+ Konu Cevaplama Paneli
Gösterilen sonuçlar: 1 ile 4 ve 4

Konu: Sevgilim...Ölüm... Kucakla Ruhumu!

  1. #1
    Ehil Üye akıncı - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    Mar 2008
    Bulunduğu yer
    Kırşehir- Kırıkkale
    Mesajlar
    1.013

    Standart Sevgilim...Ölüm... Kucakla Ruhumu!

    İnsanoğlunun fıtratından mıdır nedir, her gün başkalarının ölümüne şahit olduğu halde her nedense, çok uzakmış gibi bir zanla ölümü kendine yakıştıramaz. Oysaki yemin edildiğinde keffaret gerektirmeyen tek gerçeğin ölüm olduğunu bildiğimiz halde, arkadaş ortamlarında ölüm söz konusu olduğunda, ustaca bir tavırla konuyu değiştirme yoluna gideriz.

    Eskiden, kabirleri camilerin yada evlerin önlerine yaparlardı ki insanlar gelip geçtikçe ölümü hatırlasınlar. Şimdi yüksek yüksek mezarlık duvarları iyice unutturdu bize ölümü. Her gün minarelerden duyulan yanık sâdâlar ve ekranlarda izlediğimiz ölüm haberlerini öyle kanıksamışız ki sanki hiç ölmeyecekmişiz gibi bir tavrın içindeyiz.

    Oysa ruhları mahfuz olan kutsiler, ebedi ölümsüzlüğe geçiş olan ölümü her daim terennüm etmişler ve ruhlarının nurani vasıflarla donatılmaları nedeniyle bedenlerini, sadece Allah’a ulaşmak için zaruri ve geçici bir araç olarak görmüşlerdir.

    Onlara göre ölüm, her zaman unutulmayan bir gerçek ve sonsuz bir yolculuğun habercisi olmuştur. Öyle bir yolculuk ki ölümsüzlükle donatılan ruhun, belli bir süre hapsedildiği ten kafesinden sıyrılıp adeta sonsuzluk yurduna yürümesidir. Hani demişti ya Mevlânâ “ruh gurbette, asli vatanını arzular” diye.

    Yine bir Allah dostu şöyle demiş; “ârif ölümü dost, rahatlığı da düşman görür. Allah-u Teâlâ’yı devamlı hatırlamayı en büyük saadet bilir. Başının üstünde dolaşan ölümü düşünerek son yolculuğu için hazırlığını tam yapar.

    Ölümü bir felaket olarak görenlere ise büyük mutasavvıf İmam-ı Rabbani Hazretleri ne güzel söylemiş; “Ölmek felaket değildir, öldükten sonra başına gelecekleri bilmemek felakettir.”

    Gelin şimdi de Asr-ı Saadet’e bir lahzâ uzanalım ve O kutlu sahabenin bu konudaki haleti ruhiyesine bakalım.

    Ağlıyordu Ebu Hureyre (r.a), inci inci dökülmüştü de sakalını ıslatmıştı billur gözyaşları, o mübarek sahabenin. Vefatının yaklaştığını hissediyordu: “Kardeşlerim, öyle bir sefere çıkıyorum ki yol çok uzak, azık az, yakînim zaif, bir de sırat üzerinden geçerken cehenneme düşmek korkusu var” diyordu.

    Ebu Zerr (r.a) de şöyle diyordu: “Ey ölüm, haydi tez gel! Canım Rabbine kavuşmak sevgisiyle çırpınmaktadır.”

    Selam olsun, ölümü bir sevgili gibi kucaklayanlara…



    Zekeriya MARAL
    Gülistan Dergisi


    Ne harabi,ne harabatiyim,
    kökü mazide olan atiyim,ati.
    Yahya Kemal

    Bir Melek Olmak Değil Derdim Asla...Ben Şeytan Olmak İstemiyorum!!!


  2. #2
    1kul
    Guest 1kul - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)

    Standart

    “Ölmek felaket değildir, öldükten sonra başına gelecekleri bilmemek felakettir.”
    Allah razı olsun kardeşim...

  3. #3
    Ehil Üye Enfâs - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    Aug 2008
    Bulunduğu yer
    ..Ankara Kulvarları..
    Mesajlar
    1.090

    Standart

    Gitsem diyorum, biraz ölsem
    İskelenin en ucundaki, en gıcırtılı tahtanın üstüne oturmuş, denizdeki nereye gittiklerini bilmediğim, bilmeyi de istemediğim parlak renkli balıklara bakıyorum. Bir süre izleyebiliyorum ancak onları, sadece bir yere kadar görebiliyorum, sonrası görünmüyor.
    Nedense her düşüncemin arkasına bir olumsuzluk eki katılıyor bu günlerde... Devrik düşüncelerle pekiştiriyorum bu ruh halini. Düşüncelerimin bağlaçları yok, sırf kafiyeli olsun diye kurulmuş iki yabancı cümle gibi birbirinden kopuk ve anlamsızlar... Hava sıcak, su ılık, toprak soğuk, ben yanıyorum. Gitsem diyorum, şöyle yağmurları olan uzak bir yerlere...

