+ Konu Cevaplama Paneli
Gösterilen sonuçlar: 1 ile 6 ve 6

Konu: Aşk-İskender Pala

  1. #1
    Ehil Üye insirah - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    May 2007
    Bulunduğu yer
    Kure-i Arz
    Mesajlar
    3.312

    Standart Aşk-İskender Pala

    Geceleri balkonda ışığın etrafını alan pervane böceklerini fark etmiş miydik hiç?

    Ya onların aşk uğruna yaşadıklarını bilir miyiz?

    Yani pervanenin mum ışığıyla yaşadığı aşkın hikayesini…

    Aşk bir farkına varış, bir idrak seviyesidir… '

    Aşk odu önce ma'şuka, ondan âşıka düşer.' derler, malum. Yani aşk ateşi önce sevilene ondan sonra sevene düşer. Önce sevilende bir ateş yanmalı ki pervane onun etrafında dönsün, pervane o ateşi görsün, sonra aşkının farkına varsın…

    Pervane aşkını ispat edebilmek için gördüğü anda ışığı, etrafında dönmeye başlar. Bir cezbedir bu. Bu cezbenin gittikçe daralan bir çemberi vardır. Işığın etrafında döner, döndükçe biraz daha yakından dönmek ister.
    Işığı gördüğü anda aşkı ilmel yakin olarak tanıyan pervane, onu aynel yakin bilmek istediği için gittikçe mumun etrafındaki çemberi daraltır. Çember daraldıkça pervanenin aşkı artar, şevki artar, coşkusu artar. Coşkusu arttıkça da cesareti artar.

    Aşk cesaret işidir, neticede. Ve pervane cesaretle kanadını şöyle bir değdirir ateşe. İlk lezzettir işte o acı. Acı verir, yakar içini. Ama ona verdiği acı o kadar hoşuna gider ki, daha fazla dönmeye başlar.
    Acı ve lezzet… Birbirine zıt bu iki duygunun bir arada olması nasıl mümkün… İşte bu noktada, azabın ve acının lezzet olmasındaki sırrı yakalamak gerek.

    Kanadının ucunu bir defa yaktığı zaman pervane ilk azabı duyar; fakat öyle bir lezzettir ki o azap… Bu azap ve ondan alınan lezzet, insanı yavaş yavaş nefsinden sıyırıp vuslatı mümkün kılar. Bu sefer daha büyük bir cesaretle kendini ateşe atarcasına gider ışığı kucaklar.
    Ve burada ateş pervaneyi yakar kavurur. Bir buğday tanesi gibi toparlayıp yere düşürür...
    Artık pervane 'hakkal yakin' biliyordur vuslatı. Bu fenadır. Bu canını verdiği noktadır. Mumun bundan haberi bile yoktur belki. Olmasına da gerek yoktur. Bu pervanenin aşkıdır çünkü. Aşkı uğruna can veren pervanenin aşkı.
    Ama öbür taraftan mum da yanar. Onun aşkı da, acısı da kendincedir. Önce can ipliğine bir ateş düşer ve yanmaya başlar mum… Sonra içindeki o yangını söndürmek için gözyaşı döker. Ateşi su söndürür çünkü. Ama mumun gözyaşları onun ateşine daha da bir güç verir, elemi arttıkça artar.
    Ve erir can ipi, sevgilinin yolunda yok olana dek…


    İ.Pala
    Kainattaki gidisati izlesek ve israfin ve intizamsizligin olmadigini gorsek,sanirim bu bizim icin en buyuk tahkik egitimi olacaktir.

  2. #2
    Vefakar Üye Özgürlük - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    Jan 2008
    Bulunduğu yer
    denizli
    Mesajlar
    427

    Standart

    Aşk bir farkına varış, bir idrak seviyesidir… '

    Rahman kalbimize layık aşklar versin başta kendi sevgisini inş..



  3. #3
    Ehil Üye Tılsım - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    Jun 2007
    Bulunduğu yer
    Meçhul...
    Mesajlar
    2.240

    Post

    Alıntı Özgürlük Nickli Üyeden Alıntı Mesajı göster
    Aşk bir fark?na var?ş, bir idrak seviyesidir… '

    Rahman kalbimize lay?k aşklar versin başta kendi sevgisini inş..

    Amin....Allah raz? olsun yaz? çok güzeldi...Teşekkür ederim her okuduğumda farkl? manalar ç?k?yor... Şem ile pervane... Mum masallar? Ah minel aşk ta öyle güzel anlat?lm?ş ki....

    Bir erime anıdır aşk can ipinin yavaşça incelmesi ve görünmeyen sevgili nin yüzünde kopması..

    Sustum! Bir harf bile söylememin imkanı yok yoklukta artık. Aslı olmayan sözlerdir çünkü hep dilimde, gerçek değil surettir hep...Cana eziyetten başka bir şey vermez ki söylesem!..

    Sustum! çünkü hadden aşkın olacak söz, kabından taşacak...Ne kulaklarda onu anlayacak bir kudret var oysa; ne anlayışında ona uygun bir kabiliyet!..


  4. #4
    Pürheves Şerbet - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    Dec 2007
    Mesajlar
    153

    Standart

    Askin atesine gel bir yanalim...Pervaneye bak, ibret alalim...
    Dost, dost, dost...

