+ Konu Cevaplama Paneli
Gösterilen sonuçlar: 1 ile 6 ve 6

Konu: Uzun Bir Aşk Hikayesi...

  1. #1
    Müdakkik Üye m_safiturk - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    Apr 2007
    Mesajlar
    773

    Standart Uzun Bir Aşk Hikayesi...

    Bir mahfuz sandık..Bir ipeksi sır..İçime aşikar ele el…Yola yol, sürgüne sürgün..Gurbete gurbet..Bir mah cemalin hüsnüne meczuban bir mecz değil…

    Meşki aşkı aşmış istiğrak ile sekinetini lerzeye vermiş..Vuslatı önüne düşürsen sekrinden nazmı intizama ama-i amade.. nazır değil…

    Kalb-i hazini bir hüsnü mücerretten yola çıkarak..Sazını türküye saplayıp..Nazını kuru bir ağaca bağlayıp..Çöle gitmeden aşk’a mecnun Leyla demeden kamberin derdinden kendine dert bulmadan bir ışıkla aydınlamak…

    Hayata hayal hüküm ferma değil..hakikat hayata malik…Aşk başı mağmur bir çilenin iniltisi değil..Meşki eda-i müstakimde edeple male mal…

    Suya yazdığın dağa çaktığın mektupların ucuna dadandığın..başkasının ateşinde kendi od’unu yaktığın değil…

    Aşk perde arkası..tül endamının soluk kadar gizli…Cam kadar şeffaf..ses kadar korkak değil…

    Huzur bağının boyuna dolandığı..mübalağa-i beyanda ilan-ı alüde bir terennümden firari..gittiğin kadardan geldiği kadarını zaviyesiz tartmak..Uzanıp tecessüm etmiş bir sevgiyi tutmak ..kendini o cezbin istikametine mıhlamaktır…

    Dönen döndü ahdinden..Dönmeyen misak-ı vicdana bağlı..Bir hüd hüd var Süleyman dilinden ehline sehil…Kim deveranı demde ihraktır..O bir divane mübarek candır…

    Kim başını ahkam-ı hükümete uzatır “semiğna” ve “atağna”da der o bir hayt-ı vuslatta müştak pervaz-ı kalenderdir…Başında rahmet ..Arştan bir şua-i manevi ile latif bir hale-i suzandır…

    Esrarı meçhul mahiyeti meşhur…Elvanı mücella..Mazharı makes..İmbiği irade fırçası ilim sıbgatı kudret lafz-ı mücessem yıldızlar kadar kalabalık…O kadar sem’e sükuti…Ayn’ı feri incila…Huzme-i letafet..Dal bahar..Ser Gülizar..Nar lale-i lalezar…

    Kelam erbabında mukteza-i hale mutabık…Mısri sultan bir yanına muhkem..Bir yanına fuzuli-i bağdadi..Bedevi bir rana-i makes var talibe aşk-ı mevt..Bir yanda semaha camii cami..Bir yanda kum kaleleriyle murad-ı ilahide üveysi intizar…

    Aşk-ı tasavvuri Zan külahını başına geçirmiş..Kakülü hicabı…Bir esma-i teşhir bir nara-i cehri bir feryadı mahfi ile neşri muhabbette avaz-ı tebşir değil..O mahsusu cilvesinde eşhasa has…

    Bir Aşk-ı lahuti var..Asar yüzünde mütecelli..Ruh aynasında civegâr kalp ona müştak-ı şahbaz..vicdan onunla daim mest içinde mesrur…Lebalep iştiyak…

    Sadrına bastığın..Bu ancak böyle olur deyip tarifsiz tesmiyesiyle bilinmezliğe saldığın aşk aşk değil…Aşk illet ister..Muhabbet cemal..İki kefe-i mizanda ahize nakile bezeyiş var..Kalp kulağını açmış asude endamıyla gelen sada-i marifeti mas eder..Gönül hahişkar hüşyarı ile nesim-i sem de bir rahiyayı reyhan arar…

    Ruh incizab-ı kurbiyetten serfuru eyler..Evidir benim yandığım ela gözler…Sireti muallada edebi basardan gizlendiğinde muhribi taharri basiretsizdir…O dem onda sayfası açılmamış bir kitap var yazısız..Okunmaz zülfünde kazınmış zülfükarı…

