+ Konu Cevaplama Paneli
Gösterilen sonuçlar: 1 ile 2 ve 2

Konu: Aşk İçre Mevlana

  1. #1
    Ehil Üye Tılsım - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    Jun 2007
    Bulunduğu yer
    Meçhul...
    Mesajlar
    2.240

    Post Aşk İçre Mevlana

    Aşk geldi...

    Akan kanım aşk oldu damarlarımda ve kapladı bedenimi...

    İlkin boşalttı beni benden ve dost ile doldurdu sonra her şeyimi...

    Dost şöyle kapladı ki bütün zerrelerimi, şimdi yalnızca bir ad kaldı benden bana; gerisi hep o oldu...


    Aşk konusunda kim ne söylerse söylesin, en doğru ve en kâmil sözü henüz söyleyememiş olur. Neden mi? Aşk konusundaki en doğru söz, onun hiçbir söze sığmadığıdır da ondan.
    Bu yüzden hiç kimse onu tam manasıyla anlayamaz ve anlayamayacaktır. Her kim bu uğurda varlığını yok etse, bu gerçek değişmeyecektir. Klasik şairlerin her konuyu kolayca anlattıklarını, ama sıra aşka gelince kalemin dilinin dilim dilim yarıldığını söylemeleri boşuna değildir. Her âşık ki aşka dair söylediği her şeyin daha sonra yanlış ve eksik olduğunu görmekle kendinden utanmıştır; bu gerçeği bilir. Bu yüzden, gökkubbenin altında aşkın yüzlerce ve belki binlerce tanımının yapılmış olması, bize yüzlerce ve belki binlerce çeşit aşkın var olduğunu hatırlatır. Ve bir de onu en iyi anlayanların, gönüllerini aşka rehin verenler olduğu gerçeğini... Mevlana bunların en ulularından biridir. Mesnevi’sinde olsun, Divan–ı Kebir’inde yahut diğer eserlerinde olsun, sözünün merkezinde daima aşk bulunur. Sözü şiir formatında söylemiş olması, yani gönül dilini kullanmış olması da bu konudaki başarısını artırmıştır şüphesiz. İşte Divan–ı Kebir’den bir yek–âhenk gazel tercümesi:
    “Haydi ey âb–ı hayatım olan aşk! Bir nağmeye başla da beni şevkle heyecanla değirmen taşı gibi döndür.
    İnsaf et ey kişi! Bir saman çöpü bile rüzgâr etkisi olmadan hareket etmezken, dünya nasıl olur da etki eden bulunmadan kendi kendine döner?!..

    Dünyanın her cüzü, her parçası âşıktır aslında. (Her atomun içine bir aşk ateşi düşmüştür de döner durur)
    Her parçası bir buluşma sarhoşudur varlığın.Fakat onlar sırlarını sana söylemezler. Çünki sır layık olandan başkasına söylenmez.
    Eğer şu gökyüzü âşık olmasaydı, göğsü gönlü böyle saf ve lekesiz olur muydu?Eğer güneş de âşık olmasaydı onun yüzünde bu parıltı, bu ışık bulunur muydu? Yeryüzü ve dağ âşık olmasalardı her ikisinin de gönlünde bir ot bile bitmezdi.
    Eğer deniz aşktan habersiz olsaydı böyle dalgalanabilir miydi, çırpınıp durur, coşar köpürür müydü?
    Ey insan, sen de âşık ol, aşkı tanı. Vefalı ol da vefa bul!” (Şefik Can, Divan–ı Kebir: Seçmeler,III,406)

