“Sonuna geldiğin zaman, yolun bir değeri kalmaz.”
Sufi Deyişi

Yol kaderdir. Sonuna geldiğimizde onun bir değeri kalmaz. Bu yüzden de bırakalım yolculuğun tadını çıkaralım. Bu heyecanlı, meydan okuyan ve canlandırıcıdır. Burası gelişmenin sürdürülebileceği, deneyim ve bilgelik yeridir. Yola değer verin, ondan bir şeyler öğrenin ve bu öğrendiklerinizi gelecekteki çabalarınızda kullanın. Takıldığınız ya da mücadele ettiğiniz her anda kendinize şunu sorun: Bundan ne ders çıkarmalıyım? Gelecekte bunun bana nasıl bir yardımı olur? Hata yoktur, sadece çıkarılacak dersler vardır.
Biz her zaman varız. Güzellik, var olmakta değil yaşamaktadır. Zorluklar ve mücadelelerden tat aldığımızda, onlar mükemmel deneyimler olurlar. Bu yüzden sıklıkla zorluklarımızın üstesinden geleceğimiz günü beklersek anın tadını çıkarmayı unuturuz. Buradayız ve ‘oraya’ gitmek istiyoruz. ‘Oraya’ gittiğimizde ‘orası’ ‘burası’ olur. Bu yüzden bizler sürekli olarak her ‘oranın’ ‘burası’ olacağının farkına varmadan ‘oraya’ varmak için koşuyoruz.
Zorluklar her zaman orada olacaktır. Eğer birine hayran olup onu örnek almaya çalışırsak, bu kişinin de kendine göre sıkıntıları olduğunu fark ederiz. Bu bitmeyen bir süreçtir ve Tanrı’ya bunun için şükretmemiz gerekir. Bu zorluklar ve sıkıntılar olmaksızın hayatın öğrettiği kıymetli dersler olmazdı.
Yolu benimseyip anı yaşadığımız zaman büyür. 60 saniyeliğine hiçbir şey yapmamayı deneyin. Bu hiç bitmeyecekmiş gibi gelir ve bazen de on yıllar çabucak geçip gider.
Sonuna gelindiğinde yolun bir değeri kalmaz fakat ne yazık ki insanlar bunu ölüm döşeğine gelmeden idrak edemiyor. Doğum ve ölüm tarihlerimiz üzerine karar verme hakkımız yoktur. Mezar taşımız üzerinde iki tarih ve bunların arasındaki koşuşturmaca olacak. Özgürlük ve kontrol duygularımız iki tarih arasındaki koşuşturmada yaşanır.
Azim Jamal