Bazen his fırtınaları eser...Bazı ayrılıklar istimlak eder şehrimizi..Bir sarsıntı bizide sarsar sarsılanlar gibi..Bazen sert bir rüzgar eser uçurur bütün uçanlarla beraber..Bazen bir eski tren gelir götürür bütün gidenler gibi...Kompartımanımızda sukünet tıkırtıları kalbimizi tik taklar...

Bazen şiir ölür bazen Şair..Bazı insan düşer baş aşağı bazen kalem..Elini uzattıkça uzaklaşı rüyalar..yetinmelerin yetim kalır...İnilti annenin beşiğinden gelir kalbine saplanır...Gölgeler ayrılır zamandan...Dostlar birer birer kaybolur...Manalar güneşe bırakılır kurusun..Çamaşırlar toplanır bir bir..bazı kağıtlar atılır bazı resimler yakılır..hatıraları kürer durur zaman..Ağlarız..İnsanca ve öksüz..gönüllü ve gönülsüz...

İçinde bizimde olduğumuz perde kapanır..Gözlerden saklanırız..herşey üşür...Herşey o soğuktan yanar..Ayrılık başlar heyuladan..hayal gerçekle erir..Emellerin soluğu kesilir..Ayrılık abanır ağırlığına sarılırsın..Dünya durmadan döner..Bahar yine aynı çiçekleriyle gözleri karşılar..Görene aşikar..sen bir viranenin önünde ellerini dizlerine koyup toprağa bakarsın...Anne diyesin gelir...herşey ayrılır..Bir tek bir Yar-ı baki var "O"kalır...

Bazı bu gitme yitmelerin bu asırlık inkılapların tepeler ardından getirdikleri vardır..çabucak imar ederler gidenlerin bitenlerin yerlerini...Her yıl böyle işçileri taşır..mevsimleriyle beraber...Sen doğrulur gururunu ve istiğnanı bir kenara bırakır doğrulursun..Acının üzerine ayak ucunu dirersin..Yeniden bir menekşen olur yeni bir nar fidesiyle dikersin...

Gözlerin bir kuş sürüsüne takılır sorarsın, nereye..?Süleymani bir lisan açılır halden ..Kalden hafi bir terennümle kalbinden dinlersin..her sürünün gizlendiği bir vadi var...Herşey oluk oluk bekaya akar..Bir tatlı esinti rakkasesinde bişeyleri özlersin..Bir elest meltemi konar..Ahdini vicdanında sezersin..elelerinle türabı tuttuğunda hiç yabancılamazsın..Mebde-i Hilkatinin toprağı susuzluğunun teyemmümü olur..ahiri vatanının kokusuna bulanırsın...

Ruhun gözlerinin penceresinden nasıl Alemi seyrederse..En karanlık zannettiğin o derinlik ..ruhuna bir başka hane olur..Ey gönlü güzel..Güzel görmüş gönlünle cennetin bağlarını seyreder..Nurlardan levhalarla "Ey razı olmuş ve olunmuş"duyacak günü zamansız bir boyutta ruh süratinde kalp letafetinde nefeslersin...

Ahbaba kavuşmak için beklediğin duraktır..Kimine bayram olan o hal ile hallenmek ruh için ıtlaktır..Ayrılığın en büyüğü bu ayrılmaktır..Vuslatın en büyüğü bu ayrılık eliyle olur Sultanlar ultanına kavuşmaktır...Kimimiz kalmış ki...?

İki Meleğin var munis ve dost..İki Nur sırçası başında..Korkmuşsan Kevser-i Nuraniden bir damla suyun var nur..Sırtını okşar emniyet içinde...Bir sual var sadece en sual..Bütün ömrünü yuvarlayın aradığın hakkında bir sual...Üzerine titrediğin..Yaptığın yapamadıklarınla varlığın ve varlıklarla..gece yorganları hayat abalarıyla bucak bucak O'nu yaşadığın..Vardır bir hikmeti dediğin..Diyemediklerinle..Güneşler güneşi etrafındaki pervazından kucağına düşmüşlerden bir sualin...Gözünün içine baka baka gök gözlülüler..Sahibini soracaklar ki;İnsanın bu aleme gelmesindeki evvel mütalaa tamam olsun...Melekler nazarında nimetler pazarında ebed sayfasında bir ses yankılansın ..Allah Kulum desin..Adalet yerini bulsun..Şefkat aksın cenenet bağlarında sonsuzluk sonsuzlukla buluşsun...

İşte bilidiğin ve sevdiğin ve peşine düştüğün..O Elinden tuttuğu kalbine indiği aynanda gördüğün gösterdiklerinle..Bütün bir hayattan elinde kalmış İnanç ve bilmek ve sevmek dünyandan Bütün alemlerin Nur'u olan o cümleyi çıkaracaksın..severek coşarak..Bütün nimetlerini anarak..yıldızları o cümleye sokarak o cümleyle kainatı sararak..emaneti İkrarını takdim edeceksin..Bunun için ayrılınmazmı...?

Sevgililer sevgilisinin İstikbalinin endişesiyle ebedi zorlayan dualarıyla İntizarına Ben geldim denilmezmi...?

Varsın kalem bir gül dalına konsun, aşılansın..varsın bülbül sussun hiç şakımasın..Şu Ayet-ül Kübra olan kainat;son sözünün halısını ilmiklesin...

Var sen sus..Kalbin kanatlarını zülcenaheyn açsın...Hiç susmasın..Bırak gidenlerin yerine gelenler ayrılıktan yıpranmış saraylarını onarsın...

İnsan yetmez çok zaman..her zaman belki...Kirpiklerini açıp kapayan var..İnsan koşar elde edemez çok zaman..Kendi gönderip getiren var..İnsan hastalanır bazen hastalığı nerede olduğunu bilmeyen ilaçlara yol bulduran o ilaçlara o özellikleri koyduran var...Göz bir toza tahmmül edemezken Başa bir batman yük çektiren var...Bütün dünyaya yerleşemeyen dünyanın Göz bebeğine yerleşip..Herşeyi sana dost yapan var...

Ayrılık bir yara ..Beka bir merhem...O susmuşlar şimdilik susmuşlar..Çünkü onlar andan yorulmuşlar...Sen bir çift kiraz al avuçlarına: incecik dala takıp renginizle kokunuzla tadınızla bana kim gönderdi de;Senin susmuşluğuna onlar konuşacaklar...Ey bülbül;Sen gülü bilmezsin gül seni..Sana hicrandan bir libas giydirmişler nedir bu melal de..Ben bir hüsnü sermedinin cemali nağmelerini şakıyorum duyacaksın..Eğil bir gül dudağına kulağını ver"Hak Sübhanehu "duyacaksın...Artık bu ahengi namütenahide bir bülbül-ü şeyda sen olacaksın..O Nam ile her dem konuşacaksın...

Demişler söz gümüşse suküt altın...Derim..Heyhat..Sözü altın olanın susmasına bakın...

Edebe sükünet nazır,lakin fazıl ve seyrani..An şart hayra amade...Devlete O sükünette avazı mübarek şevket yakışır hâdim ve veli...

Aşk olsun O himmete memlük olana...

Ne geldi gönüle musluk açık..belki mana cüda oldu kalıbından..Dosta mahrem yok dua ediniz mustakim kalsın...


Muhabbetle ey kalb-i Rana Muhabbetle..Muhabbetten Tiryak Muhammed ile..A S M....

m_safiturk