Kış kuşları…belki hep vardılar ben görmemişim…Kırağı saçağında ayakları çift..bir çiftte göz…Hayat onları da içine almış…Onlarda varlar sabahta…Ya seheri eşelemek ya seherde eşelenmek…Zor…Kuş ölüsü yüreğim…

Karanlıktı nazeninleri gördüm…Kedere sürtmeden geçtiler yol boyu..Nereye kadar…Gözüm eski şehir..Anılarda mektep ağlayamadım…Kuş ölüsü yüreğim…Kuş mu kuş ta..öyle işte..Ağlayamadım…Tam pınar başı yaptı damlalar..öyle ağlamak er işi şefkat pişi merhamet şuuru dedi manalar beni bir türlü ağlatmadılar…

Kuş ölüsü yüreğim…Ayağından tutup aklımla kalbimi kaldırdım…Dedim ki..taşıyamam ben seni sen ağırsın…Dedi;ağırım ağrıyım…bıraktım yere kuş ölüsü yüreğim…Caddeler ışıklar dumandan gizli…yürüyorum kulağımda nurdan nurlar ..her şeye rağmen…

Çünkü başka rağmenlik yarenlik yok…Çalacak kapı…Koşacak acil servis..Ölmüşü diriltecek bir hekim yok ondan başka…Çok zaman başka başka kefenlerle sarıp bırakmışım..yarıklar kırıklar çıkıklar yanıkları vardı…Her seferinde bir şifa tadında merhem sürerler,bir dahaki sefere taburcu ederlerdi…

Bu sefer hafifti sanki ne vardı ölecek..renkleri de vardı …Boncukları vardı kafesinde cam cevahir…Oynasındı…Ya üşüdü ya düşündü bişe oldu öylece kaldı..Kuş ölüsü yüreğim…Şimdi dualarımı sepet gibi öreyim…İçine onu gömeyim istiyorum…Götüreyim ter telaş ..medetsiz mesnetsiz olmaz…

Medet..! Ey tabib’el kulub”Birden hissizleşti..halsizleşti..bir iki çırptı kanatlarını öyle kaldı…Bir ara cızladı bir yerleri sanki ,bir şeylere baktı baktı sonra öylece içi çekildi..birşey çıktı ondan küçücük bir şey..bir şey di neydi...ağlayamadı..Ne olduysa o zaman tam oldu…


Ey dokunmaya korktuğum mana..Ey ilişmeye çekindiğim derya…Ey haddimi takatimi sırrımı bağlayan rabıta…Ben bu mahpusluğumun mahsusiyetinde “bedevi” cemaline müheyyayım…Belki o hacalet katilim…O uzaktan uzaktan derler ki;bu dur şudur ..o.. bu.. dediğin…Sen uzağa sübhan yakına akreb’ül karipten karipsin…Hayy sen yuhyi sensin…Maraz-ı nazardan ölen kalbim…Kaf ve nun hürmetine…ol de dirilsin..Kuş ölüsü yüreğim…


Henüz benim bir yıldızım yok… Giziliydi vaktin maşukları… Aktım geceden sabaha aynı melal… bugün ziyaret günü…

Kap duanı gel…

……………….m