Zamanı îdam edebilme kudreti vereydiler elime... zaman mı kaybedilirdi onu asmakta, darağacında sallandırmakta, bunca ayrı düşüşlerin almaz mıydım intikamını... sevdiğimle arama set olan asırlar utansın, avucuma yağan göz yaşlarımı görüp de, mahcubiyetini ancak karasıyla gösteren gece utansın, daha kimler utansın...

Dili mi yok şu yüreğimin, niçin yanmaktan gayrı bir çift lâf söylemez...
Susma, konuş; bu içerimizdeki çile yumağı böyle dinmez...
...
Derimi yüzün, zamanı çıkarın damarlarımdan... kanıma karışsın ruhum, vuslatımda hayat bulsun sevdam...
...
Sarayımın kapısı açılmaz mı, ölü gerdanlığı takılmaz mı... istesem şimdi; zamanın canına kıyan olmaz mı... biz istedik diye ötelerden konuşan olmaz mı... bizi satan olmaz mı, canımıza kıyan olmaz mı...
...
Ölmekten korkarım ben, hem görmek istemem o celladı ki, öfkesi bedende zelzele, dilde düğümdür... lâkin sevgili yolunda, o gül uğruna bin orduya bu can, milyon defa kurban verilmeye razıdır...
...
Dileriz, sevdiğimiz yüz ekşitmeden çeker bu nazımızı... kendi eliyle susturur, kendisinden ayrı geçen zamanımızı...


aşık-ı bîçare
muhammed hakan yıldız