    Mısralar kantardan düşse…İçini Sina genişliğinde kumlar istila etse..senin güneşin bir mızrak boyu yere inse..Kıyametin kopmuş haşrinde divan dursan..Bakışlarını yerden kaldırmaz mahbubunu görsen..sen onu o seni tanımaz…Şu kaftanı elinde tuttuğun mecazi saltanat kimseye yakışmaz…

    Sarayına gölgesi süzülmüş…Ellerin terlemiş..İrtifada efkarın..Hızlı hızlı koşarken sekmelerin boğazın kurumuş…Uyuşmuş beklentilerin…Yalancı bir suret ver batnı açılası..İçinden inci mercan saçılası..ve sen değilsin bu sevdanın azizi..Zilleti beşer izzeti aşka vuslat…

    Kuruyan kemikler..astarı kırışmış yüzler..Haddi aşmış çizgiler..ve gidenler..yerine gelen korkular..Değişen değerler…Cıvıltıları kesilmiş kuşçuklar…eskide kalmış bir çocukluk hatırası..Düğümlenen hıçkırıklar…

    Belki aşk hayatı tefsir etmekte bir acul menzil… Yetişesi hislerin apar topar kendini hendeğine attı saçlardır… Belki mecnun denilen zatın evveli mecaz… Dünya güzeli dediğin şu fani âlemin Nilsiz köşesinde Leyla denilen seraptır…

    Kırmızı arştan lem’a..Emirden şua’dır şebnemler…Allı morlu yazılardır menekşeler manolyalar…Kavurucu yangınlar içini dışına çıkarası sarsıntılar aşkından gözünü yumup kendi seçtiğin sevdandır…

    Ve sevda karadır..çıkmaz sokakların yetimane ağlayışlarındaki yalnızlık sakinleri;Alemlerin sahibiyle sığdığı.. hazne-i Samadaniye-i menziline doldurduğun muhabbet sıbgalı fukaralardır..Aciz ve bitap…

    Feleğin masmavi tek başına uçtuğunu gördüğün bir karaltı..Kanatlarını bir yöne çırparken..Akşam sefaları vakti kucaklarken..Ölmüş boynuyla bir bardak suda..goncasından umudunu açığa taşıyan gül damlasını gördüğünde..kat be kat sarılı dünya dünya içeri sıralanmış çehresindedir aşk…

    Altı gün dür aşk..bahar mebdeinde…Su katreleri köklere koşarken..Toprak bağrını açmış rahmet diye semayı gözlerken..Arılar binlerce kez bir usare için hayatlarını verirken..koyunlar kuzularını sürü içinde bulurken dir aşk..O masum yüzlerinde mübarek ve masun ve hayata hizmetkar…

    Talan etmek değildir aşk..Ekmek kırıklarını..Tabaklarının yüzlerini bulamaç ve şükürsüz terk etmek değildir..Aşk bir yetim başından geçip kendi serine serinlik aramak değildir..Aşk şimdiye kadar fark etmediğin saksıda ki çiçeğin kapının önündeki ağacını görmemiş olmak değildir…

    Asırlardır gecenin karanlığını seherin ziyasıyla savan güneşin bitmek bilmeyen ışığının membaını görmek değildir..dünyanın sakince boşluktaki manevrasını hiç düşünmemek de değildir…Yaşlı ninenin eski bir mecmuaya dönmüş ellerini öpmemekte değildir..Arz olunanın akla fikre arzını fark etmemek değildir aşk…

    Aşk rabbani bir gerçeğin kulca idrakindedir…
    Aşk kendi bendini aşıp haddinin fevkinde maşukunu inhisar altına almak naralarının ademi butlanında kendinden geçmek değildir…

    Aşk kametinden uzun söz söylemek değildir..Aşk nevamisi yok sayıp..Aşk güya kendinden geçmişliğin,aslında kendi helezonuna kapılmışlığın mesnetsiz hay huy tarrakası değildir…

    Aşk bütün kulubd’an alamet-i farikalı addettiği yüreğinin tek pencereli tahta iskeletli varının esintilere verdiği aks-i serhoşluğun zannı vuslatı değilidir…

    Aşk kemer beste-i ubudiyette..Kılını kımıldatmadan edebi bir halizarı takdim etmekten ibarettir…

    Aşk musik-i ilahiye yi terennüm eden mevcudat ve mahlukat simasındaki hüsnün varidat-ı latife-i Rabbaniyesin de sağnağa tutulmuş..tesbih tahmid ile sukünet bulmaktır…