    Devrana girip, seyran edelim...Eyvah demeden, Allah diyelim...
    La ilahe illallah, La ilahe illallah, La ilahe illallahu...

    misralari dokuldu dilimden... pervanenin ne oldugunuda ogrenmis oldum.. tesekkurler paylasim icin...

  5. #5
    Gayyur tefarik - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    Dec 2007
    Mesajlar
    81

    Standart

    Allah raz? olsun mükemmel bir yaz?..
    Ee ne de olsa ?skender pala fark?

    اَلْبَاقِى هُوَ الْبَاقِى


  6. #6
    Garip_Maznun
    Guest Garip_Maznun - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)

    Standart Aşk Sadece Sende Mecnûn Eyledi Beni...



    Aşka adanan mevsimleri kalbinde sûr eyleyen zemheri bir çığlıktı senin adın.

    Yağmurlar taşırdın gök mavisi umutların terkettiği şehirlere. Her şehir adına adanan bir destanın ayak sesiydi. Geceleri bu yüzden sen kokardı her şehir. Ve ben tüm şehirlere inat şehirsizliği seçtim seni sevmenin şehrinde.
    Ey menekşe kurusu hayallerini suya vuran aksinde yitiren sevdam!
    Ey aşk iklimini kalbindeki hüzün mevsimine kurban eyleyen kavgam!

    Gökyüzü bilmişken ben seni. Toprağa düşen ne kadar yağmur tanesi varsa hepsini sana râm eylemenin niyazıdır bu ağıt.
    Her ağıt kendi sesleminde taşır sürûrunu. Ve ben sükûnete muteber kıldım sana mecz eylediğim ne kadar harfim saklıysa gecenin rahlesinde. Bu ağıt, ellerimde büyüttüğüm yıldızlarla ismine şerhettiğim bir parantez ol diyedir sevda şerhime. Bir sözdür bu sana, ilelebet göğsümde muskalanan. Söz ki Nûn'a değer Elif olmaya meylederken kalbim. Anlasana sevdegâhım. Sende cüzlensin istiyorum yüzünün ayetlerinde huzur sûrelerine mâtuf olan aşk.

    Veyl ve aşk adına
    Zeyl ve kan adına
    Gece ve düş adına
    Ateş ve kül adına


    Huruf makamının esrârına mahkum kalıyor işte dil-i efgânım. Oysa sana seslenmek isterdim zemheri aylarında. Sen ol diye haykırmak isterdim; güneşin ellerime değen parıltısının üstündeki hülya.

    Sen ki; mesrûr gecelerin mahremiyetine musâddık eylediğim rüyaların menekşelerce yorumlanan nağmesisin içimde.

    Bir kelebek kanadında sakladığım hayatın; yusufçuk kuşlarının rehberliği eşliğinde kalbime vehmettiğim tercümesisin.

    Ayaz ve kar adına
    Duman ve is adına
    Hazan ve yas adına
    Allah ve ins adına


    Kör gecelerin esaretiydi beni sana kalbeyleyen. Yusuf'un düştüğü kuyuydu belki de lâmekan gönlümün sende bulduğu. Her Züleyha yırttığı gömlekte taşır aşkının değerini bilirim. Ben bu yüzden yağmurdan bir libas giyindim üzerime. Ki gözyaşlarınla yırtasın diye haya perdemi.

    Ferhat ve Şirin adına
    Kerem ve Aslı adına
    Leyla ve Mecnun adına
    Muhammed ve Hatice adına


    Ey çöl yalımı saçlarında hüznün şarkısını mırıldanan kulbe-i âhzân'ım!
    Ey karanfil yanığı gözlerinde aşkın cilbâbını kuşanan sûret-i efkârım!


    Aşk Sadece Sende Mecnûn Eyledi Beni

    Muhsin Kalender

    SELAM VE DUA İLE...

+ Konu Cevaplama Paneli

Konu Bilgileri

Users Browsing this Thread

Şu an 1 kullanıcı var. (0 üye ve 1 konuk)

     

Benzer Konular

  1. Kur'an - İskender Pala
    By SeRDeNGeCTi in forum İslami Nitelikli Yazılar
    Cevaplar: 0
    Son Mesaj: 31.05.11, 18:13
  2. İskender Pala ile Röportaj
    By Tılsım in forum Edebiyat
    Cevaplar: 0
    Son Mesaj: 13.10.08, 19:43
  3. Bülbülün Şarkısı-İskender Pala
    By akıncı in forum Edebiyat
    Cevaplar: 2
    Son Mesaj: 03.08.08, 23:35
  4. İskender Pala
    By Tılsım in forum Edebiyat
    Cevaplar: 1
    Son Mesaj: 26.06.08, 09:57
  5. Zarafet (İskender Pala)
    By zahid in forum Edebiyat
    Cevaplar: 5
    Son Mesaj: 15.11.07, 17:51

Bu Konudaki Etiketler

Yetkileriniz

  • Konu Acma Yetkiniz Var
  • Cevap Yazma Yetkiniz Yok
  • Eklenti Yükleme Yetkiniz Yok
  • Mesajınızı Değiştirme Yetkiniz Yok
Yemek Tarifleri ListeNur.de - islami siteler listesi
Google Grupları
RisaleForum grubuna abone ol
E-posta:
Bu grubu ziyaret et

Search Engine Friendly URLs by vBSEO 3.6.0