İnce telli geçişleri var zamanın..İnsan başka neyden bahseder ki vedasında.. tevdi edilen anlar var..kuru kışır ve hışır…Avucunda un ufak olan hazanlar…Gazeller uzun boylu acıların yakısında..Ta göğsüne sinene sinene doğru…Amansız baskılar…Uykusuz uykulu acımadan…Ayağına ayağına salan gitmekler…

Karşı karşıya yan yana.. bir şekilde, kol kola el ele tutup söz söze konuşup yürüdüğümüz olur bizle beraber…Hep o kabul gözlerinin tebessümlü evetlerinde ..hep ötesi davetlerindeyim…Biraz hafiflesin dinsin fırtınası..Gözüme uçuşan tozlardan bıktım huzurunda..Alıngan algılarım…Hep bu çelişkiler faali meçhul görünen saldırmaların yaraları…Yiğit başlı köşelerin…Muhkem çapında yarım daire keskin siperli alıcılara emanet sokağım…

Asi dokunuşları isyansız…İp cambazı tedirginliklerinde seçici…Akşamları severim alaca…Ben gibi..gölgesi gibi benim…

Testisiz yangınlar susuz ve ihraki…Bu pişmeye inanıyorum pişmanlık tepsisinde…Çıkıp çıkıp tandıra banayım kendimi…Nasır azalı fikrin..Bir ipek sesi kutusuna basarken..Kaçırırken kederden..Metin ve kavi hoyratlık..Kaba ve iş bitirici…Bazı bir üleennn..Çekişi koymalı feleğe efelik kökünden…Omuzlar dik başlar önde…

Arkana yaslan..Dolayıp parmaklarına saçağını tanelerin Bir bir at gitsin…Mangalına yüreğinin acı bir kahve koy köpürsün..Onunla bir kıl çek batan yerinden erisin bitsin…

Ezdirme kendini ezgiye..Kapılıp ardından kaybolma..İnanma her sezgiye..Dostun en dostlarından bir dostun dediği gibi;” hakikat hayale karışır…Madum bir dünyayı mevcud zannedersin…yok yoğa vücud rengi verip başına bela edersin…Birinde bir dert gelir başını hayalden çıkartıp uzak zannettiğin duvara çarptırır aklını başına toplarsın…Diğerinde,Gecede bir ip ilişir gözüne büyük bir yılan zanneder korkarsın…Bir cesaret yoklaması yapsan, gidip baksan ..Telaşına gülersin…

Kendini kabul etmek..Önce kendini sindirmek içine…her şeyinle…İster utanç içinde ister vakur ve asil…İsterse beceriksiz ve mesul…İster tuttuğunu koparan…Bazen üzerindeki elbise ile kendi güzelliğini..dolayısıyla elbiseyi sana giydirenin güzelliğini söylesen…Bazı kalkmak isteyip kalkamasan …Kimsede tutmasa elini..Vefaya cefa edip kızsan…İçinden geçen hasedle dillendirmediğin hacaleti yılmadan affa taşısan…Korkmasan yaşamaktan ..Ne olursa olsun…Her fırsatın bir umud olduğunu düşünüp ona koşsan…

Olduğun gibi görünmek samimi…Hakka göstermek kendini..Halka göründüğün gibi olmak belki…Bir gün en büyük ihsan olan mağfirete mazhar olurum teennisi ve temennisi ile ..Mahçup coşkuyla götürsen kendini…

Kul olmak aciz ve miskin…Abd olmak O Sultana..Köle olmak öyle bir Seyyide..Var zannından yok olmak ebedçe büyük ve aziz…Ey Rabbi Rahimim;Medeettt..!


İnce telli geçişleri var zamanın..İnsan başka neyden bahseder ki Mevlasına…


m……...........