    Aşk sesizliğin mütevekkilliğinde anmaktır..Aşk sabır deminde şükre sarılmaktır..Aşk levha levha şu alemler mutasarrıfının bilerek süslediği kainat resm-i küşadını bilerek takdir ederek ..ne güzeller yapılmışlara maksadı hakikisiyle kavramaktır…

    İncitmemektir..Aşk kendi ekseninde pervaz tahayyülünden kurtulup..herşeyin tek hakiminin her şeyin sevk ve idaresinde adaletini görüp..bütün varlığın bütünlüğünde haksızlık etmeden adilane olan bu faaliyeti her şey namına yad etmektir…Aşk hayatı istenildiği gibi yaşamaktır…

    Hasreti ezeli..Tesbihin imamesinde şems..Bütün Kehkeşan o devre bağlı…Derinlerde bir yerde bir iştiyak goncası siyah ve asil..Beyaz ve emin..al ve cehdli…Mor ve gayretli…Elvan-ı sebanın intakında gök kuşağı gönül ibrişim…

    Rakkase bir seza..Meczup bir eza..mükellef bir şita..Ahde vefa bir kabul..Atiye nevbahar..Nikaba mütehammil…Meşke şiraze..olmazsa olmaz mutedil…

    Cefayı sefa tercih edene aşk…Kavuşmayı öteleyene aşk…Düşlemekten düş olana aşk…

    Dalgalarına kapılmadan ..tahayyül tufanına uğramadan ..kabul ile aşkı hırz-ı can eyleyene aşk…

    Aşk ettim demeden edilen..Aşk uçup gideni bir daha beklemeden..Ben sevdim sende sev demeden olana aşk…Bir nebatı yerinden sökmeden ..muhibbin nazarına mevsimi taşıyanda aşk…

    Dağları yerinden oynatma akametine girmeden..Dağ gibi dağlı yüreğinin aşka kefaretini dağlanarak ödemek aşk…

    Aşk mecazını yarı yolda bırakmadan çileyi sinene sarıp minicik destinden derleyip ..ruhunun penceresine konmuş tedirgin telaşlını beline bağlayıp..dipsizlikten zühreye amudu nurani dua uzatıp..hayt-ı nurani sicimleriyle beraber çıkmaktır aşk…

    Aşk sevgini ateş böceğinin kanadına bağlamak değil..Aşk hür kanatlı bir sevileni kalp odalarına hapsetmek değil..Aşk anlaşılmazlık muammasının sığ sularının da aşkı aşığıyla boğmak değil..Aşk bilinmez bir atf ile..farklıyım zannının başını iki yana sağladığı bir şiirin kuyruğuna bağladığı..feryad-ı figan şuaranın elemkarane feryadı değil..Aşk seviyorum demekle yetmeyen sevginin..sevdim demekle tartamayan sevgilinin ,aşkımsın dediğin sevilenin taşıyamadığı..söylemekle sözünü bile teskin etmediği değil..Aşk çaresiz bakışların hayattan korkmasının sığıntılığı değil..Aşk mülteci bir kapı çalmak değil…

    Aşk ol demdir eğil!İnkar ve cehil değil..Aşk bilinmezliğin mistik salonlarında acube resimleri sığınaklarına yerleştirmek değil..Aşk aşk ola ki; meyyit bir vadide seyyid bir vakarla diril…

    Aşk hayâdır maşukun huzurunda… Aşk aşk-ı İlahiden bir pırıltıdır kalp ocağına… Aşk şefkattir aşktan ala…

    Aşk mazhar aynaların kucağında kıl kadar şuurla kul kadar gönüldür aşkın divanında…Aşk huduttur kalp bucağında…Aşk kıyam rüku sucudur muhabbet kırağında..sert soğuk ve eriyesi karnıyla..bahtı şeffafe içine şemsüs şumuş düşe..An da O görüne…

    O’nun sevilmesiyle sevilsin güzeller…Bütün güzeller O’dan güzeller…Güzelliği yaratan güzel..Bütün hasenler O’güzelden güzellikler..O’dan güzeller..Şu türabi perde şu kızıl lale..Şu yıldızın başına kandil olmuş yıldızname…

    Aşkı bilmez güzele güzel demez güzeli güzelliği ile de bilmezde bu güzel icada mucit bir güzel..bütün güzellerden güzel güzelliğiyle sonsuz güzelin nakşıyla her şey güzel…