    Mevlana hazretlerinin bu gazelde anlattığına benzer bir ifadesi de Mesnevi’de vardır. Der ki: “Gökyüzü kadınını beslemek için kazanç peşinde koşan erkekler gibi, yeryüzünün etrafında döner durur. Yeryüzü de o hanımlığı yapar. Cansızlar, bitkiler, hayvanlar gibi çocuklar doğurur onları emzirmek ve beslemek için uğraşır durur. (Mesnevi III, 4409–4410)
    Bu beyitleri okuyunca eskilerin “eşyanın ruhu”na ait bir yığın müktesebatını hatırlamamak mümkün değildir. Hani cansız gördüğümüz şeylerin de kainat kitabında bir söz olarak hayat sürdüklerini anlatan o derin mânâlar. Ne yazık ki materyalist eğitim sistemi içinde yoğrulan nesillerimize şimdilerde eşyanın ruhundan bahsetmek, onların ifadesiyle belki de “kafayı yemek” olarak anlaşılmaktadır. Oysa ayet gayet açıktır: “Kâinatta bulunan her şey Allah’a hamd ve tesbîh eder. Fakat siz onların tesbihlerini anlayamazsınız (İsra, 44).”
    Eserin müessiri, yaratılanın yaradanı tesbihi ancak aşk yüzündendir. Sevmeden adını anma, âşık olmadan sayıklama ve vird edinme yoktur çünki. Gerçek âşık bu süreçte kendini eşyanın ahengine kaptıran ve varlığın sırrını keşfedendir. Bu da onu halden hâle, suretten sûrete geçirtir. Yine Mevlana’nın dediği gibi:
    “Âşık yılmaz, yanar, yakılır ve canını sakınmaz. Utanma ve sıkılma da bilmez. Değirmen taşının altındaki buğday gibi o da ezilir, belalara katlanır, sabreder.
    Neyi var, neyi yoksa ortaya koyar, (aşk kumarı) oynar, yutulur. Kâr aramaz. Hak’tan aldığı gibi hepsini yine Hakk’a verir.
    Hak ona bu varlığı şartsız vermiştir. O cömert kişi de şartsız olarak Hak vergisini yine Hakk’a bağışlar.
    Çünki fütüvvet (yiğitlik) şartsız vermektir, bağışlamaktır. Her şeyi verip arınmaktır; her kuralın önüne geçmektir.
    Çünki yiğitler ya üstünlük arar ya kurtuluş. Varlıktan, benlikten temizlenenler, kurtulanlar ise halis kurbanlardır.
    Onlar ne Cenab–ı Hakk’ı imtihana kalkışır, ne de kâr ve ziyan hesabında olurlar.
    Aşk derdine hiçbir yâr, hiçbir dost yoktur. Âşıkın bu maddi dünyada bir tek mahremi bile bulunamaz.

    Âşıktan daha deli ve divane kimse yoktur. Akıl onun sevdasına karşı kördür, sağırdır.

    Çünki âşığın deliliği herkesin bildiği delilik değildir. Tıp bilgisinde aşk derdinin devası yoktur

    Ey aşk yoluna düşen kişi, yüzünü kendine çevir, kendi yüzüne bak. Ey âşık, sana âşık olan ancak sensin, senden başkası değil.(Mesnevi)
    İskender Pala[

    Konu Tılsım tarafından (08.07.08 Saat 08:42 ) değiştirilmiştir.

    Bir erime anıdır aşk can ipinin yavaşça incelmesi ve görünmeyen sevgili nin yüzünde kopması..

    Sustum! Bir harf bile söylememin imkanı yok yoklukta artık. Aslı olmayan sözlerdir çünkü hep dilimde, gerçek değil surettir hep...Cana eziyetten başka bir şey vermez ki söylesem!..

    Sustum! çünkü hadden aşkın olacak söz, kabından taşacak...Ne kulaklarda onu anlayacak bir kudret var oysa; ne anlayışında ona uygun bir kabiliyet!..


  2. #2
    Müdakkik Üye KERRÂ_ - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    Jun 2008
    Bulunduğu yer
    gonya
    Yaş
    30
    Mesajlar
    626

    Standart

    Çok güzeldi. Sağolasın.
    Konu Tılsım tarafından (08.07.08 Saat 08:57 ) değiştirilmiştir.

    Geceyi imar eden MİMAR'ın kudret eline bırakmak hüzünleri...ne güzelmiş meğer...



    Ey gönül!canına üflenen nefhayla yanda kavrul!amma lale gibi ol ki,halinden sadece"YAR" haberdar olsun...


+ Konu Cevaplama Paneli

Konu Bilgileri

Users Browsing this Thread

Şu an 1 kullanıcı var. (0 üye ve 1 konuk)

     

Benzer Konular

  1. Mevlana'dan
    By AkledenKalb in forum Şiirler
    Cevaplar: 2
    Son Mesaj: 01.08.08, 00:45
  2. Mevlana'dan..
    By Tılsım in forum Dualar
    Cevaplar: 38
    Son Mesaj: 24.10.07, 16:42
  3. Mevlana'dan
    By edep in forum İslami Nitelikli Yazılar
    Cevaplar: 1
    Son Mesaj: 05.09.07, 17:18
  4. Mevlana'dan...
    By MuHaMMeDiKBaL in forum Kıssadan Hisseler, İbretli Öyküler
    Cevaplar: 1
    Son Mesaj: 30.07.06, 02:02

Bu Konudaki Etiketler

Yetkileriniz

  • Konu Acma Yetkiniz Var
  • Cevap Yazma Yetkiniz Yok
  • Eklenti Yükleme Yetkiniz Yok
  • Mesajınızı Değiştirme Yetkiniz Yok
Yemek Tarifleri ListeNur.de - islami siteler listesi
Google Grupları
RisaleForum grubuna abone ol
E-posta:
Bu grubu ziyaret et

Search Engine Friendly URLs by vBSEO 3.6.0