Düştüm…Şefkati rana..bir şevketin bir devletin varsa kaldır beni…Şu süzüldüğüm imbik üzüntümün ocağı…İçimin gurbeti hasretimin bucağı..taht-ı revanın da seyre dalmış muhip şevkimin kucağı…Eğil ve ehil sar sarmanımı..yak bir harelik samanımı..Bir seda vereyim yarene yar sesiyle…

Düştüm…Mahbubu rana..Bir oradan bir buradan çekip, aradan aradan hep davetlimsin…Hoş geldin..hoşnutluklar gibi…Bugün zarif ve hafif bir aksanı var elemin..Keder o matemin huzmesinden feleğin kadehine sızmış…Tam yerindeyiz..Akşam serin…Efkar atmış arşınlık kuyu..Haleplik tahayyüle de yer yok…Alta atlaya bilirsen…

Düştüm…Ahbabı kadimim..Tam senin gönül evinin önünde..Tertemiz eşiğine yığılmışım…Mestliğine mestlikte..Artık ayrılık sıla olmuş…Söz vurgun manaya leylası maksadın..Kalem nun’dan sırça…Bilen bilir..o bileni ben bilmem..bilirse seni o bilen gibi..Kısmetse anlatır sende bilirsin..Bildikçe bilmem dersin..Sen mecnun çöl vatan…

Düştüm…Ahde vefa..Bir emanetim var sende..aslında ben vefama vefa istesem vefasızım..söylerim ki zilletim aziz ezilmesin..Dersen ki o da olmaz..Bırak yerde yatsın..gelsin vefaya vafi bir muin düşmüşlüğümün cenazesini alsın…Sen uzanma destime..Vafi de kafilikte vardır..O yanımda kalsın…

Düştüm…Ey necmi sakıb..üç karanlık içine…siyahın olduğu her yer gecemidir?..Vuslat hep iki hecemidir…Kırk düğümlük şare mi dir?..Şehnaz desek takati yetmez vasf-ı hacetin…Hasta ve baid…Bizde iki deverandır ırak ve karip…İki sıcaklık mertebesidir hararet ve bürudet…Ve İbrahim’i bir hilletten temayülümüz var niyet-i âliden selamımız var.Orada İsmail’i bir teslime Niyazi boynumuz kırık…

Düştüm…Düşünden masalın..Ey meddah-ı saat ortaya sür..Al bir asanın ucuna çevir dur…Aşina olsun alem bize…Kah perdeye sar kah..perdeyi sar..hikayede kandır gerçeğe matiye ol…Ey dellal sen çığır çarşıya düştüğümüzü..Misk-i amber diye laşeye süründüğümüzü…

Düştüm…Yüksek kulesinden misalin..Taş olmuş toprak..Rahmet toplamış bulutlarını emre amede duruyor…Ortasına kadar yürüyebilsen..Eski bir ağaç gibi duracağım…Kaldırıp suyu çekilmiş dallarımı,ya ısla beni yüzümü güldür ..ya bir Barika alsın gözlerimi.Diyeceğim…

Düştüm…Yüksek kulesinden zannın…Kendi pergarında kendi kutruna meftun…Erbabı otursun kanun başına…Bir karışık kavanin derlesin hikmet..Bir birine açılsın…Ömürden bir nefes uzasın hatıraya..Bir havl bulsun..Bir dayanmak var yaslandığın yerden.Havfına medet dilemek…Korkma..! Bir merhamet, keremle müteselli şu dağı dar eden darlıkta… Nice yokluklar var varlıkta…

Düştüm…İğne ile kazılmış çukura…Ey bilinmez yutulmuşluğum…Ey görünmez küsufa tutulmuşluğum…Yunusum sahilde…Kalbimde Altın levhasıyla bir yazı var…derdin örsünde incelmiş latif…Bezm-i elestten gürz ile vuruyorum..Bab-ı esrardan akıyor...İlk bulduğum gönlümün budağında bir evsedi nokta…Gözümün karası.Yarası tabibe malum…

Ya Ehad..!Zerreleri kürelerle bağlandığın bağ ile bağla, Besmeleyle ağla beni…İlla düşecekse Düşmüşlüğüm bekaya cemre olsun…….

……………………m