    Ey güzel..Şu kalbi kalbime merbut sevdiğim senin sevdirmenle sevgilim..Ev sevgilimi bana sevdiren sevgilimdeki sevgim…

    Ey gördüğüm şu bedesten hikmet..Şu şatahat saltanatı..şu ruknü boynumu büken fazilet..Şu eşiğinde eşindiğim aşınmazlar aşkı ellerinde tutup dilleriyle yağmalamışlar..Hayberden koparmış..hendekten çıkarmış..Ey dokunamadığım yerin içindeki yangın..Şu sandık mahfuz olmasaydı..Şu lutfu hayalimin mahşere uzanan yanı…

    İçimi titrettiğin öyle titretmekliğini istediğim gitme diye titrediğim her şeyin titrediği aşkım demekten ar ettiğim …

    Sevgili…

    Bize bir şey kalmadı mı..Aldılar mı hepsini..Bu yetim balçıkların öksüz ökçeleri bizmiyiz…Şu baldıran ahularıyla sancılara bağlanmış..karın ağrısından ölmekle mi buluşacağız…Yoksa gidenler gibi bizde mi gideceğiz…Ayak diriyorum..Bilmeyerek…

    Bir orkide gördüm sevdim senin sevmeni dileyerek…Bir sümbüle hoş amedi ettim enzarımda..Bahar kadar genişledi..İki kutbu var aşkın biri sahip biri muaarrif…Biri sevilen biri sevdiren..Bir şehadet köprüsü var ..var’dan yok’a…Bir bir var birler içinde bir.. güzeller güzeli bir bir..O..O güzeller içinde bir eşsiz güzeldir…

    Güzelin güzelliğine en güzeldir… O güzel o güzelden olduğu için en güzel o güzel sevilir…

    Bu uzun bir aşk hikayesi..İsterden eserden müessire ister müessirden esere..İster içinde bir menfez bul aşk ile.ister bir menzil bu içine aşk ile…

    Bil ki; Ey Gönül! Bütün aşkları ebedi yapan seven ve sevilen arasında sevilmektir…
    Ve sevmek yalnızca O’nun için sevgilinin gösterdiği gibi sevmektir…

    Ve bütün sevdiklerinde o sevgilinin sevilmesiyle değerlenir..Ve O’na aşk-ı mustakim denir…


    “De ki: Eğer Allah'ı seviyorsanız bana uyunki Allah da sizi sevsin. (Al-i İmran Sûresi: 31.)

    Bedi’dersini vermiş…

    "Allah'a (celle celâluhu) imanınız varsa, elbette Allah'ı seveceksiniz. Madem Allah'ı seversiniz; Allah'ın sevdiği tarzı yapacaksınız. Ve o sevdiği tarz ise: Allah'ın sevdiği zâta benzemelisiniz. Ona benzemek ise, ona ittibâ etmektir. Ne vakit ona ittibâ etseniz, Allah da sizi sevecek. Zaten siz Allah'ı seversiniz, tâ ki Allah da sizi sevsin."

    İşte bütün bu cümleler, şu âyetin yalnız mücmel ve kısa bir meâlidir. Demek oluyor ki, insan için en mühim, âli maksat, Cenâb-ı Hakkın muhabbetine mazhar olmasıdır. Bu âyetin nassıyla gösteriyor ki, o matlab-ı âlânın yolu Habibullaha ittibâdır ve Sünnet-i Seniyyesine iktidâdır.

    Aşk sevdiğinle ebedi beraber olmaktır..Vusüle vasıl olana ,onda kendi abd bulana aşk olsun…


    m_safiturk



    Yâni: Sakalımın beyazlanmakla parlaması seni korkutmasın. Zîra nûr-u mütecessim gibi dimağdan erimiş sakaldan mecra bulup kendini gösteren fikir ve edebin tebessümüdür.



