Bir karara kalem düşmüş… Bir gönül iz sürmüş… Bir sızmaya gölge vurmuş… Ha varsın ha yoksun… Bu yığılma. Bu acı ne ki… Nedir içinde büzüştüğün kuyu… Ve suyu çekilmiş gözlerinde hasret yangınları…

Etrafında dönüyorum bu kudsiler benim…Kaçıncı pervazım …Pervasızım da bir havl ola keşki…sadece temaşa var..Ara ara bir iç düşer içime…derin derin soluklanırım..Belki delirsem eteğinde bir an..gelsem gitsem …Meczuban bir yuva bulsam…Tünesem gecesine sessiz…

Belki yalnızlık bu yolun yetimliği…Sizde gelirmisiniz?Birkaç damla su hepsi…Bir rahle bir tedris…Bir affedermisin…Edep ömür…Edep bilmek ve edep yaşarken ölmek..edep sadece bilmemek…yanında durmak, durmak isteyenlerin ivazsız ..nazsız…Desem ne dersiniz..?
Bu davete icabet suküti yeter ki tamam deseniz…kalbim hazır ruhum muntazır..ben bende firari…Aklım bir heyecanın içinde..nereye gidiyoruz..?

Bu kadar zormudur? Ar mıdır? Bu hicap neyin perdesi… Neden nasıl güvendiniz kendinize de boynunuz bu kadar kalın… Düşündünüz mü yıldızlar neden düşmez… ve savurmaz dünya sakinlerini zifiri boşluğa… Ve bu dallardan sağılan allar morlar sarılar nedir de siz onları yad sız yersiniz… Üstüne okumadan o ism-i münezzehi… Ne oldu? Neden gücendiniz?

Toparlıyorum kendimi…Bir anda olsa..bir tarziye vereceğim..buyurun sizde teşrif ediniz…önümüze eğilsin başımız…Kucağımıza dökülsün bir hayatlık semerelerimiz…Çürük çarık..tabibe mahrem yok...Biz kabul ettik dediler sadrımın sesleri “ben” yorgun eğdi bakışlarını kapının önündeyiz…Ey kutlu helecan ey dehşetine karıştığım surlar…Ey bab-ı ekber… Bakın kim geldi;


Bu kesafet-i kefaretten azat olsa bahtımız… Talii dolu bir iş verseniz… Tutuşsa umudlarımız… Işıldasak ve ışısak dehlizlerde hep biz olsak… Temennimize himmet buyurmazmısınız…


Pek serzenişli bir yaka paçalık bu belki hafif…Toplayıp bendeki bendeleri geldim…Senin efkarın senin…Eteklerindeyim azametli dağların…Zirvesinde tuğlar…Şanlı ve onurlu…Ve İslam denilen bu hakiki insanlıktan müteşekkil bir ordu…yerlere atmamak için her şeyi sadece fırsat aralığında dizlerimi büküyorum…Bu serili çuhada yanlızca biz varız döküntülerimizle…

Ey şems-i Ezelinin cilve-i Nuranisi üşüdüm …Meğerki kabul etseniz şanınızdan…


m_....................