak
    Tek kapısıdır ölümsüzlüğün.’ Diye notlar düşerken hayata şunları eklemeyi de ihmal etmedi;

    ‘Ölümle tanıştıktan sonra anladım
    Sadece bir kimlik belgesi olduğunu yaşamanın.’ Hani insan burada Efendimizin bir hadisini hatırlıyor; Ölmeden önce ölünüz’. Ölmeden önce ölmek ölüm ötesine hazır olmakmış

    Ve sonra şöyle bitiriyor hayatı Erdem Bayazıt;

    ‘Bir gün öleceğim biliyorum
    Bunu her an ölür gibi biliyorum.’ Dedi ve Rabbimize kavuştu. Ruhu şad olsun Makamı cennet olsun. Efendimizle birlikte olsun. Amin Ya muiyn. Üç ihlas bir fatihayla o bir mü’mindi. Tanıklığımız kutlu olsun. Başımız sağ olsun. İnna lillahi ve inna ileyhi raciun.
    Recep Garip//Ayvakti dergisi temmuz-agustos
    Konu Tılsım tarafından (30.08.08 Saat 18:04 ) değiştirilmiştir.

    M@zh@® ݧMi ©€L@L OLm@s@ H@kk’@ L@L€

    BuL@M@ZdI Bu K@D@® ®uTB€-i V@L@ L@L€...



    YoRGuN BiR DaG LaLeSiYiM BiR YoLuN BaSıNDa!...


  3. #3
    Ehil Üye Tılsım - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    Jun 2007
    Bulunduğu yer
    Meçhul...
    Mesajlar
    2.240

    Standart

    ‘Ölüm muhakkak
    Ve ölüm mutlak
    Tek kapısıdır ölümsüzlüğün

    ‘Ölümle tanıştıktan sonra anladım
    Sadece bir kimlik belgesi olduğunu yaşamanın.’

    ‘Bir gün öleceğim biliyorum
    Bunu her an ölür gibi biliyorum.
    Çok güzel..
    Mekanı cennet olsun.

    Bir erime anıdır aşk can ipinin yavaşça incelmesi ve görünmeyen sevgili nin yüzünde kopması..

    Sustum! Bir harf bile söylememin imkanı yok yoklukta artık. Aslı olmayan sözlerdir çünkü hep dilimde, gerçek değil surettir hep...Cana eziyetten başka bir şey vermez ki söylesem!..

    Sustum! çünkü hadden aşkın olacak söz, kabından taşacak...Ne kulaklarda onu anlayacak bir kudret var oysa; ne anlayışında ona uygun bir kabiliyet!..


  4. #4
    Vefakar Üye HÜCCET - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    Apr 2008
    Mesajlar
    389

    Standart

    Cenab-ı Hak ebedi mekanını cennet eylesin.(amin)


    "Yağmur duasına çıksaydık dostlar
    Bulutlar yarılır hava açardı
    Şimdi ne ihtimal nede imkan var
    Göğe hükmetmkten kolay ne vardı?
    Yağmur duasına çıksaydık dostlar

    Ben geldim geleli açmadı gökler
    Ya ben bulutları anlamıyorum
    Ya bulutlar benden bir şeyler bekler
    Hayat bir ölümdür aşk bir uçurum
    Ben geldim geleli açmadı gökler "
    S.Karakoç



  5. #5
    Müdakkik Üye vakti_nehar - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    Jul 2007
    Mesajlar
    969

    Standart

    mekanı cennet olsun ...ne mutlu kı boyle guzel yapıtlar ortaya koyan guzel yasayan ınsanlar hıc unutulmuycak.

    " Eğer şu fânî dünyada bekâ istiyorsan, bekâ fenâdan çıkıyor, nefs-i emmâre cihetiyle fenâ bul ki, bâkî olasın...."

    Anlam demek, Allah demektir.

    Sonuç, sevgi Allah demektir.

    "İnşallah" derse Yakaran...

    "İnşa" eder YARADAN.

    SaFLaRı eZeNi aSLaN SaNMA aSıL NeFSiNi eZeBiLeN aSLaNDıR
    MEVLANA


  6. #6
    Pürheves LaLeTuTKuNu - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    Jul 2006
    Bulunduğu yer
    La(L) MeKaN!..
    Mesajlar
    211

    Standart

    yedi guzel adamdan biri Erdem Bayazıt...
    yazılanları okurken A.C.Zarifoglunun su mısrası takılıyor aklıma

    “Şatom kararıyor, ay ışığında mezar
    Lambayı yak anne, üşüdü parmaklarım
    Gidiyoruz azar azar”

    Allah rahmet etsin, mekânını cennet eylesin inşallah.

    M@zh@® ݧMi ©€L@L OLm@s@ H@kk’@ L@L€

    BuL@M@ZdI Bu K@D@® ®uTB€-i V@L@ L@L€...



    YoRGuN BiR DaG LaLeSiYiM BiR YoLuN BaSıNDa!...


  7. #7
    Ehil Üye Muntesip - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    Feb 2008
    Bulunduğu yer
    ....şehr-i güzin...
    Yaş
    33
    Mesajlar
    3.241

    Standart

    7 güzel adamı siteye ekledim merak edenler ordan okuyabilir.
    Konu Tılsım tarafından (31.08.08 Saat 09:40 ) değiştirilmiştir.

+ Konu Cevaplama Paneli

Konu Bilgileri

Users Browsing this Thread

Şu an 1 kullanıcı var. (0 üye ve 1 konuk)

     

Benzer Konular

  1. Cevaplar: 13
    Son Mesaj: 30.08.15, 13:04
  2. Hacıların Arafat’taki ‘Allahu Ekber’leri
    By NURS-İ in forum Açıklamalı Risale-i Nur Dersleri
    Cevaplar: 0
    Son Mesaj: 25.11.09, 19:42
  3. Risale-i Nur Külliyatı’ında Geçen ‘ Nur’ Kelimeleri (3)
    By Bîçare S.V. in forum Risale-i Nur'dan Vecize ve Anekdotlar
    Cevaplar: 11
    Son Mesaj: 20.06.09, 10:33
  4. Risale-i Nur Külliyatı’ında geçen ‘ Nur’ kelimeleri (1)
    By Bîçare S.V. in forum Risale-i Nur'dan Vecize ve Anekdotlar
    Cevaplar: 0
    Son Mesaj: 18.06.09, 12:52
  5. Cevaplar: 5
    Son Mesaj: 14.04.09, 06:40

Bu Konudaki Etiketler

Yetkileriniz

  • Konu Acma Yetkiniz Var
  • Cevap Yazma Yetkiniz Yok
  • Eklenti Yükleme Yetkiniz Yok
  • Mesajınızı Değiştirme Yetkiniz Yok
Yemek Tarifleri ListeNur.de - islami siteler listesi
Google Grupları
RisaleForum grubuna abone ol
E-posta:
Bu grubu ziyaret et

Search Engine Friendly URLs by vBSEO 3.6.0