Aleyna ((Senin Üstüne))



Yar’dan düştüm Aleyna! Söz gelimi bir kanadı kırıldı adımlarımın. Düşe kalka parçalandım beklenmeyeni beklemekten. Usandım demiyorum, utandım Aleyna! Külfetinden küçüldü avuçlarım, asaletini taşırken bu masumluğun. Ben çatlamış testilerden ne zehirler içtim Aleyna, ne kangren umutlar bitçimde vazgeçmeyi bir türlü öpemedim ayaklarından. Ben vazgeçmeyi bilemedim Aleyna! Ağır ağır indi perdesi gözümde ufukların. Bir yol gidimi sürerdi aslında içimdeki heyecan. Sayfasını nereden yırtmışlar ki bu çılgınlığın, ben hala usulluğun ortasındayım. O gözü kör katilin kurşunu bana, ölmeyi nede çok özledim Aleyna!

Sabrın kırıldığı bir yer bilirim…Yaşardım çünkü seni beklerken. Yaşadım demiyorum, yaşa(r)dım Aleyna. Islandım her durak boyu gölge umarken. Saatlerin sarkacında asılı diye, kızamam zamanın hoyratlığına. Islanırken yaşlandım çünkü.



“Islanmakla yaşlanmak aynı şey…

Bir yağmurun gölgesinde ihtiyarlamak…”



Yar’dan düştüm Aleyna! Kırıldı sülha diye tuttuğum kollar. Sülce diye sarıldığım sonlar bozuldu. Bu ketum merasimin sağdıcı benim. Söylemekten çekinmedim yoksulluğumu. Telaşımın gayreti varmak içindi senin bolluğuna. Yokluğunla ne zaferler kaçırdım Aleyna! Nice atlıları beklettim…Bekle(t)memeliydim oysa…Kalsaydı gözlerin…unutacaktım. Yalan sayacaktım yaşanılanı. Kalmadı diye işte bu hırçınlığım. Tükettim ne varsa kil toprağımda.

Seyrinde katliam olurdu böyle gidişim. Bir iz bırakmadan kayboldum sanırım…Çocukluğuma ver biraz da…



Ben seni yaşamayı bilemedim Aleyna!

…Hep düştüğüm yerde mi unuttum seni? Hep orda mıydın sen aslında? Çığlıkların kalbimde barınırlardı. Ben seni peşimde mi sandım Aleyna!

Gölgemi sen mi sanmışım…bağışla…



Ben sende ağlamayı bilememişim Aleyna!

…Tutmuş bir nehir bütün yolları. Sana geçmek için bir köprü varmış. Sana uğramayan şehirler mi çıkmış rotamda?



Ben…Yar’dan düştüm Aleyna!



Kavuştum sandığımı kaybettikçe ben,

Eksildiğimin farkına vardım Aleyna!



Dünya yine dönmekte…Rüzgar yine girmekte koynuna…

Bense sana başladığım yerde bittim Aleyna!