    Günahlar gözyaşlarında yıkanır, diyor birisi, yağmurlar kadar çok gözyaşları istiyorum o zaman diyorum içimden... ve eğer ağlayabilseydim ne yağmuru ne de küçük bir ağacın en küçük yaprağına düşen yağmur damlasının süzülüşünü bu kadar çok sevmezdim herhalde...
    Gitsem diyorum, balıklarda gitti zaten.

    Yıllardır tanıdığım, bana yabancı olan bu evin derin sessizliğinde aslında normal çıkan bütün seslere bile bile kulak verip, kendi kendimi bile bile korkutuyorum. Sonra korkuları susturmak için, kendi kendimi susturup sadece yüreğimi seslendiriyorum, çünkü duymak düşünmekten daha az üzüyor insanı.
    Yüreğini ve beynini sırtlanmış, yükünden yorgun adamların halleri geliyor aklıma.
    Herkes uyurken korkuyorum, sessizlikten, sessizliğimden... Gitsem diyorum acıları alıp, yalnızlığa sarılmaya..
    Yıllardır bilip tanıdığın, yanlış şehirde, doğru otobüse binip, yanlış durakta indiğini fark ettiğinde yürümek zorunda kalmış gibi, geçte olsa gitsem diyorum...
    Ve senden daha değersiz olan anlamsız şeylerin bekçiliğini bırakıp, ayağını acıtan ayakkabılara, sıcağa, fırtınaya rağmen ne varsa yakıp yıkıp ardına bakmadan yürümek gibi... Gitsem diyorum biraz, ölsem...





    Allah’ım! Her zaman lütfunun aydınlığını bana yol gösterici et! Ucu Sana ulaşmayan yolu bana gösterme


  4. #4
    Ehil Üye zeet06 - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    Jul 2008
    Mesajlar
    1.023

    Standart

    İnsan neden ölmek ister?

    -Bir an önce amel defteri kapansın da cenneteki derecelerden mahrum olsun diye mi?! Hayır sanmam.
    -Bir an önce kabir azabıyla cehennem azabıyla tanışsın diye mi?! Hayır sanmam.
    -Çok feci bir utançtan ve bir an önce geçici dünya elemlerinden kurtulmak için mi?! Olabilir, bunu ancak islamdan haberi olmayan kupkuru cahiller ister.

    -Bir de Rabbine kavuşmayı canı gönülden dileyenler ister.

    Bismillâhirrahmânirrâhîm.

    Vel'asr. İnnel'insâne lefî husr. İllellezîne âmenû ve amilûssâlihâti vetevâ savbilhakkı vetevâ savbissabr.

    Rahman, Rahim olan Allah'ın adıyla.
    Andolsun asra! İnsanlık hüsranda. Ancak iman edenler ve doğruları yapanlar, birbirlerine hakkı ve sabrı tavsiye edenler müstesna.



    Zira hadiste Yeryüzünde kalıp Lailaheillallah demek daha hayarlıdır diye bildirildi.
    Vücut bir kapdır ruh için. Farkına varılmak istenirse, sürekli çalışmak lazım, akşam olunca yorgunluk olsun ve bir daha ve bir daha 1 Ay sürsün. Sonunda beden ve ruhun iyice farklılık gösterdiği ap açık hissedilip görülecektir.

    Ölümün en iyisi, ölmeden önce ölmektir; nefsen ölmektir.
    Yoksa Allah ölümü göndermeden önce ölüm istenilmez, dinimiz bunu yasaklamıştır. Asıl olan şeriat-ı garradır.
    "O zaman vecd ile bin secde eder -varsa- taşım."
    -Vücuda verilen kuvvet, Hak’ka ibadet, halka hizmet içindir.

+ Konu Cevaplama Paneli

Konu Bilgileri

Users Browsing this Thread

Şu an 1 kullanıcı var. (0 üye ve 1 konuk)

     

Benzer Konular

  1. Temizle ruhumu!
    By gamze-i_dilruzum in forum Dualar
    Cevaplar: 1
    Son Mesaj: 17.03.14, 21:41
  2. Ebedi Sevgilim...
    By HüZnÜ HaZan in forum İslami Nitelikli Yazılar
    Cevaplar: 0
    Son Mesaj: 22.01.09, 10:20
  3. Sevgilim Ölüm Kucakla Ruhumu…
    By siyah_zambak in forum İslami Nitelikli Yazılar
    Cevaplar: 0
    Son Mesaj: 03.12.08, 21:48
  4. Hoş Geldin Ey Suskun Sevgilim...
    By istiğna in forum Şiirler
    Cevaplar: 3
    Son Mesaj: 08.09.08, 00:29
  5. Ağlama Sevgilim
    By nurr_nurr in forum Şiirler
    Cevaplar: 3
    Son Mesaj: 30.03.08, 18:06

Bu Konudaki Etiketler

Yetkileriniz

  • Konu Acma Yetkiniz Var
  • Cevap Yazma Yetkiniz Yok
  • Eklenti Yükleme Yetkiniz Yok
  • Mesajınızı Değiştirme Yetkiniz Yok
Yemek Tarifleri ListeNur.de - islami siteler listesi
Google Grupları
RisaleForum grubuna abone ol
E-posta:
Bu grubu ziyaret et

Search Engine Friendly URLs by vBSEO 3.6.0