    Bediüzzaman



    Muhakemat


  2. #2
    Müdakkik Üye m_safiturk - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    Apr 2007
    Mesajlar
    773

    Standart

    Seherin nağmeleri gül yüzünde…Her yeşile bir ram-ı zarif..her gül aşığına bir bülbül var. Melteme gönlünü bırakmış şakayık…Karanfil boyundan süzülür Ahsen-i fikir..Lutf-u latif…
    Aşk olsun erene..say olsun dileyene..dua olsun güzeli bilmeyene..yol alsın gelsin aşk,aşk diyene…

    Dua tuyurları..Himmet rüzgarları..kendini haslet-i isâr’a veda etmiş..Bir gitmiş bin gelmişe aşk…

    Aşk muhabbetin pervazına tutunmuşlara..Aşk sürurun mütekabilin durmuşlara..Aşk sevgi kanadının tüyü ile bir birini boyayanlara…

    Aşk mahbubunun hüsnünü kalbindeki hüsn-ü ebediye perde yapmayanlara..Aşk aheste bir beste ..Aşk bazı altın kafeste…Aşk “hu”der marifete her nefeste..kimine aleni..Kimine “hu” zahir.. hem ukule perdedar…

    Aşk süveyda-i kalpte bir esvedi nokta…İki oluklu seyir…Biri sevdanın karanlık yüzüne..Diğeri mürebbi talimle müdebbir ahval üzere nazır…Aşk kamer şavklı bir davet..Sükunet üzere olan rızaya amade..maksadı Sekinet olan fiile hazır…

    Aşk firarisi mecazın..Mecaz aşkta mebde İ’caz’a kadar…Araf gözlü aşk…Zifir talihinin hicabı, medet diyene kadar…Aslına bir gün ışır kalbini duyana kadar…

    Aşk hicranı işleyen bir yakarışın tutulmaz dumanı..Aşk gri bir serzeniş…Aşk mahfi soluğunda bir gerçeği bezeyiş..Aşk içinin mavisinde zarif bir yol gözleyiş…Dileyiş dilekler içinde dilenmişlerden dilenerek..Dizi varsa bükerek beli varsa kıvrılarak alnı varsa sürterek..neyse çıkılası şahika.. çıkarak…

    Alil melalin yüzünü kırbaçladığı berelendiğinde aşk…Küsmeyerek matemli zannına sarılarak..Tatlı uykusundan uyanmaktır varlığın aşk…Yokluk kadar dolu olmak…Bırakmak kendini su akıp yatağını bulana kadar…

    Sahilinde dururken zamanın..felek bir bir vururken emellerini..İnkıta kat ederken emeklerini..Duvar örüldüğünde önüne..Kader, abanı endamına giydirdiğinde..kaza yutağına yüklendiğinde..ıztırarın havlini, ata da eddai bir kabulle büzüldüğündedir aşk…

    Mahsun bir akıştır..Bir gizli yakınıştır acı ve mutedil…Sesini yükseltmeden kimsesiz vahalarda..Vadiler zil sesleriyle kervan uğultularıyla çınlasa da göstermemektir mahremini el enzarına…Şekva balçığı ayaklarına bulaşmadan arşınlamaktır aşk pazarını…İftihar içinde onurlu ve şakir…

    Kimse yitmesin..Hiç bitmesin..gördüğüm ve çözülesi kördüğüm..kaybolmasın şu manzara solmasın şu resim …İbka etmek umarında ..Efendisini anmaktır memlüklerin..Özgürlük şafağında azad olası…Sarmaşık ademiyetin tevehhüm alevlerinden ..ibrahimi bir Gülşen bulmaktır dostu anarak…

    Aşk bazen yutkunmaktır...,

    Aşk mütebessim kabulle, teklif zarflara niyet-i rana’dan mürekkeb mazruf olmaktır...

    Bir kara kalem bir beyaz sayfa yazdığını okumaya iştiyaktır…

    Ey Aşık!Yaz yaza bildiğini ve yazdır...Ve yazıl bir ebedi deftere senin için sonsuz baki bir aşk vardır…


    m_safiturk



    Yâni: Sakalımın beyazlanmakla parlaması seni korkutmasın. Zîra nûr-u mütecessim gibi dimağdan erimiş sakaldan mecra bulup kendini gösteren fikir ve edebin tebessümüdür.



    Bediüzzaman



    Muhakemat


  3. #3
    Yasaklı Üye halenur - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    Jan 2008
    Mesajlar
    2.932

    Standart

    Yazi gercekten cok uzunmus....


  4. #4
    Vefakar Üye HÜCCET - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    Apr 2008
    Mesajlar
    389

    Standart

    Belki aşk hayatı tefsir etmekte bir acul menzil… Yetişesi hislerin apar topar kendini hendeğine attı saçlardır… Belki mecnun denilen zatın evveli mecaz… Dünya güzeli dediğin şu fani âlemin Nilsiz köşesinde Leyla denilen seraptır…
    uzun ama çok güzel bir paylaşım Allah razı olsun
    Konu Tılsım tarafından (19.06.08 Saat 18:32 ) değiştirilmiştir.


