Gün ortası…Kenarımdayım fikrimin…Cımbızlık bir efkar çekiyorum kalbimin önüne..O en mahzun ettiğim..En muzdarip yerim…Dört lümbeden birinin kulağına soruyorum...”Mutlumusun?”… “Evet”işitiyorum acul…kaçar gibi cevaplama beni istiyorum…”Mutlumusun”diyorum...Bir çay alıyorum bedenime..Oturuyoruz...Gün ortası...

Orasını burasını didikliyoruz ömrün..O susukun…Bu diyorum..bir şeyler bulup çıkarıyorum..Öteberileri toplayıp derleyip..bu mu…şu mu…Bak sarı resim eski süpürge..lastiksiz bisiklet yarık kafam..kanayan elim..komşu teyze…Elif ve ba kursu…
İlk bulduğum para ilk yaptığım kavga..Ve fakirlik…İlk okul ilk öğretmenim..ilk karnem..ilk geçer notları…Mayhoş bir tebessüm sadece..kenarındayım..kenarında duruyor anılarımın…

Ya diyorum..Hani hatırlıyormusun…neyi diye bile sormuyor..Hani gülmüştük..hani sabahlara kadar gezmiştik..hani karanlığı ezmiştik..hani hiç yorulmaz burulmazdık…Nasıl olmuştu güllerle tanışmamız..Hani bahar çiçeklerine ilk yazığımız…Hani yağmurum ilk bizi zorladığı..ve ilk endişeli yarınımız…Ve mum ışığında bir deftere çaktığımız ilk hatıramız…

Yüz yamalı bir aba dikildi karşımıza hatıralar..Mazi öküz arabasında ağır ağır yerine çekildi…Acımsı yüzüyle yüzüme baktı..”Bu mu Mutluluk dediğin “dedi…Ya ne olacak tı..dedim…Ya yarınlar dedim..Bak……....”sus dedi..Sustum..O na anlatacak çok şeyim yok aslında…En müzdarip yerim…En yakın yanım…

Önüne bakar görünüyor..Derin izlerle izliyor kendini..Bir murakabe bir yoğunluk içinde…Daha da üzülüyorum..Açılsın istiyorum…

Peki…Sen ne isterdin..Ben şimdi mağlup ve perişanım..sana bunu itiraf edeyim..Ben kendimide senide oyaladım..İyi bakamadım bize…hep sonralarla oyaladım seni…Aslında bu sendeki yara benim yüzümün karası..ne yapayım ne istersin diyorum…Hiç bir şey yapma bir an olsun beni bırak diyor..bırak ki ben yurduma bir uğrayıp sıla-i rahim yapayım..bırak ki maşukumun hüsnüne bir bakayım…


Dedi..ciddi ve samimi…fırtınalar koptu..Hadi git dedim bir nedamet tutuşturdum eline..bunu benim için yap dedim..Çünki sen latife-i Rabbaniyesin..seni dinleseydim….keşke….keşke…çekti kendini ve gitti..Dönecek biliyorum..çünki ne o bensiz ne ben onsuz olamam..gitti…kalp süratinde..ruh letafetinde bir mi’raç buldu kendine kimbilir..içini dökmüştür benim yangınım yadında yanındadır..benide tarziye verir…O şefkat-i mücelladan bir cilvenin gölgelik hanesidir…O yerlere göklere sığmayanın bendesidir…

Gün ortasında…Yolu gözlüyorum…Toz yok duman yok..Bir ziya bir nur şualıyor lem’alıyor ufku…Sevinçten ayağa kalkıyorum…darma dağınıklığıma bir besmele bir inşallah temennisi sıvazlıyorum…

Alemleri bir nurani hat içinde nakışlı..Bir ser levha tutmuş başı üstünde”elabizikrillahitatmainnelkulub”Elinde bana bir name getirmiş uzattı aldım baktım;

“Madem dünya hayatı ve cismânî yaşayış ve hayvânî hayat böyledir. Hayvâniyetten çık, cismâniyeti bırak, kalb ve ruhun derece-i hayatına gir. Tevehhüm ettiğin geniş dünyadan daha geniş bir daire-i hayat, bir âlem-i nur bulursun. İşte o âlemin anahtarı, marifetullah ve vahdâniyet sırlarını ifade eden Lâ ilâhe illâllah kelime-i kudsiyesiyle kalbi söylettirmek, ruhu işlettirmektir.”14.ncü nota'dan


Kendine de altın sadefinde Habib divanından;

Ey gaybları bilen,
Ey günahları bağışlayan,
Ey ayıbları örten,
Ey sıkıntıları kaldıran,
Ey kalplerı değiştiren,
Ey kalpleri süsleyen,
Ey kalpleri nurlandıran,
Ey kalplerin tabibi,
Ey kalplerin sevgilisi,
Ey kalplerin dostu,

Diyerek..iman dua marifet muhabbet Nurlarını bulmuş almış gelmiş..

Bana da verdi biraz..Çok sevindim…Daha çok var istermisin…?


m_safiturk