    "Yağmur duasına çıksaydık dostlar
    Bulutlar yarılır hava açardı
    Şimdi ne ihtimal nede imkan var
    Göğe hükmetmkten kolay ne vardı?
    Yağmur duasına çıksaydık dostlar

    Ben geldim geleli açmadı gökler
    Ya ben bulutları anlamıyorum
    Ya bulutlar benden bir şeyler bekler
    Hayat bir ölümdür aşk bir uçurum
    Ben geldim geleli açmadı gökler "
    S.Karakoç



  5. #5
    dt.
    dt. isimli Üye şimdilik offline konumundadır
    Gayyur dt. - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    May 2008
    Bulunduğu yer
    istanbul
    Yaş
    30
    Mesajlar
    107

    Standart

    Alıntı lütfiye Nickli Üyeden Alıntı Mesajı göster
    Belki aşk hayatı tefsir etmekte bir acul menzil… Yetişesi hislerin apar topar kendini hendeğine attı saçlardır… Belki mecnun denilen zatın evveli mecaz… Dünya güzeli dediğin şu fani âlemin Nilsiz köşesinde Leyla denilen seraptır…
    uzun ama çok güzel bir paylaşım ALLAH razı olsun
    Aynen. Benimde en çok burası hoşuma gitti.
    Konu Tılsım tarafından (19.06.08 Saat 18:32 ) değiştirilmiştir.
    "Çok isterdim, keşke kardeşlerimi görseydim" buyurdu Peygamber aleyhisselam. Sahabileri, "Ya Rasulallah!" dediler, "Bizler senin kardeşlerin değil miyiz?" Efendimiz, "Sizler benim ashabımsınız. Kardeşlerim ise henüz gelmediler" buyurdu ve onları şöyle tarif etti: "Beni görmediği halde bana iman eden kardeşlerim..."

  6. #6
    Vefakar Üye Mutella - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    Jan 2008
    Bulunduğu yer
    İstanbul
    Mesajlar
    372

    Standart

    Aşk hayâdır maşukun huzurunda… Aşk aşk-ı İlahiden bir pırıltıdır kalp ocağına… Aşk şefkattir aşktan ala…

    Aşk bazen yutkunmaktır...,

    Aşk mütebessim kabulle, teklif zarflara niyet-i rana’dan mürekkeb mazruf olmaktır...

    Bir kara kalem bir beyaz sayfa yazdığını okumaya iştiyaktır…

    Ey Aşık!Yaz yaza bildiğini ve yazdır...Ve yazıl bir ebedi deftere senin için sonsuz baki bir aşk vardır…


    ismine layık hoş bir yazıydı..Allah razı olsun..
    Eşhâsın keyfine tebaiyet edilmez
    ve etmeyiz!


+ Konu Cevaplama Paneli

Konu Bilgileri

Users Browsing this Thread

Şu an 1 kullanıcı var. (0 üye ve 1 konuk)

     

Benzer Konular

  1. Uzun Yolculuk
    By *SAHRA* in forum Serbest Kürsü
    Cevaplar: 1
    Son Mesaj: 01.04.19, 13:51
  2. Uzun ince bir yoldayım
    By *SAHRA* in forum Klip, Video, Film ve Animasyon
    Cevaplar: 2
    Son Mesaj: 01.06.14, 21:22
  3. Uzun bir ayrılıktan sonra
    By Ensardan in forum Serbest Kürsü
    Cevaplar: 3
    Son Mesaj: 25.03.14, 23:28
  4. Ey İçimin Uzun Çarşısı...
    By m_safiturk in forum Edebiyat
    Cevaplar: 1
    Son Mesaj: 20.08.09, 18:59
  5. Dünyanın En Uzun Adamı....
    By BiÇçare in forum Serbest Kürsü
    Cevaplar: 5
    Son Mesaj: 08.02.09, 12:16

Bu Konudaki Etiketler

Yetkileriniz

  • Konu Acma Yetkiniz Var
  • Cevap Yazma Yetkiniz Yok
  • Eklenti Yükleme Yetkiniz Yok
  • Mesajınızı Değiştirme Yetkiniz Yok
Yemek Tarifleri ListeNur.de - islami siteler listesi
Google Grupları
RisaleForum grubuna abone ol
E-posta:
Bu grubu ziyaret et

Search Engine Friendly URLs by vBSEO 3.6.0